logo
16 MAYIS 2026

İran-ABD müzakerelerinde son durum

İran, Pakistan aracılığıyla ABD'ye kritik barış teklifi sundu. Teklife göre Hürmüz Boğazı açılacak, abluka kalkacak, savaş bitecek. İran nükleer programın ertelenmesini istenirken Trump bu "kırmızı çizgi" diyor

01.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
İran-ABD müzakerelerinde son durum
İran-ABD müzakerelerinde son durum
Tahran, bugün itibarıyla Pakistan arabuluculuğuyla ABD'ye yeni bir müzakere teklifi iletti. İran devlet haber ajansı IRNA'nın bildirdiğine göre, teklif Perşembe akşamı Pakistanlı arabuluculara teslim edildi ve Washington'a iletildi. Detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmayan bu yeni teklif, ABD-İran savaşını sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını hedefliyor. Ancak Washington, nükleer program konusundaki kırmızı çizgilerinden vazgeçmiyor.

Bu gelişme, Nisan ayı sonundaki kırılgan ateşkesin uzatılması ve Islamabad'daki görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın önceki teklifini yani Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD ablukasının kaldırılması ve savaşın bitirilmesi karşılığında nükleer müzakerelerin ertelenmesini "yetersiz" bulduğunu ve kabul etmediğini açıkça belirtmişti. Trump, ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı toplantıda bu tekliften memnun olmadığını ifade etmiş, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise "İran'ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermeyeceğiz" vurgusu yapmıştı.

2025'ten 2026 savaşına giden süreç

İran-ABD müzakereleri, Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Nisan 2025'te Umman arabuluculuğunda dolaylı görüşmelerle yeniden başlamıştı. Amaç, 2015 JCPOA (Kapsamlı Ortak Eylem Planı) sonrası çöken nükleer anlaşmayı yeniden yapılandırmaktı. Trump, İran'dan uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını, stokların üçüncü ülkelere transferini ve balistik füze ile vekil grupların (Hizbullah, Husiler vb.) sınırlanmasını talep etmişti. İran ise zenginleştirme hakkını savunmuş ve aşamalı bir plan önermişti.

Görüşmeler (Maskat, Roma, Cenevre) ilerleme kaydedemeyince Haziran 2025'te İsrail-ABD saldırılarıyla "On İki Gün Savaşı" patlak verdi. Nükleer tesisler (Natanz, Fordow, İsfahan) vuruldu, İran lider kadrosunda kayıplar yaşandı. Şubat 2026'da nükleer müzakereler kısa süreliğine yeniden canlandı ancak 28 Şubat'ta tam ölçekli ABD-İsrail operasyonu başladı: İran'a yönelik yoğun hava ve deniz saldırıları, liman ablukası ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla küresel enerji krizi tetiklendi. Binlerce kişi hayatını kaybetti, petrol fiyatları rekor seviyelere çıktı.

Ateşkes ve Islamabad görüşmeleri

8 Nisan 2026'da Pakistan arabuluculuğunda iki haftalık geçici ateşkes ilan edildi ve süre uzatıldı. 11-12 Nisan'da İslamabad'da doğrudan görüşmeler yapıldı. Taraflar bazı teknik konularda ilerleme kaydettiğini ancak nükleer programda "sıfır zenginleştirme" talebi nedeniyle anlaşamadığını duyurdu. Trump, "Nükleer dışında her konuda ilerleme var ama asıl mesele çözülmedi" derken İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghçi "anlaşma santimler uzakta" yorumunu yaptı. Hürmüz Boğazı halen kapalı, ABD'nin İran limanlarındaki abluka devam ediyor.

