logo
16 TEMMUZ 2026

İran lideri Hamaney'in Başdanışmanı: Hürmüz Boğazı İran'a aittir

İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, "Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğunu ve hiçbir dünya gücünün onu İran'ın egemenliğinden alamayacağını" söyledi

16.07.2026 09:19:00 / Güncelleme: 16.07.2026 10:59:00
AA
 
İran lideri Hamaney'in Başdanışmanı: Hürmüz Boğazı İran'a aittir
İran lideri Hamaney'in Başdanışmanı: Hürmüz Boğazı İran'a aittir

İran devlet televizyonuna göre, Hamaney'in Başdanışmanı Velayeti, ABD'nin hedefindeki Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğunu ifade etti.

Velayeti açıklamasında, "Hürmüz Boğazı İran'a aittir ve dünyadaki hiçbir güç Hürmüz Boğazı'nı İran'ın egemenliğinden alamaz. Bu boğaz, 40 günlük savaşın değerli bir kazanımı olarak, Yüksek Lider Ayetullah Seyyid Mücteba Hameney'in cesur ve bilge emriyle İran'ın egemenliğine alınmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

 

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınanların sayısı 12 oldu

16.07.2026 11:16:00
İHA
 
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 12 oldu
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nca yeni bir çalışma gerçekleştirildi. 25 şüpheli gözaltı kararı verilirken, şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon yapıldı.

Operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınırken İlyas Yalçıntaş'ın evinde yapılan aramada hassas terazi ve madde kullanımını için olduğu düşünülen malzemeler ele geçirildi.

3 şüpheli daha gözaltına alındı

Operasyon kapsamında Eylem İpek Şafak, Gökhan Şafak ve Orhan Yıldız'ın da gözaltına alıdığı öğrenildi.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması başladı

 

16.07.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
 
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 2'si tutuklu 8 sanık katıldı.

Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

Devlet okulları tel tel dökülüyor


 
İstanbul'da bu yıl 101 öğrenci LGS'de tam puan aldı. Bunların 70'ı özel okullarda, 31'i ise devlet okullarında eğitim aldı. Oysa LGS'ye giren her 10 öğrenciden sadece biri özel okullarda eğitim görüyor! Üstelik özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor.

16.07.2026 10:38:00 / Güncelleme: 16.07.2026 10:44:16
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
 Devlet okulları tel tel dökülüyor
 Devlet okulları tel tel dökülüyor

İstanbul Valiliği, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda 500 tam puan alarak birinci olan öğrenciler için ödül töreni düzenledi. Valiliğin bahçesindeki törene, sınavda tüm soruları doğru bilerek birinci olan 70'i özel, 31'i devlet okulundan 101 öğrenci ve aileleri katıldı. Bu yıl LGS'de 452 öğrenci tam puan almıştı. Tam puan alanların 40'ı Ankara'da, 27'si İzmir'de, 21'i Bursa'da, 15'i Konya'da, 14'ü de Kocaeli'ndeki okullardan çıktı. Tam puan alan öğrencilerin 31'i de İmam-Hatip okullarında eğitim görüyordu.

Neden özel okullar daha başarılı?

İstanbul'da bu yıl LGS'ye yaklaşık 200 bin öğrenci girdi. Bunların 20 bini özel okullarda eğitim alıyordu. 180 bin öğrenci arasından sadece 31 öğrenci tam puan alabildi. Eminiz bunların çoğu da özel dershanelerde eğitim almıştır. Devlet okullarında 5 bin 800 LGS adayından biri tam puan alırken, özel okullarda bu oran 285'te bir... Arada 20 kattan fazla başarı farkı var! Oysa özel okul öğretmenleri, devlet okullarındaki meslektaşlarının yarısı kadar ücret alıyor. Bu nedenle günlerce Ankara'da eylem yaptılar.

Devlet okullarındaki meslektaşlarının özlük haklarının 10'da birine bile sahip değiller... Devlet okulları 'gerçek okul' binalarına sahipken, çoğu özel okul apartman binası gibi yerlerde eğitim faaliyetini sürdürüyor... Buna rağmen özel okul öğrencileri kat kat daha başarılı oluyor.

