HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 15 HAZİRAN 2021, SALI

İrtica gündeme damgasını şakkada vurdu yine

03.07.2001 00:00:00
Herkes Süleyman Nazif'in mantarından çok çektiğini sansın, oysa bu milletin şu irtica denen menem şeyden çektiğinin yanında Süleyman Nazif'in mantarının adı bile olmaz.

Millet aç, biilaç.

Olsun, en büyük tehlike irtica.

Vatandaş bunalımda,

Olsun, en büyük tehlike irtica.

Vatan bölünüyor.

Olsun, en büyük tehlike iritca.

70 milyon insan IMF'nin isteği doğrultusunda köleleştiriliyor.

Olsun, en büyük tehlike irtica.

Ülkenin stratejik öneme haiz bütün kurumları, haraç mezat satılığa çıkartıldı.

Olsun, en büyük tehlike irtica.

Hazine arazileri, bir diğer manasıyla devlet malları yabancılara satılmaya başlandı.

Olsun, en büyük tehlike irtica.

Ermeniler Türkiye'de satın aldıkları otele, araziye Ermeni bayrağı çekmiş.

Olsun, en büyük tehlike irtica.

Her şeyden daha korkunç ve daha tehlikeli imiş şu irtica.

Peki nedir irtica?

Sözlüklere baktığımızda irtica ile ilgili karşımıza şu anlamlar çıkıyor:

1- İrtica; ('reca' kökünden) Ümid etme, umma, korkulu umuş.

2- İrtica; ('rücû kökünden) İslamiyet'ten uzaklaşıp cahiliye devrine geri dönme. Geriye yönelme, gericilik.

(Nedir cahiliye devri? Fuhuş, zina, kumar, faiz, tefecilik, ihtikar, her çeşit ahlaksızlık.)

Buyurunuz size yıllarca başımıza bela olan irtica ile ilgili lugatî bilgiler.

Şimdi problem şu; bu ülkede ve özellikle de bu hükümet döneminde tehlikesinden bahsedilen irtica yukarılardan hangisi.

Hükümet iki tür irticadan hangisini tehlikeli sayıyor?

İlkini mi?

Hani şu; kökü 'reca' olan ve "ümit etme, umma, korkulu umuş" manalarına gelen irtica mı?

Yani vatandaş bu beceriksiz hükümetten, bir hayır umması, hayat pahalılığını kaldıran, belli bir zümreyi değil de, 70 milyonu düşünen, vatandaştan aldığı vergiyi, banka hortumcularına vermeyip bu ülke insanının yararına kullanmasını ummak mı irtica?

Yoksa ikincisi mi?

Yani 'rücû' kökünden gelen ve kısaca geriye gitme anlamına gelen irtica mı?

Eğer bu ise, yani geri gitme anlamına gelen irtica ise bunu da netleştirmek lazım.

Geri gidişin ne kadarı tehlikeli?

Ne kadar geriye gidersek irtica olur?

Bir ay mı?

Bir yıl mı?

On yıl mı?

Yüz yıl mı?

Vatandaş bunlardan hangisini tercih ederse mürteci olur.

İsterseniz biz bir yıl geri gitmeyi isteyelim.

Geçen sene bugün, yani 2 Temmuz 2000'de;

Bir dolar tahminen 500 bin liradır.

Bir mark da, 275 bin lira.

Benzin 500 bin, mazot, 250 bin olsun.

LPG de 150 bin lira olsun.

İstanbul-Trabzon uçak bileti, 30 milyon, otobüs bileti de, 5 milyon olsun.

Şimdi bir adam kalkar da ben bir sene geriye gitmek istiyorum. Bir sene önceki hayata göre yaşamak istiyorum derse.

Bir dolar almak için 1 milyon 275 bin lira, bir mark için de 550 bin lira ödemek istemiyorum derse bu adamın talebi irtica kapsamına girer mi, girmez mi?

Veya, ben geçen sene on milyonluk yakıt aldığım zaman bin km gidiyordum, bugün ise ancak 150 km gidiyorum. Ben geçen seneye dönmek istiyorum derse bu adam mürteci oluyor mu?

Ya da, bir adam kalkar ve ben 1938'e dönmek istiyorum.

Belçika'ya uçak ihraç ettiğimiz, dünyaya gaz maskesi sattığımız, kesin rakamlarını bilmesem de bir Türk Lirası almak isteyen birkaç ABD Doları, veya birkaç Alman Markı vermesi gerektiği yıllara dönmek istiyorum derse bu adam da gerici sayılır mı?

Bu talep irtica kapsamına girer mi?

Asıl mesleğim fırıncılık olduğu için kesin biliyorum. 1972'de bugünkü ekmeğin beş misli büyüklüğündeki bir ekmek 1 lira idi.

Bugün aynı büyüklükte bir ekmek 500 bin liradır.

Ben 1972 yılına dönmek istiyorum, ekmeği 500 bin yerine bir liraya almak istiyorum demek irtica mı?

Vatanıma yan bakanın gözünü oyarım fikrinin hakim olduğu 1920'li yıllar "irtica"; "Vatan, dayak yemediğim yerdir" düşüncesinin yerleşmeye başladığı 2000'li yıllar anti irtica mıdır?

Yanına gelen Bizans elçisine; "Git kralına söyle, benim elimin ulaştığı yere onun hayali bile ulaşamaz" diyen Fatih dönemine dönmek istiyorum demek mi irtica?

"IMF ne emrettiyse harfiyyen yerine getirdik" demek mi ilericilik?

Bunları netleştirmemiz lazım.

Eğer netleşmezse sağlıklı bir sonuç alamayız.

Bana sorarsanız yukarıdaki iki tariften birincisine göre irtica kapsamına girmem. Çünkü ben bu hükümetten hiç bir hayır ummuyorum.

Ama ikinci tarife göre irtica yanlısı olduğumu da başkasına gerek kalmadan ben ilan ediyorum.

Ben geriye dönmek istiyorum.

İnsanların insanca yaşadığı yıllara.

Can güvenliğimin olduğu yıllara.

İthal Bakan ve emirlerle değil, yerli düşüncelerle yönetildiğim yıllara.

Yüzünü göstermekten sütninemin utandığı yıllara.

Komşusu açken tok yatmayanların yaşadığı yıllara.

Hıyarın, patatesin, dolarla değil, TL ile satın alındığı yıllara.

Milli duyguların hakim olduğu yıllara.

Evde kefen giyilerek cepheye gidildiği yıllara.

Ben o yıllara dönmek istiyorum.

Varsın adı irtica olsun.

Bana ne?

Ben geçmişimi istiyorum.

Çünkü ben geçmişimle gurur duyuyorum.

Geçmişinden utananlara duyurulur.
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.