logo
24 AĞUSTOS 2026

İnşaat maliyetlerindeki şok artış müteahhitleri de sarsıyor

 
İnşaat maliyet endeksinin Nisan ayında yıllık yüzde 52.99, aylık yüzde 1.03 artması ve döviz kurundaki yükselme eğilimi müteahhitleri endişelendiriyor. MİMDER Başkanı Hamza Can, "Maliyetlerin, vergilerin, harçların ve yapı denetim ücretlerinin artması vatandaşların konuta ulaşımını zorlaştıracaktır” dedi

28.06.2023 14:02:00
Haber Merkezi
 
İnşaat maliyetlerindeki şok artış müteahhitleri de sarsıyor
İnşaat maliyetlerindeki şok artış müteahhitleri de sarsıyor

YENİMESAJ.COM.TR/ANKARA

Ankara Ticaret Odası Üyesi ve Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Hamza Can, konut fiyatlarının yükselişindeki asıl sebebin maliyetlerdeki artış ve yeni harcama kalemleri olduğunu söyledi. Hamza Can, "İnşaat maliyet endeksi, 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1.03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52.99 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1.37, işçilik endeksi yüzde 0.18 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 39.80, işçilik endeksi de yüzde 102.72 arttı. Bu artışlara ilave olarak döviz kurlarındaki yükseliş maliyetlerin önümüzdeki günlerde daha da artacağını göstermektedir. Maliyetlerin, vergilerin, harçların ve yapı denetim ücretlerinin artması vatandaşların konuta ulaşımını zorlaştıracaktır" dedi.

Müteahhit sayısı azalıyor

İnşaat ve gayrimenkul sektörünün katma değer yaratan çok fonksiyonlu, çok özellikli ve çok vergili bir sektör olduğunu aktaran MİMDER Başkanı Hamza Can, "Düşünün tüm riskleri müteahhitler üstleniyor, yapı denetim firmaları hiç yorulmadan bir müteahhitten daha fazla kazanıyor. Üstelik hiçbir risk üstlenmeden!!! Bizler yapı denetim firmaları kazanmasın demiyoruz fakat yüksek yapı denetim ücretleri yapılan işin karşılığından fazladır. Konut fiyatlarının yüksekliğinden şikâyetçi olanlar hedef tahtasına 'yap-sat' müteahhitlerini koymaktadırlar fakat asıl sorun inşaat maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Düne kadar on binlerce yapı müteahhidinden bahsediliyordu, şimdi bu sayı ilçe bazında yüzlere indi. Mamak ilçesini baz alarak söylersek müteahhit sayısı yüzde 5'lere düştü. Sektör çok kârlı olsaydı bu insanlar yatırım yapmaktan vazgeçerler miydi?" diye sordu.

Mevzuat dağınık!

Mevzuatının dağınıklığı ve karmaşıklığının da inşaat sektörünü negatif etkilediğini, yap-sat müteahhitlerinin kendilerini ifade edemez noktada olduklarını kaydeden Hamza Can, "Vergi yükünün ağırlığı, piyasa koşulları, kurumsal yapının oluşturulamaması, muhasebe sistemi ve belge disiplini eksikliği, sektörel denetimin yeterli veya sağlıklı işlememesi ciddi sorunlar olarak karşımızda duruyor" ifadelerini kullandı. Birçok kalem verginin yanı sıra noter harcından, belediyelere ödenen harçlara varıncaya kadar sayısız kalemde ödeme yapmak zorunda kalan müteahhitleri önümüzde bekleyen en büyük sorunun döviz kurundaki artış olduğunu kaydeden Hamza Can, "İnşaat sektöründeki maliyet artışları kontrol edilmelidir. Piyasa denetim altında tutulmalıdır. Aksi takdirde vatandaşımız bu maliyetlerle konut alamaz. İnşaat sektörü de büyük bir durgunlukla karşı karşıya kalır. Akabinde bu durgunluk sektörle ilgili birçok alanı da olumsuz etkiler" diyerek açıklamasını tamamladı.

Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul, Adana merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınmıştı

23.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı
Adana'daki evlerine düzenlenen operasyon ile geçtiğimiz hafta gözaltına alınan Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik başlatılan soruşturma kapsamında ilk etapta 32 kişi gözaltına alınmıştı. Takip eden 3 günde yapılan ek gözaltılarla birlikte adliyeye sevk edilen 56 kişiden 3'ü serbest bırakılırken, 51 şüpheli hakkındaki işlemler devam ediyor.

Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eşzamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınanlara, "suç örgütü kurma ve yönetme," "örgüt üyeliği," "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama," "nitelikli dolandırıcılık," "resmi belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yöneltiliyor.

'Furkan Hareketi'ne operasyon
Geçen hafta vakfın kurucusu ve başkanı Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilerek arama yapıldı. Arama işlemlerinin ardından Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul ile birlikte çok sayıda vakıf üyesi gözaltına alındı.

Gözaltı kararlarına Furkan Hareketi ve Kuytul'un sosyal medya hesapları üzerinden tepki gösterildi. Kuytul adına 22 Ağustos'ta X platformundan yapılan açıklamada suçlamalar reddedilerek şu ifadelere yer verildi: "Bu hareket alnının akıyla, suç işlemeden mücadelesiyle; emniyet de bu zulmüyle Türkiye tarihine geçiyor."

Ayrıca operasyon sürecinde Kuytul'un avukatlarının da gözaltına alındığı ve ifadesinin avukatsız alındığı öne sürüldü. Kuytul'un bu uygulamayı "savunma hakkının gaspı" olarak değerlendirdiği aktarıldı.

'Furkan Hareketi' ve Kuytul'un sosyal medya hesaplarına şu anda Türkiye'den erişim sağlanamıyor.

Soruşturmanın hukuki boyutuna ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü dosya kapsamında 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını ve vakıfla bağlantılı 5 şirkete kayyum atandığını duyurdu. Bakan Gürlek, operasyonun niteliğine dair yaptığı değerlendirmede soruşturmanın "herhangi bir dini grubu, inancı veya düşünceyi" hedef almadığının altını çizdi.

Suçlamalar neler?
Adana merkezli faaliyet gösteren Furkan Vakfı, bünyesinde "Hocaefendi" olarak anılan kurucusu Alparslan Kuytul ile özdeşleşmiş bir yapı olarak biliniyor.

Grup, son yıllarda iktidara yönelik sert eleştirilerinin yanı sıra sık sık karşı karşıya kaldığı polis müdahaleleri ve adli soruşturmalarla gündeme geliyordu.

Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var

Afyonkarahisar'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi. İlk belirlemelere göre olayda çok sayıda kişi yaralandı

22.08.2026 08:48:00 / Güncelleme: 22.08.2026 08:51:00
İHA
 
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Tınaztepe Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Antalya istikametine gittiği öğrenilen yolcu otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle kavşakta devrildi.



Kazanın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kurtarma ekiplerinin bölgedeki çalışmaları devam ederken ilk belirlemelere göre kazada çok sayıda kişi yaralandı.

Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara'nın Beypazarı ilçesindeki Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında 1 işçinin öldüğü, 4'ü ağır 11 işçinin yaralandığı, 9 kişinin de etkilendiği maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

22.08.2026 02:00:00
AA
 
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimiz Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bugün saat 18.00 sıralarında, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında, ilk tespitlere göre çalışma sahasının arkasında tavan çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı olarak savrulmalar neticesinde maden kazası meydana gelmiştir. Olay mahalline jandarma, emniyet, itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerimiz sevk edilmiş, 15 ambulans ekibi görevlendirilerek yaralılar hastanelerimize nakledilmiştir. Olaydan toplam 20 vatandaşımız etkilenmiş, 1 madenci vatandaşımız hayatını kaybetmiş olup yaralı vatandaşlarımız tedavi altına alınmıştır. Olayın meydana geliş nedeni ile ilgili olarak ilgili mercilerce gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış olup çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir."

Yaralı işçilerden bir bölümünün getirildiği Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Selahattin Bıçak, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hastaneye intikal eden yaralıların bilincinin açık olduğunu söyledi.

Ankara Valisi Canbolat, yaralıları ziyaret etti

Ankara Valisi Yakup Canbolat, maden kazasında yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri Beypazarı Devlet Hastanesi'nde ziyaret etti.

