İran-ABD müzakerelerinde son durum
İran, Pakistan aracılığıyla ABD'ye kritik barış teklifi sundu. Teklife göre Hürmüz Boğazı açılacak, abluka kalkacak, savaş bitecek. İran nükleer programın ertelenmesini istenirken Trump bu "kırmızı çizgi" diyor
01.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Tahran, bugün itibarıyla Pakistan arabuluculuğuyla ABD'ye yeni bir müzakere teklifi iletti. İran devlet haber ajansı IRNA'nın bildirdiğine göre, teklif Perşembe akşamı Pakistanlı arabuluculara teslim edildi ve Washington'a iletildi. Detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmayan bu yeni teklif, ABD-İran savaşını sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını hedefliyor. Ancak Washington, nükleer program konusundaki kırmızı çizgilerinden vazgeçmiyor.
Bu gelişme, Nisan ayı sonundaki kırılgan ateşkesin uzatılması ve Islamabad'daki görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın önceki teklifini yani Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD ablukasının kaldırılması ve savaşın bitirilmesi karşılığında nükleer müzakerelerin ertelenmesini "yetersiz" bulduğunu ve kabul etmediğini açıkça belirtmişti. Trump, ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı toplantıda bu tekliften memnun olmadığını ifade etmiş, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise "İran'ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermeyeceğiz" vurgusu yapmıştı.
2025'ten 2026 savaşına giden süreç
İran-ABD müzakereleri, Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Nisan 2025'te Umman arabuluculuğunda dolaylı görüşmelerle yeniden başlamıştı. Amaç, 2015 JCPOA (Kapsamlı Ortak Eylem Planı) sonrası çöken nükleer anlaşmayı yeniden yapılandırmaktı. Trump, İran'dan uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını, stokların üçüncü ülkelere transferini ve balistik füze ile vekil grupların (Hizbullah, Husiler vb.) sınırlanmasını talep etmişti. İran ise zenginleştirme hakkını savunmuş ve aşamalı bir plan önermişti.
Görüşmeler (Maskat, Roma, Cenevre) ilerleme kaydedemeyince Haziran 2025'te İsrail-ABD saldırılarıyla "On İki Gün Savaşı" patlak verdi. Nükleer tesisler (Natanz, Fordow, İsfahan) vuruldu, İran lider kadrosunda kayıplar yaşandı. Şubat 2026'da nükleer müzakereler kısa süreliğine yeniden canlandı ancak 28 Şubat'ta tam ölçekli ABD-İsrail operasyonu başladı: İran'a yönelik yoğun hava ve deniz saldırıları, liman ablukası ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla küresel enerji krizi tetiklendi. Binlerce kişi hayatını kaybetti, petrol fiyatları rekor seviyelere çıktı.
Ateşkes ve Islamabad görüşmeleri
8 Nisan 2026'da Pakistan arabuluculuğunda iki haftalık geçici ateşkes ilan edildi ve süre uzatıldı. 11-12 Nisan'da İslamabad'da doğrudan görüşmeler yapıldı. Taraflar bazı teknik konularda ilerleme kaydettiğini ancak nükleer programda "sıfır zenginleştirme" talebi nedeniyle anlaşamadığını duyurdu. Trump, "Nükleer dışında her konuda ilerleme var ama asıl mesele çözülmedi" derken İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghçi "anlaşma santimler uzakta" yorumunu yaptı. Hürmüz Boğazı halen kapalı, ABD'nin İran limanlarındaki abluka devam ediyor.
Güncel teklif ve beklentiler
İran'ın 1 Mayıs'ta sunduğu yeni teklif, önceki öneriye yanıt niteliğinde görülüyor. Tahran, boğazın açılması ve ablukanın kaldırılmasıyla güven artırıcı adımlar atılmasını, nükleer dosyanın ise daha sonraki bir aşamaya bırakılmasını istiyor. ABD tarafı ise bu yaklaşımı "kabul edilemez" buluyor; Beyaz Saray Sözcüsü, "Özel diplomatik görüşmeleri kamuoyuyla paylaşmayacağız ancak İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceğiz" açıklaması yaptı. Pakistanlı yetkililer ise teklifin Washington'a iletildiğini doğruladı.
Uzmanlar, teklifin küresel petrol piyasasını rahatlatma potansiyeli taşıdığını ancak temel güvensizliğin (ABD'nin JCPOA'dan çekilmesi ve son saldırılar) çözülmeden kalıcı barışın zor olduğunu belirtiyor. Bir İranlı analist, "Bu, ilk adım olabilir; nükleer görüşmeler savaş sonrası daha sakin bir ortamda yapılmalı" diyor. Öte yandan BAE gibi bölgesel aktörler İran'a güvenilemeyeceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı'nın kapanması dünya petrol ve LNG ticaretinin beşte birini etkilemiş, fiyatlar dalgalanmıştı. Yeni teklifin gündeme gelmesiyle petrol vadeli kontratları düşüşe geçti. Ancak ateşkesin kırılganlığı sürüyor; her iki taraf da askerî hazırlıklarını sürdürüyor. Trump, "Sadece ben ve dar bir çevre müzakerelerin tam durumunu biliyor" diyerek sürecin gizliliğini koruduğunu vurguladı.