Aslında en iyi öğretmenler devlet okullarında olmalı

Devlet okullarındaki başarısızlık ya sistemden, ya da öğretmen seçiminden kaynaklanıyor. Devlet KPSS ile öğretmen alıyor. Devletin bu sistemle en başarılı, en nitelikli öğretmenleri istihdam etme olanağı bulunuyor. Öğretmen adaylarının da öncelikli tercihi devlet okulları... Bir taraftan özel okullarda öğretmenlik yapan, öte yandan her yıl KPSS'ye giren binlerce öğretmen var!

Ancak gel gör ki işin içine mülakat yani torpil girince niteliksiz öğretmen adayları sınavları kazanıyor, özel okullara çocuklarını gönderecek maddi olanaklardan mahrum olan vatandaşların çocukları ise kalitesiz eğitim almak zorunda kalıyor. Meselenin özü bu… Bir başka nokta da motivasyon… Özel okullar öğretmenlerini başarılı olmaları için motive ediyor, başarılı olmayan öğretmenleriyle sözleşme yenilemiyor. Devlette böyle bir motivasyon yok… Bir kez devlete kapağı attın mı, ister nitelikli öğrenci yetiştir, ister yetiştirme; emekli olana kadar ya da istifa edene kadar maaş garanti…

Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!

Eski AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh Mahruki’nin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatıldı

16.07.2026 09:25:00
Haber Merkezi
 
Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!
Şiddet çağrısı yok, hakaret yok, soruşturma var!
Eski AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatılması ve gözaltı kararı verilmesi, kamuoyunda, hukuk çevrelerinde ve muhalefette sert tepkiyle karşılandı.

Alınan bu karar, Türkiye'de her geçen gün daralan ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkına yönelik yeni bir darbe olarak nitelendirildi.

"Siyasi Analiz Suç Sayılamaz"



Kararı değerlendiren hukukçular ve insan hakları savunucuları, Mahruki'nin paylaşımının tamamen bir siyasi analiz, eleştiri ve düşünce açıklaması sınırları içinde kaldığını vurguluyor. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, sarsıcı ve rahatsız edici fikirleri de kapsadığına dikkat çeken uzmanlar, yargının siyasi iktidarın hoşuna gitmeyen her fikir beyanını cezalandırma aracına dönüştürülmesini eleştirdi. Paylaşımda herhangi bir şiddet çağrısı veya somut bir tehlike unsuru bulunmamasına rağmen "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçlamasının yöneltilmesinin hukuki temelden yoksun olduğu belirtildi.

"Deprem Kahramanına Vefasızlık ve Sindirme Politikası"

Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, ömrünü hayat kurtarmaya adamış, Türkiye'nin en kritik afetlerinde ön saflarda yer almış bir isme yönelik bu muameleyi "vefasızlık ve sindirme operasyonu" olarak yorumladı.

Yapılan açıklamalarda, iktidarın toplumsal muhalefeti susturmak ve resmi anlatının dışındaki her türlü alternatif bakış açısını kriminalize etmek için yargıyı bir sopa gibi kullandığı ifade edildi. Mahruki'ye yönelik bu gözaltı kararının, toplumun bütününe verilen bir gözdağı olduğu savunuldu.

Sosyal Medyada Dayanışma Dalgası

Soruşturma ve gözaltı kararının duyulmasının ardından sosyal medyada binlerce kullanıcı Mahruki'ye destek mesajları yağdırdı. Kullanıcılar, "Nasuh Mahruki Yalnız Değildir" etiketiyle yaptıkları paylaşımlarda, bir vatandaşın ülkenin yakın tarihi ve siyasi süreçleri hakkında fikir beyan etmesinin en temel demokratik hakkı olduğunu hatırlatarak adli makamları bu hukuksuz karardan geri dönmeye çağırdı.

Manisa'da çıkan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü

Manisa'nın Kula ilçesinde makilik alanda başlayıp badem ağaçlarına sıçrayan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü

16.07.2026 01:40:00 / Güncelleme: 16.07.2026 05:12:14
AA
 
Manisa'da çıkan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü
Manisa'da çıkan yangında 10 hektarlık alan zarar gördü

Balıbey Mahallesi'ndeki makilik alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler daha sonra badem ağaçlarına da sıçradı.

İhbar üzerine bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, Orman İşletme Müdürlüğü ile Kula Belediyesi iş makinaları sevk edildi.

Yangına 3 arazöz, 1 helikopter, 3 orman ilk müdahale aracı, 4 itfaiye aracı, tanker ve iş makinaları ile 30 traktör müdahale etti.