Yaralıların durumuna ilişkin bilgi alan Canbolat, gazetecilere yaptığı açıklamada, kazanın saat 18.00 sıralarında bir kömür bloğunun düşmesi sonucu oluşan hava basıncından kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Kazada maalesef 1 vatandaşımızı kaybettik. O hala o galeri içerisinde. Savcımız, bilirkişiyle birlikte girip o kardeşimizin cenazesini de çıkaracaklar. Olayda toplamda 20 kişi etkilendi. Bunun bir kısmı yaralı, bir kısmı da içerideki dumandan, gazdan, kömür etkisinden ve basınçtan etkilenmeler oldu. Bunlardan 4 vatandaşımızın durumu ağır, 2'si Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi. İçerideki 2 hastamızın da Etlik Şehir Hastanesine sevkleri tamamlandı, onlar da gönderilecek.

Diğer hastalarımızın genel durumu iyi, onlara Allah'tan şifa, vefat eden vatandaşımıza rahmet, yakınlarına da sabır diliyoruz. Bu olay her boyutuyla, adli, idari olarak araştırılacak. Sebebi nedir, bir kusur var mıdır, neden dolayı oluşmuştur' Bunlara bilirkişi incelemesi, adli ve idari inceleme sonucunda karar verilecek. İnsanlarımızın şundan müsterih olmasını istiyoruz; konu her yönüyle mutlaka araştırılacak, yanlış yapılan bir şey varsa da onun gereği yapılacaktır."

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ankara ili Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji sahasında, ilk belirlemelere göre maden işletmesinde kullanılan basınçlı hava sisteminde meydana gelen patlama sonucu 1 işçinin hayatını kaybettiği, 4'ü ağır olmak üzere toplam 11 işçinin yaralandığı olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde mülhakat Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca derhal soruşturma işlemlerine başlanmış olup, soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla Beypazarı Cumhuriyet Başsavcısı koordinesinde 2 cumhuriyet savcısı ile alanında uzman bilirkişiler görevlendirilmekle, olayda kusur veya sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilerin tespiti, delillerin toplanması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturma işlemleri titizlikle yürütülmektedir." 

Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Manisa merkezli 5 ilde suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 39 şüpheliden 36'sı tutuklandı

22.08.2026 00:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 00:23:39
AA
 
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "kasten yaralama" ve "tehdit" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen 39 şüpheliden 36'sı çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 3'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Operasyon

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şubeleri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, 18 Ağustos'ta Manisa, Balıkesir, İstanbul, Mardin ve Kocaeli'de düzenlenen eş zamanlı operasyonda 2'si adli süreçteki çocuk olmak üzere 39 şüpheli gözaltına alınmış, adreslerde yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, 5 fişek, '5 kartuş, 'suçtan elde edildiği değerlendirilen 40 bin lira, dizüstü bilgisayar, tablet, 'bilgisayar kasası ve 'çok sayıda cep telefonu ele geçirilmişti.

Soruşturmada, müştekiler C.E.A, M.S. ve B.H'ye ait ancak başkaları tarafından kullanılan hesaplara yüklü miktarda para gönderildiği ve bu paraların çekildiği belirlenmişti.

Hesaplar arasında para transferi olduğu görülen 67 kişinin MASAK verileri alınarak yapılan incelemede şüpheli olarak tespit edilen 39 kişinin banka hesapları arasında yaklaşık 300 milyon lira para transferlerinin yapıldığı, paraların Coin TR, OKX, OKX GLOBAL gibi kripto varlık platformlarına aktarıldığı tespit edilmişti.
 

100’den fazla madenci gözaltına alındı

Aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve sigorta alacakları için Ankara'da eylem başlatan Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerine polis müdahale etti. Aralarında sendika temsilcilerinin de bulunduğu 100'den fazla madenci gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı ve soluğu yeniden bakanlık önünde aldı. İşçiler, "Garantör olan devlet sözünü tutana kadar buradayız" dedi

21.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
100’den fazla madenci gözaltına alındı
100’den fazla madenci gözaltına alındı
Ankara, maden işçilerinin hak arama mücadelesiyle hareketli günler geçirmeye devam ediyor. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işletmelerinde çalışan yüzlerce işçi, uzun süredir alamadıkları maaş, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve eksik yatırılan sigorta primleri için seslerini duyurmaya çalışıyor.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yürütülen eylemlerin 11. gününde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanan işçilere kolluk kuvvetleri sert müdahalede bulundu. Müdahale sırasında 100'ün üzerinde madenci ve sendika uzmanı yaka paça gözaltına alınırken, sahada görev yapan basın mensupları da darp edildi.

