logo
17 MAYIS 2026

İnsan organizması ve devlet kurumları

Biz bir insan organizması gibiyiz. Bu organizmada bütün kurun ve kuruluşların yeri vardır

15.04.2026 10:41:00
Haber Merkezi
İnsan organizması ve devlet kurumları
İnsan organizması ve devlet kurumları
Biz bir insan organizması gibiyiz. Bu organizmada bütün kurun ve kuruluşların yeri vardır.

Nasıl göz olmadan bu organizma körse, dil olmadan bu organizma bir şey ifade edemiyorsa, kolu, eli, bacağı olmadan kuvvetini, gücünü gösteremiyorsa aynen bunun gibi herkes bir yer işgal ediyor.

Binaenaleyh biz bu bünye içerisinde birbirimize katlanmalıyız. Sen hiç sağ elin, sol ele itiraz ettiğini veya gözün, eli kabul etmediğini gördün mü? Böyle bir bünye gördün mü?

Biz böyle bir manzara vücuda getiriyoruz. Onu eleştirmek, bunu kabul etmemek, şunu reddetmek: bunlar yanlış şeylerdir. Bir bütünlük içerisinde düzeni bulup bu bünyenin selameti istikametinde hep beraber hayatımızı sürdürmeliyiz.

Tekrar edersek: biz Müslüman bir milletiz. Zaten örfümüzde, âdetimizde, geleneğimizde bütün hu anlattıklarımız fazlasıyla vardır. Her şeyin çaresi vardır. Yese (ümitsizliğe) kapılmayalım.

Yeter ki birbirimizi kucaklamasını, sevmesini, dost olmasını bilelim. Bunu yaparsak Allah da önümüzdeki bu sıkıntıları aşmada mutlaka bize yardım edecektir diyorum.

Meselelerin hayli kabarık olmasının asıl sebebi mevcut problemlerin nereden kaynaklandığını tespit edemeyişimizdir.

Siz hastalığı teşhis etmeden tedaviye başlarsanız istenilen sonucu elde etmeniz mümkün olamaz. Uzun yıllardan beri bizim yaptığımız işte budur.

O bakımdan her türlü çalışmamız, gayretimiz akamete mahkum kalıyor. Peki, o halde Türkiye'nin asıl meselesi, asıl problemi nedir?

Takdir edersiniz ki Türkiye 'de ihmal edilen, üzerinde durulmayan belki de hiç kimsenin hatırına gelmeyen bir mevzu bir asıl mesele var. O da biz, insanımızı maalesef kaybetmiş durumdayız.

Çürük tohumu hangi mümbit araziye atarsanız atın meyve vermez



Hangi sahaya bakmanız mevzuubahis olsa o sahada, onun çürümüş olduğunu görüyorsunuz. İnsanımız bir defa kendisinden kopmuş, kendisi ile barışık değil. İçin de korkunç kaoslar var. Her an bir çatışmanın, bir kavganın, bir bunalımın içerisinde.

Bizim insanımız kendi ile geçimsiz bir insan modeli haline getirildi. Dikkat ederseniz buna binaen de toplum hayatında birçok yanlışları icra ettiğini görüyorsunuz.

Kısaca şunu diyebiliriz: Elimizdeki tohum çürüktür. Hangi mümbit araziye atarsanız atın bu tohum istenileni vermiyor.

Biz bu insanı siyasete getiriyoruz, "milleti idare etsin" diyoruz. Çürük olduğu için çok şey beklediğiniz halde hiç bir şey vermiyor. Çok enteresandır, ülkenin en faziletli, en şefkatli ve de en adaletli olması gereken bu sınıfı bakıyorsunuz bütün bunların tersi.

İddialar ne derece doğru bilinmez ama bankaları hortumlayanlar bu insanlar. Çeşitli entrikalarla dolap çevirenler bu insanlar. Hülasa misalleri çoğaltabiliriz.

Bu sebepten olacak ki, rey verme durumunda bulunan vatandaş, seçtiği insanından razı değil. Yani bu derece talep ettiği, seçtiği, onu seçerken de belki de birçok riski göze aldığı insanına artık daha selam verme durumunda bile olmuyor.

