logo
05 AĞUSTOS 2026

İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"

Meltem TV'de yayınlanan Faruk Karatay'ın hazırlayıp sunduğu Gündem Özel Tahran programında konuşan İranlı Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün icraatlarını öve öve bitiremedi. İranlı Akademisyen "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir" diye konuştu

05.08.2026 09:35:00 / Güncelleme: 05.08.2026 09:41:16
Hasan Gündoğdu
 
İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"
İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"
Gazeteci Faruk Karatay'ın 1935 yılında Atatürk'ün Mason Örgütleri kapatıp tüm mal varlıklarını devletleştirme sorusuna net cevaplar verdi.
 

AMERİKA FAYDALI İŞLER YAPMIYOR

 
Faruk Karatay'ın "Atatürk de şer odağı gördüğü Mason localarını bir kararla beraber Mecliste konuşulmasına fırsat dahi bırakmadan tak tak diye kapatıyor. Sizce bir ülke için bunun etkileri olumlu mudur, olumsuz mudur?" sorusuna Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi "Bakın, bence baştan sona faydalıdır. Çünkü onlar bize faydaları dokunsun diye çalışmıyorlar. Bize, bizim aleyhimize plan, proje yapıyorlar gece gündüz. Gece gündüz bizim aleyhimize özellikle Müslüman olduğumuz için, özellikle Orta Doğu'da yaşadığımız için. Orta Doğu zenginlik kaynağıdır, her şey Orta Doğu'da" dedi.
 

ATATÜRK FERASET SAHİBİ OLDUĞU İÇİN BATILILAR ATATÜRK'Ü ELEŞTİRİYORLAR

 
Faruk Karatay'ın "Sizce Atatürk de bu gerçeği gördü mü?" sorusuna Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi "Bakın, tabii ki görmüştü! Görmeseydi bunu niye yaptı ki? Bence bakın, Atatürk meselesine gelince biliyorsunuz Türkiye'de bazı insanlar eleştiriyor, bazıları seviyor, bazıları sevmiyor ama bence, bence, bunu bu şekilde söyleyeceğim; fikir adamlarını, akıl, güzel akıllarını kullanan insanları Batı dünyasından kötülemeye başladılar. Hep onu o topluma kötü yansıtmaya başladılar. Eğer o Mason meselesinde güzel bir tavır almışsa demek ki bu, gelecekte bunların ne kadar bize darbeleri gelecek diye onun farkındaydı. Ferasetliydi. Veya İran'da da aynısı; eğer Amerika'nın büyükelçiliği bizim ülkemizin içinde olsaydı şimdiye kadar gelen darbelerin 10 katı gelirdi bize. Onu engelledik biz" diye konuşarak Atatürk'e açık açık sahip çıktı.

Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı

05.08.2026 01:30:00
AA
 
Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de
Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran Hava Kuvvetleri Komutanı olarak atandı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi 30 Ağustos'tan geçerli olmak üzere 1 yıl uzatıldı.