Geceyi nezarethanede geçiren işçiler yeniden bakanlık önünde

Eylemin 11. gününde akşam saatlerinde yaşanan büyük arbedenin ardından geceyi nezarethanede geçiren işçiler ve Bağımsız Maden-İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, sabah saatlerinde serbest bırakıldı. Yaşanan gözaltılar madencileri yıldırmaya yetmedi. İşçiler serbest kalır kalmaz, eylemlerinin 12. gününde bir kez daha Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanarak oturma eylemine ve nöbete devam etti. Madenciler, maruz kaldıkları baskılara "Hırsızlar dışarıda, madenci içeride!" sloganlarıyla tepki gösterdi.

"Şirket bir işçinin hakkını ödemek için diğerini mağdur ediyor"

Holding tarafından sosyal medyada yapılan "Ödemeler eksiksiz tamamlanıyor" yönündeki açıklamalara işçilerden ve sendikadan yalanlama geldi. Bağımsız Maden-İş yetkilileri, Doruk ve Eti Gümüş işçilerinin alacaklarının sadece çok küçük bir kısmının yatırıldığını deşifre etti. Üstelik bu ufak ödemenin yapılabilmesi için holdinge bağlı Yozgat Rasih ve İhsan Madencilik işçilerinin maaşlarının yatırılmadığı iddia edildi.

Rasih ve İhsan madeninde çalışan işçilerin bu ayla birlikte tam 4,5 aydır maaş alamadığı belirtildi. Sendika, şirketin adeta "bir işçinin hakkını gasp ederek diğerine pay ettiğini" vurguladı.

İşçilerin bu süreçte karşılanmasını istediği temel talepler arasında aylardır ödenmeyen net maaşlar, kıdem ve ihbar tazminatları, eksik yatırılan sigorta primleri ile bakanlığın verdiği garantörlük sözünün tutulması yer alıyor. 12. gününe giren eylemde, 100'den fazla işçinin gözaltına alınmasının ardından Ankara Valiliği 15 günlük bir yasak kararı ilan etse de işçiler 24 saat kesintisiz nöbet tutmaya kararlı görünüyor.

Bürokrasiye ve bakanlığa sert tepki: 'Garantör nerede?'

Serbest bırakılmasının ardından açıklamalarda bulunan sendika örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, Çalışma Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı'nın gözü önünde periyodik ve sistematik olarak işçi haklarının gasp edildiğini ifade etti.

Devlet yetkililerinin holdingleri koruduğunu savunan Aksu, "Madenci burada, garantör olan bakan nerede? Bürokrasinin, valilerin ve yargıçların holdinglerin hışmından korktuğu bir sistemle karşı karşıyayız. Kimseye zararımız yok, hakkımız verilene kadar bu kapıdan ayrılmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Ankara Valiliği'nin eylemlerin yoğun insan sirkülasyonu yarattığı gerekçesiyle aldığı yasak kararına ve kolluk kuvvetlerinin abluka nedeniyle getirdiği kumanya-battaniye engeline rağmen madenciler geri adım atmayacaklarını ilan etti. Siyasi partilerden ve demokratik kitle örgütlerinden de destek alan maden işçileri, talepleri eksiksiz karşılanana kadar Enerji Bakanlığı binası önünde 24 saat baret vurarak bekleyişini sürdürecek.

Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde denizden peş peşe çıkarılan 2'si kadın 3 cesedin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin aynı aileden kardeşler olduğu ortaya çıkarken, kayıp olan dördüncü kardeş ise yürütülen arama çalışmaları sonucunda sağ olarak ulaşıldı

21.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Kocaeli'nin Darıca ilçesi Yeni Mahallesi sahil şeridinde dün öğleden sonra yaşanan ve tüm kenti yasa boğan olayla ilgili kahreden detaylar netleşmeye başladı. Edinilen bilgilere göre, Şehit Cevher Dudayev Parkı mevkisinde denizde hareketsiz duran kişileri gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık, itfaiye ve Sahil Güvenlik ekibi sevk edildi.

