logo
08 TEMMUZ 2026

İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı

Silivri’de görülen İBB davasının 64. duruşmasında savunma sırası Ekrem İmamoğlu’na geldi. Mahkeme heyetiyle savunma süresi, usul ve takvim tartışması nedeniyle yaşanan gerilim sonrası İmamoğlu, CMK’nın 203. maddesi uygulanarak salon dışına çıkarıldı. İmamoğlu’nun duruşmadaki eleştirel sözleri nedeniyle hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı

08.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı
İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı
Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kampüsünde bugün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve suç örgütü iddialarını içeren davanın 64. celsesinde tansiyon yükseldi. 414 sanıklı davada 59'u tutuklu bulunan sanıklardan biri olan tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunma sırası geldi. Mahkeme heyeti, İmamoğlu'nun savunmasını almaya hazırlanıyordu.

İmamoğlu, duruşmada savunma süresinin yetersizliğine itiraz etti. Yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamede 143'e yakın suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirten İmamoğlu, kendisine ve avukatlarına tanınan 10-11 saatlik sürenin yetersiz olduğunu savundu. Mahkeme başkanının savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlamaya yönelik ısrarına tepki gösteren İmamoğlu, "9 Temmuz'da bir seferberlik mi var, operasyon mu olacak, bilelim" diyerek takvimin gerçekçi olmadığını vurguladı. İmamoğlu, "Ben sorgu vermeye gelmedim, taleplerimi dile getirmek için çıktım" ifadesini kullandı ve yargılamanın usulüne ilişkin eleştirilerde bulundu.

Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında tartışma

Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında yaşanan tartışma giderek sertleşti. Başkan, İmamoğlu'nu "Sen buraya yargılanmaya geldin, yargılamaya değil" diyerek uyardı ve duruşmanın bozulduğunu belirterek CMK'nın 203. maddesini uygulamaya karar verdi. İmamoğlu, salonu terk etmeyi reddederek "Salondan çıkmıyorum, böyle yargılama olmaz!" dedi. Gerginlik üzerine jandarma görevlileri tarafından salon dışına çıkarıldı. Çıkış sırasında salonda alkışlar yükseldi, avukatlar ve izleyiciler tepki gösterdi.

Sözleri nedeniyle İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı

Duruşma, İmamoğlu'nun salon dışına çıkarılmasının ardından devam etti. Olayın ardından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir soruşturma başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın, mahkeme heyetine yönelik eleştiriler ve duruşma düzenini bozucu ifadeler kapsamında yürütüleceği öğrenildi.

İmamoğlu, 23 Mart 2025'ten bu yana tutuklu bulunuyor ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmış durumda. Hakkında iddianamede "suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçlamayla 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Davada savunmaların büyük kısmı tamamlanmış olup, İmamoğlu'nun savunmasının 8-9 Temmuz tarihlerinde alınması planlanıyordu.

Mahkeme heyeti, duruşmanın devam edeceğini ve ara kararların ilerleyen günlerde açıklanacağını belirtti. Olay, sosyal medya ve haber sitelerinde geniş yankı uyandırırken, İmamoğlu'nun avukatları ve CHP'li isimler "adil yargılanma hakkının ihlal edildiği" yönünde açıklamalar yaptı.

Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Ankara Zirvesi'nin "son derece başarılı" geçtiğini belirterek "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da, taahhütler artık hayata geçiriliyor" dedi

 

08.07.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
 
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.' 'NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyen Rutte, "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık." diye konuştu.

"Bu zirvenin mesajı basit: NATO sonuç üretiyor." diyen Rutte, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde müttefiklerin İttifak'ı güçlendirmek için tarihi kararlar aldığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da bu taahhütler artık hayata geçiriliyor." şeklinde konuştu.

Savunma yatırımlarının artmaya devam ettiğini, yeni askeri kabiliyetlerin geliştirildiğini ve savunma sanayisinde üretimin artırıldığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Rutte, müttefiklerin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, temel savunma harcamalarının ve güvenliği güçlendiren yatırımların artırılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Bunun yalnızca daha fazla harcama yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Rutte, silahlı kuvvetlerin daha tehlikeli hale gelen dünyada ihtiyaç duyduğu imkanlara kavuşturulmasının amaçlandığını aktardı.