Öte yandan, 30 Ağustos'tan geçerli olmak üzere 19 general, 6 amiral ve 69 albay bir üst rütbeye terfi ettirildi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığında tümgeneraller Burhan Aktaş, Ertan İnaltekin, Alparslan Kılınç korgeneralliğe, tuğgeneraller Şükrü Bilir, Mustafa Büyükköroğlu, İsmail Özcan, Şener Kopal, Ahmet Aşık, Bülent Tanrıverdi, Mehmet Açık, Mustafa Yeter, Coşkun Çelik, Ömer Şahin Selvi, Yüksel Kolcu, İsmail Analı, Hakan Durmazpınar tümgeneralliğe yükseltildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığında 40 albay ise tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, albaylar Hasan Atasoy, Ali Karakaş, Murat Temur, Ertan Binay, Mehmet Ali Yağız, Mehmet Savcı, Mehmet Serhat Gündoğan, Halil Özçay, Hakan Kutlu, Günal Budak, Mustafa Volkan Esen, Cumhur Pıçakcı, Uğur Özyurt, Hakan Kan, Ayhan Ocak, Sedat Öztürk, Kürşad Cihan Erce, Çetin Kaya, Vedat Er, İsmail Cenkeri Ersöz, Enver Kılınç, Ahmet Aydın, Fuat Dönmez, Kenan Koç, Haşim Bildiş, Ersin Yaman, Şengezer Şimşek, Hüseyin Erhan Öztek, Orhan Demirel, Kubilay Karadeniz, Armağan Özel, Mustafa Cem Tokeşer, Sefa Koruk, Alper Önem Civelek, Metin Durmaz, Barış Karaca, Cebrail Kemal Dokumacı, Ahmet Durgut, Ferit Yüksel, Metin Çekmegül tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında, tümamiraller Ramazan Özoğul ve Erhan Aydın koramiralliğe, tuğamiraller Erhan Akbayrak, Yücel Darcan, Eren Günay, Kenan Kaan Türkkan tümamiralliğe yükseltildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında 11 albay da tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Buna göre albaylar Çağlar Mert Erk, Burak Köpük, Göksel Ercenik, Burak Türköz, Adil Tüfekçi, Güvenç Uysal, Volkan Kıvan, Emre Ahmet İnal, Arif Özay, Umut Turhan, İzzet Emre Afacan tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığında, korgeneral Erdoğan Gür orgeneralliğe, tümgeneral Kemal Turan korgeneralliğe, tuğgeneral Cihangir Kemal Yüzçelik tümgeneralliğe yükseltildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığında ise 18 albay tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, Türker Altınışık, Şükrü Yılmaz, Metin Admaner, Baha Pakkan, Önder Can, Zeki Arslan, Akif Ersan Kıvılcım, Özlem Karapınar, Serkan Coşar, Alper Gezeravcı, Keskin Şenel, Taşkın Dakkur, Bora Çakıroğlu, Alper Gökdere, Sadık Tuncel, Fatih Pala, Ercan Bekmez ve Levent Ak tuğgeneralliğe terfi ettirildi. 

2026 YAŞ kararları açıklandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı sona erdi. Erdoğan'ın imzaladığı kararlara göre Hava Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Rafet Dalkıran atanırken, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi 1 yıl uzatıldı. Şura kararıyla 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise generalliğe yükseltildi

04.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
2026 YAŞ kararları açıklandı
2026 YAŞ kararları açıklandı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) terfi, atama, görev süresi uzatımı ve emeklilik dosyalarını karara bağlamak üzere toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Kritik zirve öncesi Anıtkabir'i ziyaret eden şura üyeleri, yaklaşık 2,5 saat süren basına kapalı görüşmenin ardından TSK'nın yeni yapılanmasını netleştirdi. Alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayının ardından resmiyet kazandı.

Hava Kuvvetleri'nde nöbet değişimi, Deniz Kuvvetleri'nde temdit

2026 YAŞ kararlarındaki en dikkat çekici değişim hava kuvvetlerinde yaşandı. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilirken, bu göreve Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran atandı.

Görev süresi dolan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi ise şura kararıyla 1 yıl uzatıldı. Geçen yıl göreve atanan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ise mevcut görevlerine devam ediyor.

Terfiler ve görev süresi uzatımları

30 Ağustos 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ilan edilen terfi ve atama listesinin genel bilançosu şu şekilde gerçekleşti:

Rütbe Alanlar: 25 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi. 69 albay ise general ve amiralliğe terfi etti.

Uzatma Alanlar: TSK bünyesindeki 24 generalin görev süresi 1 yıl, 530 albayın görev süresi ise 2 yıl süreyle uzatıldı.

Orgeneralliğe Yükselenler: Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki Korgeneral Erdoğan Gür, generallikteki en üst rütbe olan orgeneralliğe yükseltildi.

Emeklilik ve yaş haddi kararları

Şura bünyesinde kadro yetersizliği ve yaş sınırları sebebiyle emeklilik sevkleri de karara bağlandı. Bu doğrultuda; 2 general yaş haddini doldurması sebebiyle 01 Eylül 2026 itibarıyla emekli edildi.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kadıoğlu da dahil olmak üzere toplam 61 general ve amiral, kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edildi.

Şurada ilk kez yer alan isimler

Bu yılki Yüksek Askeri Şura toplantısı, kabine ve askeri bürokrasideki yeni isimlerin katılımı açısından da önem taşıyordu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, YAŞ üyesi sıfatıyla bu kritik toplantıda ilk kez yer aldılar.