Bir saat arayla 3 cansız beden çıkarıldı

Sahile ulaşan ekipler, ilk etapta denizden kıyafetleri üzerinde olan iki kadının cansız bedenini karaya çıkardı. Bu olaydan yaklaşık bir saat sonra, aynı bölgede kıyıya vuran bir erkek cesedi daha tespit edilerek sudan alındı. Üzerlerinden kimlik çıkmayan cenazeler, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedenlerinin tespiti ve kimliklendirme işlemleri için Gebze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Acı sır çözüldü: Üçü de kardeş

Emniyet kaynaklarından edinilen son bilgilere göre, adli tıp morgunda yapılan incelemelerde hayatını kaybedenlerin Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli kardeşler olduğu belirlendi. Bir süredir kendilerinden haber alınamayan kardeşlerin günlük kıyafetleriyle denizde bulunması dikkat çekti.

İlk incelemede darp veya boğuşma izi yok

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ve adli tıp uzmanlarının cenazeler üzerinde yaptığı ilk incelemelerde, kardeşlerin vücutlarında herhangi bir kesici-delici alet yarası, darp veya boğuşma izine rastlanmadı. Ölümün boğulma kaynaklı olup olmadığı ya da arkasında başka bir neden bulunup bulunmadığı adli tıp raporunun ardından netlik kazanacak.

Kayıp olan dördüncü kardeş sağ bulundu

Olayın ardından ailenin bir çocuğunun daha kayıp olduğu ve kendisinden haber alınamadığı bilgisi üzerine ekipler alarma geçti. Denizde ve sahil şeridinde gece saatlerinde hava koşulları nedeniyle ara verilen arama çalışmaları, yürütülen teknik takip ve alan taramasıyla birleştirildi.

Yapılan titiz çalışmalar neticesinde, kayıp olan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, deniz dışında tamamen farklı bir noktada sağ olarak bulundu. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Bilgenur Sakar'ın, olayın gizemini çözmek adına ifadesine başvurulacağı bildirildi.

Soruşturma çok yönlü devam ediyor

Cumhuriyet Savcılığı ve Kocaeli Emniyeti, olayın bir toplu intihar mı, kaza mı yoksa cinayet mi olduğunu aydınlatmak için çok yönlü bir soruşturma yürütüyor. Kardeşlerin bölgeye geliş güzergahları, denize giriş anları ve olay öncesinde kimlerle iletişimde oldukları sahil şeridindeki tüm MOBESE ve güvenlik kameraları incelenerek tek tek tespit ediliyor.

Emniyet birimlerinin ilerleyen saatlerde olayın detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapması bekleniyor.

Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti

Antalya Havalimanı 2. Dış Hatlar Terminali yolcu indirme bölümündeki peronda emekli polis memuru H.D., havalimanındaki bir mağazada satış danışmanı olarak çalışan Elina Ş'yi (38) beylik tabancası ile vurdu

21.08.2026 16:51:00
İHA
 
Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti
Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti
Antalya Havalimanı 2'nci Terminal otoparkında emekli polis memuru, görev yaptığı dönemden tanıdığı kadını beylik silahı ile vurarak öldürdü. Şahsın olaydan önce kadının evine de gittiği ortaya çıktı.

Olay, sabah saatlerinde Fraport TAV Antalya Havalimanı 2'nci Terminal otoparkında meydana geldi. Emekli polis memuru H.D. (51), henüz bilinmeyen bir nedenle aralarında yaşanan sorun nedeniyle, havalimanında görev yaptığı dönemden arkadaşlıkları bulunan Gürcistan uyruklu Elina Ş. ile görüşmek üzere evine gitti. Kadını evinde bulamayan şahıs, çalıştığı Antalya Havalimanı 2'nci Terminal'e geldi.

