logo
24 HAZİRAN 2026

‘İman için sabır, vücut için baş gibidir’

Günümüzde kulluk şuurundan uzaklaşan insanımızın yaşama tutunması gittikçe zorlaşıyor. Cenab-ı Hak buyuruyor: “Ey iman edenler! Sabır sebat gösterin

22.05.2026 00:32:00
Haber Merkezi
‘İman için sabır, vücut için baş gibidir’
‘İman için sabır, vücut için baş gibidir’
'Günümüzde kulluk şuurundan uzaklaşan insanımızın yaşama tutunması gittikçe zorlaşıyor. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Ey iman edenler! Sabır sebat gösterin." 

Hz. Peygamber'in hadisinde buyurduğu şekli ile aslında sabrı azaldıkça imandan uzaklaşıyor: "İman için sabır, vücut için baş gibidir."

Tersini düşünürsek, sabır imanı kuvvetlendirir, Hakk'a yakınlaştırır. Yine Allah Resulü sabır için, "Allah sevdiği kuluna bela verir" buyurur. 

Diyelim ki, siz hastasınız, siz çiledesiniz, mesela yokluktasınız. Her şeyi yapıyorsunuz ancak Cenab-ı Hak, öyle dilemiş, sizi fakir bırakıyor.

Öğrenci olsanız, sınavda bana şu soruyu sor diye öğretmene talepte bulunabiliyor musunuz?







İşte, mademki bu âlemin sahibi Yüce Rabb'imizdir; bizi de böyle deniyor. Bazı kullarını bollukla, sıhhatle denediği gibi; bazılarını da eziyetle, meşakkatle, çileyle deniyor.

Tamamı hayrımıza olan bu iyi ve kötü hallere karşı, isyan etmeden  "Sen Rabb'imsin, istediğini yaparsın" diyebilmek sabırdır.

Allah'tan dünyayı isteme. Belânın gitmesini, ihtiyaç halinin geçmesini, zenginliğin gelmesini isteme. Sana gereken sabırlı olmaktır.

Elinde bulunana iyi bakarak yetinmek gerekir. Bulunduğun hal içinde bulunan manevi değerlerin elinden gitmemesini iste. Aksi, belki senin için iyi olmaz.

Bilemezsin, hayır hangi yandadır. Acaba sana zenginlik mi yarar, yoksa fakirlik mi? Belâ mi senin için uğur getirir, yoksa dünya rahatlığı mı? İşlerin iç yüzünü bilmek sana saklıdır. Onları yalnız Allah bilir.







Her şeyin iyisini ve kötüsünü O bilir. Allah kulunu imanı nispetinde dener. Bu böyledir, imanı yükseldikçe denenme nispeti o derece artar. Büyür, çoğalır. Resulün imtihanı nebininkinden büyüktür. Çünkü imanı üstündür.

Nebinin başına gelen de bedelin başına gelenden ağırdır. Bedelin iptilası da velininkinden daha zordur. Çünkü iman bakımından veliden ileridir.

Velhasıl herkes imanı nispetinde denenir. Şu hadis-i şerif bu durumu çok güzel anlatır: "Biz peygamberler zümresiyiz. Belanın en çoğu bize verilmiştir. Sonra sıra ile…"

Bu hallerinde o büyük insanların kötülüğe karşı meyilleri kalmaz; nefisleri kırılır. Hak batıldan böylelikle ayrılır. Şehvet ve şahsi arzu hisleri bertaraf olur. Onlar imtihan yoluyla gelen belalara sabreder, böylelikle halkın şerrini görmezler. Her şeyden emin olarak yaşarlar. Onlar bu hallerinde nefislerini kırar…







Hikmet sahibi olan Allah'ın hakkınızda verdiği hükümlere sabredin. O zaman bilgiye engel olan perdeniz kaldırılır. Hak, size sabretmeyi emretmiştir, sabredin!

Sabır ve sebat sahibi peygamberler gibi Sen de Allah yolunda karşılaştığın sıkıntı ve zorluklara göğüs ger"   buyurarak özelde Peygamber'ine ve genelde hepinize sabretmeyi emretmiştir.
  
Bu ayet şu anlamdadır: "Ey Muhammed! Senden önceki peygamberler kendi aileleri, çocukları, malları ve insanların kendilerine eziyeti konusundaki yazgılarına nasıl sabredip tahammül gösterdi iseler sen de öyle yap ve onlar gibi metanetli ol!" 







Büyük insanlara gelince; onlara belâ yükselme sebebi olsa gerektir. Çünkü her belanın sonunda yüksek makam ve ulu dereceler vardır.

Zaman aşımıyla, belâ gibi görünen şeyler aslında bir lütuf olduğu anlaşılır. Her hareket ve adımda yükselme kaydedilir.

Çünkü büyüklerin darlığı perişanlık için olmaz; bilakis daha yüksek makamlara ermeleri için, bir imtihan sayılır. İmanın hakikatine ve güzelliğine erip ermedikleri; darlık zamanında çeşitli sebeplere başvurmamalarıyla meydana çıkar. Böylece Allah onların sağlam iman sahibi olduklarını kullara anlatmak ister.

Herhangi bir darlığı kötü görmemek, sabırlı kişinin işidir. Ve onun hemen gitmesini beklemek sabrı olmayanın kârıdır. Sabırlı iman sahibi ne belayı kötü görür, ne de hemen darlığın kalkmasını ister. O her şeyin bir vakti ve zamanı olduğuna inanır.







Sana, sana, yine sana! Allah'ı, Allah'ı, yine Allah'ı tavsiye ederim. Hakiki necat bu, kurtuluş budur.

Aman ha aman! Âdemoğullarının başına gelen her türlü bela, Rabb'inden şikayet etmesi yüzündendir. O Rahman ve Rahim'den nasıl şikayet edilebilir ki?

Merhametlilerin en merhametlisi O'dur. Hükmedenlerin en isabetlisi O! Hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır. Şefkati ve acıması çoktur. Pek lütufkârdır. Kullarına asla zulmedici değildir. Hikmet ehli, sevgi dolu, müşfik, mülayim ve candan bir doktor misali…

Merhametli bir anne suçlanabilir mi? Zira Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: "Allah kullarına karşı bir annenin evladına duyduğundan daha çok merhamet duyar."  (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.