Seçim günü yaklaştıkça seçim gündemi de iyice ısınmaya başladı.
Siyasi parti merkezleri bugünlerde en çok uğrak yerlerinden biri. Aday adayı olmak isteyen vatandaşlar tarafından parti merkezleri dolup taşıyor.
İyi, güzel de sıradan vatandaşın gündeminde ne var?
Elbette ve kesinlikle geçim derdi…
Mübarek Ramazan günlerinde, iftar ve sahur sofralarında çektiği sıkıntılar, pazara boş gidip boş geri dönmeler…
Yumurtanın kolisinin yüz liraya dayanmış olması, sütün litre fiyatının yirmi lirayı çoktan geçmiş olması, et ve kıyma fiyatlarının artık günlük değişmelere uğrayarak dört yüz liralara yaklaşmış olması…
Bir yanda seçim kaynaklı şamata ve gürültüler, siyasilerin karşılıklı atışmaları ve sataşmaları ki, aç karnına vatandaşı on kat daha rahatsız ediyor, diğer tarafta da günden güne artan geçim sıkıntıları…
Yirmi yıldır ülkeyi yöneten iktidar ve ortakları, zaten yaşanan deprem enkazından henüz çıkabilmiş değil, seçime kadar da pek çıkacağa benzemiyor.
Aradan geçen yaklaşık iki aylık zaman zarfında iyice anlaşıldı ki, deprem sabahı ilgili ve yetkili kurumlar, devletin bütün kurum ve birimlerini derhal harekete geçirmediği için, en kritik kırk sekiz saati boşa geçirdiği için, on binlerce insan beton bloklar altında bağıra bağıra ve donarak can vermişler.
Dünyaları ayağa kaldıracak boyutlardaki böylesi bir ihmal yetmezmiş gibi, deprem sonrası diğer illerden gelen yardımları ve kurtarma ekiplerini de şehirlerin girişinde saatlerce bekletmiş, imdat bekleyen vatandaşlara yaklaştırmamışlar.
Bölgeden gelen yardım çağrıları, çadır ihtiyaçları, barınma ve beslenmedeki ciddi eksiklikler gösteriyor ki, iktidar henüz enkaz altından çıkamamıştır.
Hal böyle olunca, iktidar lisan-ı haliyle, tavır ve davranışlarıyla, eylem ve söylemleriyle, oldukça agrasif çıkışlarıyla demek istiyor ki; 'ey millet, işinizi ve aşınızı elinizden aldık ama, bakın falan yere de cami yaptık, filancayı da ibadete açtık…anlayın işte'.
Vatandaş da, haliyle ve haklı olarak soruyor ve sandık başında da soracak; 'iş ve aşımızı aldıktan sonra geriye ne kalıyor? Sonra çaldığınız merhem, açtığınız derin yaraları kapatmaya yetecek mi?'
İş ve aşınızdan biraz ayrı kalın ki, belki çektiklerimizi anlarsınız.
- ‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’ / 04.08.2026
- Yoksulun hakkını pay eylemişler / 31.07.2026
- Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor / 29.07.2026
- Şehitler ölümsüz bilmelisiniz / 28.07.2026
- Anlayan el kaldırsın / 23.07.2026
- Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından / 16.07.2026
- Kanayan yaraya tuz basanlar var / 15.07.2026
- Onur ve haysiyet çöpe atıldı / 14.07.2026
- "Dostun iki yüzlü düşmanın namert" / 13.07.2026
























































