logo
16 AĞUSTOS 2026

İranlı yetkiliden Trump'a "Hürmüz Boğazı konusundaki blöfler yerine kendi güvenliğinden endişelen" uyarısı

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, "Hürmüz Boğazı'nı Amerikan toprağı ilan edeceğini" söyleyen ABD Başkanı Donald Trump'ın, "bitmek bilmeyen blöfler" yerine "kendi güvenliğinden endişelenmesi" gerektiğini belirtti

16.08.2026 01:00:00
AA
 
İranlı yetkiliden Trump'a "Hürmüz Boğazı konusundaki blöfler yerine kendi güvenliğinden endişelen" uyarısı
İranlı yetkiliden Trump'a "Hürmüz Boğazı konusundaki blöfler yerine kendi güvenliğinden endişelen" uyarısı

Azizi, sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi'nden ayrılırken "İran'ın suikast tehdidine" karşı bir yemek kamyonu içinde uçak değiştirmesine ve Hürmüz Boğazı konusundaki açıklamalarına değindi.

İranlı yetkili, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'yla ilgili bitmek bilmeyen blöfleri yerine kendi güvenliğinden endişelenmeli, yoksa bir yemek kamyonunda saklanmak zorunda kalabilir."

ABD Başkanı Trump, önceki gün yaptığı bir açıklamada, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'nda tam bir abluka uyguladığını savunarak, "İran'ı tamamen mağlup ettikten sonra çok geçmeden Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim." iddiasını ortaya atmıştı.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, "Hürmüz Boğazı, ne tweetle ele geçirilebilir ne uçak gemisiyle ne emir çıkararak ne de seçim konuşmasıyla... İran ne tehditten korkar ne de güç gösterisiyle sindirilebilir." ifadelerini kullanmıştı.

Amerikan basınına konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi ise Trump'ın "şaka yaptığını" söylemişti.
 

Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

15.08.2026 18:03:00 / Güncelleme: 15.08.2026 18:05:50
İHA
 
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Lice ilçesi Karahasan Mahallesi Heylo mezrasında minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 16 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.



Kazada, olay yerinde 2 kişi hayatını kaybetti. Hastaneye sevk edilen yaralılardan önce 3 kişi, daha sonra 2 kişinin hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 7'ye yükseldi. 9 kişinin tedavisi devam ediyor.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan oksijen dolum tesisinde meydana gelen yangında soğutma çalışmaları devam ederken yangında 2 vatandaşın da yaralandığı bilgisine ulaşıldı

15.08.2026 11:45:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:48:18
İHA
 
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Yangın, saat 08.30 sıralarında Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi'nde faaliyet gösteren Kavas Oksijen Dolum tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre henüz belirlenemeyen bir sebeple tesiste patlama sonrası yangın çıktı. Büyük bir gürültüyle tüplerin patladığı yangın sonrası bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile 6 ambulans, 6 su tankeri, 6 asayiş devriye ekibi ile arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

Patlamanın şiddetiyle çevredeki evlerin camları da kırıldığı öğrenildi.



Ekipler tarafından uzun müdahaleler sonrası yangın kısmen kontrol altına alınırken soğutma çalışmaları devam ediyor.

Öte yandan, yangın nedeniyle 2 kişinin de dumandan etkilendiği ve Salihli Devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.

Manisa Valiliği Kriz Merkezi'nin de yangınla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği öğrenildi.

Deprem dünya turunda


 
Bu yaz dünya büyük depremlerle sarsılıyor. Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen çifte depremin ağır tablosu henüz netleşmedi. Venezuela'nın komşusu Kolombiya, geçtiğimiz Pazar günü büyük bir depremle sarsılmıştı. Yılın en şiddetli depremi ise 7.8 ile Filipinler'de meydana geldi.