Alınan kararların ardından Millî Savunma Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı, bir üst rütbeye yükselen tüm personele devlet adına teşekkür ederek yeni görevlerinde başarılar diledi.

Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak


 
 
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi'nde ilk kez 1965'te start alan ve daha sonra durdurulan kazı çalışmalarına 50 yıl sonra batı bölümünde yeniden başlandı.

04.08.2026 13:45:00
AA
 
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak

Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında, milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963'te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü'nde ilk kazılar, Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964'te başlatılmıştı.
Sadece bölge değil dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.
Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, tarıma geçiş ile hayvanların evcilleştirilmesinin bütün aşama ve detaylarına ulaşılan Diyarbakır'ın Çayönü Tepesi'nde bu yıl 29 kişilik ekiple kazı ve araştırma çalışmaları yürütülüyor.

İlginç veriler ortaya çıkıyor

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, daha önce yerleşmenin doğu kesiminde kazı çalışmalarına başladıklarını, doğu kesiminde Neolitik yerleşmenin farklı evrelerini belirlediklerini, buradaki kazılara bu sene itibarıyla ara verdiklerini söyledi. Önceki yıllarda Çayönü Tepesi'nin doğu bölümünde kazı çalışması yürütüldüğünü anlatan Sarıaltun, şunları kaydetti: "Bu yıl yerleşmenin batı alanında kazıları yoğunlaştırdık. Geçen yıllarda doğu alanda kazılarımızı yapmıştık. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun bir şekilde çalışmıştık. O alanda bulduğumuz konutlar, işlik evleri, atölyeler, birbirinin üzerine binmiş dönemler tanımladıktan sonra yaklaşık 50 yıl sonra Çayönü Tepesi'nde batı alanında da kazılara dönmemiz gerektiğini düşündük."

Konutlar var!

Doğu bölümünde günümüzden 11 bin yıl önceki dolguları açığa çıkardıklarını anlatan Sarıaltun, dolgularda yoğun bir şekilde konut yapılarının olduğunu anlattı.
Sarıaltun, şöyle devam etti: "Normal insanların yaşam alanları var. Bu yaşam alanlarının yanında ocakları, işlikleri, atölyeleri var. Dolayısıyla biz o dönemin günlük yaşamını anlamak için önemli verilere sahip olduk. Bununla beraber, çanak çömleksiz Neolitik höyüğün üzerinde milattan önce 7 binlerde, 6 bin 800'lerde yerleşmiş bir çanak çömlekli Neolitik yerleşmeyi tespit ettik. Konut alanlarını açığa çıkarınca karşımıza şu sorular çıktı. Batı alanındaki konutlarla ne farkı var, ayrı ayrı bir mahalle mi var, ayrı bir topluluğun kültürel yapısı mı var, ayrı bir kültürel zincir mi var? Bunu anlamamızın bir tek yolu vardı. Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa batı alanındaki konut alanlarına geri döndük. Doğu ve batı alanındaki konutların arasındaki farkı ortaya koymak istedik."
Batı bölümündeki mimariyi de ortaya çıkarmak istediklerini belirten Sarıaltun, bu alandaki mimariyi anlayarak yerleşmenin stratejisini ve dokusunu anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Turizme kazandırılacak

Eylül ayına kadar kazı planlamasının olduğunu dile getiren Sarıaltun, bölgeyi turizme kazandırmak istediklerini vurguladı. Sarıaltun, "Hedefimiz Çayönü'nü ören yeri yapmak, gezi güzergahlarını oluşturmak, ziyaretçilerin daha nitelikli ve iyi koşullarda tabelalarıyla bilgi panolarıyla interaktif gezi güzergahlarıyla alanı daha iyi tanımalarını sağlamak" dedi.

Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı


 
Katıldığı bir programdaki açıklamaları nedeniyle hakkında "müstehcenlik" suçundan soruşturma başlatılan Bennu Gerede gözaltına alındı.
 

04.08.2026 12:03:00
Haber Merkezi/AA
 
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, katıldığı programda kullandığı ifadeler nedeniyle Bennu Gerede hakkında müstehcenlik suçundan resen soruşturma başlattı. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, Gerede'yi gözaltına aldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, fotoğrafçı Bennu Gerede hakkında, sosyal medya üzerinden yayın yapan bir programda boynunda taşıdığı ve "vibratör" olarak tanımladığı kolyeyi teşhir etmesi ve yaptığı müstehcen açıklamalar sebebiyle 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatıldı. Gerede, hakkında gözaltı talimatı verildi.

Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın


 
Yoğun geçen bir çalışma, eğitim ve uzun bir kış mevsiminin ardından hepimizin hayali dinlenmek, yenilenmek ve keyifli bir yaz tatilinde denizin, güneşin keyfini çıkarmak. Ancak bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde zorlaştırabiliyor.

04.08.2026 11:51:00
Murat Çorbacı
 
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın

Bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde sıkıntıya sokabiliyor. Kasık, göbek ve karın duvarı fıtıkları da bunların başında geliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman hafif bir şişlik ya da ara sıra hissedilen rahatsızlık şeklinde kendini gösteren fıtıklar, özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteler, uzun yolculuklar, ağır valiz taşıma ve yüzme sonrası kendisini belli ederek tatil konforunuzu olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle yaz tatiline çıkmadan önce kasık, göbek ve karın duvarı fıtıklarının tedavilerinin mutlaka planlanması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Mert Tanal, fıtıkların nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

1. Ağır valizler fıtığı büyütebilir: Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, kasık fıtığı, göbek fıtığı veya karın duvarı fıtığı bulunan kişilerin seyahat öncesinde bazı noktalara dikkat etmesi gerekir. Çünkü tatile giderken veya tatilde yapılan yanlış bir hareket fıtık şikâyetlerini artırarak acil cerrahi müdahale gerektirebilecek komplikasyonlara yol açabilirler. Tatil hazırlıklarının vazgeçilmezi olan valizler, fıtık hastaları için önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle ağır yük kaldırmak karın içi basıncını artırarak fıtığın büyümesine ve ağrıların şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Valizlerin mümkün olduğunca hafif hazırlanması, kaldırılması gerektiğinde ise yardım alınması gerekir.

2. Kabızlık ve ıkınmadan kaçının: Seyahatlerde değişen beslenme düzeni ve yetersiz sıvı tüketimi kabızlığa yol açabilir. Kabızlık nedeniyle oluşan ıkınma ise kasık ve karın duvarı fıtıklarının oluşabileceği zayıf noktalarda ek basınç oluşturur. Bu nedenle tatil boyunca bol su içmek, lifli gıdalar tüketmek ve bağırsak düzenini korumak fıtıktan korunmak için oldukça önemlidir.

3. Uzun süre öksürük ve zorlanmalar risk oluşturabilir: Kronik öksürük, ağır egzersizler veya ani zorlanmalar fıtık bölgesindeki basıncı artırabilir. Özellikle yaz aylarında yapılan yoğun spor aktiviteleri veya ağır eşyaların taşınması mevcut fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Tatilde fiziksel aktiviteler planlanırken kişinin sağlık durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

4. Denizde ve havuzda ölçülü hareket edin: Yüzme genel olarak güvenli bir aktivite olsa da ani hareketler, yüksekten suya atlama veya karın bölgesini zorlayacak aktiviteler fıtık hastalarında rahatsızlık oluşturabilir. Ağrı hissedildiğinde aktiviteye ara verilmesi ve vücudun zorlanmaması gerekir.

5. Fıtıkta ani ağrı acil durum habercisi olabilir: Kasık veya göbek bölgesindeki şişliğin aniden sertleşmesi, şiddetli ağrı gelişmesi, bulantı-kusma görülmesi ya da şişliğin içeri itilememesi fıtık boğulmasının habercisi olabilir. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektirebileceğinden vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

6. Kapalı cerrahi ile tatili ertelemeye gerek kalmıyor: Özellikle kasık ve karın duvarı fıtıklarında uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri, daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası ağrının azalmasına, günlük yaşama ve iş hayatına daha hızlı dönüşe katkı sağlar.

7. Seyahatten önce doktor kontrolünü ihmal etmeyin: Ameliyat önerilmiş ancak henüz operasyon geçirmemiş fıtık hastalarının uzun yolculuklardan önce doktorlarına danışmaları önem taşır. Muayene sırasında fıtığın durumu değerlendirilerek seyahate engel oluşturabilecek riskler belirlenir. Tatilinizi doktorunuzun önerileri doğrultusunda planlamanız gerekir.

