logo
24 HAZİRAN 2026

İmamoğlu: “Tesis yapmak değil, nasıl yönetildiği önemli”

İstanbullulara 7/24 hizmet verecek olan “Kemerburgaz Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi”nin açılışı, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü'nde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi.
 

04.10.2020 14:17:00
İmamoğlu: “Tesis yapmak değil, nasıl yönetildiği önemli”
İmamoğlu: “Tesis yapmak değil, nasıl yönetildiği önemli”



KEMERBURGAZ / İSTANBUL 

İBB, 2001'de 4 dönümlük alan üzerine kurulan ama süreç içerisinde ihtiyaca yanıt veremez hale gelen "Kemerburgaz Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi"ni yeniden düzenledi. Atıl görünümünden kurtulup yeni çehresine kavuşan bakımevinin alanını 16 dönüme çıkaran İBB, tesisi İstanbulluların hizmetine açtı.

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü'nde gerçekleştirilen açılışta konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Tesis yapmak değil, nasıl yönetildiği daha önemli. Bir tesisi yapabilirsiniz ama içini aktive edemezseniz, sahiplendirme konusunda insanlar buraya gelip gitmiyorsa, vatandaş girip, onlara belirlenen alanlarda burayı sahiplenmiyorsa bunun bir anlamı yok. Çocuklarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı, bütün hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz, bekliyoruz" dedi. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Veteriner Müdürlüğü, "Hasdal Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi"ni 2001'de kurdu. 4 dönüm üzerine inşa edilen bakımevi, süreç içerisinde işlerlik kazanamadı. İBB'nin yeni yönetimi, yaklaşık 19 yıldır faaliyette olan ama güncel ihtiyaçlara yanıt veremez hale gelen alanı yeniden düzenledi.

4 dönümden 16 dönüme çıkarılan alan üzerine 26 tekli, 6 çoklu kafes kapasiteli kedi barınağı; 50 kulübelik köpek barınak bölümü, 21 kulübelik köpek tedavi bölümü, 12 kedi kafesi, 9 köpek kafesi kapasiteli müşahede bölümü, 66 kişilik yemekhane, 90 kişilik eğitim salonu eklendi. Gelen ziyaretçilere eğitim verilmesi amacıyla tesis bünyesinde bir de konferans salonu bulunuyor. Ameliyat ve kısırlaştırma operasyonlarının yapılacağı bakımevinde dijital röntgen, köpek yıkama makinesi gibi teknolojik aletler de yer alıyor.  


 

"ÇÖZÜMÜN ÖNEMLİ BİR PAYDAŞIYIZ"

İstanbullulara 7/24 hizmet verecek olana "Kemerburgaz Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi"nin açılışı, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü'nde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi.

İmamoğlu, açılış nedeniyle gerçekleştirilen törende bir konuşma yaptı. Sokak hayvanları konusunun önemli, ancak genellikle görülmeyen ve konuşulmayan bir mesele olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, "Ama çok temas edilmesi gereken, sıkı bir biçimde çözüme muhtaç bir konu. En büyük metropollerden birisi İstanbul'da, bu, çok daha fazla hissedilebilir durumda.

Bir de tabii gündeme geliş biçimine baktığımızda; ülkemizde ne yazık ki işte kadına şiddet, sokak canlılarına yönelik şiddet görüntüleri, hepimizin vicdanını sızlatan, çok acı duyduğumuz, hiçbir zaman toplumlumuzun hiçbir ferdine yakıştıramayacağımız hususları da yaşamadık değil.

Tabii bütün bu gelişmeleri üzüntü içinde takip ediyoruz; ama çözümün de en önemli paydaşı olduğumuzun bilincindeyiz, farkındayız. İstanbul halkının bize verdiği yetkiyi, bu anlamda en güçlü bir biçimde kullanacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın" dedi. 

