logo
24 HAZİRAN 2026

İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında iki ay geride kaldı

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yerleşim yerleri, hastane, okul, cami, kilise demeden 2 aydır düzenlediği saldırılarda 7 bin 112'si çocuk, 4 bin 885'i kadın toplam 16 bin 248 Filistinli öldürüldü, 43 binden fazla kişi yaralandı.
 

06.12.2023 22:35:00 / Güncelleme: 06.12.2023 22:45:54
AA
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında iki ay geride kaldı
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında iki ay geride kaldı
Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim'de İsrail'in Mescid-i Aksa ve Filistinlilerin kutsal değerlerine yönelik saldırılarla İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü insan hakları ihlallerine karşılık "Aksa Tufanı" adlı kapsamlı bir saldırı başlattı.




Filistinli gruplar, saldırı sırasında işgal altındaki Filistin topraklarına 5 binden fazla roket ve havan ateşlerken çok sayıda İsrail askeri ve bazı sivilleri esir alarak abluka altındaki Gazze Şeridi'ne götürdü.

İsrail ordusu aynı gün savaş durumu ilan ettiğini duyurdu ve Gazze Şeridi'ne yönelik yoğun hava saldırısı başlattı.




AA muhabiri, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 2 aylık süreçte öne çıkan olayları derledi.


İsrail askerleri Batı Şeria'da bir Filistinliyi daha öldürdü

Filistin Sağlık Bakanlığı, konuya ilişkin yazılı açıklamada yaptı.

Açıklamaya göre, 24 yaşındaki Abdunnasır Mustafa er-Reyyahi, Nablus kentindeki Balata Mülteci Kampı'nda İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu öldürüldü.

Reyyahi'nin, Filistin Yönetimi Ulusal Güvenlik Servisi'nde görevli olduğu aktarıldı.

İsrail tarafına sızan Filistinli silahlı gruplarla çatışmalar
Gazze Şeridi'nden çıkan Filistinli silahlı gruplar, 7 Ekim'de sınır çevresindeki İsrail yerleşim yerlerine girdi. İsrail devlet televizyonu KAN, Gazze'den İsrail bölgelerine sızan silahlı grubun Sderot kentinde bir polis merkezini ele geçirdiğini duyurdu.




İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze Şeridi etrafında 80 kilometre yarı çapındaki bölgeyi askeri alan ilan etti.

Böylece Gazze Şeridi dışındaki çatışma büyük oranda sona erdi ve sıcak çatışmayla başlayan olaylar İsrail'in Gazze'yi gün geçtikçe daha şiddetli bombaladığı bir sürece evrildi.

Bununla eş zamanlı olarak saldırıları protesto eden Batı Şeria'daki Filistinlilere İsrail güçlerinin müdahalesinde onlarca Filistinli hayatını kaybetti.

Lübnan'daki Hizbullah ile İsrail ordusu arasında da 8 Ekim'de sınırda çatışmalar başladı. Hizbullah, Lübnan'a ait ancak İsrail işgali altında olan Kefr Şuba'daki 3 askeri noktaya yönelik saldırı düzenlendiğini açıkladı. İsrail de Hizbullah'a ait çadırları insansız hava aracıyla vurduğunu duyurdu.

Aynı gün ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'e destek amacıyla askeri yardımların yola çıktığını açıkladı.

İsrail, Gazze'ye gıda, elektrik ve yakıt akışını kesti
İsrail Savunma Bakanı Gallant, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin tam kuşatmaya alınacağını ve bölgeye elektrik, gıda ve yakıt girişine izin verilmeyeceğini duyurdu. İsrail güçleri, sonraki günlerde de Gazze'ye insani yardımların girişini engelleyerek elektrik, gıda ve yakıt akışını kesti.

Batı ülkelerinin çoğu dışında uluslararası toplum, İsrail'in bölgeye gıda, elektrik ve yakıt akışını keserek savaş suçu işlediğini vurguladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze'ye saldırılarla "Orta Doğu'yu değiştireceklerini" söyledi. Gallant da 10 Ekim'de yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin "tam taarruza" geçtiğini kaydetti.

Bu açıklamadan sonra İsrail, Gazze'ye hava saldırılarını şiddetlendirdi. Saldırılarda hedef gözetmeksizin yerleşim yerleri vuruldu.