Sadece bu dönem için konuşmuyorum. Epey zamandan beri bu böyledir. 'Yanıma gelmesin de ne olursa olsun'' diyor. Aynı insanı siz ticarette görüyorsunuz. Ticarette de bir başkası oluyor. Aynı insanı adalet mekanizmasında görüyorsunuz, orada da aynı bozukluk var. Bu misaller çoğalabilir.

Biz, bu dengesini kaybetmiş insanı nerede görürsek, orada bereketin olmadığını, dirlik-düzenlik, birlik-beraberlik olmadığını müşahede ediyoruz.

Onun için diyoruz ki,  Türkiye'nin asıl meselesi bizatihi insanın kendisidir. Onu evvela kendi yararına, kendi menfaatine kazanmamız lazım.

İnsan, bu varlık muhasebesini yapmaktan aciz ve de uzak olursa bugünkü neticeden farklı bir neticeye gitmeniz mümkün olamayacaktır. Kendi toplumuna, kendi milletine sahip çıkamayacaktır. Kendi karını görmeyecek, bir kaç yaldızlı sözlere ikna olup en kıymetli değerlerini verebilecek hale gelecek, hatta geldi bile.

Şu andan tezi yok insanımızı kazanmak için yoğun bir seferberlik ilan etmemiz lazımdır. Özellikle de siyasilerimizin bu insanı kazana bilmemiz için milli ve manevi değerler ölçüsünde onu yetiştirmemiz lazımdır. 

Aksi takdirde yaptığınız ve yapacağımız işler akamete mahkum kalır. Hiç birinden bir şey elde edemeyiz. Elimiz böğrümüzde feryat etmekten başka bir karımız olmaz." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eserinden)

Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...


 
15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır’ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı. 

16.05.2026 15:07:00
Haber Merkezi
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...

15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi'nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır'ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı.

Görgen, şunları söyledi: "15 Mayıs'ta hastanemize başvuran hastamız Kadir İnanır; yapılan tıbbi değerlendirme sonrası; pnömoniye (zatürre) bağlı gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım servisine alınmıştır. Tedavisi, yoğun bakım koşullarında sürdürülmekte ve entübasyon gerektirmeden uygulanan non-invaziv solunum desteği verilmektedir. Genel durumu yakından izlenen hastamızın klinik durumunda dünden bu yana kısmi iyileşme gözlenmiştir. Hastamız, bir süre daha yoğun bakım servisinde takip edilecektir."

Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşünde uçakta, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart" dedi.

16.05.2026 15:01:00
HABER MERKEZİ
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu.

Krizin ana nedeni İsrail'in kışkırtmaları

Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin şunları söyledi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz."


"Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye'de yol haritası

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."

Böyle çöp ev görülmedi!


 
İzmir'de bir evden 10 tona yakın çöp çıkarıldı.

16.05.2026 12:46:00
AA
Böyle çöp ev görülmedi!
Böyle çöp ev görülmedi!

İzmir'in göbeğindeki Konak ilçesinde çevreye kötü kokuların yayıldığı bir evdeki 10 tona yakın çöp ve atıl durumdaki eşya belediye temizlik ekiplerince boşaltıldı.







Konak Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kemal Reis Mahallesi'ndeki bir daireden çevreye kötü koku yayıldığı şikayeti üzerine çalışma başlatıldı.







Adreste inceleme yapan ekipler, dairenin çöp ve atıl durumdaki eşyalarla dolu olduğunu belirledi.







Temizlik işleri ekipleri söz konusu dairedeki 10 tona yakın çöp ve atıl durumdaki malzemeyi boşalttı.
Atıkların çıkarılmasının ardından ev ve çevresinde temizlik yapıldı.

Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik" dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade etti

16.05.2026 12:23:00 / Güncelleme: 16.05.2026 12:28:48
İHA
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde sektörel ihtiyaçlar, dijitalleşme hedefleri ve operasyonel verimlilik doğrultusunda kapsamlı değişikliklere gidildiğini bildirdi. Değişiklikler 16 Mayıs tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Uraloğlu, yapılan düzenlemelerle birlikte karayolu taşımacılığında hem hizmet kalitesinin artırılacağını hem de sektörde uygulama birliğinin güçlendirileceğini belirterek "Karayolu taşımacılığında vatandaşlarımızın haklarını daha güçlü şekilde koruyan, sektörümüzün ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren ve dijitalleşmeyi merkeze alan yeni bir dönemi başlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

Terminallerde yeni düzenleme

Uraloğlu, taşımacıların terminallerde yaşanan yoğunluklardan etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla yeni bir düzenleme yapıldığını belirterek, "Terminallerde yer bulunamaması halinde yerel makamlarca tahsis edilen veya gösterilen alanların kullanılabilmesine yönelik yasal altyapıyı oluşturduk" dedi.
Mevsimlik tarım işçilerinin taşınmasına yönelik de düzenleme yapıldığını kaydeden Uraloğlu, D3 yetki belgesi sahiplerinin yalnızca kendi tarım alanlarında çalışacak mevsimlik tarım işçilerini taşıyabilmesine imkan sağlandığını söyledi.

Dijital tebligat zorunlu hale gelecek

Karayolu taşımacılığında dijital dönüşümü hızlandıracak adımlar attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, tüm yetki belgesi sahipleri için Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ni zorunlu hale getirdiklerini ifade etti. Uraloğlu, "UETS zorunluluğunu 1 Ocak 2027 itibarıyla devreye alacağız" dedi.

"Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için geçmiş geçerlilik süreleri hesaplamaya dahil edilecek"

Uluslararası lojistik işletmeciliğinde aranan tecrübe şartına ilişkin de açıklamada bulunan Uraloğlu, "Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için aranan 3 yıllık tecrübe şartında dayanak olan yetki belgelerinin geçmiş geçerlilik süreleri de hesaplamaya dahil edilecek" açıklamasında bulundu.

Uraloğlu ayrıca, yetki belgesi devir işlemlerinde ise mesleki yeterlilik şartının sağlanma süresinin 45 günden 60 güne çıkarıldığını ifade etti.

Kurye taşımacılığına yeni yükümlülükler

Kurye taşımacılığı alanındaki yeni yükümlülükler hakkında açıklamada bulunan Uraloğlu, kargo taşımacılığı yetki belgesine sahip taşımacıların kurye gönderisi taşımaları halinde kurye yükümlülüklerine uygun faaliyet göstermelerinin zorunlu hale geldiğini bildirdi.

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet Belgeleri'nin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanındı

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade eden Uraloğlu ayrıca, 2013 model ve öncesi otomobillerin B2 ve D2 belgelerine ilavesine ilişkin süre uzatımı sağlandığını kaydetti.

Açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak

Yolcu haklarına ilişkin düzenlemelere de değinen Bakan Uraloğlu, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik. Ayrıca sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak" açıklamasında bulundu.

Otobüs firmalarının ücret tarifelerini Bakanlığa önceden bildirebilmesine imkan sağlandığını ifade eden Uraloğlu, firmaların azami 1 ay sonrasına kadar geçerli olacak tarifeleri sisteme tanımlayabileceklerini ve gerekli durumlarda 10 gün içerisinde düzeltme başvurusu yapabileceklerini söyledi.

Şoför yaş sınırları genel mevzuata uyumlu hale getirilecek

Sürücüler için uygulanan yaş sınırlarının genel mevzuat hükümlerine bırakıldığını belirten Uraloğlu, muayenesi bulunmayan taşıtların ise yetki belgesine kayıtlı olsa dahi trafik güvenliği gerekçesiyle yurtdışına çıkışına izin verilmeyeceğini kaydetti.

Turizm amaçlı yolcu taşımacılığında otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler

Ev eşyası taşımacılığı faaliyetlerinde yalnızca kamyonetle taşımacılık yapmak isteyenler için azami 1 kamyonet sınırı getirildiğini belirten Uraloğlu, turizm amaçlı yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirterek, Yerli Malı Belgesi'ne sahip otomobillerin kullanılması halinde kullanılabilecek taşıt adetlerine ilişkin teşvik mekanizmasının devreye alındığını bildirdi.

Uraloğlu ayrıca kalkış veya varış noktası büyükşehir olan ve tarifeli faaliyet gösteren D4 yetki belgeleri için U-ETDS veri iletim zorunluluğunun kaldırıldığını ifade etti. Engelli ve diyaliz hastalarını tek taşıtla taşıyan D2 belgeli taşımacıların mesleki yeterlilik şartından muaf tutulacağını belirten Uraloğlu, fiili taşıma imkanı bulunmayan taşımacılar için de ODY-ÜDY şartının aranmayacağını söyledi.

