logo
25 TEMMUZ 2026

İmam Ali'den milletlerin helak olma sebepleri

Hz. Ali Allah'a hamd-u senadan sonra milletlerin helak olma sebeplerini beyan ederek şöyle buyurmaktadır

25.07.2026 17:47:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali'den milletlerin helak olma sebepleri
İmam Ali'den milletlerin helak olma sebepleri
Hz. Ali Allah'a hamd-u senadan sonra milletlerin helak olma sebeplerini beyan ederek şöyle buyurmaktadır:

"Allah zamanın cebbar ve zalimlerine bir mühlet tanıyıp, rahatlık ve bolluk vermeden onları helak etmemiştir. Ümmetlerden hiç biri darlık ve sıkıntı çekmeden, belaya düşmeden Allah (kırılan) kemiklerini kaynaştırmamış, onarmamıştır.

Karşı karşıya olduğunuz ve geride bıraktığınız sıkıntı ve zorluklarda sizler için ibretler vardır. Ama kalbi olan herkes akıl (gönül) sahibi, kulağı olan herkes duyucu ve bakan herkes görücü değildir.

Ne kadar acayip! Şu fırkaların hatadan ötürü dinlerine delil saydıkları şeylerde ihtilaflı oluşlarına nasıl şaşmam ki hiç bir peygamberin izini takip etmiyor, hiç bir vasinin yaptıklarına uymuyor, hiç bir gayba iman etmiyor ve hiç bir ayıptan sakınmıyorlar.

Şüpheli şeyleri işlerler, şehvetler peşinde koşarlar. Maruf (zanlarınca) kendilerinin iyi bildikleri işlerdir, münker de (zanlarınca) kendilerinin inkâr ettikleri şeylerdir. Gizli ve anlaşılması zor şeylerde kendi reylerine dayanırlar, güç ve ağır işlerde kendilerine sığınırlar.

Onlardan her bir kimse, sanki kendisinin imamıdır. Kendince güvenilir gördüğü şeylere yapışmış, sağlam sebeplere bağlanmıştır."







Peygamber hakkında şöyle buyurmuştur:

"Onu, elçilerini gönderdikten bir zaman sonra, ümmetler uzun uykular ve büyük fitneler içinde, işlerin darmadağın, savaş ateşinin tutuşmuş, dünya nurunun kararmış, aldatışların apaçık olduğu bir çağda gönderdi.

Dünyanın yaprağı sararmış, meyvesinden ümit kesilmişti. Suyu çekilmiş, hidayet meşaleleri yıpranmıştı. Azgınlık bayrakları dalgalanmaktaydı.

Dünya, ehline karşı yüzünü ekşitmiş, isteyene surat asmıştı. Meyvesi fitne, yemeği leş, içi korku, dışı ise kılıçtı.







Ey Allah'ın kullan ibret alın! Babalarınızın, kardeşlerinizin rehin oldukları ve sorguya çekildikleri yaşamlarını hatırlayın. Ömrüm hakkı için, aranıza asırlar girmemiş, üzerinden uzun yüz yıllar geçmemiştir. Bu gün onların sulbünde bulunduğunuz günden uzak değilsiniz.

Allah'a andolsun, peygamberin onlara duyurduğu şeyleri, bu gün size ben duyurmaktayım. Kulaklarınız onların kulağından daha zayıf değildir. Onlara verilen gözler ve kalpler bugün size de verilmiştir.

Allah'a andolsun, onların bilmedikleri şeyler size gösterilmedi. Onların mahrum oldukları şeylere erdirilmediniz. Bela sanki yuları çözülmüş, yük ipi gevşemiş bir deve gibi indi size. Aldananları aldatan şeyler sizi de aldatmasın. O, belli bir zaman devam edecek, uzayıp giden bir gölgedir."







Hz. Ali bu hutbesinde Allah'ın ezeliyeti ve yaratıklarının azametini söz konusu etmiş ve sonunda da insanlara öğüt vererek söyle buyurmuştur:

"Hamd, görülmeksizin bilinen, düşünmeye gerek duy­madan her an yaratıp tedbir ve tasarruf eden, her an var olan, kaim ve daim olan Allah'a mahsustur.

O; burçları bulunan gökler, büyük kapıları örten perdeler, karanlık geceler, durgun deniz, geniş vadileri olan dağlar, eğri büğrü yollar, döşenmiş yeryüzü, güvenilecek ve dayanılacak hiç bir yaratık olmadan önce de Kaim ve Daim'di O.

Eşsiz, örneksiz olarak mahlûkatı yaratan ve varisi olan (onlardan sonra da baki olan), onların mabudu ve razıkı olan O'dur. Güneş ve Ay onun rızasını dileyerek dönüp durur; her yeniyi yıpratır, her uzağı yaklaştırır.