Batılı ülkeler İsrail'in saldırılarını destekledi
Başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri, İsrail'in Gazze Şeridi'ne bomba yağdırarak sivilleri katletmesini görmezden gelmenin ötesinde açıkça destekledi.

ABD Başkanı Joe Biden, 10 Ekim'de yaptığı açıklamada, "ABD, İsrail'in arkasındadır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Yahudi ve demokratik İsrail devletinin kendisini savunabilmesini sağlayacağız." ifadelerini kullandı.

İsrail'in saldırılarında Anadolu Ajansının (AA) Gazze'deki foto muhabiri Ali Cadallah'ın evi de bombaların hedefi oldu. Saldırıda Cadallah'ın babası ve kardeşleri dahil ailesinden en az 8 kişi hayatını kaybetti.

Hamas, 11 Ekim'de esir aldığı bir Yahudi yerleşimci kadın ile çocuğunu serbest bıraktı.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, İsrail'e destek için Doğu Akdeniz'e gönderilen USS Gerald R. Ford uçak gemisi grubunun bölgeye ulaştığını bildirdi.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 4 günde Gazze'ye saldırılarında 1055 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 bin 184 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail'in saldırılarında yasaklı fosfor bombası kullandığı kanıtlandı
New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail'in, Gazze ve Lübnan'daki askeri saldırılarında beyaz fosfor bombası kullandığını açıkladı.

Uluslararası Af Örgütü de Gazze'yi vuran İsrail askeri birliklerinin fosfor bombası kullandığına dair kanıtları paylaştı. Kanıtlar arasında AA foto muhabirinin çektiği fotoğraflar da yer aldı. Gazze Sağlık Bakanlığı da 13 Ekim'de Durra Çocuk Hastanesi'nin fosfor bombasıyla vurulduğunu açıkladı.

İsrail, 13 Ekim'de Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşayan yaklaşık 1,1 milyon kişiden bölgenin güneyine geçmelerini istedi. Güneye doğru hareket eden yerinden edilmiş kişilerin oluşturduğu konvoy İsrail güçleri tarafından bombalandı. Saldırılarda en az 70 kişi hayatını kaybetti.

Tel Aviv yönetimine bağlı güçlerin saldırılarına rağmen ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya başta olmak üzere Batılı ülkeler, İsrail'in saldırılarına kınama açıklaması yayımlamaktan kaçındı.

Lübnan'ın güneyinde İsrail güçleri tarafından gazetecileri hedef alan saldırıda Reuters haber ajansı çalışanı kameraman İssam Abdullah hayatını kaybetti, 6 basın mensubu yaralandı.

Gazze'de ateşkes çağrısında bulunan kararlar ABD tarafından veto edildi
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) 16 Ekim'de Rusya tarafından sunulan ve Gazze'de "insani ateşkes" talep eden tasarı ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya'nın karşı çıkması nedeniyle kabul edilmedi.

Tel Aviv yönetimi, Gazze'nin kuzeyinde on binlerce hastanın tedavi gördüğü 22 hastanenin tahliye edilmesini istedi ve 15 Ekim'de El-Ehli Hastanesi'ni bombaladı.

İsrail'in El-Ehli Baptist Hastanesi'ne saldırısı dünya kamuoyunda infiale yol açtı
İsrail'in Gazze'de El-Ehli Baptist Hastanesi'ne 17 Ekim akşamı düzenlediği saldırıda ise 471 kişi hayatını kaybetti.

Filistinler ile İsrail arasında 7 Ekim'de patlak veren çatışmalarda en yüksek can kaybına yol açan olay, dünya kamuoyunda infiale neden oldu.

Bunun ardından 18 Ekim'de Brezilya'nın sunduğu ve Gazze'ye insani yardım erişimini sağlamak için "çatışmalara ara verme" çağrısını içeren karar tasarısı, BMGK'de 15 üyeden 12'sinin kabul etmesine rağmen yalnızca daimi üye ABD'nin vetosu nedeniyle geçmedi.

Suriye ve Irak'ta İran destekli milisler, İsrail'e açık destek verdiği gerekçesiyle ABD'nin Irak ve Suriye'deki üslerine roket ve insansız hava araçlarıyla saldırılara başladı.