15.08.2026 11:08:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:12:58
Abdülkadir Gündoğdu
 
 Deprem dünya turunda
 Deprem dünya turunda

Bu yaz dünya büyük depremlerle sarsılıyor. Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen çifte depremin ağır tablosu henüz netleşmedi. Venezuela'nın komşusu Kolombiya geçtiğimiz Pazar günü büyük bir depremle sarsılmıştı. Yılın en şiddetli depremi ise 7.8 ile Filipinler'de meydana geldi.

7 Haziran

Filipinler açıklarında yerin 57.2 kilometre altında 7.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde 107 kişi hayatını kaybetti. Bu deprem şu ana kadar 2026'nın en şiddetli depremiydi.

24 Haziran

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7.2 ve 7.5 büyüklüğünde 2 deprem meydana geldiğini bildirmişti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 26 Haziran'daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı maddi hasarın maliyetini 6.7 milyar dolar olarak hesaplamıştı. İki büyük depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bin 301'e yükseldi. Deprem nedeniyle kayıp olanların sayısı 18 binden fazla! Sayıyı 50 bine çıkaran kaynaklar da var! La Guaira kentindeki binaların yüzde 80'i çöktü. Depremlerin yerin 10 kilometre derinliğinde olması hasarı ve ölüm sayısını yükseltti.

28 Temmuz

Japonya'nın Kumamato kenti 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsındı. Depremin derinliğinin 10 kilometre olması sonucunda 39 kişi hayatını kaybetti.


10 Ağustos

Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Kolombiya'nın batısındaki San Jose del Palmar kentinin yaklaşık 5 kilometre doğusuydu. Depremin derinliğinin 107 kilometre olduğu bilgisi paylaşıldı. Depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 14 Ağustos itibariyle 281'e yükseldi. Üç gün ulusal yas ilan edilen ülkede deprem nedeniyle 'ekonomik acil durum' kararı alındı.


14 Ağustos

Endonezya'nın Doğu Nusa Tenggara eyaletindeki Nagekeo bölgesi açıklarında 7.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Doğu Nusa Tenggara ve Güney Sulawesi'nin çeşitli bölgelerinde güçlü şekilde hissedilirken kıyı kesimlerinde tahliyeler gerçekleştirildi. Sikka'da arama kurtarma ekipleri hasar gören bölgelerde çalışma yürüttü. Depremde şu ana kadar 20 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Deprem 10 kilometre derinlikte meydana geldi.

15 Ağustos

İspanya'nın Granada kentinde 5 büyüklüğündeki depremin ardından vatandaşlar sokağa çıktı. Granada'ya bağlı Alhendin bölgesinde meydana gelen deprem, kent genelinde bazı bölgelerde maddi hasara yol açtı. Depremin ardından bölge sakinleri tedbir amacıyla evlerinden çıkarak sokaklarda bekledi.

"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?

İnternet sitelerinde sıkça rastlanan "Fatih Karahan Kovuldu" veya "Fatih Karahan Görevden Alındı" başlıklı reklamlar, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın gerçekten görevden alınmasıyla ilgili değildir

15.08.2026 05:46:00 / Güncelleme: 15.08.2026 05:49:57
Hasan Gündoğdu
 
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
Bu duyurular, küresel reklam ağlarını (örneğin Google AdSense) kötüye kullanan organize bir olta/dolandırıcılık (phishing) kampanyasının ve dijital itibar suikastının parçasıdır.
 

Reklamların Arkasındaki Sır ve İşleyiş

 
Yemleme (Clickbait) Tekniği:
Toplumun ve kamuoyunun dikkatini çekebilecek sansasyonel ve sahte bir haber başlığı ("Fatih Karahan kovuldu", "Canlı yayında skandalı ağzından kaçırdı" gibi) seçilerek kullanıcıların tıklama merakı tetiklenir.

 
Programatik Reklam Ağlarının Kullanılması:
Bu dolandırıcılar, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber ve içerik sitelerinin kullandığı üçüncü taraf programatik reklam ağlarına (Google Ads vb.) reklam veren olarak kaydolurlar. Reklamlar, yayıncı sitelerin kendi editörlerinin denetiminden değil, otomatik onay sistemlerinden geçerek sitedeki reklam alanlarına düşer.
 
