logo
08 AĞUSTOS 2026

Irmak öğretmene acı veda

Ağrı'da evinde ölü bulunan ve ardında bıraktığı mobbing şikayetleriyle yürekleri yakan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Ayşe Irmak Koparan, gözyaşları eşliğinde toprağa verildi

11.06.2026 23:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Irmak öğretmene acı veda
Irmak öğretmene acı veda
Ağrı'da evinde ölü bulunan ve ardında bıraktığı mobbing şikayetleriyle yürekleri yakan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Ayşe Irmak Koparan, memleketi İzmir'in Torbalı ilçesinde gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.






9 Haziran günü Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu'nda anasınıfı öğretmeni olarak görev yapan Ayşe Irmak Koparan'dan haber alamayan meslektaşlarının ihbarı üzerine polis ve sağlık ekipleri, genç öğretmenin Abide Mahallesi Bey Sitesi'ndeki evine girmiş ve Koparan'ın cansız bedeniyle karşılaşmıştı. İlk belirlemelere göre intihar şüphesi üzerinde durulan olayla ilgili Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı soruşturma, olayın seyrini değiştirmişti.









Ağrı'daki adli tıp ve otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen genç öğretmenin cenazesi, baba ocağı İzmir'e getirildi. Torbalı ilçesinde bulunan Sultan Abdülhamit Camii'nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazında duygu dolu anlar yaşandı. Cenaze töreninde taziyeleri; genç öğretmenin babası Mustafa Ali Koparan, annesi Sultan Kocabıyık ve ikiz ablaları Raziye Türen ile Rabia Bayraklı güçlükle kabul etti. Ayşe Irmak öğretmenin ailesi ve yakınları, Türk bayrağına sarılı tabutun başında uzun süre gözyaşı döktü. Ailenin feryatları cenazeye katılanların yüreklerini dağladı.









Sevenleri ve meslektaşları yalnız bırakmadı

Genç yaşta hayata veda eden Ayşe Irmak Koparan'ın cenaze törenine acılı ailenin yanı sıra meslektaşları, öğrencileri, Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir ve mülki idare amirleri katılarak ailenin acısına ortak oldu. Kılınan cenaze namazı ve helallik alınmasının ardından dualar eşliğinde omuzlara alınan Koparan'ın cenazesi, Ayrancılar Yeni Mezarlığı'na götürülerek gözyaşları arasında toprağa verildi.









Genç öğretmenin, hayatına son vermeden önce resmi makamlara defalarca şikayet dilekçesi vererek görev yaptığı okulda ağır mobbing, hakaret ve fiziksel şiddete maruz kaldığını iddia ettiği ortaya çıkmıştı. Olayın ardından Okul Müdürü M.İ. savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakılmış ancak hakkındaki ağır iddialar nedeniyle görevinden uzaklaştırılmıştı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de olayla ilgili müfettiş görevlendirildiğini ve inceleme sürecinin titizlikle yürütüldüğünü açıklamıştı.
Genç öğretmenden geriye ise öğrencileriyle gülümsediği fotoğraflar ve o dilekçeler kaldı.









Ağrı Valiliğinden açıklama

Olayla ilgili Ağrı Valiliği yazılı basın açıklaması yapmıştı. Valilikten yapılan açıklamada, 7 Haziran 2026 tarihinde öğretmenden haber alınamadığı yönündeki ihbar üzerine ekipler tarafından gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı, yürütülen çalışmalar sonucunda Koparan'ın hayatını kaybettiğinin tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, olayın intihar olarak değerlendirildiği belirtilerek, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatıldığı ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla soruşturma sürecinin titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi. Valilik talimatları doğrultusunda İl Milli Eğitim Müdürlüğünce konunun idari yönden incelenmesi amacıyla müfettiş görevlendirildiği kaydedilen açıklamada, soruşturma ve incelemeler sonucunda ortaya çıkacak tespitler doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılacağı bildirildi. Öte yandan, olayla ilgili iddialarda adı geçen okul müdürü M.İ.'nin müdürlük görevinden alındığı, başka bir okulda öğretmen olarak görevlendirildiği öğrenildi.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.