Yangın kısmen kontrol altına alınırken, 10 hektarlık alan zarar gördü.

Ekiplerin soğutma çalışmaları devam ediyor. 

Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı

Muğla'da dövülerek hayatını kaybeden kadının tabutunu kadınlar taşıdı 

15.07.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Dövülerek katledilmişti, tabutunu kadınlar taşıdı
Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre erkek arkadaşı tarafından darp edilmesi sonucu yaşamını yitiren 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Kurşunlu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verilirken, Işıktekin'in tabutunu kadınlar omuzladı.  

Dün, Muğla'nın Menteşe ilçesinde iddiaya göre darp edilmesi sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Orhaniye Mahallesi Pazar Sokak'ta geçtiğimiz gün erkek arkadaşı Niyazi Bahçe tarafından darp edilen Sevil Işıktekin, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından gözaltına alınan şüpheli Niyazi Bahçe, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sevil Işıktekin için Kurşunlu Camii'nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törene Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Işıktekin'in ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze töreninde Sevil Işıktekin'in tabutu kadınlar tarafından omuzlarda taşındı. Duygusal anların yaşandığı törende aile fertleri ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.

Kılınan cenaze namazının ardından 38 yaşındaki Sevil Işıktekin, Şehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verildi.

İnşaatta işçiler birbirine girdi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde inşaat alanında iki işçi grubu arasında çıkan kavgada 3 kişi yaralandı. Yaralanan işçiler ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, kavganın ardından inşaatta çalışan çok sayıda işçinin otobüslerle memleketlerine gönderildiği bildirildi

15.07.2026 13:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
İnşaatta işçiler birbirine girdi
İnşaatta işçiler birbirine girdi
Manavgat ilçesi 4 Blok; 63 daire, 54 ofis ve 11 ticari dükkandan oluşan Bahçelievler Mahallesi Çetin Emeç Caddesi üzerindeki inşaatta iki işçi grubu arasında bilinmeyen bir sebepten çıkan kavgada Muhammet B., Seyfettin B. ve Kamil B.'nin vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbarın ardından olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edilirken, yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla Manavgat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ekiplerinin de inşaat içerisinde ve çevresinde önlem aldığı gözlendi.

Diğer taraftan kavga anı çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kayda alındı.

Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar

Güzelbahçe Belediyesinde yürütülen "rüşvet" ve "irtikap" soruşturması kapsamında gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan, tutuklu Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın oğlu, gelini ve kardeşi serbest bırakıldı

15.07.2026 12:30:00 / Güncelleme: 15.07.2026 12:36:02
AA
 
Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar
Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın 26 Mayıs'taki ilk dalgasında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlamalarıyla Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar gözaltına alınmış ve çıkarıldıkları nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı, 27 Mayıs'ta yaptığı açıklama ile tutuklanan Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın "geçici bir tedbir olarak" görevden uzaklaştırıldığını duyurmuştu. Aynı operasyonda gözaltına alınan Günay'ın eşi Nermin Günay ile eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özden Mustafa İnce'nin de aralarında bulunduğu diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesinde "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 26 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen ilk operasyonun ardından derinleştirilen soruşturmada, MASAK verileri üzerinde analiz ve incelemeler yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda örgütlü şekilde rüşvet ve irtikap suçlarına karıştığı değerlendirilen toplam 7 şüpheli daha belirlendi. Şüphelilerden birinin hâlihazırda tutuklu olduğu tespit edildi. Savcılığın talimatıyla 14 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, tutuklu Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın oğlu Ahmet Günay, gelini İmran Kübra Günay ve kardeşi Hüseyin Günay ile bir şüpheli daha gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan başkanın 3 yakını ve diğer şüphelinin serbest bırakıldığı öğrenildi.

Dosya kapsamında firari durumda olan 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise emniyet güçlerince aralıksız sürdürüldüğü bildirildi.

Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek

Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı

15.07.2026 12:08:00
Haber Merkezi
 
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı. Eşinin vaat ettiği altınların ödenmediğini öne süren kadın, imzalı mehir senedini delil olarak mahkemeye sundu. Mahkeme, belgeyi geçerli kabul ederek kadına 150 gram altın ödenmesine hükmetti.
Giresun'da boşanan bir kadın, dini nikâh sırasında kendisine verilmesi taahhüt edilen 150 gram altının ödenmediği gerekçesiyle yargıya başvurdu.
Yaklaşık beş yıl önce resmi nikâhın ardından dini nikâh kıyan çift, mehir konusunda yazılı bir belge düzenledi. Tarafların imzasını taşıyan belgede, kadına 150 gram altın verileceği taahhüt edildi.