Domain (Alan Adı) Değiştirme Taktiği:
Sistem ve web siteleri bu sahte reklamı tespit edip ilgili yönlendirme bağlantısını (URL) engellediğinde, saldırganlar hızla yeni bir alan adı alarak ve farklı hesaplar üzerinden reklam vererek engelleri devre dışı bırakırlar.
 
Yönlendirilen Sayfa ve Asıl Amaç:
Reklama tıklandığında kullanıcılar genellikle sahte bir haber sitesine yönlendirilir. Bu sayfalarda genellikle:
 
Sahte kriz/yatırım haberleri süslenerek yasadışı kripto/forex yatırım platformlarına paranızı yatırmanız teşvik edilir.
"Kısa sürede zengin olma" vaatleriyle kredi kartı ve kimlik bilgilerinizi ele geçirmeyi amaçlayan olta formları yer alır.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan görevindedir. Bu tür başlıklar, paranızı veya kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmış sahte reklamlardan ibarettir; bu bağlantılara tıklamamak ve hiçbir kişisel bilgi paylaşmamak gerekir.

Marmara nefes alamıyor

Kendine has iki tabakalı su yapısıyla bir dönem Türk balıkçılığının kalbi olan Marmara Denizi, endüstriyel baskılar, kirlilik ve yetersiz arıtma nedeniyle tarihi bir dönüşüm yaşıyor. Uzmanlar biyoçeşitlilikteki trajik düşüşe karşı acil eylem çağrısı yapıyor

14.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Marmara nefes alamıyor
Marmara nefes alamıyor
Türkiye'nin iç denizi olan Marmara, Karadeniz ile Ege arasında sadece coğrafi bir köprü değil, aynı zamanda deniz canlıları için hayati bir biyolojik koridordur. Ancak son yıllarda yaşanan müsilaj krizleri, derin deniz deşarjı uygulamaları ve artan endüstriyel yük, bu hassas ekosistemi kırılma noktasına getirdi. Bilimsel veriler ve saha araştırmaları, Marmara'nın dünü ile bugünü arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

Eski ile kıyas: 1989 kırılması ve azalan direnç

Marmara Denizi, 1970'li ve 80'li yıllara kadar Akdeniz ve Ege'den çok daha yüksek bir balıkçılık verimliliğine sahipti. Ancak hidrobiyologların raporlarına göre, 1989 yılında devreye alınan Ahırkapı Derin Deniz Deşarjı, Marmara için ekolojik yıkımın başlangıç noktası oldu.

Atıkların alt akıntıyla Karadeniz'e taşınacağı varsayımıyla kurulan bu sistem, zamanla tüm havzaya yayılarak denizin dip katmanlarında oksijenin hızla tükenmesine yol açtı. Son 30 yılda ekosistemin insan kaynaklı rahatsızlıklara karşı dirençliliği tamamen dibe vurmuş durumdadır.

Deniz canlısı çeşitliliğinde büyük kan kaybı

Marmara Denizi'ndeki kirlilik ve oksijensizlik doğrudan biyoçeşitliliği vurdu. Yapılan araştırmalar, özellikle 2021 yılındaki büyük müsilaj felaketinin ardından balık tür çeşitliliğinde yüzde 25 civarında net bir azalma olduğunu ortaya koyuyor.

Eskiden Marmara'da bolca bulunan kalkan, uskumru, orkinos, kolyoz ve kırlangıç gibi ekonomik değeri yüksek balıklar artık bu sularda neredeyse hiç görülmüyor.

Avlanan hamsi, istavrit ve sardalya gibi pelajik türlerin miktarında yüzde 20'ye yakın düşüş yaşandı.

Kıyıdan 30 metre derinliğe kadar olan sünger topluluklarında kitlesel ölümler, mercan resiflerinde ise yüzde 30'a varan kayıplar saptandı.

