logo
04 AĞUSTOS 2026

İslam devletlerini yönetenler katılmadı

Gazze Şeridi'nde 2023'te İsrail saldırısında hayatını kaybeden Hassayna ve Ebu Şeria ailesinin 112 ferdi için toplu cenaze töreni düzenlendi.

04.08.2026 20:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
İslam devletlerini yönetenler katılmadı
İslam devletlerini yönetenler katılmadı
Gazze Şeridi'nde 2023'te İsrail saldırısında hayatını kaybeden Hassayna ve Ebu Şeria ailesinin 112 ferdi için toplu cenaze töreni düzenlendi.

İsrail'in 7 Ekim 2023 tarihinde Gazze Şeridi'ne yönelik başlattığı saldırılar 3. yılına yaklaşırken, bölgede can kayıpları ve yıkımın boyutu her geçen gün artıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 73 bin 377 kişinin hayatını kaybettiği bölgede çok sayıda kişi de enkaz altında kaldı.

Saldırıların ilk yılında büyük kayıp veren Hassayna ve Ebu Şeria ailesinin 112 ferdi için bugün toplu cenaze töreni düzenlendi. Gazze kentinden çok sayıda kişinin katıldığı törende, Filistin bayrağına sarılmış cenazeler için dua edildi. Yetkililer, cenazelerin devam eden İsrail saldırıları ve bölgede meydana gelen yıkım nedeniyle aylardır ulaşılamayan tek bir noktadan çıkarıldığını açıkladı.

"Bugün İsrail tarafından öldürülen sevdiklerimizi toprağa veriyoruz"



Muhammed el-Hasayna Ebu Şeria cenaze töreninde verdiği röportajda, "Filistin tarihinde eşi benzeri görülmemiş, hayal bile edilemeyecek bir trajediyle karşı karşıyayız. Bugün İsrail tarafından öldürülen sevdiklerimizi toprağa veriyoruz" dedi. Katliamın 22 Kasım 2023'te Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi'nde gerçekleştirildiğini belirten Muhammed el-Hasayna Ebu Şeria, İsrail güçlerinin 308 kişinin sığındığı bir yerleşim bloğunun tamamını hedef aldığını belirtti. Saldırıların saat 22.00'den sabah 06.00'ya kadar sürdüğünü ve sivillerin sığındığı evleri hedef aldığını ifade eden Muhammed el-Hasayna Ebu Şeria, aile üyelerinin çoğunun, ABD vatandaşlığı bulunan eski Filistinli bakan Müfid el-Hasayna'nın evinde toplandığını aktardı.

Hassayna ve Ebu Şeria ailesinden bugüne kadar 267 kişinin toprağa verildiği, 41 kişinin de hala kayıp olduğu öğrenildi.

Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur'u ziyaret etti. Görüşme sonrasında cezaevi önünde basın açıklaması yapan Özdağ, her iki ismin dik duruş mesajlarını kamuoyuna aktarırken, mevcut yargılamaları sert bir dille eleştirdi

04.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 4 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bulunan Çorlu Karatepe Ceza İnfaz Kurumu'na kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Özdağ, Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile cezaevinde bir araya geldi. Saat 10.30'da cezaevine giriş yapan Özdağ, yaklaşık 1,5 saat süren ikili görüşmelerin ardından saat 12.00'de çıkış yaparak cezaevi önünde bekleyen basın mensuplarına oldukça geniş ve sert açıklamalarda bulundu.

Sinem Dedetaş: "İsteseydim burada olmazdım, teklifleri kamuoyu biliyor"

Ziyaret sonrasında kameralar karşısına geçen Ümit Özdağ, ilk olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaştı. Özdağ, Dedetaş'ın moralinin ve özgüveninin son derece yüksek olduğunu belirterek, tutuklu belediye başkanının doğrudan şu ifadelerini aktardı:

"Siyasi gerekçeyle burada olduğumu gayet iyi biliyorum. Buraya gelmeden önce şahsıma yapılan birtakım teklifleri artık kamuoyu da yakından biliyor. Eğer ben isteseydim, o teklifleri kabul eder ve bugün kesinlikle burada olmazdım. Ancak ben, bir siyasetçinin seçmenden aldığı demokratik yetkiyi, en azından o görev dönemi bitene kadar sonuna kadar muhafaza etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu, bizi seçen seçmene duyulması gereken saygının temel bir gereğidir. Almış olduğum bu tavırdan ve sergilediğim dik duruştan dolayı haklı ve doğru bir yerde olduğumu biliyorum; bu yüzden de içim son derece rahat ve mutluyum."

