logo
22 TEMMUZ 2026

IMF verileri: Küresel borç dağı büyüyor; ABD zirvede, Türkiye güvenli bölgede

IMF verileriyle hazırlanan 2026 küresel kamu borçları raporuna göre, ABD 40,7 trilyon dolarlık borcuyla ilk sırada yer aldı. Türkiye, 418 milyar dolarlık toplam kamu borcuyla dünya genelinde 27. sırada yer alıyor.
 

22.07.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
IMF verileri: Küresel borç dağı büyüyor; ABD zirvede, Türkiye güvenli bölgede
IMF verileri: Küresel borç dağı büyüyor; ABD zirvede, Türkiye güvenli bölgede
Dünya genelinde kamu borçları rekor seviyelere ulaşırken, küresel finansal sistem devasa bir borç yüküyle karşı karşıya. Paylaşılan veriler doğrultusunda, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tek başına 40.7 trilyon doları aşan kamu borcuyla dünyanın açık ara en borçlu ülkesi konumunda bulunuyor. ABD'yi 22.2 trilyon dolar ile Çin ve 8.9 trilyon dolar ile Japonya takip ediyor.

Borcun ekonomik büyüklüğe (GSYİH) oranında ise Japonya yüzde 204.4 ile ilk sırada yer alarak üretim gücüne kıyasla en yüksek borç yükünü taşıyan ülke olmaya devam ediyor.

Türkiye kendi kulvarında olumlu ayrışıyor

Türkiye, dünya genelindeki devasa borçlanma eğilimine kıyasla kamu maliyesinde kısmen korunaklı duruş gösteriyor.

Türkiye, 418 milyar dolarlık toplam kamu borcuyla dünya genelinde 27. sırada yer alıyor. ABD, Çin, Japonya ve birçok Avrupa devinin trilyon dolarlarla ifade edilen borç stoku göz önüne alındığında Türkiye'nin nominal borç yükü makul bir seviyede kalıyor.

Ekonomik büyüklüğe oranla bakıldığında Türkiye, en borçlu ilk 30 ülke listesine girmeyerek güvenli bölgede yer alıyor. Oransal listede ABD (yüzde 125.8), Fransa (yüzde 118.4), Kanada (yüzde 110.7) ve İngiltere (yüzde 103.6) gibi devler milli gelirlerinden daha fazla borç yüküne sahipken; Türkiye çok daha düşük bir borç/GSYİH oranıyla küresel faiz ve finansal şoklara karşı daha sağlam bir duruş sergiliyor.

Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı

Karadeniz’de Novorossiysk açıklarında seyir halindeki Türk bayraklı “Mv Reyhan Sarı” kuru yük gemisi insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğradı. Saldırıda 1 Türk mürettebat hayatını kaybederken, 2 personel yaralandı. Gemi hasara rağmen Samsun açıklarına ulaşmayı başardı

22.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı
Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı
İstanbul liman kütüğüne kayıtlı, IMO numarası 9543342 olan "Mv Reyhan Sarı" gemisi, Rusya'nın Taman Limanı'ndan aldığı kömür yükünü Trabzon'a ulaştırmak üzere yola çıkmıştı. 22 Temmuz 2026 gecesi Karadeniz'de seyir halindeyken dron saldırısına maruz kaldı.

Şirket yetkilileri olayla ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Gemimiz Karadeniz'de seyrini sürdürdüğü sırada insansız hava aracı saldırısı neticesinde hasar almıştır. Hasara rağmen kendi imkanlarıyla seyrine devam ederek Samsun açıklarına güvenli şekilde ulaşmıştır. Saldırı sonucunda geminin haberleşme sistemleri zarar görmüştür. İlgili kamu kurumlarıyla koordinasyon neticesinde yaralı iki mürettebatımız helikopterlerle tahliye edilerek Samsun'daki hastanelere sevk edilmiştir. Mürettebatımızın güvenliği ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması önceliğimizdir."