Mahkemede delil olarak kabul edildi
İddiaya göre, evlilik süresince vaat edilen altınlar kadına teslim edilmedi.
Boşanmanın ardından kadın, mehir senedinden doğan alacağının tahsili için dava açtı.
Davacı, üzerinde her iki tarafın da imzasının bulunduğu mehir senedini mahkemeye delil olarak sundu.
Mahkeme, imzalı belgeyi geçerli delil kabul ederek, davalı erkeğin 150 gram altını kadına ödemesine karar verdi.
Davacı kadının avukatı, kararın en önemli dayanağının mehir vaadinin yazılı ve imza altına alınmış olması olduğunu belirtti.
Avukat, Türk Medeni Kanunu'na göre kadınların evlilikten doğan haklarını elde edebilmesi için resmi nikâhın şart olduğunu hatırlatarak, "Eğer bir mehir alacağı olarak vaatte bulunulduysa bunun mutlaka imza altına alınmış olması ve bu imzanın orada tanıklar tarafından yapılmış olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor

Türkiye, modern tarihinin en karanlık gecelerinden birine karşı kazandığı şanlı zaferin 10. yılında tek yürek oldu. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişiminin üzerinden tam on yıl geçti

15.07.2026 09:09:00 / Güncelleme: 15.07.2026 09:24:52
Haber Merkezi
 
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Ülkenin dört bir yanında milyonlarca vatandaş, milli iradeyi canı pahasına koruyan 253 şehidini rahmetle anarken, demokrasiye kurulan bu hain kumpası bir kez daha lanetliyor. 
 
Sivil halkın tankların önüne yattığı, silahlara göğüs gerdiği o tarihi direnişin onurlu mirası, yurdun her köşesinde düzenlenen törenlerle yaşatılıyor.
 

Milli irade zaferinin onuncu yılında tek yürek Türkiye

 
Hain kalkışmanın 10. yıl dönümünde anma etkinlikleri günler öncesinden başladı. Demokrasi mücadelesinin en sembolik noktalarından biri olan ve o gece vatandaşların canları pahasına darbeci askerleri etkisiz hale getirdiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne dev bir Türk bayrağı asıldı.
 
Ülke genelinde bisiklet turları, paneller ve sempozyumlar düzenlenirken, hain darbe girişimi sırasında iki kez bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) resmi anma programlarının saat 12.30 itibarıyla başlayacağı bildirildi.
 
İstanbul'da ise anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen "15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri Anma Koşusu" nedeniyle ulaşımda geçici düzenlemelere gidildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, etkinlik dolayısıyla köprüyü çift yönlü olarak trafiğe kapattı.
 
Yapılan açıklamaya göre trafiğe kapatılan noktalar ve alternatif güzergâhlar şu şekildedir:
 
Kapatılan yollar: D-100 güney yol Beşiktaş-Sarıyer ayrımları mevkisi ile D-100 kuzey yol Ümraniye-Altunizade ayrımları mevkisinde trafik akışı tamamen durduruldu.
 
Beşiktaş bölgesi: Barbaros Bulvarı Sait Çiftçi köprü katılımı, Sait Çiftçi Varyant üstü köprü katılımı, Yıldız Posta Caddesi Gayrettepe D-100 güney katılımı, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 güney katılımı ve Barbaros Bulvarı'ndan Sarıyer istikametine D-100 kuzey katılımı trafiğe kapatılan noktalar arasında yer aldı.
 
Üsküdar bölgesi: Beylerbeyi'nden köprüye katılım, Kısıklı Caddesi'nden köprüye katılım, Altunizade Kavşağı ve Tophaneli Caddesi köprü katılım yolları araç geçişine kapatıldı.
 
Açılış saati: Köprü ve bağlantılı tüm yollar, etkinliklerin tamamlanmasının ardından saat 15.00'ten itibaren yeniden trafiğe açılacak.
 
İstanbul Valiliği kararı doğrultusunda toplu taşımada da önemli bir düzenleme yapıldı. Saat 03.00'ten itibaren Metrobüs seferleri, Zincirlikuyu ile Söğütlüçeşme istasyonları arasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü güzergâhı üzerinden gerçekleştirilmeye başlandı. Bu süreçte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Burhaniye, Altunizade, Acıbadem, Uzunçayır ve Fikirtepe istasyonları geçici olarak yolcu iniş ve binişlerine kapatıldı.
 