Rutte, üretimin hızlandırılması, savunma sanayisindeki engellerin kaldırılması, dayanıklılığın artırılması ve inovasyona yatırım yapılmasının öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında yalnızca bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması imzalandığını kaydetti.

Müttefiklerin ayrıca "NATO Drone Edge" girişimini başlattığını ifade eden Rutte, gelecek 5 yılda insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını, bunun yanında NATO'nun yakıt tedarik zincirinin güçlendirilmesi amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceğini bildirdi.

Rutte, yapay zeka ve birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu altyapısı gibi teknolojik alanlarda da yeni adımlar atıldığını belirtti.

Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurgulayan Rutte, müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna'ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu aktardı.

NATO'nun kolektif savunma ilkesinin yeniden teyit edildiğinin altını çizen Rutte, "Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti." diye konuştu.

Rutte, liderlerin İttifak'ın modernizasyonu ve geleceğe hazırlanması konusunda da mutabakata vardığını belirterek, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleneceğini kaydetti.

Genel Sekreter Rutte, "NATO 3.0'ın özü budur, uyum sağlamayı sürdüren ve 1 milyar insanın güvenliğini sağlamaya devam eden bir İttifak." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul’da yarın kuvvetli yağış bekleniyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun büyük bölümünü etkisi altına alacak yağışlı hava dalgasına karşı uyardı; yarın İstanbul başta olmak üzere birçok ilde kuvvetli sağanak yağış beklenirken, hafta sonundan itibaren ise sıcaklıklar hızla tırmanışa geçecek

08.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul’da yarın kuvvetli yağış bekleniyor
İstanbul’da yarın kuvvetli yağış bekleniyor
Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyrettiği günlerin ardından, yeni bir yağışlı hava dalgası kapıya dayandı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun büyük bir kesimi ani sıcaklık düşüşleri ve gök gürültülü sağanak yağışların etkisi altına giriyor. Özellikle Marmara Bölgesi ve İstanbul için kritik uyarılar peş peşe geldi.

İstanbul'da yarın mesai saatine dikkat!

Tahminlere göre, yağışlı sistem yarın sabah saatlerinden itibaren İstanbul genelinde şiddetini artıracak. Kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek yağışların, özellikle ani sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda aksamalara yol açabileceği belirtiliyor. Yetkililer, İstanbulluları yarın gün boyu tedbirli olmaya, özellikle işe gidiş ve dönüş saatlerinde yaşanabilecek trafik yoğunluğunu göz önünde bulundurmaya çağırdı.

Yağışların Marmara'nın yanı sıra Ege, Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nun kuzey kesimlerinde de yer yer etkili olması bekleniyor. Hava sıcaklıkları ise yağışla birlikte hissedilir derecede azalacak.

Hafta sonu termometreler fırlayacak

Yarınki kuvvetli yağışın ardından cuma günü yurdu terk etmeye başlayacak olan sistem, yerini sıcak hava dalgasına bırakacak. Hafta sonu planı yapanlara ise müjdeli haber geldi. Cumartesi gününden itibaren batı illerinden başlayarak hava sıcaklıkları hızla yükselecek.

Hafta sonu yurdun genelinde güneşli ve az bulutlu bir gökyüzü hakim olurken, sıcaklıkların mevsim normallerinin 3 ila 5 derece üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. İstanbul'da yarın serinleyecek olan hava, cumartesi ve pazar günleri yerini tamamen yaz sıcaklarına bırakacak.

'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'

Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin, Meltem TV’de Handan Koltuk’un sunduğu Geniş Açı programında ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara ziyaretini mercek altına aldı. Trump’ın Türkçe selamı, Erdoğan’ın alkışı, protokol jestleri ve Anıtkabir’in programdan çıkarılmasıyla birlikte Erdoğan’ın meşruiyet arayışına da dikkat çekti

08.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'
'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'
ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya resmi ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ankara Havalimanı'nda (Etimesgut) törenle karşılanan Trump'a 21 pare top atışı eşlik etti. Karşılama töreninde dikkat çeken anlardan biri, Trump'ın Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı Türkçe olarak "Merhaba asker!" diye selamlaması oldu.

Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın askerleri alkışladığı görüntüler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Törenin ardından liderler heyetlerini takdim etti ve Beştepe'ye geçti.

Meltem TV'de yayınlanan Handan Koltuk ile Geniş Açı programında konuk olan Yeniçağ Gazetesi Yazarı Fatih Ergin, bu gelişmeleri detaylı şekilde yorumladı. Ergin, Trump'ın selamını ve Erdoğan'ın alkışını özellikle vurgulayarak, "Trump 'Merhaba asker' dedi, Erdoğan alkışladı" ifadesini kullandı.

Ergin, protokol açısından da önemli bir noktaya dikkat çekti. Erdoğan'ın Trump'ı uçak kapısında (apronda) karşıladığını hatırlatarak, "Erdoğan'ı hangi ABD başkanı uçak kapısında karşıladı?" sorusunu gündeme getirdi. Bu soruyla, geçmişteki karşılıklı ziyaretlerdeki protokol uygulamalarını ve mevcut ziyaretin sembolik önemini tartışmaya açtı.

Programda ayrıca Trump'ın Anıtkabir ziyaretinin resmi programdan çıkarıldığı bilgisi paylaşıldı. Konuklar, ziyaretin bu şekilde düzenlenmesinin protokol ve siyasi anlamını değerlendirdi.

Öte yandan Ergin, Trump ziyaretini Erdoğan'ın uluslararası meşruiyet arayışıyla doğrudan ilişkilendirdi. Trump'a gösterilen bu sıcak karşılamanın, Erdoğan'a iç politikada güç ve meşruiyet kazandırma çabasının bir parçası olduğunu belirtti. Ergin'e göre, ABD'den alınan destek, iktidarın iç siyasetteki pozisyonunu güçlendirme ve yeni rejim inşası için kritik önem taşıyor. Bu tür jestlerin, Erdoğan'ın "meşruiyet" ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu ifade etti.

Programda Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve gazeteci Hasan Hüseyin Tekin de konuk olarak yer aldı ve konuyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı

Dünyadaki enerji krizine ve altyapı yetersizliğine radikal çözüm: Milyar dolarlık teknoloji devleri, yapay zekâ modellerini eğitmek ve çalıştırmak için yörüngede uydu veri merkezleri kurmaya başladı

08.07.2026 14:47:00
Eyüp Kabil
 
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yapay zekâ teknolojilerinin küresel çapta devasa bir hızla büyümesi, Dünya üzerindeki enerji şebekelerini ve su kaynaklarını tükenme noktasına getirdi. Edinilen bilgilere göre, milyar dolarlık uzay teknolojisi girişimi Starcloud, Dünya'nın üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla ilk yapay zekâ veri merkezlerini uzay yörüngesine fırlatmaya başladı. Bu radikal hamle, silikon vadisi ve küresel enerji otoriteleri tarafından teknoloji tarihinin en büyük altyapı dönüşümü olarak değerlendiriliyor.

Dünyadaki kaynaklar yapay zekâya yetmiyor

Gelişmiş yapay zekâ modellerinin (LLM) eğitimi ve milyarlarca kullanıcının anlık sorgularına yanıt verilmesi, Dünya genelindeki veri merkezlerinin elektrik tüketimini rekor seviyelere ulaştırdı. Sunucuları soğutmak için harcanan milyarlarca litre tatlı su ise iklim krizi çağında sürdürülemez bir boyuta ulaştı.

Uzayda kurulacak veri merkezleri, gezegenimizin kısıtlı kaynaklarını korumak adına benzersiz avantajlar sunuyor:

• Sonsuz Güneş Enerjisi: Atmosfer filtresi olmadan, uydular 7/24 kesintisiz ve yüksek verimli güneş enerjisi depolayabiliyor.