Guterres: "Hamas'ın saldırıları durduk yere ortaya çıkmadı"
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Hamas'ın saldırılarının durduk yere ortaya çıkmadığını" belirterek, "Filistin halkı 56 yıldır boğucu bir işgale maruz tutuluyor. Topraklarının adım adım yerleşim yerleri tarafından ele geçirilmesine ve şiddete şahit oluyor." ifadelerini kullandı.

İsrail Dışişleri Bakanı, açıklamalarına tepki gösterdiği Guterres ile görüşmesini iptal etti.

ABD'nin 26 Ekim'de BMGK'ye sunduğu ancak Gazze'de ateşkes çağrısında bulunmayan karar tasarısı, Rusya ve Çin'in vetosuyla reddedildi. Rusya'nın Gazze'de insani ateşkes çağrısını içeren karar tasarısı da ABD ve İngiltere'nin vetosuyla karşılaştı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), İsrail güçleri tarafından işgal altındaki Filistin topraklarında sağlık hizmetlerine yönelik 171 saldırı düzenlendiğini ve 16'sı görev başında olan sağlık çalışanı dahil 493 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese ise İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin yüzde 40'ının çocuk olduğunu açıkladı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıda, Al Jazeera televizyonunun muhabiri Vail ed-Dahduh'un eşi, oğlu, kızı ve 18 aylık torunu ile ailesinden 8 kişi hayatını kaybetti.

Kassam Tugayları, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda İsrailli esirlerden 50'sinin öldüğünü duyurdu.

İsrail güçleri, Gazze'deki hastaneleri ve Cibaliya Mülteci Kampı'nı vurdu
İsrail, 30 Ekim'de Gazze'nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi, Filistin Kızılayı tarafından yönetilen kentin batısındaki Kudüs Hastanesi, güneydeki Gazze Avrupa Hastanesi ve Türkiye-Filistin Dostluk Hastanelerini hedef aldı.

İsrail güçleri, Cibaliya Mülteci Kampı'nı bombaladı, saldırılarda en az 100 kişi hayatını kaybetti.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), İsrail'in gazetecilere karşı saldırılarında savaş suçlarının soruşturulması için Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) başvuru yaptı.

Mısır Sağlık Bakanlığı, 1 Kasım'da Gazze Şeridi'nden 117'si yabancı uyruklu çok sayıda yaralının olduğu ilk grubun Refah Sınır Kapısı'ndan ülkeye giriş yaptığını duyurdu.

İsrail ordusu Şifa Hastanesi'ni vurdu
İsrail güçleri, son günlerde hedef gösterdiği Gazze Şeridi'nin en büyük sağlık merkezlerinden Şifa Hastanesi'ni 3 Kasım'da vurdu.

Hastane yerleşkesinin giriş kısmında yaralıları taşıyan ambulans konvoyunun hedef alındığı saldırıda, 13 kişi öldü, 26 kişi yaralandı. İsrail, saldırının hemen ardından da Kudüs Hastanesi ve Endonezya Hastanesi'nin çevresini hedef aldı.

Fransız haber ajansı AFP de Gazze'deki ofisinin İsrail saldırılarında ağır hasar aldığını bildirdi.

İsrail, Gazze'de Fransa Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet yürüten Fransız Enstitüsü'nü bombaladı. Paris yönetimi, İsrail'e "hangi gerekçe ile Fransız Enstitüsünü vurma kararı aldığını bildirmesini istemekle" yetindi.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentini hedef alan bombardımanda Filistin TV muhabiri gazeteci Muhammed Ebu Hatab ve ailesinden 11 kişinin öldüğü bildirildi.

ABD Savunma Bakanlığı, Gazze'de ateşkesi desteklemediklerini açıkladı.


İsrailli Bakan'dan Gazze'ye nükleer saldırı tehdidi
İsrail'in Miras Bakanı Amihai Eliyahu, Gazze Şeridi'ne nükleer bomba atılabileceği tehdidinde bulundu. İsrailli Bakan'ın ifadeleri, İslam ülkeleri arasında infiale yol açtı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in, ateşkes çağrılarını kabul etmeyerek sivil halka yönelik saldırıları sürdürmesi üzerine Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Şakir Özkan Torunlar'ın istişarelerde bulunmak üzere Ankara'ya çağrıldığını bildirdi.

İsrail ordusu Şifa Hastanesi'nin bahçesini buldozerlerle kazdı
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, 15 Kasım'da X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Şifa Hastanesi'nin belirli bir bölümüne yönelik askeri harekat yürütüldüğünü belirtti.