Güncel teklif ve beklentiler

İran'ın 1 Mayıs'ta sunduğu yeni teklif, önceki öneriye yanıt niteliğinde görülüyor. Tahran, boğazın açılması ve ablukanın kaldırılmasıyla güven artırıcı adımlar atılmasını, nükleer dosyanın ise daha sonraki bir aşamaya bırakılmasını istiyor. ABD tarafı ise bu yaklaşımı "kabul edilemez" buluyor; Beyaz Saray Sözcüsü, "Özel diplomatik görüşmeleri kamuoyuyla paylaşmayacağız ancak İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceğiz" açıklaması yaptı. Pakistanlı yetkililer ise teklifin Washington'a iletildiğini doğruladı.

Uzmanlar, teklifin küresel petrol piyasasını rahatlatma potansiyeli taşıdığını ancak temel güvensizliğin (ABD'nin JCPOA'dan çekilmesi ve son saldırılar) çözülmeden kalıcı barışın zor olduğunu belirtiyor. Bir İranlı analist, "Bu, ilk adım olabilir; nükleer görüşmeler savaş sonrası daha sakin bir ortamda yapılmalı" diyor. Öte yandan BAE gibi bölgesel aktörler İran'a güvenilemeyeceği uyarısında bulunuyor.

Hürmüz Boğazı'nın kapanması dünya petrol ve LNG ticaretinin beşte birini etkilemiş, fiyatlar dalgalanmıştı. Yeni teklifin gündeme gelmesiyle petrol vadeli kontratları düşüşe geçti. Ancak ateşkesin kırılganlığı sürüyor; her iki taraf da askerî hazırlıklarını sürdürüyor. Trump, "Sadece ben ve dar bir çevre müzakerelerin tam durumunu biliyor" diyerek sürecin gizliliğini koruduğunu vurguladı.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!


 
 
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı. Bir ilçede bir gecede bu kadar ceza tahsilatının çıkması dikkat çekti. 

16.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:08:15
HABER MERKEZİ/AA
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!

Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ile İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince ilçe genelinde eş zamanlı trafik uygulaması yapıldı.
Uygulamada, çok sayıda araç durdurularak sürücülerin belgeleri kontrol edildi.

Uygulama sırasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan bir araç, polis ekiplerinin kovalamacası sonucu yakalandı.
Sürücü hakkında işlem yapılırken sürücü belgesine 60 gün süreyle el konuldu, araç ise 60 gün trafikten men edildi.

Ayrıca, alkollü araç kullandığı belirlenen 2 sürücünün de sürücü belgesine el konuldu.
Emniyet ve jandarma ekiplerinin ortak gerçekleştirdiği uygulamalarda toplam 500 bin lira cezai işlem uygulandığı öğrenildi.

Havza'da tarih tekerrür etti: 'Sorunların arkasından mı koşacağız, tedbir mi alacağız?'

Samsun'un Havza ilçesi, son günlerde etkili olan sağanak yağışların ardından taşan dere yatakları nedeniyle sel sularına teslim oldu. Altyapının yetersiz kalması ve plansız kentleşme iddiaları bölgede tansiyonu yükseltirken, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi'den sert bir çıkış geldi

16.05.2026 00:13:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:58:44
Hasan Gündoğdu
Havza'da tarih tekerrür etti: 'Sorunların arkasından mı koşacağız, tedbir mi alacağız?'
Havza'da tarih tekerrür etti: 'Sorunların arkasından mı koşacağız, tedbir mi alacağız?'
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kepekçi, "Havza'da 1988 ve 1998'de ne yaşandıysa bugün de aynı ihmaller devam ediyor. Vatandaş yapay gündemlerle oyalanırken gerçek sorunlar sümen altı ediliyor" dedi.






Tarihi İlçe Sular Altında: Kronikleşen İhmal
 
Samsun genelinde etkili olan olumsuz hava şartları, Havza ilçesinde hayatı durma noktasına getirdi. Şiddetli yağışlar sonrası ilçe merkezinden geçen dere yataklarının taşması sonucu çok sayıda ev, iş yeri ve tarım arazisi sular altında kaldı. Araçların sürüklendiği, altyapının tamamen çöktüğü ilçede vatandaşlar büyük maddi zarara uğradı.
 