Onların rızıklarını taksim eden; izlerini, amellerini, so­luklarının sayısını, haince bakışlarını, gönüllerinden geçen, kendilerinden bile gizledikleri şeyleri, analarının rahimlerinde konaklayacaklarını, babalarının bellerinden zuhur edeceklerini, zamanların sonuna, çağların nihayetine dek saymış, tespit etmiş ve bilmiştir.

O, rahmetinin genişliği içinde düşmanlarına olan kahrı, azabı daralan, çetinleşen; kahrının, azabının darlığı içinde, dostlarına rahmeti genişleyen bir mabuttur. Kendisine karşı bir üstünlük güdeni kahreder, karşı çıkanı helak eder, düşmanlık edip uzaklaşanı zelil eder.

Düşmanlık edene üstün gelir. Kim ona dayanırsa O, ona kâfidir. Kendisinden isteyene verir, O'na (yolunda) borç verenin borcunu eda eder, kendisine şükredenin mükâfatını verir.

Ey Allah'ın kulları! (Başkalarınca) Tartılmadan kendiniz tartın. Hesaba çekilmeden kendiniz hesaba çekin. Boğazınız sıkılmadan nefes alın. Zorla sürülüp götürülmeden ram olun. Bilin ki kendisine yardım etmeyen, nefsini sakındırıp öğüt vermeyen kimseye, başka bir kimsenin öğü­dü ve sakındırması fayda etmez." Nehc'ul Belaga 88-90. Hutbe

Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı

İstanbul Eyüpsultan'da yolcu otobüsü sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce otomobile daha sonra da trafik yönlendirme levhasına çarptı. Kazada 2'si ağır olmak üzere 30 kişi yaralandı

25.07.2026 11:43:00 / Güncelleme: 25.07.2026 11:46:53
İHA
 
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Kaza, saat 07.45'te Eyüpsultan Yavedud Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 57 ABZ 014 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce 34 CZT 003 plakalı otomobile daha sonra trafik yönlendirme levhasına çarparak durabildi.






Kazanın olduğunu görenler, durumu itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve UMKE ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 30 kişi çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.






İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: 30 yaralı, 2'sinin durumu kritik

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kazaya ilişkin açıklamasında yaralıların hastanelere sevk edildiği ve 2 yaralının durumunun ciddiyetini koruduğunu bildirdi. Emre Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Eyüpsultan ilçemizde meydana gelen şehirler arası yolcu otobüsü kazasında yaralanan 30 vatandaşımız, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastanelerimize sevk edilmiştir. Yaralılarımızın tedavi süreçleri hastanelerimizde titizlikle sürdürülmektedir. 2 hastamızın genel durumu ciddiyetini korumaktadır. Olayın ardından sağlık ekiplerimiz tüm imkanlarıyla hızla bölgeye intikal etmiş olup, süreç yakından takip edilmektedir. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor

Fethiye Göcek'te dün öğlen çıkan ve yaklaşık 24 saattir devam eden orman yangınını söndürmek için ekiplerin canla başla mücadelesi devam ediyor. Karadan arazözler ve söndürme işçilerinin yanı sıra gönüllü vatandaşlar ve kurumların mücadele verdiği yangında hava araçları da adeta zamanla yarışarak sortilerini sürdürdü. Hava araçlarının mücadelesi ve yanan alanlar dronla görüntülendi

23.07.2026 12:32:00 / Güncelleme: 23.07.2026 12:36:30
İHA
 
Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor
Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor
Fethiye'nin Göcek Mahallesi'nde öğle saatlerinde çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek İnlice Mahallesi'ne kadar ulaşan orman yangınına havadan ve karadan yoğun müdahale gerçekleştiriliyor. Yerleşim yerlerini de tehdit eden yangının enerjisi ekiplerin çalışmaları sonucunda büyük oranda düşürülürken, şu ana kadar ekseriya ormanlık alan olmak üzere yaklaşık 3 bin 200 dönüm civarında alanın yandığı öğrenildi.






"5 uçak 14 helikopter, 126 araç ve 417 personel mücadele veriyor"

Yangının başlamasının ardından İl Afet ve Acil Müdahale Planı kapsamında Kriz Koordinasyon Merkezi'nin yönetimi toplanarak planlı bir şekilde söndürme çalışmaları başlatıldı. Olumsuz hava şartları ve arazinin sarp olması nedeniyle hava araçları yangını söndürmek için zamanla yarışıyor. Orman Bölge Müdürlüğü başta olmak üzere AFAD, Jandarma, Emniyet, Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri, MUSKİ ve diğer kurumlarla koordineli şekilde müdahalelerini sürdürüyor.








