logo
28 EYLÜL 2026

İstanbul, Başkan’ına sahip çıktı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği hukuksuz karar sonrasında, Saraçhane'de, on binlerce vatandaşla buluştu. "Ben buradan sadece İstanbul'a değil; başkentimiz Ankara'ya, İzmir'e, Hakkari'ye, Edirne'ye, Sinop'a, Adana'ya, Diyarbakır'a, Trabzon'a, bütün şehirlere sesleniyorum" diyen İmamoğlu "Niye biliyor musunuz? Bugün burada yaşatılan şeyi, ülkemizin her yerinde insanlarımıza yaşatılabilir. Milletçe ayağa kalkacağız. Bizi mahkum etmeye kalkanları pişman edeceğiz. Nerede edeceğiz? Sandıkta edeceğiz, sandıkta" şeklinde konuştu

15.12.2022 12:00:00
 
İstanbul, Başkan’ına sahip çıktı
İstanbul, Başkan’ına sahip çıktı

SARAÇHANE / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada, hakkında 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verilmesi ve siyasi yasak kararı alınmasının ardından Saraçhane'de on binlerce İstanbullu ile buluştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de İmamoğlu'na destek için İBB'nin Saraçhane'deki ana yerleşkesine geldi. Akşener'i, yaşanan izdiham altında, eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte İBB binası önünde karşılayan İmamoğlu, TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun ve Muharrem Erkek ile de makam odasında bir araya geldi.

102 YAŞINDAKİ UNAT'TAN İMAMOĞLU'NA DESTEK

Altılı masa liderlerinden gelen dayanışma telefonlarını yanıtlayan İmamoğlu'na sürpriz bir destek de 102 yaşındaki yazar, çevirmen, hukukçu, sosyolog, siyaset ve iletişim bilimci Nermin Abadan Unat'tan geldi.

Unat'ın İBB binasındaki kalabalık içinde bulunduğu bilgisini alan İmamoğlu, duayen ismi makamında ağırladı. Unat'ın, kendisini, "İyi ki geldiniz" sözleriyle karşılayan İmamoğlu'na yanıtı, "Oy verdim, oyum için geldim. Size gelmeyip de nereye gideceğim" oldu.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu da İmamoğlu'na destek veren isimler arasında yer aldı.

VATANDAŞLAR YOLU AYDINLATTI

Yaşanan izdiham altında, cep telefonu ışıklarının aydınlattığı yoldan geçerek, "Hak, hukuk, adalet", "Hükümet istifa", "Ekrem Başkan yalnız değildir" sloganları altında Saraçhane'de konumlandırılan otobüsün üzerine çıkan Akşener ve İmamoğlu, alanı hınca hınç dolduran vatandaşlara hitap etti.

İmamoğlu, "Saraçhane'ye, evinize hoş geldiniz. İstanbullular, 'İstanbul kimin' demiştik? Sizin, sizin; 16 milyon İstanbullunun. Hangi çılgın, millete ait sürecin önüne bir set kurabilirmiş. Hiç kimse, hiç kimse. Hiç kimse vuramaz. Bu akşam biriz, birlikteyiz. Yarından itibaren çoğalarak, daha fazla bir arada olacağız. Daha fazla birlikte olacağız. Şimdi birlik ve beraberliğimizin güzel bir anını bu akşam başlatıyoruz.

Yarın çok daha büyüyecek. Genel Başkanlarımız burada olacak; hepimiz olacağız. Ama bu akşamın taçlanması için, size hitap etmesi için İYİ Parti Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener'i davet ediyorum" sözlerinin ardından mikrofonu Akşener'e verdi.

AKŞENER: EKREM KARDEŞİM İÇİN VERİLEN BU KARARIN ARKASINDA BİR BÜYÜK KORKU VAR

Akşener'in coşkulu kalabalığa karşı yaptığı konuşmanın tamamı şöyle oldu:

"Hey gidi Saraçhane; ne çektiniz be, ne çektiniz! Bundan yıllar evvel, burada okuduğu bir şiir yüzünden mahkum olan bir Büyükşehir Belediye Başkanı vardı. (Kalabalıktan 'yuh' sesleri.) Yok, yok, yok. Yok, biz yuhalamayız. Biz gereğini yaparız.

Ve o Büyükşehir Belediye Başkanı buradan sizlere seslenip, İstanbul'a seslenip demişti ki; 'Bu şarkı burada bitmez. Doğrudur, o şarkı orada bitmedi, ama bugün Meral Akşener olarak söz veriyorum; bu şarkı da burada bitmeyecek.