Afetin hemen ardından sahaya inen BTP teşkilatları, yaşanan felaketin sadece "doğal bir olay" olarak geçiştirilemeyeceğini vurguladı. 







BTP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi Havza'nın Milli Mücadele tarihindeki önemini hatırlatan şu ifadeleri kullandı:
 
"Havza sıradan bir Anadolu ilçesi değildir; Havza Genelgesi ile Milli Mücadele'nin ilk örgütlü çağrısının yapıldığı, Mustafa Kemal Paşa'nın millet iradesini ayağa kaldırdığı yerdir. Buranın tarihi bize, 'Tedbir almayan milletler, krizlerin peşinden sürüklenir' mesajını verir. Ancak biz gerçekten ders alıyor muyuz? Havza'da 1988'de büyük taşkın yaşandı, 1998'de yeniden afet oldu, bugün yine aynı manzaraları izliyoruz. Aynı dere yatakları, aynı plansızlık... Asıl mesele yağmur değil; risk yönetimi oluşturmamak ve afet gelmeden tedbir almamaktır."







"Somali'ye Milyarlar, Havza'ya 50 Milyon TL"
 
Türkiye'de vatandaşların sel, geçim derdi, borç ve üretim kriziyle boğuştuğu bir dönemde toplumun sürekli yapay gündemlerle meşgul edildiğini savunan Doç. Dr. Kepekçi, bütçe ve yardım politikalarındaki eşitsizliğe dikkat çekti. Hükümetin dış yardımları ile yerel afet bütçelerini kıyaslayan Kepekçi, çarpıcı veriler paylaştı:
 
Somali'ye açıklanan yardım: Yaklaşık 30 milyon dolar
 
Havza'ya taahhüt edilen ilk destek: Yaklaşık 50 milyon TL.







Salgın hastalık riski kapıda!
 
Afet sonrasındaki sürecin sadece maddi hasarlarla bitmediğini, ikinci bir kriz dalgasının kapıda olduğunu belirten Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, kanalizasyon taşmaları ve içme suyu kontaminasyonu (kirlenmesi) nedeniyle özellikle çocuklar ve yaşlılar için ciddi enfeksiyon riski bulunduğunu hatırlattı.

BTP teşkilatlarının ilk andan itibaren sahada vatandaşların mağduriyetlerini takip ettiğini belirten Kepekçi, kalıcı çözümün merhum Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan Milli Ekonomi Modeli'nde olduğunu ifade etti.







BTP'den Havza İçin 5 Acil Eylem Planı
 
Klasik sistemde sigortanın bile artık sadece yüksek gelirlilerin erişebildiği bir "lüks güvenlik" haline geldiğini söyleyen Kepekçi, Milli Ekonomi Modeli perspektifiyle acilen atılması gereken adımları şu şekilde özetledi:
 
1. Afet Bölgesi İlanı: Havza ilçesi vakit kaybetmeksizin resmi olarak afet bölgesi ilan edilmelidir.
 
2. Faizsiz Esnaf Desteği: Mağdur olan küçük esnafa faizsiz ve geri ödemesiz nakdi destek sağlanmalıdır.
 
3. Temel Afet Güvence Sistemi: Sosyal güvenliği piyasa şartlarına terk etmeyen, devlet destekli bir güvence sistemi kurulmalıdır.
 
4. Merkezi Altyapı ve Islah: Dere ıslahı ve altyapı çalışmaları yerel idarelerin bütçesine bırakılmamalı, merkezi planlamayla çözülmelidir.
 
5. Mobil Sağlık Ekipleri: Salgın ve kontaminasyon riskine karşı ilçede acilen mobil sağlık tarama ekipleri oluşturulmalıdır.
 
BTP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Havza halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek açıklamasını şu soruyla noktaladı: "Havza bugün aslında tüm Türkiye'ye soruyor: Biz hâlâ sorunların arkasından mı koşacağız, yoksa artık önceden tedbir alan bir devlet aklı mı inşa edeceğiz?"

Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü

Öğrenci servisi şarampole uçtuğu kazada 3 kişi hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı

15.05.2026 18:29:00
İhlas Haber Ajansı
Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü
Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü
Yozgat'ın Saraykent ilçesinde öğrenci servisi şarampole uçtuğu kazada 3 kişi hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı.






Kaza, Saraykent ilçesi Söğütlü köyü yakınlarında yaşandı. Şeref Şahin idaresindeki 66 ADL 198 plakalı öğrenci servisi henüz bilinmeyen nedenle yoldan çıkarak şarampole devrildi. İlk belirlemelere göre kazada sürücü, 2. sınıf öğrencisi Çınar Şahin ile 4. sınıf öğrencisi Zennure Özdemir olay yerinde hayatını kaybetti, 7 öğrenci ise yaralandı. Yaralı öğrenciler çevredeki hastanelere kaldırıldı.








Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan olay yerine giderek incelemede bulundu. Özkan yaptığı açıklamada, "Arkadaşlar, maalesef kazada iki öğrencimiz ve servis şoförümüz vefat etti. Servis aracı, okulumuzdan aldığı öğrencileri Söğütlü köyüne bıraktıktan sonra yukarı Çiçekli köyüne geri kalan öğrencilerimizi götürürken kaza yapıyor. Kazada 7 öğrencimiz yaralandı. Öğrencilerimizin genel durumları iyi. Bir öğrencimiz de kalça kırığı tespit edildi, arkadaşlar ona müdahale ediyorlar. İnşallah onlar için de geçmiş olsun diyelim. Vefat eden çocuklarımıza ve arkadaşımızın ailesine sabır diliyoruz. Allah rahmet eylesin, böyle kazaları bir daha göstermesin" ifadelerine yer verdi.

Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü

BTP Almanya Teşkilatı Başkanı Kamil Asanoğlu’nun annesi, aynı zamanda BTP Almanya teşkilat yöneticileri Ali Asanoğlu ve Osman Asanoğlu’nun da annesi olan Zeynep Asanoğlu hayatını kaybetti

15.05.2026 18:11:00
Hasan Gündoğdu
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Merhume Zeynep Asanoğlu için Samsun Büyük Camii'nde cenaze töreni düzenlendi.






Törene Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Samsun Valisi Orhan Tavlı, parti yöneticileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı.






BTP lideri Hüseyin Baş, cenaze namazı öncesinde Asanoğlu ailesine başsağlığı dileklerini iletti.






Cuma namazının ardından cenaze namazını kıldıran oğlu Osman Asanoğlu cenazeye katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'a, Samsun Valisi Orhan Tavlı'ya ve tüm katılımcılara teşekkür etti.






Merhume Zeynep Asanoğlu'nun naaşı daha sonra Samsun merkeze bağlı Derecik Mezarlığı'ndaki aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.






Adana'da şiddetli yağış etkili oldu

Adana'da Mayıs ayının ortasında etkili olan şiddetli yağmur vatandaşları hazırlıksız yakaladı

15.05.2026 17:31:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da şiddetli yağış etkili oldu
Adana'da şiddetli yağış etkili oldu
Türkiye'nin en sıcak illerinden Adana'da Mayıs ayının ortasında etkili olan şiddetli yağmur vatandaşları hazırlıksız yakaladı.






Hava sıcaklığının gün içerisinde yüksek seyrettiği kentte, kısa sürede etkisini artıran yağış sonrası vatandaşlar kapalı alanlara sığınırken bazı sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Özellikle kent merkezindeki ana arterlerde yoğunluk oluştu.








Yağmura hazırlıksız yakalanan bazı vatandaşların otobüs durakları ve iş yerlerinin tenteleri altında beklediği görüldü. Bazı noktalarda ise rögarların taşması sonucu yollarda su birikintileri meydana geldi.








Yağışın akşam saatlerinde etkisini yitirmesi bekleniyor.