Kademeli ceza sistemi

Bakan Uraloğlu, kapsam dışı faaliyet gösteren taşımacılara yönelik cezaların düzenlendiğini belirterek, "Kuralsız ve kayıt dışı taşımacılığın önüne geçmek amacıyla kademeli ceza sistemini devreye alıyoruz. Buna göre ilk ihlalde 21 bin 333 lira, ikinci ihlalde 42 bin 666 lira, üçüncü ihlalde 106 bin 665 lira, dördüncü ihlalde ise 213 bin 330 lira idari para cezası uygulanacak. Beşinci ihlalde ise yetki belgesi iptal edilecek" dedi.

Uraloğlu ayrıca terminal işletmeciliğinde geçerli belge olmadan faaliyet gösterilmesinin de engelleneceğini söyledi.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!


 
 
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı. Bir ilçede bir gecede bu kadar ceza tahsilatının çıkması dikkat çekti. 

16.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:08:15
HABER MERKEZİ/AA
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!

Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ile İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince ilçe genelinde eş zamanlı trafik uygulaması yapıldı.
Uygulamada, çok sayıda araç durdurularak sürücülerin belgeleri kontrol edildi.

Uygulama sırasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan bir araç, polis ekiplerinin kovalamacası sonucu yakalandı.
Sürücü hakkında işlem yapılırken sürücü belgesine 60 gün süreyle el konuldu, araç ise 60 gün trafikten men edildi.

Ayrıca, alkollü araç kullandığı belirlenen 2 sürücünün de sürücü belgesine el konuldu.
Emniyet ve jandarma ekiplerinin ortak gerçekleştirdiği uygulamalarda toplam 500 bin lira cezai işlem uygulandığı öğrenildi.

Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü

Öğrenci servisi şarampole uçtuğu kazada 3 kişi hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı

15.05.2026 18:29:00
İhlas Haber Ajansı
Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü
Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü
Yozgat'ın Saraykent ilçesinde öğrenci servisi şarampole uçtuğu kazada 3 kişi hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı.






Kaza, Saraykent ilçesi Söğütlü köyü yakınlarında yaşandı. Şeref Şahin idaresindeki 66 ADL 198 plakalı öğrenci servisi henüz bilinmeyen nedenle yoldan çıkarak şarampole devrildi. İlk belirlemelere göre kazada sürücü, 2. sınıf öğrencisi Çınar Şahin ile 4. sınıf öğrencisi Zennure Özdemir olay yerinde hayatını kaybetti, 7 öğrenci ise yaralandı. Yaralı öğrenciler çevredeki hastanelere kaldırıldı.








Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan olay yerine giderek incelemede bulundu. Özkan yaptığı açıklamada, "Arkadaşlar, maalesef kazada iki öğrencimiz ve servis şoförümüz vefat etti. Servis aracı, okulumuzdan aldığı öğrencileri Söğütlü köyüne bıraktıktan sonra yukarı Çiçekli köyüne geri kalan öğrencilerimizi götürürken kaza yapıyor. Kazada 7 öğrencimiz yaralandı. Öğrencilerimizin genel durumları iyi. Bir öğrencimiz de kalça kırığı tespit edildi, arkadaşlar ona müdahale ediyorlar. İnşallah onlar için de geçmiş olsun diyelim. Vefat eden çocuklarımıza ve arkadaşımızın ailesine sabır diliyoruz. Allah rahmet eylesin, böyle kazaları bir daha göstermesin" ifadelerine yer verdi.

Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü

BTP Almanya Teşkilatı Başkanı Kamil Asanoğlu’nun annesi, aynı zamanda BTP Almanya teşkilat yöneticileri Ali Asanoğlu ve Osman Asanoğlu’nun da annesi olan Zeynep Asanoğlu hayatını kaybetti

15.05.2026 18:11:00
Hasan Gündoğdu
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Merhume Zeynep Asanoğlu için Samsun Büyük Camii'nde cenaze töreni düzenlendi.