Otopark kısmında Elina Ş. ile bir araya gelen H.D., burada çıkan tartışmanın ardından beylik tabancası ile 2 çocuk annesi Elina Ş.'ye ateş etti. H.D., havalimanındaki görevli polis memurları tarafından suç aleti ile birlikte yakalandı. Başına isabet eden kurşun ile ağır yaralanan Elina Ş., olay yerine gelen ambulansla ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Bunun üzerine Olay Yeri İnceleme Ekibi, Antalya Havalimanı 2'nci Terminal önünde inceleme yaptı

Kadının cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, elektrik kesme ve tahliye baskısıyla fahiş kira ödemek zorunda kalan kiracının açtığı davada ezber bozan bir emsal karara imza attı. Yüksek mahkeme, davalarda hukuki etiketlere değil, kiracının maruz kaldığı baskıya ve uyuşmazlığın özüne bakılması gerektiğine hükmetti

21.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Türkiye genelinde ev sahipleri ve kiracılar arasında yaşanan uyuşmazlıklara ilişkin yargı kanadından milyonları ilgilendiren çok kritik bir hamle geldi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahibinin tahliye baskısı ve elektrik/su kesme tehditleri doğrultusunda fahiş kira bedelleri ödemek zorunda bırakılan kiracılar için emsal bir karara imza attı.

Ankara'da yerel mahkemenin "icra tehdidi bulunmadığı" gerekçesiyle reddettiği dosyayı inceleyen yüksek mahkeme, haksız alınan fahiş kira farklarının "sebepsiz zenginleşme" kapsamında kiracıya iade edilmesinin önünü açtı.

"Davanın adına değil, özüne bakılması lazım"

Ankara'nın Polatlı ilçesinde bir kiracının, ev sahibinin sürekli tahliye baskısı ve elektrikleri kesme tehdidi üzerine fahiş kira artışını kabul etmek zorunda kaldığını belirterek açtığı "fazla ödenen bedelin iadesi" davası hukuk dünyasında yeni bir dönem başlattı. Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davanın usul yönünden eksiklikleri nedeniyle verdiği ret kararının ardından, Adalet Bakanlığı devreye girerek dosyayı kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay'a taşıdı.

Dosyayı esastan inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemelerinin "isim ve etiket" takıntısından sıyrılması gerektiğini vurguladı. Kararda, bir davanın hukuken nasıl adlandırıldığından ziyade, davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların ve kiracının üzerinde kurulan psikolojik/ekonomik baskının (tehdidin) gerçek içeriğinin dikkate alınması gerektiği net bir dille belirtildi.

Haksız kazançlar sebepsiz zenginleşmeyle geri alınacak

Bu kararla birlikte ev sahibinin baskısıyla rayicin çok üzerinde kira ödeyen kiracılar, aradaki fahiş farkı geriye dönük olarak talep edebilecek. Mahkemeler bundan sonra "bu bir uyarlama davası mı, tespit davası mı?" gibi şekilsel tartışmalar yerine direkt mal sahibinin kiracı üzerinde kurduğu baskının boyutunu ve haksız kazancın miktarını inceleyecek.

Hukukçular, bu kararın özellikle son dönemde fahiş kira artışları için ara formüller arayan, abonelik iptali veya tahliye tehdidi savuran mülk sahiplerinin haksız kazanç sağlama girişimlerine büyük bir hukuki bariyer oluşturacağı görüşünde birleşiyor.

AKP’li eski bakanın aracıyla gitmişler

Kamuoyunda "Süleymancılar" cemaati lideri olarak bilinen Alihan Kuriş'e yönelik suç örgütü soruşturmasında yeni bir skandal patlak verdi. Günlerdir aranan firari kardeş Hilmi Tuna Kuriş, AKP'li eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e 2030 yılına kadar tahsisli olan geçiş üstünlüklü çakarlı araçla yurt dışına kaçmaya çalışırken Marmaris'te yakalandı

21.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
AKP’li eski bakanın aracıyla gitmişler
AKP’li eski bakanın aracıyla gitmişler
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" soruşturmasında, firari şüphelilerin izini süren emniyet güçleri, seyrini tamamen değiştirecek dev bir lojistik ağı deşifre etti. Soruşturma kapsamında günlerdir aranan örgütün kilit ismi ve cemaat liderinin kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile yanındaki Erhan Yılmaz, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun Mahallesi'nde gayriresmi yollarla yurt dışına firar etme hazırlığı yaparken yakalandı.

Operasyonun ardından derinleştirilen incelemelerde, şüphelilerin İstanbul'dan Muğla'ya nakledilmesini sağlayan lüks aracın arkasından büyük bir siyasi ve bürokratik skandal çıktı.