• Doğal Soğutma: Uzay boşluğunun mutlak soğukluğu, sunucuların aşırı ısınma problemini ve buna bağlı su tüketimini tamamen ortadan kaldırıyor.

• Vergi ve Arazi Muafiyeti: Karasal sınırlara tabi olmayan yörünge istasyonları, yüzlerce dönümlük arazi maliyetlerini sıfıra indiriyor.

"Uzayda veri" güvenli mi?

Yörüngedeki sunuculardan Dünya'ya veri aktarımı, gelişmiş lazer haberleşme teknolojileri ve yüksek frekanslı uydu ağları üzerinden gerçek zamanlı olarak sağlanıyor. Sektör analistleri, uzay tabanlı veri merkezlerinin karasal siber saldırılara ve fiziksel sabotajlara karşı çok daha korunaklı olduğunu belirtiyor. Ancak, uzay çöpleriyle çarpışma riski ve güneş fırtınalarının yaratabileceği elektromanyetik dalgalanmalar, bu teknolojinin önündeki en büyük teknik engeller olarak öne çıkıyor.

Sektörün geleceği yörüngede şekilleniyor

World Economic Forum raporlarına göre veri merkezlerinin uzaya taşınması, bilişim sektörünün karbon ayak izini kalıcı olarak azaltabilecek en önemli lojistik devrimlerden biri. Starcloud ve benzeri küresel girişimlerin başlattığı bu akım, önümüzdeki 5 yıl içinde bulut bilişim altyapısının en az %15'inin atmosfer dışına çıkacağını gösteriyor. Teknolojinin kalbi artık silikon vadilerinde değil, Dünya yörüngesindeki uydularda atıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı; 3.0 hedefine geniş yer ayırırken "Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kalkmalı" ifadesini kullandı

08.07.2026 14:19:00
Haber Merkezi
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı; 3.0 hedefine geniş yer ayırırken "Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kalkmalı" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasında dikkati çeken mesajlar verdi.

Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 yapmak için tedbir aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında şimdiden yüzde 1.5 oranına ulaştıklarını söyledi.

Erdoğan, asıl başarının ise savunma sayanisindeki atılımda olduğunu ifade etti.

"Bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunmada 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. En büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ittifakın imkanına sunma gayretindeyiz. İttifakın harekat, misyonuna katkı veren ülkelerin başında geliyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"NATO 3.0 hedefine ulaşmak için şu iki hususa dikkat çekmek isterim. Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlama kaldırılmalı. Bu hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından ifade edilmesini memnuniyet ile karşılıyorum."

Erdoğan, Rusya - Ukrayna, ABD / İsrail - İran cepheleriyle ilgili olarak da şunları kayda geçirdi: "Ukrayna savaşında Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyorum. Ukrayna'ya sağladığımız katkımızı devam ettireceğiz. İletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinde sabotaj teşebbüslerine rağmen trump'ın kararlı tutumunu takdir ile karşılıyorum. Hürmüz'ün mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıya hazırız."

NATO 3.0 NEDİR?

İttifakın gündeminde, Soğuk Savaş (NATO 1.0) ve Soğuk Savaş sonrası dönemin (NATO 2.0) ardından, NATO 3.0 modeli var.

Bu model, ABD'nin ittifaktaki askeri ve mali yükünü azaltarak liderliği ve birincil savunma sorumluluğunu Avrupa ülkelerine devretmeyi amaçlıyor.

NATO'nun geleceği bu modelse Türkiye, hem ittifakın en güçlü ordularından birine sahip olması hem de savunma sanayisi avantajı nedeniyle stratejik ve operasyonel olarak çok önemli bir rol üstlenme potansiyeline sahip.

TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL

Vatandaşın sağlık hizmeti alırken ödediği muayene katılım paylarına yüzde 246'ya varan zam yapılırken, milletvekillerinin sağlık giderleri için Hazine'den yılın ilk beş ayında 90 milyon 290 bin TL harcandı
 

08.07.2026 11:17:00
Haber Merkezi
 
TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL
TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL
2026'nın Ocak-Mayıs dönemini kapsayan Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, TBMM'de görev yapan 592 milletvekili ve kapsam dahilindeki hak sahiplerinin tedavi, sağlık malzemesi ve ilaç giderleri bütçeden karşılandı. Buna göre beş ayda bir milletvekili başına düşen ortalama sağlık harcaması 152 bin 516 TL olarak hesaplandı. Bu tutar, yaklaşık 5,4 asgari ücrete karşılık geliyor.

Milletvekillerinin sağlık giderleri kamu bütçesinden karşılanırken, vatandaşlar ise artan sağlık katkı paylarıyla karşı karşıya kaldı. Son düzenlemeyle muayene katılım paylarına yüzde 246'ya varan zam yapıldı.

Yeni tarifeye göre devlet hastanelerinde muayene katılım payı 50 TL'ye, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinde 90 TL'ye, özel hastanelerde ise 100 TL'ye yükseltildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, beş aylık dönemde yapılan 90 milyon 290 bin TL'lik sağlık harcamasının 90 milyon 90 bin TL'sini tedavi ve sağlık malzemesi giderleri, 200 bin TL'sini ise ilaç harcamaları oluşturdu.

Geçen yıl milletvekillerinin sağlık giderleri için bütçeden toplam 231 milyon TL harcanmıştı. Böylece 2026'nın ilk beş ayında yapılan harcama, geçen yılın toplam sağlık harcamasının yaklaşık yüzde 39'una ulaştı.

AYLIK ORTALAMA 30 BİN 503 TL

Verilere göre milletvekili başına aylık ortalama sağlık harcaması 30 bin 503 TL olarak gerçekleşti. Bu rakam, 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 2 bin 428 TL üzerinde bulunuyor. Öte yandan milletvekillerine sağlanan sağlık desteğinden birinci derece yakınları da yararlanabiliyor.

Trump ve liderler Anıtkabir'e gitmedi

36. NATO Liderler Zirvesi için Ankara'ya gelen ABD Başkanı Donald Trump’ın taslak programında yer alan Anıtkabir ziyareti, Beyaz Saray'ın yayımladığı kesinleşen son resmi takvimden çıkarıldı. Diplomatik kulisleri hareketlendiren bu kararın arkasındaki gerekçe netleşti

07.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Trump ve liderler Anıtkabir'e gitmedi
Trump ve liderler Anıtkabir'e gitmedi
Ankara'nın ev sahipliği yaptığı tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, savunma ve diplomasi başlıkları kadar çok konuşulacak bir protokol değişikliğine sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Ankara'daki ilk durağının geleneksel olarak Anıtkabir olması planlanıyordu. Ancak Beyaz Saray tarafından son paylaşılan resmi saatlik takvimde Anıtkabir ziyareti listeden tamamen çıkarıldı.

Gerekçe belli oldu

İlk taslak programlarda yer alan bu ziyaretin neden iptal edildiği diplomatik çevrelerde ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Yapılan son resmi güncellemeler ve edinilen kulis bilgileri, durumun Trump'ın şahsi bir tercihinden ziyade zirve genelindeki yoğunluk ve protokol kararlarından kaynaklandığını ortaya koydu.

Ankara'daki zirvenin oldukça kısıtlı bir zaman diliminde yapılması, liderlerin arka arkaya gerçekleştireceği kritik çalışma oturumları ve ikili görüşme trafikleri nedeniyle programda büyük bir sıkışıklık yaşandı.

Ankara genelinde bini aşkın heyet üyesi ve yüzlerce üst düzey devlet görevlisinin katılımıyla olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Şehir içi lojistik yükü ve güvenlik risklerini minimuma indirmek amacıyla liderlerin hareket alanı kısıtlandı.

Zirve kapsamında yalnızca Trump değil, Ankara'ya ayak basan diğer hiçbir devlet ve hükümet başkanı da Anıtkabir'e gitmedi.

Kurumsal temsil NATO heyetinde olacak

Diplomatik teamüller gereği Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan devlet başkanlarının ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret ederek saygı duruşunda bulunması köklü bir gelenek. Geçmiş dönemlerde Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanları Dwight D. Eisenhower, George H. W. Bush, Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama bu geleneğe uyarak Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalamıştı.