Önce gereğini yapalım. Bugün iktidarda, yarından çok korkan bir irade var. İnsanlar, korktuğu zaman ceza verirler. İnsanlar, korktuğu zaman zulüm yaparlar. İnsanlar, korktuğu zaman haksızlık yaparlar. Onun için bugün, Ekrem kardeşim için verilen bu kararın arkasında bir büyük korku var. Size duyulan korku var. Demokrasiye duyulan korku var. Millet iradesine duyulan korku var.

Evet bunlar korkuyor. Ama biz, korkmuyoruz. 'Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet' diyoruz. Yıllar evvel bu meydanda, şiir okuduğu için 'Muhtar olamaz' denilen, onunla ilgili manşet atılan bir Büyükşehir Belediye Başkanı vardı. Amma velakin, bakın o Cumhurbaşkanı oldu. Çünkü, millet iradesine el uzatılmıştı. O günün korkakları, o günün vesayetçileri, -Allah'ım ne büyüksün- kimler, kimlerle beraber. Kimler, ne hale geldi?"

"SİZ TÜRK MİLLETİSİNİZ; SANDIKTA GEREĞİNİ YAPACAKSINIZ"

"(Hükümet istifa sloganları üzerine.) Bunlar istifa etmez kardeşim. Ne olacak biliyor musunuz? Bugün, bu kararı verenler, siyah cübbelerini haksızlığa kılıf edenler, verdikleri kararın başında ne yazacak biliyor musunuz? 'Türk milleti adına' diyecekler; Evet, siz Türk milletisiniz. Ve sandıkta gereğini yapacaksınız.

Siz de o sandıkta hür iradenizle, helal oylarınızla, 'Demokrasi' diyeceksiniz. 'Hadi bakalım sizi gönderiyoruz' diyeceksiniz. Ve diyeceksiniz ki, 'Korkunun ecele faydası yoktur.'

Şimdi bunları yaşadık biz. Asıl acı olanı; bunları yaşayanların Ekrem Başkan'a, sizin iradenizle, sizin gücünüzle, millet iradesiyle seçilen İBB Başkanı'na, şehriemine, bir tiyatro neticesinde bu cezanın verilmesi… Dün benzer cezayı, nasıl bu millet yırttıysa, bugün verilen o cezayı da yırtacaksınız, yırtacaksınız. Sandıkta yırtacaksınız, demokrasiyle yırtacaksınız."

"DÜNÜN KORKAKLARI GİBİ KAÇARAK GİDECEKLER"

"Sandıkta elbette hesap verecek. Ama dünün korkakları nasıl kaçarak gittilerse, bugünün korkakları da kaçarak gidecek. Kendinize güvenin, iradenize güvenin.

Bakın 31 Mart 2019'u hatırlayın. Birinci turda ne yaptılar? Haksızlık yaptılar. Çirkeflik yaptılar. Abidik gubidik yaptılar. Ne oldu? 805 bin fark attınız. Dolayısıyla, korkunun ecele faydası yok.

Şimdi bugün burada bir irade var. Bugün Başkan'a verilen cezanın karşılığı bir mahkeme kuruldu. Asıl mahkeme burası, Saraçhane'de kurulan mahkeme. O mahkemeden kardeşim, şimdi çok korkuyorlar. Yarın 6 Genel Başkan olarak burada olacağız. Ve bu haksızlığın karşısında duracağız. İstanbul, bu millet hiçbir zaman istimdada boyun eğmedi. Ne diyoruz? Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet…"


İMAMOĞLU: "BULUŞMAMIZIN SEBEBİ, BÜYÜK HUKUKSUZLUK"

Akşener'in ardından yeniden mikrofonu alan İmamoğlu'nun konuşması ise şöyle oldu:

"Bu akşam burada buluşmamızın temel sebebi, yaşadığımız büyük hukuksuzluk. Biz, hayatımızda aklımıza gelmeyecek şeyleri yaşıyoruz. Bu akşam saygıdeğer Genel Başkanımız bizimle beraber duygularını paylaştı. Değerli Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu beni aradı ve yarın 6'lı Masanın liderleriyle birlikte yine İstanbulluların evinde, Saraçhane'de olacağız.