Özdağ, soruşturma kapsamında yürütülen hukuki sürece de tepki göstererek, Dedetaş'ın soruşturma öncesinde kendi rızasıyla yurt dışından döndüğünü hatırlattı ve "kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklanmasının hiçbir hukuki temeli olmadığını savundu.

Oğuzhan Uğur: "Şikayet etmeye babamdan utanırım"

Ümit Özdağ, cezaevindeki ikinci görüşmesini ise sosyal medya yayıncısı ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile gerçekleştirdi. Uğur'un babası emekli albay Hasan Atilla Uğur'un geçmişte FETÖ kumpasları nedeniyle Silivri Cezaevi'nde haksız yere hapis yattığı döneme atıfta bulunduğunu söyleyen Özdağ, Oğuzhan Uğur'un cezaevindeki mesajını şu sözlerle kamuoyuna duyurdu:

"Benim babam, PKK terörüyle bütün yaşamı boyunca en ön saflarda mücadele etmiş bir askerdir. Bu mücadelesine rağmen geçmişte FETÖ terör ve casusluk örgütünün düzenlemiş olduğu hain bir komployla tam 5 yıl 8 ay boyunca cezaevinde haksız yere yattı ve nihayetinde hukuk önünde tamamen beraat ederek çıktı. Şimdi dönüp kendi durumuma baktığımda; içinde bulunduğum bu mevcut şartlardan ötürü şikayet etmeyi, sızlanmayı her şeyden önce böylesi bir süreçten geçmiş olan babamdan utandığım için asla dile getiremem. Tamamen suçsuz olduğumu çok iyi biliyorum. Sadece ben değil, tüm kamuoyunun da suçsuz olduğumu gayet iyi bildiğini düşünüyorum. İşte tam olarak bu vicdani rahatlığın verdiği güçle, içerideki günlerimi en sağlıklı şekilde geçirmeye çalışıyorum."

Özdağ, Oğuzhan Uğur'un da babasından aldığı mirasla büyük bir özgüven ve yüksek bir moralle süreci göğüslediğini ifade etti.

Ümit Özdağ: "Adalet artık sadece mahkeme duvarlarında bir yazı"

Ziyaretlerin ardından cezaevi önünde siyasi ve hukuki gündeme dair kapsamlı bir değerlendirme yapan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Türkiye'deki mevcut adalet sistemini sert ifadelerle eleştirdi. Anayasa'nın 10'uncu maddesinde yer alan "kanun önünde eşitlik" ilkesine vurgu yapan Özdağ, muhalif seslerin baskılanması amacıyla "düşman ceza hukuku" işletildiğini ifade etti. Özdağ'ın cezaevi kapısındaki açıklamaları şu şekilde son buldu:

"Bugün Çorlu Karatepe Cezaevi'nde hem Sinem Hanım'ı hem de Oğuzhan Bey'i ziyaret ederek desteklerimizi ilettik. Ne yazık ki bugün Türkiye'de bağımsız ve tarafsız bir yargının işlediğini söylemek mümkün değildir. 'Adalet mülkün temelidir' ifadesinin artık sadece mahkemelerin arkasındaki bir duvar yazısından ibaret kaldığını, bir devlet felsefesi olmaktan çıkarıldığını üzülerek görüyoruz. İktidarın çizdiği sınırların içinde kalırsanız güvendesiniz, ancak muhalefette kalıp halkın iradesini savunmaya devam ederseniz anında haksız uygulamalarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bizim siyasette verdiğimiz en büyük mücadele, adaleti yeniden bu devletin temeli haline getirmek ve hukuk devletini eksiksiz şekilde tesis etmektir. Farklı fikirlerde olsak bile adaletsizliğe uğrayan herkesin yanında durmaya devam edeceğiz."