"SORUNLARI SAHİPSİZ BIRAKMAYACAĞIZ"

Kente ait sorunları sahipsiz bırakmayacaklarını, çözüm üreteceklerinin altını çizen İmamoğlu, sokak hayvanları konusunun tek başına bir kurum tarafından çözülecek bir mesele olmadığını vurguladı. Bu konuda özellikle hukuki düzenlemelerin yapılması gerektiğine dikkat çeken İmamoğlu, şunları söyledi: 

"Bütün paydaşları sürecin içine katmayı, arkadaşlarımla önemli bir felsefe olarak kabul ettik. Çünkü, herkesin ortak mücadelesine ihtiyacımız var. Bu noktada hedef koyarken şunu da unutmadık; sadece hukuksal düzenleme değil, aynı zamanda yoğun bir biçimde en büyüğünden en küçüğüne kadar toplumsal bir bilincin sağlanması, hatta ve hatta bir kanun düzenlemenin de önünde bir konu olarak, strateji olarak önümüze koyduğumuz bir mesele. 

Tabii, bu alanı, barınma yerini rehabilitasyon noktalarını, ameliyathaneyi, hayvan hastanesini nasıl değerlendireceğiz, nasıl yapacağız? Bu noktada da katılımcılığı önemsiyoruz.

Bizim burada gizli bir alanımız yok. İnsanı, vicdani bir hizmet veriyoruz. Dolayısıyla burada verilen hizmetin, yapılan işlemlerin en ufak detayına kadar toplumla birleştirilmesi ve onlara bunu şeffaf bir biçimde aktarılması çok çok önemli. Aksi takdirde vatandaş, bilgi sahibi olmadığı noktada bizi sorgular bizi yargılar."


 

"PANDEMİDE SOKAĞA BIRAKILAN HAYVAN SAYISI ARTTI"

Sokak hayvanları konusunun 39 ilçe ile bütünleşik bir alanda yönetilmesinin kıymetli olacağını belirten İmamoğlu, "Bu bağlamda arkadaşlarım, güzel adımlar attılar. Toplantılar düzenlendi. Tabi hiç kimse kendi sorumluluğunu bir başkasının üstüne atarak bu sorundan kurtulamayacağını da bilmeli.

Aksine; bu sorunu çözmünü bir arada düşünmeli, bir arada uygulamaları desteklemeli. Aynı standartta her kurumun böylesi bir hizmeti sunmayı hedeflemesi gerekiyor" dedi. İstanbul'da çok yoğun bir hayvan popülasyonu olduğunu kaydeden İmamoğlu, kentin bu anlamda diğer dünya metropollerinin önünde olduğu bilgisini paylaştı. Pandemi döneminde sokağa bırakılan hayvan sayısının çoğaldığına dikkat çeken İmamoğlu, "Özellikle bu alana, bu bakım evinin mevcut alanında, sahipsiz hayvanlara dönük geçici bakımevi ve bu noktadaki genişlemesine dair rehabilitasyonları ve uygulamaları devreye aldık.

Özellikle 7/24 çalışan arkadaşlarımız acil ihbarlara, acil ihtiyaçlara cevap verecek, onların yardımına koşacak. Bu anlamda İstanbul Gönüllüleri de bize dönük sıkı bir çalışma yürütüyorlar. Tabii aynı zamanda farklı gönüllü kurum ve kuruluşlar da bu işbirliğinin önemlinin paydaşı" diye konuştu. 

"ADALAR'DAKİ SORUNU İNSANİ VE DEMOKRATİK BİR MODELLE ÇÖZDÜK"

Adalar'daki fayton meselesinin, sokak canlılarına yönelik politikalarına örnek olduğunu aktaran İmamoğlu, şunları söyledi: 

"Çok tartışılıyordu, çok vicdan sızlatıyordu. Bunun üreterek, neredeyse 150 milyon liraya yakın bir bütçe yöneterek, bir belediyenin toplum vicdanını sızlatan bir konuda insani ve demokratik bir modelle nasıl çözüme kavuştuğunun önemli örneği olarak altını çizmek isterim.

Burada hem canlıları koruyan, o güzel atları koruyan, kollayan hem de doğal yaşam ortamlarında sıkı güvenlik kuralları ile yani belli belediyelere, kurumlara bu sorumluluk devredilerek Türkiye'nin yaşayabilecekleri coğrafya gönderilmesine kadar sıkı bir yöntem uygulandı. Yine çağdaş bir çevreye, duyarlı bir ulaşıma geçiş sağlandı.