Yaralılar Samsun'a tahliye edildi

Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı'na ait helikopter, yaralıları gemiden alarak Samsun Çarşamba Havalimanı'na getirdi.

Ufuk Cihan Yılmaz, 112 hava ambulansıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Her iki bacağında açık yara tespit edildi.

Enes Torun (21) ise Samsun Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Basit kesileri olduğu öğrenildi. Yaralıların tedavi süreçleri yakından takip ediliyor.

Yaralı genç saldırı anlarını anlattı

Saldırıda yaralanan 21 yaşındaki Çorumlu Enes Torun, dehşet anlarını şöyle anlattı:

"Gece 01.30 sıralarında vardiyamdan kalkmıştım. Dron ile kamaramı vurdular. Beni enkaz altından çıkardılar. Revirdeyken ikinci patlama oldu. Güverteyi tamamen patlattılar. Orada ölü ve yaralılar oldu. Benim dışımda iki yaralı, bir ölü var."

Olayın seyri

Gemi makine dairesi ve güverte bölgesinde hasar aldı. Haberleşme sistemlerindeki arıza nedeniyle ilk saatlerde gemiyle kesintisiz iletişim kurulamadı. Mürettebatın durumuyla ilgili doğrulama çalışmaları halen devam ediyor. Şirket, ulusal ve uluslararası makamlar, sigortacılar ile tam koordinasyon halinde çalıştıklarını belirtti.

Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi

Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi

22.07.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
 Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi
 Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi
Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan gazeteciler, ev baskınıyla gözaltı uygulamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Gazetecilik suç değildir. Alican Uludağ bir an önce serbest bırakılmalı" çağrısında bulundu.

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle dün gözaltına alındı. Evinden gözaltına alınan Uludağ'a, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamaları yöneltildi. Geceyi Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde geçiren Uludağ'ın gün içinde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Özgür Özel’in kuracağı parti ile birlikte TBMM grup sayısı 7’ye yükselecek: Yasama süreçleri uzayacak

TBMM tarihinin en yüksek grup sayılarından birine ulaşıldı. Özgür Özel’in kuracağı parti ile birlikte TBMM’deki grup sayısı 7’ye yükselecek. Grup sayısının artması TBMM’deki yasa yapım süreçlerini etkileyecek

22.07.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel’in kuracağı parti ile birlikte TBMM grup sayısı 7’ye yükselecek: Yasama süreçleri uzayacak
Özgür Özel’in kuracağı parti ile birlikte TBMM grup sayısı 7’ye yükselecek: Yasama süreçleri uzayacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönemi, Cumhuriyet tarihinin en çok siyasi parti grubuna ev sahipliği yaptığı dönemi yaşarken, siyasette dengeleri değiştirecek yeni bir gelişmenin eşiğinde.

CHP içerisindeki sürecin ardından Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin yeni bir siyasi parti oluşumuna gitmesi durumunda, Meclis'teki parti grubu sayısı 7'ye yükselerek TBMM tarihindeki en yüksek grubun kurulduğu dönemlerden biri olacak.

Grup sayısı 6'dan 7'ye çıkacak
İçtüzük gereğince Meclis'te bir siyasi partinin grup kurabilmesi için en az 20 milletvekiline sahip olması gerekiyor. Özel liderliğindeki hareketin 20 vekil eşiğini rahatlıkla aşarak resmen grup kurması halinde, TBMM çatısı altında aynı anda faaliyet gösteren grup sayısı 6'dan 7'ye çıkacak.
Halihazırda Meclis'te AK Parti, CHP, DEM Parti, MHP, İYİ Parti ve Yeniyol Grubu (Saadet ve Gelecek Partisi iş birliğiyle) bulunuyor. Yeni partinin katılımıyla birlikte 7'nci grup tescillenmiş olacak.