Adraee, ordu güçlerinin hastane içindeki vatandaşları, sağlık ekiplerini ve hastaları hedef almadığını öne sürdü.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığının paylaştığı görüntülere göre, İsrail ordusunun kuşatması altındaki Gazze'de bulunan Şifa Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesi vuruldu.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail tanklarının Şifa Hastanesi'nin kapısında durduğunu belirterek, "İsrail işgali, iki saat boyunca şiddetli bombardıman ve yoğun silah atışlarını sürdürerek, Şifa Tıp Merkezini dört bir yandan kuşattıktan sonra burada bulunan herkesi ölüm çemberine sokuyor." ifadesini kullandı.

AA muhabirine konuşan Şifa Hastanesi'nden isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Şifa Hastanesi'ne düzenlenen baskının ardından İsrail tanklarının hastane bahçesinden çekildiğini ve askeri buldozerlerin getirildiğini söyledi.

Hastane bahçesindeki araçların çıkarıldığını belirten kaynak, İsrail ordusuna ait buldozerlerin hastanenin arka bahçesinde "geniş çaplı kazı" yaptığını bildirdi.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 15 Kasım'da düzenlediği basın toplantısında, "İsrail ordusunun Gazze'deki Şifa Hastanesi'ne yaptığı baskın kabul edilemez. Hastaneler savaş alanı değildir." diye konuştu.

İsrail güçleri, Gazze'deki parlamento binasını yıktı
İsrail medyasının paylaştığı görüntülere göre, İsrail ordusu, 15 Kasım'da Gazze'deki parlamento binasını patlatarak yıktı.

Videoda, parlamento binasının büyük bir patlamayla yıkıldığı, havaya yoğun toz bulutlarının yükseldiği görüldü.

Haaretz: Ordunun helikopteri Hamaslılara ateş açarken siviller de vuruldu
İsrail'in Haaretz gazetesi, İsrailli güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberinde, 7 Ekim'de Hamas'ın saldırısına müdahale eden bir İsrail savaş helikopterinin müzik festivalindeki sivilleri de vurduğunu iddia etti.

Hamaslıların sorgu kayıtlarına ve polisin olayla ilgili soruşturmasına dayanan üst düzey İsrailli güvenlik yetkililerinin değerlendirmesinde, Gazze yakınlarında düzenlenen müzik festivali hakkında Hamas'ın önceden bilgi sahibi olmadığı belirtildi.

İsrail, Şifa Hastanesi'ndeki 500 hastayı sokağa attı
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden 18 Kasım'da yapılan açıklamada, İsrail'in Şifa Hastanesi'ndeki 500 hastayı sokağa atarak kaderlerine terk ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Açlıktan, susuzluktan ve acıdan bitkin düşen 500'den fazla hasta ve yaralı, İsrail ordusu tarafından Şifa Hastanesi'nden çıkmaya zorlandı ve sokakta kaderlerine terk edildi. Çoğu durumları ciddi olduğundan, üst düzey tıbbi bakıma ihtiyaç duyuyor." denildi.

İsrail, "güvenli bölge" dediği Gazze'nin güneyinde 17 sivili öldürdü
İsrail ordusu ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) tarafından, işgal edilen Gazze'nin kuzeyinde alıkonulan Filistinlilere ilişkin 19 Kasım'da yapılan ortak açıklamada, 100'den fazla Filistinlinin İsrail'e getirildiği ifade edildi.

Söz konusu Filistinlilerin "Hamas mensubu" olduğu öne sürülen açıklamada, alıkonulanların sorgulandığı belirtildi.

İsrail ordusu, "güvenli" olduğunu iddia ederek Filistinlileri zorla göç ettirdiği Gazze'nin güneyini de bombaladı.

Gazze'nin güneyinde yer alan Refah kentindeki Ebu Yusuf en-Neccar Hastanesi çevresindeki 2 evi hedef alan İsrail ordusunun saldırısında 17 Filistinli yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı.

"BM'ye ait okulun bombalanması iğrenç bir suç"
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 21 Kasım'da Gazze'deki sivil can kaybının kendisinin göreve gelmesinden bu yana daha önce hiçbir çatışmada görülmediği kadar yüksek olduğunu belirtti.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Endonezya Hastanesi'nde poliklinikler ile ameliyathane katını vurduğunu, askeri araçlar tarafından kuşatılan hastanede cesetlerin yığıldığını bildirdi.