Madalyonun diğer yüzünde ise oksijensizliğe bağlı olarak ekosistem dengesinin bozulması nedeniyle denizanası, köpek balığı ve vatoz gibi kıkırdaklı türlerin popülasyonlarında ve kıyıya göçlerinde radikal artışlar gözleniyor.

Arıtma tesisleri ne durumda? "Ön arıtma" çıkmazı

Marmara'yı kurtarmanın şifresi atık suların azot ve fosfordan tamamen arındırılmasından geçiyor. Ancak Marmara'ya deşarj edilen atık suyun yaklaşık yüzde 76,5'inden sorumlu olan İstanbul başta olmak üzere, bölge genelinde ileri biyolojik arıtma kapasitesi henüz istenen seviyede değil.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte işletilen 91 atık su arıtma tesisinin yalnızca 36'sı ileri biyolojik, 48'i biyolojik ve 7'si ön arıtma (fiziksel) statüsündedir. Toplam arıtma kapasitesinin yarısından fazlasını halen azot ve fosforu ayrıştıramayan ilkel ön arıtma ve fiziksel arıtma yöntemleri oluşturuyor. Çevre Kanunu'na eklenen maddelerle Marmara Havzası'ndaki belediyelere ileri biyolojik tesis kurma zorunluluğu getirilmiş olsa da finansal ve lojistik gecikmeler nedeniyle eylem planlarının gerisinde kalınmış durumda.

Marmara'yı kurtarmak için neler yapılmalı?

Uzmanlar, Marmara Denizi'nin bir "atık çukuru" olmaktan çıkarılması ve ekosistemin kendini onarabilmesi için şu acil adımların atılması gerektiğinde birleşiyor:

Sıfır Deşarj Politikası: Bir litre su bile ileri biyolojik arıtmadan geçirilmeden, azot ve fosfor yükü sıfırlanmadan Marmara Denizi'ne kesinlikle verilmemelidir.

Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi: Denizin alt tabakasını yok eden derin deniz deşarjı uygulamaları tamamen sonlandırılmalı, sular karada geri kazanılarak sanayide kullanılmalıdır.

Bölgesel Ortak Yönetim Planı: Tek bir belediyenin çabası yetersizdir. Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) gibi bilimsel projeler baz alınarak, tüm havza illerini kapsayan tek elden bir yönetim planı titizlikle uygulanmalıdır.

Sıkı Denetim ve Cezai Yaptırım: Sanayi tesislerinin, organize sanayi bölgelerinin (OSB) ve deniz ulaşım araçlarının sintine/balast deşarjları Sürekli İzleme Merkezleri üzerinden 24 saat kesintisiz denetlenmeli, cezalar caydırıcı hale getirilmelidir.

Koruma Alanlarının Genişletilmesi: Deniz çayırlarının restorasyonu sağlanmalı ve belirli bölgeler tamamen endüstriyel/ticari balıkçılığa kapatılarak deniz canlılarına üreme ve sığınma alanları yaratılmalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

14.08.2026 12:57:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.

Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.

"14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu."

"Hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi"
Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.

Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.

Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.

Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz."

"11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı"
Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti.

6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz"
Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.

Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.

Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul merkezli 6 ilde vize danışmanlığı adı altında randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 42 şüpheli adliyeye sevk edildi

14.08.2026 12:16:00
İHA
 
Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi
Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsolosluk randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyerek vatandaşları mağdur ettiği ve haksız kazanç sağladığı şebekeye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 2,8 milyar lirayı aşan para hareketi tespit edilmiş ve gözaltı kararı verilen 49 şüpheliden 42'si İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de düzenlenen operasyonda gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerin Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayına sevk edildiği öğrenildi.

Çeşme'de 16 kaçak göçmen yakalandı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, Sahil Güvenlik ve jandarma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmada 16 düzensiz göçmen yakalandı

14.08.2026 10:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
Çeşme'de 16 kaçak göçmen yakalandı
Çeşme'de 16 kaçak göçmen yakalandı
İzmir'in Çeşme ilçesinde, Sahil Güvenlik ve jandarma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmada 16 düzensiz göçmen yakalandı.