Gündemdeki "Çerçeve Yasa" eleştirisi

Ümit Özdağ, açıklamalarının devamında Ankara'da yürütülen yeni yasal süreçlere de değindi. Terör örgütü elebaşlarının muhatap alınarak hazırlanan ve meclis gündemine taşınması beklenen "Çerçeve Yasa" teklifini sert sözlerle hedef alan Özdağ, bir yandan suçsuz insanların cezaevlerinde tutulduğunu, diğer yandan ise terör unsurlarına yönelik örtülü bir affın zeminini hazırlayacak anayasa değişikliklerinin planlandığını savundu. Zafer Partisi olarak milli ve üniter devlet yapısını tahrip edecek hiçbir tasarıya geçit vermeyeceklerini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı

Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi

04.08.2026 14:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının Etimesgut Belediyesine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan tutuklu Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu hakkında yapılan ihbarlar üzerine uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik kan, idrar ve saç örnekleri alındı. Yapılan incelemeler sonucunda Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Öte yandan, Beşikçioğlu'nun 2014 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede esrar kullandığını kabul ettiği ve "esrar içtiğim için pişmanım, bir daha kullanmayacağım" şeklinde beyanda bulunduğu öğrenildi.

Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak


 
 
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi'nde ilk kez 1965'te start alan ve daha sonra durdurulan kazı çalışmalarına 50 yıl sonra batı bölümünde yeniden başlandı.

04.08.2026 13:45:00
AA
 
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak

Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında, milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963'te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü'nde ilk kazılar, Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964'te başlatılmıştı.
Sadece bölge değil dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.
Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, tarıma geçiş ile hayvanların evcilleştirilmesinin bütün aşama ve detaylarına ulaşılan Diyarbakır'ın Çayönü Tepesi'nde bu yıl 29 kişilik ekiple kazı ve araştırma çalışmaları yürütülüyor.

İlginç veriler ortaya çıkıyor

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, daha önce yerleşmenin doğu kesiminde kazı çalışmalarına başladıklarını, doğu kesiminde Neolitik yerleşmenin farklı evrelerini belirlediklerini, buradaki kazılara bu sene itibarıyla ara verdiklerini söyledi. Önceki yıllarda Çayönü Tepesi'nin doğu bölümünde kazı çalışması yürütüldüğünü anlatan Sarıaltun, şunları kaydetti: "Bu yıl yerleşmenin batı alanında kazıları yoğunlaştırdık. Geçen yıllarda doğu alanda kazılarımızı yapmıştık. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun bir şekilde çalışmıştık. O alanda bulduğumuz konutlar, işlik evleri, atölyeler, birbirinin üzerine binmiş dönemler tanımladıktan sonra yaklaşık 50 yıl sonra Çayönü Tepesi'nde batı alanında da kazılara dönmemiz gerektiğini düşündük."

Konutlar var!

Doğu bölümünde günümüzden 11 bin yıl önceki dolguları açığa çıkardıklarını anlatan Sarıaltun, dolgularda yoğun bir şekilde konut yapılarının olduğunu anlattı.
Sarıaltun, şöyle devam etti: "Normal insanların yaşam alanları var. Bu yaşam alanlarının yanında ocakları, işlikleri, atölyeleri var. Dolayısıyla biz o dönemin günlük yaşamını anlamak için önemli verilere sahip olduk. Bununla beraber, çanak çömleksiz Neolitik höyüğün üzerinde milattan önce 7 binlerde, 6 bin 800'lerde yerleşmiş bir çanak çömlekli Neolitik yerleşmeyi tespit ettik. Konut alanlarını açığa çıkarınca karşımıza şu sorular çıktı. Batı alanındaki konutlarla ne farkı var, ayrı ayrı bir mahalle mi var, ayrı bir topluluğun kültürel yapısı mı var, ayrı bir kültürel zincir mi var? Bunu anlamamızın bir tek yolu vardı. Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa batı alanındaki konut alanlarına geri döndük. Doğu ve batı alanındaki konutların arasındaki farkı ortaya koymak istedik."
Batı bölümündeki mimariyi de ortaya çıkarmak istediklerini belirten Sarıaltun, bu alandaki mimariyi anlayarak yerleşmenin stratejisini ve dokusunu anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Turizme kazandırılacak

Eylül ayına kadar kazı planlamasının olduğunu dile getiren Sarıaltun, bölgeyi turizme kazandırmak istediklerini vurguladı. Sarıaltun, "Hedefimiz Çayönü'nü ören yeri yapmak, gezi güzergahlarını oluşturmak, ziyaretçilerin daha nitelikli ve iyi koşullarda tabelalarıyla bilgi panolarıyla interaktif gezi güzergahlarıyla alanı daha iyi tanımalarını sağlamak" dedi.

Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı


 
Katıldığı bir programdaki açıklamaları nedeniyle hakkında "müstehcenlik" suçundan soruşturma başlatılan Bennu Gerede gözaltına alındı.
 

04.08.2026 12:03:00
Haber Merkezi/AA
 
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, katıldığı programda kullandığı ifadeler nedeniyle Bennu Gerede hakkında müstehcenlik suçundan resen soruşturma başlattı. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, Gerede'yi gözaltına aldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, fotoğrafçı Bennu Gerede hakkında, sosyal medya üzerinden yayın yapan bir programda boynunda taşıdığı ve "vibratör" olarak tanımladığı kolyeyi teşhir etmesi ve yaptığı müstehcen açıklamalar sebebiyle 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatıldı. Gerede, hakkında gözaltı talimatı verildi.

Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli


 
Yüksek tansiyonla mücadelede yalnızca tuz tüketimini azaltmaya odaklanan geleneksel yaklaşım yeniden değerlendiriliyor. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayınlanan bir rapora göre, sodyum kısıtlamasına potasyum alımının artırılması eşlik ettiğinde hipertansiyon kontrolünün etkinliği önemli ölçüde artıyor. 

04.08.2026 11:18:00
Murat Çorbacı
 
Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli
Tansiyon ile mücadelede potasyum alımı ihmal edilmemeli

Yüksek tansiyonla mücadelede yalnızca tuz tüketimini azaltmaya odaklanan geleneksel yaklaşım yeniden değerlendiriliyor. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayınlanan bir rapora göre, sodyum kısıtlamasına potasyum alımının artırılması eşlik ettiğinde hipertansiyon kontrolünün etkinliği önemli ölçüde artıyor. Uzmanlar, bu iki faktörün kardiyovasküler sistemi düzenlemek için birleşik bir mekanizma olarak ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

Potasyum ne işe yarıyor?

Hipertansiyon, dünya çapında 1.28 milyardan fazla yetişkini etkiliyor, kalp krizi ve inmenin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. On yıllardır, DSÖ ve ulusal sağlık sistemlerinin standart önerileri, tuzu (sodyum klorür) en aza indirmeye öncelik vermişti. Bununla birlikte, IAFNS komitesi tarafından toplanan veriler, fizyolojik bir karşılıklı bağımlılığa işaret ediyor: sodyum vücutta sıvı tutarak kan basıncını yükseltirken, potasyum kan damarlarının gevşemesine yardımcı olur ve böbrekler tarafından fazla sodyumun atılmasını kolaylaştırır.

Sodyumdan vazgeçilmiyor

Araştırmacılar, çoğu ülkede durumun tamamen tersine döndüğünü vurguluyor: sodyum tüketimi evrensel olarak standartları aşarken, diyetteki potasyum seviyeleri kritik derecede düşük kalıyor. Raporun yazarları, odak noktasını izole tuz kaçınmasından potasyum açısından zengin bir diyet ortamı yaratmaya kaydıran "bütünleyici fizyolojiye" geçişi öneriyor.
"Potasyumun sadece bir takviye değil, aynı zamanda sodyumun fizyolojik bir antagonisti olduğunu anlamak önemlidir. Sadece tuzu uzaklaştırıp potasyumu yerine koymazsak, damar duvarı strese uyum sağlamak için gerekli kaynakları alamaz. Tansiyon şikayeti olan bir hastanın tedavi planı sadece tansiyon ölçümüyle değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarının analiziyle de başlamalıdır" diye açıklıyor uzman doktorlar durumu...

Potasyumu nereden ve nasıl alacağız?

Sebzeler ve Yeşillikler: Ispanak, fırında patates, kabak
Baklagiller: Mercimek, fasulye, nohut
Meyveler: Muz, kuru kayısı, kuru erik


Böbrek hastaları dikkat etmeli?