5 uçak 14 helikopter, 126 araç ve iş makinesi 53 arazöz, 16 su tankeri, 5 ilk müdahale aracı, 18 iş makinesi, 6 TOMA ile söndürme çalışmalarının devam ettiği yangının boyutu gün ağarınca ortaya çıktı.




















Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, yönetmen Ezel Akay ile müzisyen kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alındı

23.07.2026 08:00:00
İHA
 
Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı
Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı
Bursa İl Jandarma komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri, Ezel Akay'ın ikametinde kenevir yetiştirildiği yönündeki bilgi üzerine çalışma başlattı. Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde adrese operasyon düzenleyen ekipler, evde yaptıkları aramada özel düzenekle yetiştirildiği değerlendirilen kenevir bitkileri ile çok miktarda kubar esrar ele geçirdi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere incelenmek üzere el konuldu.








Operasyon kapsamında Ezel Akay ile kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alınarak ifadeleri alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.









Şüpheliler, işlemlerinin ardından uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi amacıyla kan ve saç kılı numunesi alınmak üzere İnegöl Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hastane girişinde basın mensuplarının görüntü almasına tepki gösteren Ezel Akay, "Niye fotoğraf çekiyorlar'" ifadelerini kullandı.
 







Olayla ilgili soruşturma İlçe Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürüyor.

Batının ‘insan hakları’ istismarı

İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır

18.07.2026 00:38:00
Haber Merkezi
 
Batının ‘insan hakları’ istismarı
Batının ‘insan hakları’ istismarı
İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Bu husus dünya ülkelerinin insan hakları ihlalleri konusunda hazırladıkları raporlarda da görüldüğü gibi tamamen siyasi bir boyut kazanmıştır.

Mesela, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin insan hakları konusunda birbirlerini eleştirdikleri örneğine hemen hemen hiç rastlanmamaktadır.







Oysa bu ülkelerdeki bazı insan hakları ihlalleri hakkında Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların pek çok raporu var. AB üyesi ülkelerin birçoğu hakkında Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda, İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiği gerekçesiyle açılmış pek çok dava ve verilmiş karar mevcuttur. 

Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda İtalya aleyhindeki başvurular Türkiye'nin yedi misli, Fransa aleyhindekiler Türkiye'nin üç misli, İngiltere aleyhindekiler de Türkiye'den çok fazla olmasına rağmen, AB üyeliği konusunda Türkiye'nin önüne getirilen ilk mesele insan hakları ihlalleridir.

Bu bağlamda, Lozan'da azınlık olarak sayılmayanlara azınlık statüsünde haklar verilmesi ve böylece Türkiye'nin parçalanmasının önünü açacak düzenlemelerin insan haklarıdır denilerek yerine getirilmesinin istenmesi düşündürücüdür.







Türkiye'yi ziyaret eden AB üyesi ülkelerinin Dışişleri bakanları resmi programlarında olmamasına rağmen, özellikle bazı dernek yetkilileri ile görüşmeler talep etmekte, hapishaneleri ziyaret talebinde bulunmaktadır. Bu talepler, özellikle AB kapısında yarım asırdır bekletilen Türkiye'ye karşı, Avrupa'nın elindeki "insan hakları" kozunun bir yansımasıdır.

Şurası bir gerçek ki, uluslararası arenada özellikle Türkiye için insan hakları denilince; hakların temini ve her türlü yaşam koşullarının iyileştirilmesinden değil, siyasi taleplerin yerine getirilmesinden bahsedilmektedir.

Geçmişi sömürgeciliğe dayanan devlet anlayışlarında insan, bu kurumun devamında vazifeli bir araçtan öteye gidememiş, devletin devamına katkısı oranında hak sahibi olabilmiştir.







Bugün, Afganistan veya Irak'ta yaşanan katliamlar, ırza geçmeler, çocuk ölümleri dikkate alındığında; kapitalist sistemlerde insanın bu sistemin devamını sağlama dışında bir değerinin olmadığı açıkça görülmektedir.

Devletlerarası hukukta yüzlerle ifade edilebilecek konunun ele alındığı insan hakları sözleşmeleri yürürlüktedir. Ekonomik, sosyal, kültürel haklar, soykırımın önlenmesi, köleliğe karşı sözleşmeler, işkencenin önlenmesi konusunun ele alındığı metinler, kadınların ve çocukların haklarının ayrıntılı olarak yazıldığı sözleşmeler, işçi hakları vs. konuların yazılı hale getirildiği bu çalışmaların hepsi yalnızca kağıt üstünde kalmaktadır.

Emperyalizmin etkisindeki devletlerin halkları için hak sahibi olmak söz konusu değildir. Küreselleşen günümüz sisteminde ise, hak sadece belli devletlerin elinde devletlerin çıkarları için kullanılan birer araçtır. Güçlü olanların her zaman haklı olduğu bir dünyada yaşamaktayız." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.