Bu gelişme, Nisan ayı sonundaki kırılgan ateşkesin uzatılması ve Islamabad'daki görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın önceki teklifini yani Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD ablukasının kaldırılması ve savaşın bitirilmesi karşılığında nükleer müzakerelerin ertelenmesini "yetersiz" bulduğunu ve kabul etmediğini açıkça belirtmişti. Trump, ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı toplantıda bu tekliften memnun olmadığını ifade etmiş, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise "İran'ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermeyeceğiz" vurgusu yapmıştı.
2025'ten 2026 savaşına giden süreç
İran-ABD müzakereleri, Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Nisan 2025'te Umman arabuluculuğunda dolaylı görüşmelerle yeniden başlamıştı. Amaç, 2015 JCPOA (Kapsamlı Ortak Eylem Planı) sonrası çöken nükleer anlaşmayı yeniden yapılandırmaktı. Trump, İran'dan uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını, stokların üçüncü ülkelere transferini ve balistik füze ile vekil grupların (Hizbullah, Husiler vb.) sınırlanmasını talep etmişti. İran ise zenginleştirme hakkını savunmuş ve aşamalı bir plan önermişti.
Görüşmeler (Maskat, Roma, Cenevre) ilerleme kaydedemeyince Haziran 2025'te İsrail-ABD saldırılarıyla "On İki Gün Savaşı" patlak verdi. Nükleer tesisler (Natanz, Fordow, İsfahan) vuruldu, İran lider kadrosunda kayıplar yaşandı. Şubat 2026'da nükleer müzakereler kısa süreliğine yeniden canlandı ancak 28 Şubat'ta tam ölçekli ABD-İsrail operasyonu başladı: İran'a yönelik yoğun hava ve deniz saldırıları, liman ablukası ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla küresel enerji krizi tetiklendi. Binlerce kişi hayatını kaybetti, petrol fiyatları rekor seviyelere çıktı.
Ateşkes ve Islamabad görüşmeleri
8 Nisan 2026'da Pakistan arabuluculuğunda iki haftalık geçici ateşkes ilan edildi ve süre uzatıldı. 11-12 Nisan'da İslamabad'da doğrudan görüşmeler yapıldı. Taraflar bazı teknik konularda ilerleme kaydettiğini ancak nükleer programda "sıfır zenginleştirme" talebi nedeniyle anlaşamadığını duyurdu. Trump, "Nükleer dışında her konuda ilerleme var ama asıl mesele çözülmedi" derken İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghçi "anlaşma santimler uzakta" yorumunu yaptı. Hürmüz Boğazı halen kapalı, ABD'nin İran limanlarındaki abluka devam ediyor.
Güncel teklif ve beklentiler
İran'ın 1 Mayıs'ta sunduğu yeni teklif, önceki öneriye yanıt niteliğinde görülüyor. Tahran, boğazın açılması ve ablukanın kaldırılmasıyla güven artırıcı adımlar atılmasını, nükleer dosyanın ise daha sonraki bir aşamaya bırakılmasını istiyor. ABD tarafı ise bu yaklaşımı "kabul edilemez" buluyor; Beyaz Saray Sözcüsü, "Özel diplomatik görüşmeleri kamuoyuyla paylaşmayacağız ancak İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceğiz" açıklaması yaptı. Pakistanlı yetkililer ise teklifin Washington'a iletildiğini doğruladı.
Uzmanlar, teklifin küresel petrol piyasasını rahatlatma potansiyeli taşıdığını ancak temel güvensizliğin (ABD'nin JCPOA'dan çekilmesi ve son saldırılar) çözülmeden kalıcı barışın zor olduğunu belirtiyor. Bir İranlı analist, "Bu, ilk adım olabilir; nükleer görüşmeler savaş sonrası daha sakin bir ortamda yapılmalı" diyor. Öte yandan BAE gibi bölgesel aktörler İran'a güvenilemeyeceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı'nın kapanması dünya petrol ve LNG ticaretinin beşte birini etkilemiş, fiyatlar dalgalanmıştı. Yeni teklifin gündeme gelmesiyle petrol vadeli kontratları düşüşe geçti. Ancak ateşkesin kırılganlığı sürüyor; her iki taraf da askerî hazırlıklarını sürdürüyor. Trump, "Sadece ben ve dar bir çevre müzakerelerin tam durumunu biliyor" diyerek sürecin gizliliğini koruduğunu vurguladı.



























































