Bu yılki NATO zirvesinde ise geleneksel protokolün sekteye uğramaması adına formül değiştirildi. Devlet başkanlarının yerine NATO üyesi ülkelerin daimi temsilcileri ile NATO Genel Sekreterliği bünyesindeki üst düzey yetkililerden oluşan resmi bir kurumsal heyet Anıtkabir'e giderek Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı.

Doğrudan Beştepe'ye geçti

Havalimanına iniş yapmasının ardından Anıtkabir programı bulunmayan Donald Trump, zırhlı makam aracı "The Beast" ile geniş güvenlik önlemleri altında doğrudan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti. Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştiren Trump, akşam saatlerinde de diğer müttefik ülke liderleriyle birlikte NATO liderler yemeğine katılarak Ankara'daki temaslarını sürdürecek.

Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'

İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 4 Temmuz 2026’da ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümü nedeniyle kırmızı, beyaz ve mavi renklerle ışıklandırıldı. Aynı tarih, 2003 yılında Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşanan “Çuval Olayı”nın 23. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle büyük tepki çekti. İYİ Parti Grup Başkanvekili Op. Dr. Turhan Çömez, Meltem TV’de yayınlanan “Parantez” programında olayı sert bir dille değerlendirdi

07.07.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'
Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'
4 Temmuz 2003 tarihinde Irak'ın kuzeyindeki Süleymaniye'de ABD askerleri, Türk Özel Kuvvetleri'ne ait bir karargâha baskın düzenlemiş, 11 Türk askerinin başına çuval geçirerek gözaltına almıştı. Olay, Türkiye'de büyük infial yaratmış ve Türk-Amerikan ilişkilerinde ciddi bir krize yol açmıştı.

Tam 23 yıl sonra, 4 Temmuz 2026'da ise Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, ABD Bağımsızlık Günü kutlamaları kapsamında ABD bayrağının renkleriyle (kırmızı-beyaz-mavi) aydınlatıldı. Köprünün bu şekilde ışıklandırıldığına dair görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve tartışma başlattı. Eleştirmenler, tarihin hassasiyetine dikkat çekerek bu uygulamanın "sembolik bir jest" olmaktan öteye geçtiğini savundu.

Meltem TV'de '23 yılda ne değişti?' tartışması

Meltem TV'de sunucu Kerim Aktacir'in konuğu olan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, program boyunca konuyu masaya yatırdı. Ekranda bir tarafta 2003 Çuval Olayı'nın arşiv görüntüleri, diğer tarafta ise 4 Temmuz 2026'da FSM Köprüsü'nün ABD renkleriyle aydınlatılmış hali yan yana gösterildi.

Programda Çömez'in öne çıkan açıklamaları şöyleydi:

"4 Temmuz ABD'nin Bağımsızlık Günü'dür. 4 Temmuz 2003, Irak'ın kuzeyinde Amerikan askerlerinin, orada görev yapan Türk askerlerinin başına çuval geçirdiği gündür! 4 Temmuz'da, Amerika'nın bağımsızlık gününde, ABD askerlerinin, askerimizin başına çuval geçirdiği günde, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü; kırmızı, beyaz ve mavi renklerle, yani ABD bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı."

Çömez, devamında şu değerlendirmeyi yaptı: "Size yakışır, Trump'ın da hoşuna gider belki ama Türkiye'ye yakışmaz, Türk Milleti'nin hoşuna gitmez!" Çömez, olayın sembolik anlamını vurgulayarak Türk milletinin hafızasında yer eden hassasiyetlere dikkat çekti.

Tepkiler genişledi

Köprünün aydınlatılması sosyal medyada hızla gündem olurken, muhalefet partileri ve birçok kesimden eleştiriler yükseldi. İYİ Parti'den Turhan Çömez'in çıkışı, olayın siyasi boyutunu daha da öne çıkardı. Bazı yorumcular, bu tür uygulamaların "milli hafıza ve onur" açısından sorunlu olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye-ABD ilişkilerinin sembolik boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. 23 yıl önce yaşanan ve hala hafızalarda canlı olan Çuval Olayı ile aynı tarihte gerçekleştirilen ışıklandırma, kamuoyunda "tesadüf mü, yoksa mesaj mı?" tartışmalarına yol açtı.