Zamanını sizinle paylaşacağım. Yarın halkımızı buraya davet ediyorum. Birlikte dertleşeceğiz, birlikte konuşacağız. Önümüzdeki aydınlık günlere birlikte bakacağız. Bu dava Türkiye'nin düştüğü durumun özetidir."

"BU DAVA, TÜRKİYE'DE ADALETİN KALMADIĞININ İSPATI"

Ezan nedeniyle konuşmasına bir süre ara veren İmamoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Ezan sırasında edilen dualar, kabul olur. Ben, buna inanıyorum. Ve gerçekten bugün utanç duyduğumuz bu anı, bu ortamı bize yaşatan bu sürecin, o kötü kararını yaşayıp, sizleri buraya davet etmeyi elbette istemezdim. Ama bu dertleşmeyi, sizin kararınızın yok sayıldığı bir ortamda yapmasaydık, bu şekilde bir alışkanlık haline getirerek, gerçekten bu ülkeyi yaşanmaz hale getirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmüş olurduk.

Onun için sizi buraya davet ettik ve sizinle dertleşiyorum. Bu mahkeme, bu dava, Türkiye'de adaletin kalmadığının ispatı. Bu dava, ülkeye adalet ve demokrasi gibi en ulvi değerleri getirmek istemeyen insanların yönettiği bir davadır.

Hatta 'Devlet biziz, millet biziz. Her şeyin sahibi biziz' diyen insanların aymaz, utanmaz bir biçimde süreci etki altına alıp, karar verdikleri bir davadır. Millet iradesiyle kavga ederek, bu süreci bir avuç insanın istediği yörüngeye oturtmak isteyenlerin ortaya koyduğu bir davadır.

Keşke bu dava, bir hukuk davası olsaydı, adalet önünde bir yargılanma süreci olsaydı. Aslında bu dava, var olan süreçte 'bozuk düzen' diye tarifleyeceğimiz bir düzenin davasıdır."

"ALDIKLARI HER KARAR, KENDİ ÇIKARLARI İÇİN"

"Aldıkları her karar, kendi çıkarları için kıymetli hemşehrilerim. Milletimizin yaşadığı zorluklar, yoksullaşması, eğitimden adalete birçok sorunun üstünü kapatmak için ortaya koydukları çirkin bir irade sürecinin sonucudur.

Çocuklarımızın gelecekle ilgili umudunun kalmadığı bir ortamda, ortaya sudan sebeplerle, uydurma gerekçelerle dava üreterek, hukuku da zedeleyerek, hepimizi yaralayan bir süreçtir bugün. Bu bozuk düzeni kuran, bu bozuk düzenin sahibi olan o bir avuç insan, artık mertçe, dürüstçe, cesurca mücadele etmeyi de bırakmışlardır. Kendi düzenlerini korumak için alavereye, dalavereye başvurarak, akla hayale gelmeyen iş ve işlemleri yürürlüğe koyan insanların sürecidir.

Bu bozuk düzen, aslında 31 Mart gecesi Anadolu Ajansı üzerinde o verileri kapatıp seçimi elimizden almaya cesaret ettikleri gün başlamıştır. Hukuka karşı, demokrasiye karşı asla ve asla mücadele edemeyecekler."

"BU KARARI ALDIRAN ZAT; BU SÖZLER SENİN DEĞİL Mİ"?"

"İstanbul; büyük bir irade ortaya koydunuz. İstanbul'da kocaman bir demokrasi tokadı attınız. Seçimi vermek istemediler. Söke söke aldınız. 6 Mayıs'ta seçimi iptal ettiler. Tokatı misli misli attınız. Ama doymadılar, doyamadılar.

Değerli hemşehrilerim, bugünkü davada ceza ortaya koydukları irade, çirkin bir sonuçtur. Bakın size bir okuyacağım sözü lütfen dinleyin: 'Görüyoruz ki yargı, gerçekten bağımsız değil.

Böylece yargının işleyişine, adaletin değil, siyasetin egemen olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Siyasi rakiplerimiz güç ve çıkar odakları, seçimde sandıkta karşımızda duramayacaklarını, önümüzü kesemeyeceklerini iyiden iyiye anlamış olmalılar ki böyle bir yola başvurdular. Bu yol, yanlış bir yoldur. Çünkü adalet, gün gelecek yargıyı, siyasallaştıranlara da lazım olacaktır.'