Hafıza tazeleyen sergiler ve unutulmayan direniş

 
15 Temmuz ruhunun gelecek nesillere aktarılması ve uluslararası alanda da doğru anlaşılması amacıyla önemli kültür etkinliklerine imza atıldı. Bu kapsamda hazırlanan "Hafıza ve Hatıra 15 Temmuz" fotoğraf sergisi, eş zamanlı olarak İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali ile İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Giden Yolcu Terminali'nde kapılarını ziyaretçilere açtı.
 
Serginin açılışında konuşan İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Vali İlker Haktankaçmaz, milletin geleceğini doğrudan tehdit eden bu sinsi darbe teşebbüsünün asla unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. 
 
Haktankaçmaz, Türk milletinin vatan söz konusu olduğunda göstereceği refleksi şu sözlerle özetledi:
 
"Bizler bu milletin evlatları olarak gerektiğinde canımızı hiçe sayarak 15 Temmuz gecesi bu milletin bütün fertlerinin yaptığı gibi sokağa çıkmasını da biliriz."
 

Karanlık geceden aydınlık sabaha: Saat saat ihanet ve direniş

 
O kara gecede, FETÖ'cü hainlerin karanlık planları ile aziz Türk milletinin yazdığı kahramanlık destanı şu şekilde gelişti:
 
22.00 – Tanklar sahneye çıktı: İstanbul'da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri, darbeci askerler ve askeri araçlar tarafından tek taraflı olarak kapatıldı. Aynı dakikalarda Ankara semalarında F-16 savaş jetleri alçak uçuş yaparak halk üzerinde korku iklimi yaratmaya çalıştı.
 
23.00 – İlk resmi açıklama: Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım televizyon kanallarına bağlanarak tarihi bir açıklama yaptı. Yıldırım, yaşananların "TSK içinde bir grubun kalkışma girişimi" olduğunu belirterek, bu kanunsuz girişime asla izin verilmeyeceğini tüm dünyaya ilan etti.
 
02.42 – TBMM bombalandı: Gözü dönmüş darbeciler, milletin egemenliğinin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) savaş uçaklarıyla bombaladı. Milletvekilleri sığınaklara inerek genel kurulu terk etmedi ve milli iradeye son ana kadar sahip çıktı.
 
06.40 – İlk teslim olmalar ve kırılma noktası: Boğaziçi Köprüsü'nü işgal eden darbeci askerlerin silahlarını bırakarak teslim olması, hain kalkışmanın kırıldığının ve milletin zaferinin en somut ilanı oldu.
 

Kahramanlar ve demokrasi mirası

 
15 Temmuz gecesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmeye çalışan darbeci general Semih Terzi'yi alnından vurarak darbenin seyrini değiştiren kahraman Astsubay Ömer Halisdemir gibi yiğitlerin yazdığı destanlarla doludur. Vatan sevgisinin çelikten bir kalkana dönüştüğü o gecede Türkiye çok ağır bedeller ödedi:
 
Şehit sayımız: 253 (184 Sivil, 63 Polis, 6 Asker)
Gazi sayımız: 2.740'ın üzerinde
Hukuki süreç: Yüz binlerce terör örgütü üyesi adalete teslim edildi.
 
O gece sokaklara dökülen milyonlarca insan; hiçbir siyasi, sosyal veya ideolojik ayrım gözetmeksizin sadece ve sadece vatan sevgisiyle birleşti. Ellerinde ağır silahlar, tanklar ve uçaklar olan darbecilere karşı göğüslerini siper eden sivil halk, dünya demokrasi tarihine altın harflerle geçecek bir sivil direniş gerçekleştirdi.
 
Bu eşsiz zaferin mirasını yaşatmak amacıyla, 29 Ekim 2016'da çıkarılan kanunla 15 Temmuz günü resmi tatil ilan edilerek "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" adını aldı. Türkiye Cumhuriyeti, her yıl 15 Temmuz'da şehitlerini rahmet ve minnetle anarken; milli iradenin, bağımsızlığın ve demokrasinin hiçbir güç tarafından geçilemeyecek sarsılmaz bir kale olduğunu tüm dünyaya haykırmaya devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.