Meclis'te 'taciz skandalı' davasında ara karar

Meclis lokantasında staj yapan lise öğrencilerine yönelik cinsel istismar davasında mütalaa açıklandı. Savcılık 5 sanık hakkında en üst sınırdan ceza talep ederken, nihai karar için duruşma 5 Haziran’a ertelendi

15.05.2026 16:00:00
Haber Merkezi
Meclis'te 'taciz skandalı' davasında ara karar
Meclis'te 'taciz skandalı' davasında ara karar
TBMM'de stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel istismar ve taciz iddialarıyla açılan davada kritik bir viraj geride kaldı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcılık, 5 sanık hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep etti.

Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarını hazırlaması için sonraki duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.

Soruşturmanın geçmişi ve iddianame detayları

Skandal, 4 Aralık 2025'te Meclis'te staj yapan bir lise öğrencisinin Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne başvurmasıyla ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, TBMM lokantasında stajyer olarak görev yapan 18 yaşından küçük 4 mağdur öğrencinin sistematik olarak tacize maruz kaldığı tespit edildi. İddianamede Meclis personeli olan sanıklar H.İ.G., D.U., İ.B., R.Ç. ve R.S.'nin çocuklara yönelik zincirleme şekilde istismarda bulundukları aktarıldı.

Tahliye ve yeniden tutuklama süreci

Davanın hukuki sürecinde yaşanan gelişmeler kamuoyunda yakından takip edildi

Kasım ve Aralık 2025 döneminde yürütülen operasyonlarla 5 Meclis çalışanı gözaltına alındı ve 4'ü tutuklandı.

9 Şubat'ta görülen duruşmada mahkeme, tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tahliye kararına hemen itiraz etti.

Üst mahkeme itirazı haklı bularak sanıkların tekrar tutuklanmasına hükmetti. Sanıklardan D.U., İ.B. ve R.S. cezaevine gönderilirken, firari sanık H.İ.G. hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Meclis çatısı altında yaşanan skandala Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi ve milletvekilleri sert tepki gösterdi. TBMM Çocuk Hakları Alt Komisyonu üyeleri davaya müdahillik talebinde bulunarak yargılama sürecini yakından izlemeyi sürdürüyor.

Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı sanık ve müdafi avukatlarının süre talebini kabul ederek nihai kararın beklendiği duruşmayı 5 Haziran tarihine bıraktı.

Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü

Erzincan'da otomobilin dereye yuvarlanması sonucu 2 kişi öldü, 1 kişi ağır yaralandı

 

15.05.2026 14:50:00
Anadolu Ajansı
Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü
Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü

Deniz Can (22) idaresindeki 34 MFF 271 plakalı otomobil, Erzincan-Sivas kara yolu Sakaltutan Geçidi Balıkçılar mevkisinde dereye yuvarlandı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, sürücü ile Burak Can Özdemir'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Kazada ağır yaralanan U.K. (25) ise Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.'

Yaralının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı 205 esir asker takası yapıldı

Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna'dan 205 Rus askerin alındığı, karşılığında 205 Ukrayna Silahlı Kuvvetleri mensubu esir askerin teslim edildiği belirtildi

15.05.2026 11:58:00
AA
Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı 205 esir asker takası yapıldı
Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı 205 esir asker takası yapıldı
Rus askerlerinin halihazırda Belarus'ta bulunduğu ve askerlere gerekli psikolojik ve tıbbi yardımın yapıldığı bilgisi verilen açıklamada, askerlerin tedavi ve rehabilitasyon için Rusya Savunma Bakanlığına bağlı sağlık tesislerine nakledileceği ifade edildi.

Açıklamada, takasa Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuk yaptığı kaydedildi.

"Bu, 1000'e karşı 1000 esir takasının ilk aşamasıdır"
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de sosyal medya hesabından, Rusya ile yaptıkları esir takası sonucu 205 Ukraynalı askerin ülkeye getirildiğini açıkladı.