8. Doğru önlemlerle güvenli bir tatil mümkün: Fıtık hastalarının tatilden vazgeçmesine gerek yok. Kasık fıtığı, göbek fıtığı ve diğer karın duvarı fıtıkları olan kişiler için tatil yapmak çoğu zaman bir engel oluşturmaz. Ancak ağır yüklerden kaçınmak, karın içi basıncını artıran davranışlardan uzak durmak ve olası uyarı işaretlerini bilmek, tatilin sağlık sorunlarıyla gölgelenmesini önlemeye yardımcı olur. Risk içeren fıtık varlığında ameliyatı olup sonrasında tatile gitmek, tatilin yarıda kesilmesinin önüne geçer.

Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli


 
Yüksek tansiyonla mücadelede yalnızca tuz tüketimini azaltmaya odaklanan geleneksel yaklaşım yeniden değerlendiriliyor. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayınlanan bir rapora göre, sodyum kısıtlamasına potasyum alımının artırılması eşlik ettiğinde hipertansiyon kontrolünün etkinliği önemli ölçüde artıyor. 

04.08.2026 11:18:00
Murat Çorbacı
 
Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli
Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli

Yüksek tansiyonla mücadelede yalnızca tuz tüketimini azaltmaya odaklanan geleneksel yaklaşım yeniden değerlendiriliyor. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayınlanan bir rapora göre, sodyum kısıtlamasına potasyum alımının artırılması eşlik ettiğinde hipertansiyon kontrolünün etkinliği önemli ölçüde artıyor. Uzmanlar, bu iki faktörün kardiyovasküler sistemi düzenlemek için birleşik bir mekanizma olarak ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

Potasyum ne işe yarıyor?

Hipertansiyon, dünya çapında 1.28 milyardan fazla yetişkini etkiliyor, kalp krizi ve inmenin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. On yıllardır, DSÖ ve ulusal sağlık sistemlerinin standart önerileri, tuzu (sodyum klorür) en aza indirmeye öncelik vermişti. Bununla birlikte, IAFNS komitesi tarafından toplanan veriler, fizyolojik bir karşılıklı bağımlılığa işaret ediyor: sodyum vücutta sıvı tutarak kan basıncını yükseltirken, potasyum kan damarlarının gevşemesine yardımcı olur ve böbrekler tarafından fazla sodyumun atılmasını kolaylaştırır.

Sodyumdan vazgeçilmiyor

Araştırmacılar, çoğu ülkede durumun tamamen tersine döndüğünü vurguluyor: sodyum tüketimi evrensel olarak standartları aşarken, diyetteki potasyum seviyeleri kritik derecede düşük kalıyor. Raporun yazarları, odak noktasını izole tuz kaçınmasından potasyum açısından zengin bir diyet ortamı yaratmaya kaydıran "bütünleyici fizyolojiye" geçişi öneriyor.
"Potasyumun sadece bir takviye değil, aynı zamanda sodyumun fizyolojik bir antagonisti olduğunu anlamak önemlidir. Sadece tuzu uzaklaştırıp potasyumu yerine koymazsak, damar duvarı strese uyum sağlamak için gerekli kaynakları alamaz. Tansiyon şikayeti olan bir hastanın tedavi planı sadece tansiyon ölçümüyle değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarının analiziyle de başlamalıdır" diye açıklıyor uzman doktorlar durumu...

Potasyumu nereden ve nasıl alacağız?

Sebzeler ve Yeşillikler: Ispanak, fırında patates, kabak
Baklagiller: Mercimek, fasulye, nohut
Meyveler: Muz, kuru kayısı, kuru erik


Böbrek hastaları dikkat etmeli?

Hipertansiyonu olan çoğu insan için potasyumun bariz faydalarına rağmen, diyet takviyeleri veya tuz ikameleri yoluyla alımının kontrolsüz artışı tehlikeli olabilir. Aşırı potasyumun (hiperkalemi) aşırı tuz kadar kritik olduğu bir hasta kategorisi vardır. Bu, kendi başlarına diyetlerini ayarlarken dikkatli olmalarını gerektirir. Kardiyologlar, "Özellikle kronik böbrek hastalığı olan veya bazı tansiyon ilaçları (ACE inhibitörleri gibi) kullanan kişiler için, tıbbi gözetim olmadan reçetesiz ilaçlarla potasyum dozlarını aniden artırma girişimleri risklidir. Bu gibi durumlarda, böbrekler minerali ortadan kaldıramayabilir ve bu da kalp ritmi bozukluklarına yol açabilir" görüşünü seslendiriyor.

Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!


 
 
Van'ın Muradiye ilçesindeki Muradiye Şelalesi, yaz sıcaklarından bunalanların serinlemek ve doğayla iç içe vakit geçirmek için tercih ettiği yerlerden biri olmayı sürdürüyor.

04.08.2026 10:50:00 / Güncelleme: 04.08.2026 10:57:02
AA
 
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!

Gürül gürül akan suyu, yemyeşil doğası ve etkileyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlayan şelale, özellikle fotoğraf tutkunları ile düğün fotoğrafı çektiren çiftlerin ilgisini çekiyor. Hafta sonu yaşanan yoğunluğun hafta içinde de devam ettiği Muradiye Şelalesi, vatandaşlara serin bir ortam sunarken, yaz boyunca yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlamayı sürdürüyor.




İlgi büyük

Ailesiyle birlikte Muradiye Şelalesi'ni ziyaret eden Cumali Bozlan, yaz sıcaklarından uzaklaşmak için bölgeye geldiklerini söyledi. Şelalenin her mevsim ilgi gördüğünü belirten Bozlan, şunları kaydetti: "Biraz daha sakin olmasını bekliyorduk ancak her zamanki gibi oldukça kalabalık. İnsanlar aileleriyle birlikte burada vakit geçiriyor. Özellikle düğün fotoğrafı çektiren gelin ve damatların yoğunluğu dikkatimizi çekti. Şelalenin serin havası, yemyeşil doğası ve suyun oluşturduğu atmosfer insanı dinlendiriyor. Yazın bunaltıcı sıcaklarından kaçmak isteyenler için çok güzel bir ortam sunuyor."



Fotoğrafçılar da ilgi gösteriyor

Fotoğrafçı Murat Doğan da "Bugün gündüz çekimlerimizi gerçekleştirdik. Gece de çadır kurarak yıldız pozlama ve gece fotoğrafları çekmeyi planlıyoruz. Muradiye Şelalesi hem doğal güzelliği hem de sunduğu manzarayla fotoğrafçılar için önemli rotalardan biri" dedi.

Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı

İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

04.08.2026 10:26:00
AA
 
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Menderes Belediyesinde çıkar sağlamak amacıyla yapı kullanım izni verildiği, inşaat ruhsatı ve imar durumu değişikliği gibi konularda usulsüzlük yapıldığı, "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarının örgütlü şekilde işlendiği tespit edildi.

Bilirkişi heyetinin raporu, saha araştırmaları ve fiziki ile dijital incelemelerin ardından savcılık 16 şüpheli hakkında yakalama kararı verdi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sabah saatlerinde Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Belediye Başkan Yardımcısı M.T, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürü İ.Y, Plan Proje Müdürü D.P, Yapı Kontrol Müdürü Ö.Y, eski Plan Proje Müdür Vekili Y.U, eski Yapı Kontrol Müdür Vekili H.Y., belediye meclis üyesi E.P., belediye personeli Ö.C.K. ve A.B.Y. ile İ.P, M.P. ve A.P. gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan Belediye Başkan Yardımcısı R.S, belediye meclis üyesi F.H. ile eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.D'nin yakalanmalarına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Zanlılar ifade işlemleri için İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Kabaiş rektörü işaret etti

Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin yürütülmediğini öne sürerek, üniversitedeki güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarına ilişkin sürecin hızlandırılmasını talep etti

03.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kabaiş rektörü işaret etti
Kabaiş rektörü işaret etti
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. ANKA'nın haberine göre olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.

Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.

Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" diye sordu.

"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"

Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.

Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" şeklinde konuştu.

"SORUMLU ÜNİVERSİTE YÖNETİMİDİR"

Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:

"Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin."

"REKTÖRLE İLGİLİ İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.

Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

GÜLİSTAN DOKU ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Kabaiş, Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, "Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?" dedi.

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA'sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.

Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.