logo
16 AĞUSTOS 2026

Soma B Termik Santrali örneğiyle özelleştirme çıkmazı

16.08.2026 00:00:00
 

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük kamusal varlık kayıplarından birine tanıklık ediyor. Bir dönem verimlilik, modernization ve istihdam vaatleriyle özel sektöre devredilen sanayi devleri ile enerji santralleri, günümüzde borç batakları ve icra ilanlarıyla anılıyor. 

TMMOB Maden Mühendisleri Odası'nın Soma B Termik Santrali'ne dair yayımladığı sert basın açıklaması ve Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın özelleştirme bilançosuna yönelik eleştirileri, Türkiye'nin ekonomi gündemindeki bu derin krizi bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Bir kamu varlığının icrayla çöküşü

TMMOB Maden Mühendisleri Odası 14 Ağustos'ta yayımladığı yazılı basın açıklamasıyla bu özelleştirme fiyaskosu ve gelinen acı sonuçla alakalı detaylı bilgiler paylaştı. Buna göre:

2015 yılında 685,5 milyon dolar bedelle Konya Şeker'e (TORKU) devredilen Soma B Termik Santrali ve ona bağlı taşınmazlar, işletmeci şirketin Türkiye Kömür İşletmeleri'ne (TKİ) ve kamu kurumlarına biriken borçları nedeniyle icradan satışa çıkarıldı. 

Toplam 5,7 milyon metrekarelik 1.326 parsel taşınmaz için yaklaşık 13,9 milyar TL değer belirlenirken, icra dairesinin yazısındaki bilirkişi tespitleri özelleştirmenin acı bilançosunu özetliyor: Tesis çalışamaz duruma gelmiş, gerekli yatırımlar yapılmamış ve hatta santralin hurda değeri dahi söküm ve nakliye giderlerini karşılayamaz hale düşmüştür.

Bu tablo, özelleştirme süreçlerinde vadolunan "etkin yönetim ve verimlilik" söylemlerinin aksine, kamu varlıklarının nasıl göz göre göre çürütüldüğünü ortaya koyuyor. 

TKİ'nin borç birikmesine rağmen kömür sevkiyatını sürdürmüş olması ise kamusal zararın boyutlarını katlayarak artırmıştır.

Bölgede sosyo-ekonomik yıkım ve işsizlik tehdidi

TMMOB Maden Mühendisleri Odası'nın dikkat çektiği bir diğer kritik husus, devasa tesislerin çöküşünün bölge halkı ve emekçiler üzerindeki yıkıcı etkileri. 

Soma Havzası'nda bulunan yaklaşık 861 milyon tonluk kömür kaynağının ve ona bağlı altyapı tesislerinin geleceği belirsizliğe sürükleniyor. 

Santralin devreden çıkması veya icra yoluyla akıbetinin belirsizleşmesi, doğrudan yeraltı maden işçilerini ve bölgede görev yapan mühendisleri etkileyecek.

Kamu varlıklarının bu şekilde tasfiye edilmesi; yetişmiş insan gücünün işsizliğe, güvencesiz çalışma koşullarına ve düşük ücretlere mahkûm edilmesi anlamına geliyor. 

Kömür üretimi daraldıkça, bölgenin sosyo-ekonomik dengeleri de ciddi bir çöküş riskiyle karşı karşıya kalıyor.

21 yıllık özelleştirme bilançosu: Ayda 3 dolar

Hükümetin yaptığı özelleştirmelerde ya buna benzer acı sonuçlar ortaya çıktı, ya da özelleştirilen kurumların kârları milletin değil, sermaye gruplarının cebine gitti.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın ifade ettiği "özelleştirmelerin Z raporu", bu dönüşümün ekonomik boyutunu istatistiksel bir özetle sunuyor.

2002-2023 yılları arasında gerçekleştirilen 63 milyar dolarlık özelleştirme gelirinin 85 milyon vatandaşa bölündüğünde kişi başına aylık yalnızca 3 dolara denk geldiğini vurgulayan Baş, Cumhuriyet'in onlarca yıllık birikiminin sembolik rakamlar uğruna elden çıkarıldığını savunuyor.

SEKA'dan TEKEL'e, şeker fabrikalarından elektrik dağıtım şebekelerine ve stratejik bankalara kadar uzanan bu satış dalgası, kamu mülkiyetinin tasfiyesiyle sonuçlanırken; stratejik ürün ve hizmetlerde fahiş fiyat artışları ile yüksek yaşam maliyetlerini beraberinde getirdi.

Çözüm; yeniden devletleştirme ve yerli kaynak yönetimi

Kamu mülkiyetinin korunması ve stratejik sektörlerin yeniden ayağa kaldırılması amacıyla sunulan önerilerde, özelleştirilen madenlerin, stratejik tesislerin ve fabrikaların devlet-millet ortaklığıyla yeniden kamulaştırılması gerektiği savunuluyor.

BTP lideri Hüseyin Baş bu temel sorunun çözümü için, yabancıya veya yandaş gruplara devredilen madenlerin geri alınarak gelirinin doğrudan vatandaşa aktarılması ve kapatılan fabrikaların bölgesel istihdamı güçlendirmek adına yeniden ihya edilmesi gerektiğini vurguluyor. BTP lideri, "Neyi verdilerse geri alacağım. Nasıl alacağım? Babalar gibi alacağım. Babalar gibi verdiler, babalar gibi geri alacağım" diyor.

BTP liderinin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a alternatif olarak "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" başlığıyla sunduğu 13 maddelik öneri paketinde ise konumuzla alakalı şu maddeler oldukça dikkat çekiciydi:

"Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir. 

Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir."

Soma B Termik Santrali örneği, yalnızca bir tesisin icralık olmasından ibaret değildir. Bu durum, yanlış özelleştirme politikalarının, denetimsizliğin ve stratejik kamu varlıklarının piyasa koşullarına terk edilmesinin yarattığı sistemik bir sorundur. 

Türkiye'nin enerji güvenliği, madencilik geleceği ve emekçilerinin refahı, bir icra dosyasının dar sınırlarına sığdırılamayacak kadar hayati bir önem taşımaktadır.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.