12 Ağustos günü saat 06.00 sıralarında Çeşme ilçesi Çatal Azmak mevkiinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisini alan güvenlik güçleri harekete geçti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik Kolluk Destek Timi (Alaçatı/Koldestim) ve Alaçatı Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince karada müştereken gerçekleştirilen operasyonda 16 düzensiz göçmen tespit edilerek yakalandı.

Yakalanan 9 Etiyopya, 5 Yemen, 2 Sudan uyruklu toplam 16 göçmen, sağlık kontrolleri ve işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, başıboş sokak köpeği sorununa yönelik yürütülen çalışmalarda hedef büyüttüklerini ilan etti. Sokakların hayvanlar için güvenli olmadığını vurgulayan Çiftçi, "Yıl sonu hedefimizi revize ediyoruz, ekim ayı sonunda tüm sahipsiz hayvanları barınaklara veya doğal yaşam alanlarına almış olacağız" dedi

13.08.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı
Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı
Türkiye'de uzun süredir kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri olan sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yasal düzenlemenin ardından yürütülen saha operasyonlarında çok kritik bir eşiğe gelindi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bugün yaptığı açıklamada sokak hayvanlarının toplanma oranının yüzde 97 seviyesine ulaştığını resmen duyurdu.

"Yıl sonu hedefini ekim ayına çektik"

Bakan Çiftçi, daha önce sokak hayvanlarının temizlenmesi konusunda kamuoyuna duyurulan "2026 yıl sonu" takviminde hızlı ilerleme kaydedilmesi üzerine güncelleme yapıldığını belirtti. Sahadaki çalışmaların hız kazandığını ifade eden Bakan Çiftçi, "Daha önce yıl sonuna kadar bütün sahipsiz sokak hayvanlarını toplayıp barınaklara veya doğal yaşam alanlarına alacağımızı söylemiştik. Bu hedefimizi revize ediyoruz. Muhtemelen ekim ayının sonunda tüm sahipsiz sokak hayvanlarını doğal yaşam alanlarına veya barınaklara almış olacağız" ifadelerini kullandı.

"Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil"

Sokakların hem insanlar hem de hayvanların kendisi için elverişsiz koşullar barındırdığını savunan İçişleri Bakanı Çiftçi, uygulanan politikanın insani boyutuna dikkat çekti. Çiftçi, "Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil. Sokaklar güvensiz mekanlar. Açlık var, hastalık var, güvensizlik var, sokağın insafına terk etmek var. Dolayısıyla biz hayvanları da sokağın insafından kurtarmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

Barınaklarda tedavi ve sahiplendirme süreci

Toplanan hayvanların akıbetine dair de bilgi veren Bakan Çiftçi, sürecin hem valilikleri hem de belediyeleri doğrudan ilgilendirdiğini hatırlattı. Kanunun, nüfusu 25 bini aşan tüm belediyelere barınak kurma ve doğal yaşam alanı oluşturma zorunluluğu getirdiğini belirten Çiftçi, tesislerdeki işleyişi şu sözlerle özetledi: "Barınaklarda hayvanların tedavilerini yapıyoruz. Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız varsa hızlıca sahiplendiriliyor. Sahiplenilmeyen hayvanlar ise bu barınaklarda ve doğal yaşam alanlarında güvenli bir şekilde yaşamlarına devam ediyorlar."

Tartışmalar ve altyapı kapasitesi gündemde

Bakanlığın yüzde 97'lik başarı oranına ve ekim ayındaki kesin bitiş hedefine karşılık, sivil toplum kuruluşları ve veteriner hekim odaları barınakların fiziki kapasitesi konusundaki endişelerini dile getirmeye devam ediyor.