Törene Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Samsun Valisi Orhan Tavlı, parti yöneticileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı.






BTP lideri Hüseyin Baş, cenaze namazı öncesinde Asanoğlu ailesine başsağlığı dileklerini iletti.






Cuma namazının ardından cenaze namazını kıldıran oğlu Osman Asanoğlu cenazeye katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'a, Samsun Valisi Orhan Tavlı'ya ve tüm katılımcılara teşekkür etti.






Merhume Zeynep Asanoğlu'nun naaşı daha sonra Samsun merkeze bağlı Derecik Mezarlığı'ndaki aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.






Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü

Erzincan'da otomobilin dereye yuvarlanması sonucu 2 kişi öldü, 1 kişi ağır yaralandı

 

15.05.2026 14:50:00
Anadolu Ajansı
Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü
Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü

Deniz Can (22) idaresindeki 34 MFF 271 plakalı otomobil, Erzincan-Sivas kara yolu Sakaltutan Geçidi Balıkçılar mevkisinde dereye yuvarlandı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, sürücü ile Burak Can Özdemir'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Kazada ağır yaralanan U.K. (25) ise Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.'

Yaralının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Özel, erken seçim çağrısını yineledi: Sandıktan kaçamazsınız!

CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek erken seçim çağrısını yineledi

15.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Özel, erken seçim çağrısını yineledi: Sandıktan kaçamazsınız!
Özel, erken seçim çağrısını yineledi: Sandıktan kaçamazsınız!
CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek erken seçim çağrısını yineledi. Özel, iktidarın kamu kaynaklarını TÜRGEV ve TÜGVA gibi vakıflara aktarırken muhalif belediyelerin hizmetlerini genelgelerle durdurmaya çalıştığını belirterek; "Milletten korkmayın, sandığı getirin. Sandıktan kaçamazsınız" dedi.

İzmir Bayraklı'da yapımı tamamlanan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi ve belediye envanterine katılan 38 hizmet aracının açılışı yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açılışta yaptığı konuşmada gündemi değerlendirdi. Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Maalesef mecliste çıkarken kanun uyarmıştık. 'Bu bir iyi niyetli yasama faaliyeti değil, kamu yararını değil çekememezlik halini ifade ediyor' demiştik. İzmir'deki meslek fabrikasının, geçmişinde vakıf izi olan üç yapının iktidar eliyle el konulması sürecini yaşıyoruz. Meslek fabrikası, Cumhuriyet öncesinde un fabrikası olarak kullanılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kamuya tahsis edilmiş, ardından İzmir Belediyesi'ne verilmiş ve on binlerce öğrencinin kurs gördüğü bir merkezken, birdenbire 'geçmişinde vakıf izi var' denilerek el konuldu.

Bu mesele nereden kaynaklanıyor? Biliyorsunuz İstanbul'da Galata Kulesi var. Yerebatan Sarnıcı var. Bunların ikisi de özellikle Yerebatan Sarnıcı içeri girilemeyecek haldeyken, Mahir Polat'ın ve Ekrem Başkan'ın vizyonlarıyla inanılmaz bir restorasyon gerçekleştirildi. Müthiş bir turist akımı var, giriş ücreti var ve ciddi ciddi kaynak yaratan bir hale geldi. Ayrıca onlarca yabancı film şirketi, gece yarısından sonra filmler çekmek için büyük bütçeler teklif ediyor. Galata Kulesi keza öyle. Önce Galata Kulesi'ni İBB'nin elinden aldılar. Bir dava açıldı ve sonucunda lehe doğru gidince, Yerebatan Sarnıcı'nı da o kimsenin girmediği, kötü kokan halden cazibe merkezi haline gelip turist çekince; 'Aman biz silkeliyoruz, bunlar başka yerlerden kaynak buluyorlar' diye bir kanun çıkardılar ve geçmişinde vakıf izi olan her yere el koydular.