Bu konuda mağdur olacağını düşündüğünüz insanlara hakları ödendi. Bununla da yetinmedik. O insanların hayata tutunmaları konusunda, bu işi daha önce yapan insanların ailelerine de başta Adalar'da olmak üzere istihdam konusunda da güç verdik, güç kattık.  Bu noktadaki bu uygar çözüm yolumuzun, metodumuzun, belki de İstanbul'da değişen anlayışın sistemsel olarak anlatılması ve hissedilmesi gereken bir kavram olduğunun da altını çizelim. Bu noktada gerçekten bu gururu ve sevinci yaşıyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum."

"TİTİZ DAVRANIYORUZ"

Geçici barınma evindeki 40 köpeğin, İBB iştirak şirketleri ve birimlerince sahiplendiğini belirten İmamoğlu, "İlk 20 tanesinin süreci bitti. Ama devamını istiyoruz.

Belediyemizin oldukça fazla birimi, mekanı var. Genel Sekreter'imiz bu konuda çalışmaları başlatmalı. Böylesi geniş bir alan varken, ciddi bir sahiplenmeyi yapabiliriz. Bu sahiplenme, orada aynı zamanda bir doğa sevgisine, hayvan sevgisine ve hatta insan sevgisine katkı sunacak bir modeli de tetikleyebilir" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, sahiplendirme süreciyle ilgili de şu bilgileri paylaştı: 

"Titiz davranıyoruz. Buradaki müdürlüğümüze de bu konuda teşekkür ediyoruz. Sahiplendirmeden önce, gidiyorlar, mekanın doğru olup olmadığına bakıyorlar. Aynı zamanda üstlenecek personele dönük de bir süreç işletiyorlar. 24 saat bakımının üstlenilmesi konusunda hassas alanları tespit ediyorlar. Hatta burada sahiplendirilecek dostlarımızı da tesislere göre kategorize eden de bir ekibimiz var. Bunların hepsi çok özel bir işlem.

İnanılmaz keyifle bunu dinledim. Örneğin İGDAŞ ikmal tesislerine kurt köpeği cinsi tercih edilirken, Darülaceze'ye veya yaşlı bakımevlerine daha uysal köpekler tercih edildi. Uzmanlar tarafından eğitimleri yapıldı. Tüm aşı ve buna dönük sağlık kontrolleri de elden geçirildi. Bu çok önemli. Gerçekten belediyeciliğin çok önemli bir alanından bahsediyoruz.

Her canlıya kıymet vermek ve ona çözüm bulmak; bu, inanılmaz maneviyatı yüksek bir iş. İnsan olduğumuzun, yaşama katkı sunduğumuzun, sanki bu tür alanlardaki emeğinizle ödüllendirildiğiniz an gibi görüyorum."

"İSTANBULLULAR'I BURAYA DAVET EDİYORUZ"

"Birazdan 3 dostumuzu yeni yuvasını teslim alacak arkadaşlarımıza teslim edeceğiz" diyen İmamoğlu, "Arkadaşlarımın verdiği bilgiye göre; İGDAŞ Ünalan İkmal Tesislerine 2 tane, İSBAK Genel Müdürlüğü'müze de bir canlımızı buradan uğurlayacağız. Gerçekten çok keyifli bir alan.

Gerçekten bu tesis kıymetli. Tesis yapmak değil, nasıl yönetildiği daha önemli. Bir tesisi yapabilirsiniz ama içini aktive edemezseniz, sahiplendirme konusunda insanlar buraya gelip gitmiyorsa, vatandaş girip, onlara belirlenen alanlarda burayı sahiplenmiyorsa bunun bir anlamı yok. Daha önceki belediye başkanlığım döneminde, ilçemize böylesi bir alanı ciddi bir yatırım yaparak kazandırmıştık. Orası şu an, halka ait gibi işliyor; biliyorum.

Ben de takip ediyorum dönem dönem. Burada da ben, sadece çalışanlarımızı, yol arkadaşlarımızı değil, aynı zamanda çocuklarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı, bütün hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz, bekliyoruz. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. 

Sahiplendirilen köpekleri İGDAŞ Genel Müdürü Mithat Bülent Özmen ve İSBAK  Genel Müdürü Esat Temimhan'a teslim eden İmamoğlu, kurdele kesiminin ardından tesiste incelemelerde bulundu. 

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.