Ne kadar doğru cümleler. Ben de aynen öyle düşünüyorum. Ama yahu bu kararı aldıran zat; bu sözler senin değil mi? Bu sözler, bu belediyenin başkanı iken sizinle ilgili alınan kararla ilgili yaptığınız konuşmadan. Görüyorsunuz değil mi? Nereden nereye…"

"BU MEYDANA 3 BİN KİŞİ TOPLAYABİLDİLER"

"'Millet, millet' diye yola çıkanlar, bugün 'Millet bizi istiyor, devlet bizim' diyorlar. Sonuç alamayacaklar.

Size bir şey söyleyeyim mi? Kıymetli hemşerilerim, bu sabahki umudum bir ise, şu anki umudum bin bir. Bugün milletin canı yanmış. On binlerce insan burada. Bir araya gelmek için, ben sizi nereye davet edeceğim? Elbette ki Saraçhane'ye.

Milletin evine, milletin yuvasına. Bakın şurada bile bozuk düzen, benim emniyet mensubu kardeşlerimi zor durumda bırakıyor. 'Müsaade edin' dememize rağmen, o aklın buradaki yansımaları, 'Yolu kapatma' diyorlar. Yani ne için biliyor musun?

Buraya gelen, zor durumda kalsın diye. Bir örnek vereyim mi size? Burada, sözüm ona kendi ittifaklarının liderleri, 15 gün önce de çağrı yaparak, bir toplantı yapacaklarını dile getirdiler. Ta bu yoldan Fatih Cami'ne kadar, bu caddeyi kapattılar.

Ben de herhalde dedim; 'On binlerce, yüz binlerce demiyorum, on binlerce vatandaş gelecek. Ben de İstanbul halkı adına yine onlar için ikram araçlarımı yüz metrede bir sıraladım. Üç bin kişiyle miting yaptılar; üç bin kişi. Bunu şundan anlatıyorum:

Bakın siz, gücünüzü bizi zora sokmak için, bizi sıkıntıya sokmak için mahkemede, orada burada kullanarak, demokrasiyi sıkıntıya uğratarak bulunuyor olabilirsiniz. Ama nafile, nafile, nafile, nafile."

"YARIN, ALTILI MASANIN LİDERLERİYLE YİNE BURADA OLACAĞIZ"

"Değerli dostlar; yarın, yine burada olacağız. Sizleri davet edeceğiz ve dertleşeceğiz. Başta Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, çok kıymetli İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener ve altılı masanın diğer siyasi parti liderleriyle birlikte, bir arada olacağız.

Demokrasi için mücadele edeceğiz. Bu ülkenin adalete ihtiyacı var. Bu ülkenin merhamete ihtiyacı var. Bu ülkenin vicdanına ihtiyacı var. Bu ülkenin umudu, umudunuz eksilmesin. Kıymetli hemşehrilerim, ben buradan sadece İstanbul'a değil; başkentimiz Ankara'ya, İzmir'e, Hakkari'ye, Edirne'ye, Sinop'a, Adana'ya, Diyarbakır'a bütün şehirlere sesleniyorum.

Trabzon'a sesleniyorum. Hepsine sesleniyorum. Niye biliyor musunuz? Bugün burada yaşatılan şeyi, ülkemizin her yerinde insanlarımıza yaşatılabilir. Milletçe ayağa kalkacağız. Bizi mahkum etmeye kalkanları pişman edeceğiz. Nerede edeceğiz? Sandıkta edeceğiz, sandıkta.

Onlar, bizi germek istiyorlar. Onlar, bizi kızdırmak istiyorlar. Onlar, bizi öfkelendirmek istiyorlar. Ama biz ne yapacağız biliyor musunuz? Bizim ideallerimiz var. Bizim 2023 ideallerimiz var. Hep birlikte, omuz omuza, gece gündüz çalışacağız. Milletimizi aydınlık günlere taşımak adına, 2023 yılında seçimlerde bu ülkenin üstüne çökmeye çalışan zihniyeti, hep birlikte göndereceğiz. İstanbul'da başardık, Türkiye'de başaracağız.

Bizi yıldırmak isteyenlere buradan söyleyeyim: Aradan 3,5 sene geçmiş olabilir. Ama benim hala gençliğim var, gençliğim. Hala umudumuz yüksek. Benim gibi, milyonlarca ceketini çıkarıp, kollarını sıvayacak Türk milleti var. Adalete susamış, Türk milleti var.

Sizden, söz almak istiyorum. 2023'te her şey çok güzel olacak.  Ankara duysun; bugün o mahkemeye müdahale eden akıl duysun. Allah'a emanet olun."

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.