Hipertansiyonu olan çoğu insan için potasyumun bariz faydalarına rağmen, diyet takviyeleri veya tuz ikameleri yoluyla alımının kontrolsüz artışı tehlikeli olabilir. Aşırı potasyumun (hiperkalemi) aşırı tuz kadar kritik olduğu bir hasta kategorisi vardır. Bu, kendi başlarına diyetlerini ayarlarken dikkatli olmalarını gerektirir. Kardiyologlar, "Özellikle kronik böbrek hastalığı olan veya bazı tansiyon ilaçları (ACE inhibitörleri gibi) kullanan kişiler için, tıbbi gözetim olmadan reçetesiz ilaçlarla potasyum dozlarını aniden artırma girişimleri risklidir. Bu gibi durumlarda, böbrekler minerali ortadan kaldıramayabilir ve bu da kalp ritmi bozukluklarına yol açabilir" görüşünü seslendiriyor.

Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!


 
 
Van'ın Muradiye ilçesindeki Muradiye Şelalesi, yaz sıcaklarından bunalanların serinlemek ve doğayla iç içe vakit geçirmek için tercih ettiği yerlerden biri olmayı sürdürüyor.

04.08.2026 10:50:00 / Güncelleme: 04.08.2026 10:57:02
AA
 
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!

Gürül gürül akan suyu, yemyeşil doğası ve etkileyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlayan şelale, özellikle fotoğraf tutkunları ile düğün fotoğrafı çektiren çiftlerin ilgisini çekiyor. Hafta sonu yaşanan yoğunluğun hafta içinde de devam ettiği Muradiye Şelalesi, vatandaşlara serin bir ortam sunarken, yaz boyunca yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlamayı sürdürüyor.




İlgi büyük

Ailesiyle birlikte Muradiye Şelalesi'ni ziyaret eden Cumali Bozlan, yaz sıcaklarından uzaklaşmak için bölgeye geldiklerini söyledi. Şelalenin her mevsim ilgi gördüğünü belirten Bozlan, şunları kaydetti: "Biraz daha sakin olmasını bekliyorduk ancak her zamanki gibi oldukça kalabalık. İnsanlar aileleriyle birlikte burada vakit geçiriyor. Özellikle düğün fotoğrafı çektiren gelin ve damatların yoğunluğu dikkatimizi çekti. Şelalenin serin havası, yemyeşil doğası ve suyun oluşturduğu atmosfer insanı dinlendiriyor. Yazın bunaltıcı sıcaklarından kaçmak isteyenler için çok güzel bir ortam sunuyor."



Fotoğrafçılar da ilgi gösteriyor

Fotoğrafçı Murat Doğan da "Bugün gündüz çekimlerimizi gerçekleştirdik. Gece de çadır kurarak yıldız pozlama ve gece fotoğrafları çekmeyi planlıyoruz. Muradiye Şelalesi hem doğal güzelliği hem de sunduğu manzarayla fotoğrafçılar için önemli rotalardan biri" dedi.

Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı

İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

04.08.2026 10:26:00
AA
 
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Menderes Belediyesinde çıkar sağlamak amacıyla yapı kullanım izni verildiği, inşaat ruhsatı ve imar durumu değişikliği gibi konularda usulsüzlük yapıldığı, "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarının örgütlü şekilde işlendiği tespit edildi.

Bilirkişi heyetinin raporu, saha araştırmaları ve fiziki ile dijital incelemelerin ardından savcılık 16 şüpheli hakkında yakalama kararı verdi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sabah saatlerinde Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Belediye Başkan Yardımcısı M.T, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürü İ.Y, Plan Proje Müdürü D.P, Yapı Kontrol Müdürü Ö.Y, eski Plan Proje Müdür Vekili Y.U, eski Yapı Kontrol Müdür Vekili H.Y., belediye meclis üyesi E.P., belediye personeli Ö.C.K. ve A.B.Y. ile İ.P, M.P. ve A.P. gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan Belediye Başkan Yardımcısı R.S, belediye meclis üyesi F.H. ile eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.D'nin yakalanmalarına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Zanlılar ifade işlemleri için İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde

Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi

03.08.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle resen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki, 17 Temmuz günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.

Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı

İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.

4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahruki'nin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.