Hak savunucuları, milyonlarca sokak hayvanının transfer edildiği alanlardaki refah şartlarının yakından denetlenmesi ve popülasyon kontrolünde sürdürülebilir bir sistem için kısırlaştırma seferberliğinin aksatılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım

Gezegen savunmasında yeni dönem başlıyor! Gökbilimciler, Dünya'ya yaklaşan asteroitlerin rotasını değiştirmek yerine, onları atmosferin en üst katmanında eritecek yeni bir yapay parçacık teknolojisi geliştirdi. Bu yöntem, nükleer müdahalelere gerek kalmadan gezegeni koruyacak

13.08.2026 20:20:00
Eyüp Kabil
 
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzay ajanslarının yıllardır üzerinde çalıştığı gezegen savunma sistemlerinde, NASA Asteroit İzleme Servisi ve uluslararası gökbilim konsorsiyumlarının son verilerine göre devrim niteliğinde bir buluşa imza atıldı. Bilim insanları, Dünya için potansiyel tehlike oluşturan ve halk arasında "kıyamet mineralleri" olarak bilinen yüksek demir ve nikel içerikli gök taşlarını durdurmanın yeni bir yolunu buldu.

Geleneksel yöntemler asteroitleri patlatarak milyarlarca tehlikeli parçaya ayırmayı hedeflerken, bu yeni teknoloji gök taşını Dünya atmosferine girdiği anda kimyasal olarak çözmeyi amaçlıyor. Geliştirilen iyonize plazma bulutu, termosfer katmanında asteroitin yüzeyiyle tepkimeye girerek taşın saniyeler içinde tamamen zararsız bir küle dönüşmesini sağlıyor.


Yeni savunma teknolojisi nasıl çalışıyor?


Gezegen savunma sistemine entegre edilen bu yeni nesil teknolojinin öne çıkan özellikleri şunlar:

Termal Katalizör Enjeksiyonu: Tehlikeli gök taşı henüz uzay boşluğundayken, üzerine taşın erime noktasını düşüren özel bir kimyasal bileşik fırlatılıyor.

Atmosferik Reaksiyon Tetikleyici: Gök taşı atmosferin üst katmanlarına ulaştığında, enjekte edilen bileşik havanın sürtünme ısısıyla birleşerek zincirleme bir erime süreci başlatıyor.

Parçalanma Karşıtı Stabilizasyon: Sistem, taşın büyük parçalara ayrılarak yeryüzüne düşmesini engelliyor ve kütleyi mikroskobik toz bulutuna dönüştürüyor.


Uzay tehditlerine karşı alınan 4 küresel önlem


Uzmanlar, bu yeni plazma kalkanı teknolojisinin yanı sıra, uzay kaynaklı felaketleri önlemek için dünya genelinde uygulanan diğer hayati tedbirleri şu şekilde sıralıyor:

1. Erken Uyarı Teleskop Ağları: Dünya genelindeki optik ve radar teleskopları, çapı 10 metrenin üzerindeki tüm yakın geçişli cisimleri yapay zeka destekli yazılımlarla 7/24 tarıyor.

2. Kinetik Çarpma Testleri: Potansiyel olarak tehlikeli büyük gök taşlarının yörüngesini yıllar öncesinden değiştirmek için insansız uzay araçlarıyla yön saptırma görevleri yürütülüyor.

3. Uluslararası Uzay Hukuku Protokolleri: Olası bir acil durumda tüm ülkelerin ortak savunma yapabilmesi için küresel veri paylaşım ağları ve hızlı müdahale anlaşmaları güncelleniyor.

4. Sivil Savunma ve Simülasyon Senaryoları: Olası küçük çaplı meteor düşmelerine karşı yerel yönetimler, erken tahliye ve sığınak koordinasyon planlarını dijital simülasyonlarla test ediyor.

Bu tarihi gelişmenin, insanlığın dinozorlarla aynı kaderi paylaşmasını engelleyeceğini ve Dünya'yı uzaydan gelebilecek en büyük tehditlere karşı tamamen güvenli bir sığınak haline getirebileceğine inanılıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.