1990'lı yıllardaki en parçalı koalisyon dönemlerinde dahi Meclis'teki grup sayısı genelde 5 ile sınırlı kalırken, 28. Dönem'deki bu tablo TBMM tarihinin "en çok gruplu yasama dönemi" unvanını almasını sağladı.
Parti grubu sayısının 7'ye ulaşması, Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşma sürelerinden komisyon üyeliklerine, Danışma Kurulu kararlarından Meclis gündem belirleme süreçlerine kadar yasama faaliyetlerinin tüm dengelerini baştan şekillendirecek. Bu gelişme ile birlikte Meclis'te yasama süreçlerinin daha da uzaması bekleniyor.

Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan TEMA gönüllüleri dahil çok sayıda kişi tahliye edildi

Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan TEMA gönüllüleri dahil çok sayıda kişi tahliye edildi

22.07.2026 14:35:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan TEMA gönüllüleri dahil çok sayıda kişi tahliye edildi
Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan TEMA gönüllüleri dahil çok sayıda kişi tahliye edildi
TEMA Vakfı, 22 Temmuz'da tutuklanan tüm TEMA Vakfı gönüllülerinin tahliye edildiğini duyurdu. Vakfa göre bazı kişiler için ev hapsi şeklinde adli kontrol şartı uygulanacak.

Vakıf daha önce 14 gönüllüsünün tutuklandığını, 16 kişinin de konutu terk etmeme ve adli kontrol şartıyla tahliye edildiğini açıklamıştı.

Tahliye edilenler arasında Doç. Dr. Emel Memiş, Umut-Sen Sözcüsü Burcu Arıkan ve KAOS GL Yayın Yönetmeni Yıldız Tar da var.

Ne olmuştu?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, TKP/ML örgütü ile "bağlantılı olduklarına dair istihbari bulgular elde edilen" şüpheliler hakkında tutuklama talebinde bulunuldu.

Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği 25 Haziran'da 103 kişi hakkında tutuklama kararı verdi.

Başsavcılık tarafından 25 Haziran'da yapılan yazılı açıklamaya göre, gözaltına alınan 225 şüpheliden 135'inin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen 129 kişiden 103'ü tutuklandı, 26'sı hakkında adli kontrol kararı verildi. Altı kişi serbest bırakıldı.

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
 

22.07.2026 13:27:00
AA
 
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve hacı adaylarının katılımıyla Başkanlık Konferans Salonu'nda 2027 yılı hac kuraları çekildi.

Bilgisayar ortamında ve noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimine, bu yıl ilk kez ön kayıt yaptıran 252 bin 708, önceki yıllardan kaydı bulunup bu yıl kayıt yenileme işlemini gerçekleştiren 1 milyon 625 bin 338 olmak üzere toplam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayı dahil oldu.

Kurayı salondan takip eden ve isimlerinin çıktığını gören hacı adayları ve yakınları, duygusal anlar yaşadı.

Kura sonuçları, saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenilebilecek.

Kurada kesin kayıt hakkı elde eden vatandaşlar, kayıt işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30'dan 18 Ağustos'a kadar e-Devlet'ten gerçekleştirebilecek.

"Hac, müstesna bir ibadet"
Hac kurası öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kura sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diledi.

İslam'ın temel şartlarından biri olan hac ibadetinin, zaman ve mekan sınırı olan bir ibadet olduğuna işaret eden Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir, ahdini yenilemesidir. Dünyanın geçici heveslerinden sıyrılarak bütün benliğiyle Allah'a yönelmesini ifade eder. İhrama bürünerek tüm dünyevi makam ve mevkileri geride bırakması, süfli arzulardan arınmasıdır. Arafat'ta mahşeri hatırlaması, tavaf ile hayatının merkezine yeniden Allah'ın rızasını yerleştirmesidir. Hac, aynı zamanda bir tevhit ve vahdet mektebidir. İslam kardeşliğinin ve ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman, aynı inanç ve heyecanla Kabe-i Muazzama etrafında buluşmakta ve yüce Allah'ın huzurunda omuz omuza huşuyla kıyama durmaktadır."

Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yıl büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleşen bu büyük buluşmada, millete rehberlik etmenin onurunu yaşadıklarını belirterek, bu konuda Başkanlığın yarım asırlık büyük bir tecrübeye ve güçlü bir organizasyon kabiliyetine sahip olduğunu dile getirdi.