"İstanbul'un en güzel iskelelerini kendi dönemlerinde TÜRGEV'e, TÜGVA'ya, Okçular Vakfı'na vermişler"
Şimdi bizimkiler boşalan yerlere gidip bu memleketin evlatlarına yurt yapıyor. Bizim bu yöndeki niyetimize karşı onlar ellerindeki vakıflarla ne yapıyorlar? Biz İstanbul'da iskeleleri geri alıyoruz, İstanbul'un en güzel iskelelerini kendi dönemlerinde TÜRGEV'e, TÜGVA'ya, Okçular Vakfı'na vermişler. İhaleye çıksa dünyanın parası gelir, kendi çocuklarının yönettiği maksatlı vakıflara devretmişler. Geri almak istediğinizde zabıtanın karşısına polisi dikiyorlar. Özel, iktidarın engellemelerine rağmen halka doğrudan dokunan projeleri hayata geçirdiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:
"Sosyal demokrat belediyecilik projesi, halkın ihtiyaçlarını gören, hizmet eden, çok yönlü fayda üreten bir projedir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak belediyelerimizin bu hizmetlerinden memnunuz. Türkiye'de belediyelerimiz, 5 yılda 1000 kreş hedefi koydu. Bugün an itibarıyla Türkiye'de 802. kreşimizi açmış durumdayız. Yine yoksul öğrenciyi barınma sorunu üzerinden tarikatların, cemaatlerin, kötü niyetli yapıların eline itmek için yurt yapmayanlara inat, iktidar olup her öğrenciyi bir sorundan kurtarana kadar 5 yılda 100 öğrenci yurdu hedefi koymuştuk. An itibarıyla 78 öğrenci yurdumuz, 2 yılda 172'ye çıkmıştır. Kent lokantası sayısı 172'ye ulaştı. Halk market, halk mandıra, halk kasap sayısı 173'e ulaştı. Toplamda Türkiye'de bütün CHP'li belediyelerin kendinden önceki dönemle kıyaslandığında yaptıkları sosyal yardımlar 4.6 kat artmıştır."

İktidarın yayınladığı "tasarruf tedbirleri" genelgesinin asıl amacının CHP'li belediyeleri kilitlemek olduğunu söyleyen Özel, şunları söyledi: "Büyükşehir Belediye Başkanımızın arkasında bıraktığı devasa borç yükünü hızla erittiği bir süreçteyiz. Tasarruf tedbirleri genelgesi yollayıp bizim belediyelerimizin çöp arabası almasını, temizlik yapmasını, asfalt dökmesini, hizmet yapmasını engellemeye; bu şehrin hizmetlerini durdurmaya, bu şehrin aleyhine kullanıyorlar. Ancak bu kadar çok hizmetin bir karşılığı var."

Erdoğan'a çağrı
Erdoğan'a seslenerek erken seçim çağrısını yineleyen Özel, şunları ifade etti: "Eğer bunlar siyaset yapacak bir yere gelecek ve başarılı olacaklarsa, siz de onlara engel olmaya çalışacaksınız. O şehre husumet duyacaksınız. O şehrin hizmetlerini, tahsisleri, kredileri engelleyeceksiniz. Milletin çağrısıyla bir erken seçim getireceği için ara seçimden kaçıyor. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Bu kadar haksızlık, bu kadar operasyon, bu kadar itibar suikasti, bu kadar yalan dolan... Senin de önünde seni öven, TRT'den 30 tane kanala kadar bütün kanallar var. Sen bizi oralardan itibar suikastı yapıp, gece uykunda sayıklamaya başlasan canlı yayında konuşmanı veren 30 tane televizyon kanalım var. Buradan sana açıkça şunu söylüyorum: Bu kadar iş yaptınız, gelin bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda ama eylülün başında erken seçim sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor bir görsün. Boşalmış sandalyelerin yerine Anayasa 'gel ara seçim yap' diyor. Sandıktan kaçıyor.
Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Kaçmayın, milletten korkmayın. Patron ne sensin ne benim. Patron millettir, milletin dediği olacak. Hiçbir yere kaçamazsın. Eğer bu dediklerine inanıyorsan, seni seçer, 5 yıl daha görev alırsın, rahat edersin, kendince önüne bakarsın. Ben de bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam. Bu kadar büyük bir özgüvenle söylüyorum. Korkmayın, çıkın karşımıza. Biz milletin ferasetine, öngörüsüne, iyi niyetine inanıyoruz. Patron millettir, milletin dediği olacak, hiçbir yere kaçamazsınız."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.