NATO karşıtı eyleme polis müdahalesi

Ankara’da düzenlenen kritik NATO Liderler Zirvesi’ni protesto etmek amacıyla Kurtuluş Parkı’nda toplanmak isteyen "NATO’ya Hayır Koordinasyonu" üyelerine emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Valiliğin eylem yasağını gerekçe gösteren polis, park çevresini kalkanlarla kapatarak milletvekillerini abluka altına aldı, onlarca kişiyi ters kelepçeyle gözaltına aldı

07.07.2026 13:38:00
Haber Merkezi
 
NATO karşıtı eyleme polis müdahalesi
NATO karşıtı eyleme polis müdahalesi
Türkiye'nin ev sahipliğinde başkentte gerçekleştirilen 2026 Ankara NATO Zirvesi nedeniyle kent genelinde en üst düzey güvenlik önlemleri uygulanırken, zirve karşıtı protestolara yönelik müdahaleler de sertleşti. Bugün saat 11.00'de Kurtuluş Parkı'nın Kolej girişinde bir araya gelme çağrısı yapan NATO'ya Hayır Koordinasyonu, alana ulaştığı andan itibaren yoğun bir polis ablukası ile karşı karşıya kaldı.

Park çevresinde yoğun abluka ve ters kelepçeli gözaltılar

Ankara Valiliği tarafından zirve öncesinde ilan edilen 13 günlük eylem ve etkinlik yasağını gerekçe gösteren emniyet güçleri, eylemcilerin Kurtuluş Parkı'na girişini engelledi. Parkın tüm giriş noktalarını tutan ekipler, "NATO defol, bu memleket bizim" sloganları atan gruplara kalkanlar ve fiziki müdahaleyle karşılık verdi.

Edinilen bilgilere göre, polis ekipleri çok sayıda göstericiyi darp ederek ve ters kelepçe uygulayarak gözaltı araçlarına bindirdi.

Milletvekilleri ablukaya alındı, avukatlar gözaltında

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi tarafından yapılan güncel açıklamaya göre, Libya Caddesi üzerinden parka doğru yürüyüşe geçen 22 Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi öğrenci kötü muameleyle gözaltına alındı.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, EMEP Milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca ile SODAP Sözcüsü ve DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, park yakınlarında uzun süre polis çemberinde tutularak abluka altına alındı.

Halkevleri Genel Başkanı Sevinç Hocaoğulları, MYK üyeleri Nebiye Merttürk ve Özgür Ersoy müdahale esnasında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.

Eylemcilerin haklarını savunmak üzere alanda bulunan avukatlar Döndü Kurşunoğlu, Ece Ünsal ve Şevval Sarı da polis tarafından gözaltına alındı.

Gazetecilere "kalkanlı" engelleme girişimi

Güvenlik güçleri, Kurtuluş Parkı ve çevresindeki sert müdahale anlarının kamuoyuna yansımasını engellemek için basına yönelik de kısıtlamalar uyguladı. Gazetecilerin görüntü almasını engellemek amacıyla eylemcilerin etrafı polis kalkanlarıyla kapatılırken, bölgede görev yapan basın mensupları zor kullanılarak alandan uzaklaştırıldı.

Rutte "protesto edilebilmeli" demişti

Kurtuluş Parkı'ndaki bu sert müdahale, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara'daki temasları sırasında düzenlediği basın toplantısındaki açıklamalarıyla tezat oluşturdu. Rutte, zirve öncesinde "Demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır. İnsanlar eğer isterlerse gösteri ve protesto düzenleyebilmeliler" ifadelerini kullanmıştı.

Başkent genelinde zirve süresince protestolara yönelik tedbirlerin en üst seviyede tutulacağı öğrenilirken, gözaltına alınan onlarca kişinin Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.