Hamas, İsrail'in Gazze'deki Bureyc Mülteci Kampı'nda yerinden edilmiş kişilerin sığındığı BM'ye ait okulu bombalamasını "iğrenç bir suç ve BM'yi küçümseme" şeklinde niteledi.

İsrail ile Hamas arasında varılan mutabakatla çatışmalara 7 günlük insani ara
Katar, Mısır ve ABD'nin arabuluculuk yaptığı görüşmelerin ardından çatışmalara "insani ara" verilmesi ve taraflar arasında esir takası yapılması konusunda İsrail ile Hamas arasında uzlaşma sağlandı.

İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara 4 gün "insani ara" verilmesine ilişkin uzlaşma, 24 Kasım Cuma günü saat 07.00'de (TSİ 08.00) uygulamaya girdi ve daha sonra 3 gün daha uzatıldı.

İsrail ile Hamas arasındaki uzlaşı kapsamında varılan esir takası mutabakatı çerçevesinde 7 günlük "insani ara" süresince Gazze Şeridi'nden 81 İsrailli esir, İsrail hapishanelerinden de 240 Filistinli esir serbest bırakıldı.

Taraflar arasındaki mutabakatın Gazze'nin tüm bölgelerine ulaştırılmak üzere günlük 200 yardım tırı ile 4 yakıt tankerinin girişini kapsadığı da duyuruldu, ancak Refah Sınır Kapısı'ndan "insani ara" süresince giren ve ihtiyacın çok altında olan yardım tırları İsrail'in engellemeleri nedeniyle Gazze Şeridi'nin kuzeyine ulaşamadı.

İsrail, Gazze'nin güneyine göçe zorladığı 1 milyon 750 bin sivilin, insani ara süresince evlerinin bulunduğu kuzey tarafına geçişine yasak getirdi.

İsrail ordusu "insani aranın" sona ermesinin hemen ardından Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını yeniden başlattı.

İsrail, Gazze Şeridi'ndeki evlerin yüzde 60'ından fazlasını yıktı
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, 7 Ekim'den bu yana İsrail saldırılarında 100 caminin yıkıldığı, 192 caminin zarar gördüğü, 3 kilisenin zarar gördüğü, 121 hükümet binasının yıkıldığı, 69 okulun hizmet dışı kaldığı 275 okulun zarar gördüğü belirtildi.

Gazze Şeridi'ndeki 52 bin konutun tamamen, 253 bin konutun kısmen yıkıldığı kaydedilen açıklamada, "İşgal ordusunun, kuzey bölgesi başta olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki evlerin yüzde 60'ından fazlasını yıkması nedeniyle halkımız gerçek bir insani felaketle karşı karşıya." ifadesi kullanıldı.


İsrail, İkinci Dünya Savaşı'nda ölen gazetecilerden fazla basın mensubunu öldürdü
İsrail ordusu, 2 ayı geride bırakan saldırılarında, Gazze Şeridi'nde işlediği savaş suçlarını ve soykırıma varan saldırılarını dünyaya duyurmaya çalışan ve uluslararası kurallarla dokunulmazlığı olan gazetecileri hedef almaktan geri durmadı.

İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ndeki saldırılarında ölen basın mensubu sayısı, on milyonlarca insanın hayatını kaybettiği ve "yakın tarihin tanık olduğu en kanlı savaş" olarak bilinen İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) boyunca öldürülen gazetecilerin sayısını aştı.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisine göre, bugüne kadar 73 basın çalışanı yaşamını yitirdi. Buna göre, İsrail saldırılarında her gün en az 1 basın mensubu öldürüldü.

İsrail ordusunun "insani ara" sonrasında 1 Aralık'ta yeniden başlattığı saldırılarda bir gün içinde, AA kameramanı Muntasır es-Savvaf'ın da aralarında bulunduğu 3 gazeteci daha öldürüldü. Savvaf, 18 Kasım'daki İsrail saldırısında annesi, babası ve birçok yakınını kaybetmiş, kendisi de yaralanmıştı.

Filistinli Gazeteciler Sendikası verilerine göre, İsrail 7 Ekim'den sonra 29 gazeteciyi de gözaltına aldı. Daha önce tutuklanan 15 gazeteci ile birlikte İsrail hapishanelerinde 44 gazeteci bulunuyor.