"Hac yolculuğu çalışmalarımızı müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak sürdürüyoruz"
Rahman'ın misafiri olan her bir hacı adayını uhdelerinde bir emanet olarak gördüklerini, onlara hizmeti en büyük şeref kabul ettiklerini söyleyen Arpaguş, şöyle devam etti:

"Bizler, hac yolculuğuyla ilgili tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz, müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak. Ülkemizdeki hazırlık sürecinden kutsal topraklara intikale, oradaki iaşe temininden konaklama imkanlarına, irşat faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar her alanda büyük bir özveri ve titizlikle çalışıyoruz. Hacılarımızın bu büyük ibadeti en güzel şekilde eda edebilmeleri için bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz."

Arpaguş, hac hizmetlerinde temel gayelerinin, vatandaşların bu mukaddes yolculuğunu güven ve huzur içerisinde, her anından azami istifade ederek, şuurlu ve verimli bir şekilde tamamlamalarını sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Hac yolculuğu, önce gönüllerde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecanımızdır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetli duygulardır. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir." dedi.

Gönüllerinin hac için başvuran her vatandaşı kutsal beldelere uğurlayabilmeyi istediğini ancak hac ibadetinin zaman ve mekan bakımından belirli sınırlara sahip bir ibadet olduğunu belirten Arpaguş, ibadetin gerçekleştirildiği mekanların kapasitesi sebebiyle bütün ülkeler için nüfuslarıyla orantılı bir kota uygulandığını ve bu kapsamda Türkiye'ye 84 bin 942 kişilik kontenjan hakkı verildiğini söyledi.

Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi

Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi

22.07.2026 11:02:00
İHA
 
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi.

Sincan'ın Temelli ilçesinde bir eğitim helikopterinin düştüğü öğrenildi.

Kazada ilk belirlemelere göre can kaybı olmazken iki kişi yaralandı. 

Bölgeye çok sayıda sağlık ekipleri sevk edildi.

Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

KKKA hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi ediliyor

 

22.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi'nde tedavi ediliyor.

Vücutlarına yapışan kene nedeniyle farklı zamanlarda rahatsızlanan 10 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu.

KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. 

Baraj doluluk oranları alarm veriyor

Yaz sıcaklarının poyraz fırtınası ve sağanak yağış dalgasıyla bölünmeye hazırlandığı İstanbul'da, su rezervleri kritik seviyelere geriledi. İSKİ'nin resmi verilerine göre, kente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 57,32 seviyesine düşerken, özellikle Avrupa Yakası'nın can damarı olan Terkos ve Büyükçekmece barajlarında psikolojik sınırlar aşıldı

22.07.2026 10:30:00 / Güncelleme: 22.07.2026 12:12:01
Eyüp Kabil
 
Baraj doluluk oranları alarm veriyor
Baraj doluluk oranları alarm veriyor
Kavurucu sıcakların etkisi altında geçen yaz aylarının ardından mega kent İstanbul'un su kaynaklarındaki erime hız kazandı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kent genelindeki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 57,32 seviyesine kadar gerileyerek alarm sinyalleri vermeye başladı.

Terkos ve Büyükçekmece'de kritik eşik aşıldı

Avrupa Yakası'nın en yoğun nüfuslu bölgelerini besleyen iki büyük su havzasında düşüş grafiği çok daha keskin hissediliyor. Güncel verilere göre, Terkos Barajı'nda doluluk oranı yüzde 50 psikolojik sınırının altına inerek yüzde 47,75 seviyelerine çekildi. Terkos ve Büyükçekmece barajlarındaki bu düşüş yaz ortası için kritik bir evre olarak yorumlanıyor.

Büyükçekmece Barajı'nda ise milyonlarca abonenin doğrudan bağımlı olduğu havzada su miktarı yüzde 41,18 seviyesine kadar geriledi.

Uzmanlar, bu iki havzadaki tablonun buharlaşma oranlarının artmasıyla birleştiğinde su yönetimini zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor.