Serbest bırakılan askerlerin Ukrayna'nın farklı bölgelerinde güvenlik güçlerinde görev yaptığını aktaran Zelenskiy, "Bu, 1000'e karşı 1000 esir takasının ilk aşamasıdır." ifadesini kullandı.

Zelenskiy, tüm Ukraynalı esirlerin serbest kalması için çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta, Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs'ı kapsayan 3 günlük geçici ateşkes ilan edildiğini ve ateşkesin her iki ülkeden 1000 esir askerin değişiminin yapılmasını içerdiğini açıklamıştı. Rusya ile Ukrayna da Trump'ın söz konusu inisiyatifini kabul ettiklerini duyurmuş ancak geçici ateşkesin yürürlükte olduğu esnada esir asker değişimi gerçekleşmemişti.

CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek

CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi

15.05.2026 11:00:00
Haber Merkezi
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ayrıca dosyanın, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava ile birleştirilmesinin talep edilmesine hükmetti. Davada daha önce İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimi görevden alınarak yerlerine kayyım atanmış, CHP karara itiraz etmişti. CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan ise duruşmada, benzer davalarda istinaf mahkemelerinin İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulan kararlarını dosyaya sundu.

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın 2 Eylül tarihli ara kararında İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimini görevden alıp yererine Gürsel Tekin ve heyetini kayyım atamıştı. Mahkeme, bu karara CHP tarafından yapılan itirazın duruşma ile değerlendirilmesine karar vermişti.

Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun daha önce aldığı "başlayan kongre durdurulamaz" kararına rağmen kongreye dakikalar kala İstanbul Valiliği ve Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu'na yazı yazarak, İstanbul İl Kongresi seçimlerinin durdurulmasını istemişti. Bu gelişmenin ardından Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'nun başvurusu üzerine YSK toplanmıştı. Bu toplanta iptali istenen CHP İl Kongresi'nin devam etmesine karar verilmişti. Olağanüstü kongrede tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Ayrıca Çelik, bu kongrenin ardından yapılan olağan kongrede de il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine iki kere yeniden başkan seçilmiş olmuştu.

"Delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır"
İstanbul 45. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada konuşan davacı vekili İlkay Orhan beyanlarında şöyle dedi:

"Dava açıldıktan sonraki tarihte ifadesine başvurulan özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları da esas alındığında CHP 38. İstanbul İl Kongresi aynı zamanda 38. Kurultayı sırasında delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz."

"Yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyoruz"
CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan da şu ifadeleri kullandı:

"İstinaf mahkemesi öncesinde mahkemeyi yetkili görmüştü. Ancak mahkeme bu yöndeki kararını değiştirdi. Celse arasında İstanbul İstinaf Mahekemeleri başkaca davalarda verilen yetkisizlik kararlarına dair istinaf başvurularını reddetti. Hâliyle istinafın son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olmasından yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz."

Dosya birleştirme talebiyle Ankara'ya gönderilecek
Mahkeme, istinafın İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulduğu karar değişikliğinin kendilerine sunulmasını istedi. Ayrıca Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosya ile yeniden birleştirme talebinde bulunuldu. Duruşma 10 Temmuz saat 11.00'a ertelendi.

Ne olmuştu?
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada 2 Eylül'de mahkeme ara kararını açıklamıştı. Mahkeme ara kararında, CHP 38. Olağan İstanbul Kongresi'nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik'in yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu'nun ve İl Disiplin Kurulu'nun 'Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına' karar vermişti. Aynı ara kararda Gürsel Tekin ile birlikte 5 isim kayyım olarak atanmıştı.
CHP 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir içeren 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına ilişkin itirazda bulunmuştu. Mahkeme de yaptığı değerlendirme sonucunda CHP'nin 'İhtiyati tedbir' kararına ilişkin tüm itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine karar vermişti.
Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. Tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine yeniden başkan seçilmiş oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.