Kassam Tugayları Gazze Şeridi'nin güneyinde 6 İsrail askerini hedef aldıklarını duyurdu
Kassam Tugayları, Telegram hesabından yaptığı ayrı açıklamalarda, Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerinde İsrail güçlerini hedef alan saldırılarına ilişkin bilgi verdi.

Han Yunus'un doğusunda 6 İsrail askerinin vurulduğu aktarılan açıklamada, sınıra yakın Kissufim yerleşim biriminin de kısa menzilli "Rucum" füzeleriyle hedef alındığı ifade edildi.

Han Yunus'un doğu bölgelerine giren İsrail güçlerine havan mermileriyle yoğun saldırı düzenlendiği kaydedilen açıklamada, aynı bölgede İsrail güçlerinin barikat kurduğu bir evin anti-personel mühimmatı ve otomatik tüfeklerle hedef alındığı belirtildi.

Kassam, Han Yunus'un kuzeyinde ise İsrail askerlerini taşıyan bir araç ile Merkava tankının Yasin-105 roketleriyle vurulduğunu duyurdu.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya bölgesinde de İsrail ordusuna ait 12 aracın hedef alındığı aktarıldı.

Kassam Tugayları, Gazze sınırına yakın Yahudi yerleşim birimleri arasında yer alan Raim Askeri Üssü'ne de bir dizi roket fırlatıldığını bildirdi.

İsrail ile çatışan Hizbullah, 1 mensubunun daha öldüğünü duyurdu
Hizbullah, Lübnan-İsrail sınırında yaşanan çatışmalarla ilgili açıklama yaptı.

Açıklamada, Ali Hasan Atat adındaki Hizbullah mensubunun "Kudüs yolunda" hayatını kaybettiği ifade edildi.

İsrail ile 8 Ekim'den bu yana yaşanan çatışmalarda ölen Hizbullah mensuplarının sayısı 90'a yükseldi. Çatışmalarda bugüne kadar 6 İsrail askeri ve 1 Lübnan askeri öldü.

Sınır bölgesindeki çatışmalar ayrıca Lübnan'da 23, İsrail'de 4 sivilin hayatını kaybetmesine yol açtı.

Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 7 Ekim'den bu yana 3 bin 640 kişi gözaltına alındı
İsrail güçlerinin Gazze'ye saldırılara başladığı 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı baskınlarda artış dikkati çekiyor.

Filistin Esirler Cemiyeti ve Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Filistin Esir İşleri Heyetinin ortak açıklamasına göre, İsrail güçleri 7 Ekim'den bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 3 bin 640 kişiyi gözaltına aldı.

Batı Şeria ve Kudüs'te aynı dönemde İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 263 Filistinli öldürüldü, en az 3 bin 200 kişi yaralandı.


İsrail saldırılarında Gazze'deki nüfusunun yüzde 80'inden fazlası yerinden oldu
BM, Gazze'de İsrail saldırılarında nüfusun yüzde 80'inden fazlasına karşılık gelen yaklaşık 1,9 milyon kişinin yerinden olduğunu açıkladı.

BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansından (UNWRA) 4 Aralık'ta yapılan açıklamada, 7 Ekim'den bu yana 111 UNRWA çalışanının İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiği aktarıldı.

DSÖ'nün işgal altındaki Filistin topraklarındaki temsilcisi Richard Peeperkorn da Gazze'de her 10 dakikada 1 çocuğun öldürüldüğünü belirtti.

Peeperkorn, "İnsanlığın en karanlık anına yakın olduğumuzu düşünüyorum. (Gazze için) Kalıcı ateşkese ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.


Gazze'de yaklaşık 7 bin 600 kişiden haber alınamıyor
Gazze'deki hükümet, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında enkaz altında veya çeşitli sebeplerle naaşına ulaşılamayan 7 bin 600 kişiden haber alınamadığını duyurdu.

İsrail'de 7 Ekim'deki saldırılarda 310'dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu. İsrail ordusuna göre, Gazze Şeridi'ne düzenlenen kara saldırıları sırasında 83 İsrail askeri öldürüldü.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında sınır hattında 8 Ekim'den bu yana süren çatışmalar ise Lübnan'da 23, İsrail'de de 4 sivilin hayatını kaybetmesine yol açtı. Çatışmalarda şu ana kadar 89 Hizbullah mensubu, 1 Lübnan askeri ve 6 İsrail askeri öldü.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.