Meteoroloji'den "kuvvetli sağanak ve poyraz" uyarısı

Barajlardaki alarm durumunun gölgesinde gözler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği tarafından yapılan sağanak yağış ve fırtına uyarılarına çevrilmiş durumda. Paylaşılan hava raporlarına göre, kent genelinde sıcaklıklar ani bir şekilde mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altına düşecek.

Avrupa Yakası'nın batı ilçeleri (Çatalca, Silivri, Arnavutköy ve Büyükçekmece) başta olmak üzere il genelinde yerel kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile saatte 50-60 kilometre hıza ulaşabilecek sert poyraz rüzgarları bekleniyor. Hafta sonuna kadar sürmesi öngörülen bu yağış dalgasının, ani sel ve su baskınlarına yol açabileceği uyarısı yapılırken, yağışların baraj havzalarına düşmesi halinde kuruyan toprağın suyu emerek doluluk oranlarına hemen yansımayabileceği belirtiliyor.

Tasarruf çağrıları yeniden gündemde

İSKİ yetkilileri, beklenen yağışların kalıcı bir rahatlama getirmeme ihtimaline karşı İstanbulluları su tüketimi konusunda daha temkinli olmaya davet ediyor. Özellikle yaz aylarında park, bahçe sulamaları ve araç yıkama gibi yüksek su tüketen faaliyetlerde optimum tasarruf formüllerinin uygulanması gerektiği vurgulanıyor.

Adalet Bakanlığından "Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı" iddialarına ilişkin açıklama

Adalet Bakanlığı, Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "Adli Tıp Kurumu tarafından kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı ve gerekli biyolojik incelemelerin yapılmadığı" yönündeki iddiaların doğru olmadığını bildirdi

22.07.2026 06:00:00
AA
 
Adalet Bakanlığından "Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı" iddialarına ilişkin açıklama
Adalet Bakanlığından "Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı" iddialarına ilişkin açıklama

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı basın ve yayın organlarında, Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "Adli Tıp Kurumu tarafından kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı ve gerekli biyolojik incelemelerin yapılmadığı" yönünde gerçeği yansıtmayan iddialara yer verildiği belirtildi.

Rojin Kabaiş'in üzerinden çıkarıldığı bildirilen kıyafetler üzerinde biyolojik incelemeler ve DNA analizlerinin yapıldığı vurgulanan açıklamada, söz konusu kıyafetlerin ilk olarak Van Jandarma Kriminal Laboratuvarına gönderildiği ve yapılan biyolojik incelemelere ilişkin rapor düzenlendiği bildirildi.

Kıyafetlerin daha sonra, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesine gönderildiği, gerçekleştirilen incelemeler sonucunda ayrıntılı rapor hazırlandığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince iç çamaşırı, eşofman üstü ve eşofman altının farklı bölgelerinden çok sayıda leke ve sürüntü örneği alınmıştır. Bu örnekler üzerinde görsel leke incelemesi, kan ve insan kanı araştırması, menstrüasyon kaynaklı kan incelemesi, otozomal STR DNA analizi ile Y-STR DNA analizleri gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla 'Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı' iddiası açıkça gerçeğe aykırıdır.

Kıyafetler hem Van Jandarma Kriminal Laboratuvarında hem de Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinde incelenmiş, kıyafetlerin farklı bölgelerinden çok sayıda biyolojik örnek alınarak gerekli DNA analizleri yapılmıştır. Kamuoyunun, devam eden soruşturmaya ilişkin doğruluğu teyit edilmemiş, yanıltıcı ve dezenformasyon niteliğindeki içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur."

Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tanık olarak dinlenen G.İ'nin savcılık ifadesine ulaşıldı

21.07.2026 18:20:00 / Güncelleme: 21.07.2026 20:50:32
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Doku'nun sınıf arkadaşı G.İ, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde, Gülistan Doku ile 2018 yılında Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nde öğrenim görmeye başladıklarını anlattı.

