Irak'ta 23 yıllık işgalin ardından tarihi gün
2003 yılında "kitle imha silahları" bahanesiyle Irak'ı işgal eden ve ülkeyi kanlı bir mezhep savaşı ile istikrarsızlık sarmalına sürükleyen ABD ordusu, 30 Eylül 2026 itibarıyla ülkedeki askeri varlığını tamamen sonlandırdığını açıkladı. Son askerlerin Erbil Hava Üssü'nden ayrılmasıyla DEAŞ'a karşı yürütülen "Doğal Kararlılık Operasyonu" resmi olarak biterken, arkasında harabeye dönmüş bir ülke ve ucu açık güç savaşları bırakan Washington yönetimi, bölgedeki komuta merkezini Ürdün'e taşıdı
Haber Merkezi





İşgalin ilk yıllarında 170 bine yaklaşan Amerikan askerlerinin tamamen çekilmesi, Bağdat sokaklarında askeri geçit törenleri ve "Bağımsızlık Günü" ilan edilen 4 günlük resmi tatille kutlansa da, halk ve analistler ülkeyi bekleyen yeni belirsizlikler konusunda endişeli.
Çekilmenin ardından Irak'ı ne bekliyor?
Yabancı güçlerin ülkeden tamamen çıkmasıyla birlikte Irak siyasetinde ve saha dengelerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Sürecin bundan sonra nasıl işleyeceğine dair uluslararası analistler ve sahadan gelen bilgiler şu senaryoları öne çıkarıyor:
• Tahran yönetimi ve Irak'taki İran yanlısı direniş grupları, ABD'nin çekilmesini "Direniş Ekseni'nin zaferi" olarak nitelendiriyor. Saddam Hüseyin'in devrilmesiyle önü açılan İran etkisi, Amerikan askerlerinin tampon işlevini yitirmesiyle birlikte Irak'ın güvenlik, siyaset ve ekonomi mekanizmalarında mutlak bir hakimiyete dönüşebilir.
• Çekilmeden en çok endişe duyan kesim Erbil yönetimi oldu. ABD'ye ait hava savunma sistemlerinin Erbil'den sökülmesi, bölgeyi İran destekli milislerin drone ve balistik füze saldırılarına karşı tamamen açık hale getirdi. Kürt yetkililer, bölgesel dengelerin aleyhlerine bozulmasından endişe ediyor.
• Irak Başbakanı Ali el-Zaidi, egemenliğin tam sağlandığını ve silahların yalnızca devlet tekelinde olması gerektiğini savunsa da sahadaki durum oldukça karmaşık. Haşdi Şabi ve Kataib Hizbullah gibi ağır silahlara (drone, füze sistemleri) sahip yapılar, silahsızlanma takvimini Haziran 2027'ye kadar erteletmiş durumda ve hükümete "ABD planlarını uygulamama" yönünde açık talepte bulunuyor.
• Uluslararası koalisyonun çekilmesiyle istihbarat ve hava desteği zayıflayan Irak ordusunun, çöl bölgelerinde ve dağınık hücreler halinde varlığını sürdüren DEAŞ unsurlarıyla tek başına nasıl mücadele edeceği büyük bir soru işareti. Pentagon, her ne kadar "uzaktan eğitim ve istihbarat desteğinin" süreceğini iddia etse de sahadaki fiili kontrol artık tamamen Irak güvenlik güçlerinde olacak.
23 yıllık enkazın bilançosu
2003'teki gayrimeşru işgalin ardından ülkede bağımsız organizasyonların verilerine göre en az 120 bin sivil hayatını kaybetti, milyonlarca Iraklı evini terk etmek zorunda kaldı ve ülkenin tüm altyapısı çökertildi. Amerikan işgalinin yarattığı otorite boşluğu, DEAŞ gibi vahşi terör örgütlerinin doğmasına zemin hazırladı.
Irak Başbakanı Ali el-Zaidi, yaptığı açıklamada "Egemenliğin, kararların birliğinin ve dengeli ortaklıkların esas olduğu yeni bir dönem başlamıştır" ifadelerini kullandı. Ancak Washington'ın geride bıraktığı parçalanmış siyasi yapı ve silahlı gruplar, Irak'ın kendi kaderini tayin etme sürecinin oldukça sancılı geçeceğini gösteriyor.












































