2030 yılına kadar Bakan Şahin'e tahsisli sığınak araç

Emniyet birimlerinin yaptığı Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve teknik takip incelemelerine göre, firari isimlerin kaçışında kullanılan 34 SL 313 plakalı otomobilin, AK Parti'nin eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tescilli "koruma/makam aracı" olduğu saptandı. Aracın mülkiyetinin San Sistem Lojistik firmasına ait olduğu, ancak 17 Aralık 2025 tarihinde İdris Naim Şahin adına 5 yıl süreyle (2030 yılına kadar) koruma aracı olarak tahsis edildiği ve resmi geçiş üstünlüğünün bulunduğu öğrenildi.

Araç içerisinde yapılan aramalarda 58 bin euro nakit para ele geçirildi. Ayrıca yasal mevzuata tamamen aykırı şekilde ön ve arka cam içerisine yerleştirilmiş ışıklı uyarı (çakar) sistemleri tespit edilen lüks araç, trafik ekiplerince 1 ay süreyle trafikten menedildi.

Telefonunu kapatıp çakarla ilerlemiş

İstihbarat ve Mali Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinin ortak çalışması, şüphelilerin yakalanmamak için profesyonelce hareket ettiğini gösterdi.

Aracın sürücülüğünü yapan Mehmet Özmen'in, 14 Ağustos'ta şüphelileri İstanbul'dan alarak yola çıktığı belirlendi. Aracın 16 Ağustos günü İzmir'in Selçuk ilçesindeki bir akaryakıt istasyonundan yakıt aldığı PTS kayıtlarına yansıdı.

Yakıt alımı sırasında sürücü Özmen araçtan inerken, firari kardeş Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz'ın tedbir amacıyla camları koyu renkli otomobilden hiç inmediği görüldü.

Sürücü Mehmet Özmen'in, takibi zorlaştırmak amacıyla İstanbul'dan çıkış yaptıktan sonra GSM hattını kapattığı, firarileri Muğla'ya bırakıp İstanbul'a döndüğü güne kadar telefonunu tamamen kapalı tuttuğu belirlendi.

Şirket deposundan servet çıkmıştı

Bugün Marmaris'te yakalanan Hilmi Tuna Kuriş'in ortak olduğu İstanbul Ümraniye'deki Yılmaz Kimya Genel Merkezi ile otoparkındaki araçlarda daha önce gerçekleştirilen aramalarda adeta bir servet ele geçirilmişti. Polis baskınlarında kaynağı açıklanamayan piyasa değeri yaklaşık 1.4 milyar TL olan 206 adet külçe altın (yaklaşık 200 kilogram), 358 bin dolar, 102 bin euro ve ruhsatsız silahlar bulunmuştu.

Soruşturmada son durum

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu geniş kapsamlı soruşturma, cemaatin dini faaliyetlerini değil; hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir suç yapılanması haline gelip gelmediğini inceliyor. MASAK tarafından hazırlanan 168 sayfalık dev raporda, örgüte bağlı şirketler arasında 66 milyar lirayı aşan şüpheli bir para trafiği olduğu, tek bir şirketten ise kaynağı belirsiz 8 milyar liralık olağan dışı nakit çıkışı yapıldığı belgelenmişti.

Şu ana kadar aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheli gözaltına alınmış ve bunlardan 32'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Firari kardeşin de yakalanması ve kullanılan koruma aracının eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsisli çıkmasının ardından, kaçış planını organize eden yeni isimlere yönelik soruşturmanın daha da derinleştirileceği bildirildi.

Mabel Matiz serbest bırakıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Ha Leylim" isimli şarkısına ait klibi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan şarkıcı Mabel Matiz, yurt dışı çıkış yasağı tedbiriyle serbest bırakıldı

21.08.2026 14:07:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mabel Matiz serbest bırakıldı
Mabel Matiz serbest bırakıldı
Kamuoyunda Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı Fatih Karaca hakkında, dijital platformlarda yayınlanan "Ha Leylim" isimli şarkısına ait video klibin, şarkı sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde "müstehcenlik" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek resen soruşturma başlatılmıştı.

Yurt dışı çıkış yasağı tedbiri

Soruşturma kapsamında Fatih Karaca, savcılıkta ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Karaca, işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe, 'yurt dışı çıkış yasağı' şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.