Doku ile Atatürk Mahallesi'nde bulunan farklı binalardaki yurtlarda kaldığını belirten G.İ, "Gülistan Doku adaletli, merhametli, neşeli çok iyi bir kızdı. Siyasetle ilgisi yoktu. Okuluna gelip giderdi. Son dönemlerde KPSS'ye hazırlanıyordu. Bunun için kitaplar almıştı. Hedefleri ve hayalleri vardı. Asla intihar edecek bir kız değildi. Okul dışındaki zamanlarda kafelerde, restoranlarda garson olarak çalışırdı." beyanında bulundu.

G.İ, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un kıskançlık nedeniyle genç kızı kısıtladığını iddia ederek, şunları kaydetti:

"Mesela Gülistan'la biz stajdan çıktıktan sonra bir yere gitmek istediğimizde Zeinal'a sorardı. Ancak Zeinal gitmesine izin vermezdi. Hiçbir yere gitmesine izin vermiyordu. Tartışmaları da genellikle bu sebeple oluyordu. Çok ayrılıp barışıyorlardı ancak Gülistan Doku kaybolmadan bir gün önce yani 4 Ocak 2020 günü Zeinal'ın evine neden gitti ben de anlam veremedim. Çünkü o tarihe kadar ilk defa çok uzun süredir ayrılardı. Hatırladığım kadarıyla Aralık 2019 ortalarından itibaren hiç irtibatları olmadı. Ancak Zeinal ile Gülistan'ın kaybından sonra görüştüğümde bana 'ne yaptıysa o kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu, annemle babam da kavga etti' demişti. O dönem Gülistan'ın derdine düştüğümüz için Zeinal'a kendisine ne yaptığını, neden her şeyin onun yüzünden olduğunu sormak aklıma gelmedi. Sonrasında da herkes Zeinal'dan şüphelendiği için onunla bir daha diyaloğa girmedim."

Doku'yu hastaneye götürmüş

Şüpheli Mustafa Türkay Sonal ve Umut Altaş'ı tanımadığını savunan G.İ, şunları söyledi:

"Gülistan kaybolmadan önceki haftalarda çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz görünüyordu. Çok zayıflamıştı. Hatta tarihini hatırlamıyorum ancak 2019 aralık ayında bir gün Gülistan çok hastaydı, ayakta duramıyordu ve çok mide bulantısı vardı. Bana kendisini hastaneye götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben kendisini hastaneye götürdüm. Hastaneye giderken de 'kusacağım' diyordu, kendini zor tutuyordu. Karın ağrısı da vardı. Ancak doktorun odasına beni almadılar, kendisi girdi. Gülistan yatış istedi ancak doktor bunu kabul etmemiş. Neyi olduğunu sorduğumda bana hiçbir şey söylemedi. Başı dönüyordu, midesi bulanıyordu, karnı ağrıyordu ve çok solgun görünüyordu. Ben Gülistan'a neyin var diye sorduğumda cevap vermedi. O günden birkaç gün sonra Gülistan tekrar hastaneye gittiyse bundan benim haberim yoktur. Ondan sonraki günler hatırladığım kadarıyla biraz daha iyi görünüyordu. Ancak bitkinlik, solgunluk hali devam ediyordu ve yemekhanede yemek yediğimiz zamanlar 'yediğim şeyler kokuyor gibi midemi bulandırıyor' diyordu. İştahsızdı. Çok az yiyip bırakıyordu."

Gebelik testi yaptırdığından haberi olmamış

Gülistan Doku'nun gebelik testi yaptırdığından haberi olmadığını öne süren G.İ, "Hamile olup olmadığından da şüphelenmedim. Ancak 2019'un kış ayında mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve baş dönmesi yaşayıp onu hastaneye götürdüğümde Zeinal ile uzun süredir ayrı olduklarını bildiğim için hamile olacağına dair ihtimal vermedim." bilgilerini verdi.

Doku soruşturması kapsamında bugün Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel ile Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi, 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu gözaltına alınmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı

Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.