logo
08 AĞUSTOS 2026

İstanbul, Fethi’ni layıkıyla kutladı

İBB, 29 Mayıs İstanbul'un Fethi'nin 568'nci yıl dönümü kutlamalarını görsel şölenle noktaladı. Fatih'in İstanbul'a giriş yaptığı Haliç semaları, yüzlerce "drone"un Fethi simgeleyen 10 dakikalık muhteşem multimedya gösterisiyle aydınlandı. Kentin 8 farklı sembolik noktasında eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi

30.05.2021 13:50:00
 
İstanbul, Fethi’ni layıkıyla kutladı
İstanbul, Fethi’ni layıkıyla kutladı
BEYOĞLU / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 29 Mayıs İstanbul'un Fethi'nin 568'nci yıl dönümü kutlamalarını, muhteşem bir etkinlikle noktaladı. Beyoğlu'ndaki Haliç Kongre Merkezi otopark alanında gerçekleştirilen etkinliğin onur konukları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi'nin Genel Başkan Yardımcıları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, İBB üst yönetimi, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, belediye başkanları ile siyasi parti temsilcileri hazır bulundu. Etkinlik, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u almak için döktürdüğü "şahi" topunun ağzından esinlenerek tasarlanan 37 metrelik sahne üzerinde gerçekleştirildi. Sahne önüne konumlandırılan toplar önünde konumlandırılan özel makyajlı ve kostümlü performans sanatçıları, fetih dönemimin askerlerini canlandırdı.

Fatih'in kitabı tanıtıldı

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından başlayan etkinlikte, "Fatih Sultan Mehmet" kitabının tanıtımı yapıldı. Etkinlikte sırasıyla; İmamoğlu, Akşener ve Kılıçdaroğlu birer konuşma yaptı. Pandemi koşulları nedeniyle geniş katılımlı bir etkinlik yapılamadığının altını çizen İmamoğlu, "Bu zorlu günleri de atlatacağımıza, yakın zamanda yeniden hep bir arada olabileceğimize yürekten inanıyorum" dedi. İstanbul'un fethinin, bir çağı kapatıp bir yenisini açan, dünya tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen İmamoğlu, "Bu muhteşem şehri, dünyanın gözbebeği aziz İstanbul'u bizlere armağan eden Fatih Sultan Mehmed Han'ı ve kutlu askerlerini rahmetle, minnetle yad ediyorum" diye konuştu.



İmamoğlu: Fatih Sultan Mehmed Han gerçek bir entelektüeldi

"Bu şehrin fethi, sadece surların ve zincirlerin aşılmasıyla başarılmadı" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"'Toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz" diyen Fatih, fetihten sonra bu şehirde hakim olan yeni yaşamı tarzını da kurguladı. O büyük ve kucaklayıcı lider, bu kadim şehirde, her inancı, her çeşit geleneği, her kültürü ve yaşam tarzını koruyan, adil, eşit ve hoşgörülü bir yönetimi tanımladı. Çünkü, istisnasız tüm tarihçilerin mutabık olduğu gibi, Fatih Sultan Mehmed Han gerçek bir entelektüeldi. Eğitime, kültüre, bilim ve sanata yaklaşımıyla çağının çok ilerisindeydi. Uzlaşmaz gibi gösterilen Doğu ve Batı kültürlerini özgün bir sentez içinde buluşturdu ve kültürel bir 'yeniden doğuşa', yani rönesansa öncülük etti. Bu, 'Fatih'in Rönesansı'dır ve en güzel ifadesini İstanbul'da bulmuş, İstanbul'la özdeşleşmiştir."

Fatih, manevi dünyamın önemli liderlerinden biridir

Fatih'in, kendisi için, kişiliğinden, mücadelesinden ve derinliğinden ilham aldığı eşsiz bir şahsiyet olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, "Kuşkusuz, Fatih Sultan Mehmet dünya tarihi için olduğu kadar İstanbul'da yaşayan herkes için çok önemli bir padişahtır. Ama Fatih, kişisel olarak benim için en az iki kez önemlidir. Çünkü, o kutlu padişah, İstanbul'un fethinden sadece 8 yıl sonra, benim doğup büyüdüğüm, kimliğimi ve kişiliğimi bulduğum ve de her bir hücreme kadar manevi değerleri benliğime yer etmiş olan Trabzon'u da fethetmiş olan padişahtır aynı zamanda. O nedenle Fatih, benim manevi dünyamın önemli liderlerinden biridir. Tıpkı fetihten yüzyıllar sonra, bu güzel şehri düşman işgalinden kurtaran ve yeniden ayağa kaldıran bir diğer dünya lideri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. Ne mutlu bize ki, tarihimizde izinden yürüyebileceğimiz ve bize hayat boyu yol gösterecek böylesi büyük kahramanlarımız ve liderlerimiz var" dedi.

568 yıl önce Fatih kazandırdı, 98 sene önce Atatürk kurtardı

İstanbul'u 568 yıl önce Fatih Sultan Mehmet kazandırdığını, 98 sene önce de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün düşman işgalinden kurtardığının altını çizen İmamoğlu, "O yüzden bu kutsal şehir, tarihimizdeki en önemli iki liderinden bizlere emanettir. Bu emanete, Fatih Mehmet Sultan Han'ın yaptığı gibi adil, hoşgörülü ve eşit; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği gibi akılla, bilimle, cesaretle ve özenle sahip çıkmak boynumuzun borcudur. İşte biz, bu tarihi bilinçle ve ısrarla, bu büyük emanete ihanet edecek bir girişim olarak gördüğümüz Beton Kanal'a şiddetle karşı çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, inşa edilmek istenen beton kanal bu şehrin kalbine vurulacak bir hançerden farksızdır. Bu aziz şehri korumak, bu aziz emanete sahip çıkmak sadece 16 milyon İstanbullunun değil, 83 milyonun görevi ve hakkıdır. Çünkü bu aziz şehir, bu millete emanet edilmiştir. Bugün tüm İstanbullulara, 'İstanbul Senin' diyebiliyorsak, tam 568 yıl önce bugün gerçekleşen bu fetih ve onun kumandanı Fatih Sultan Mehmed Han sayesindedir. Onların mirası olan bu muhteşem şehri hep birlikte daha güzel günlere taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Fatih Sultan Mehmed Han'ı ve fetihte rol alan, şehit veya gazi olan askerlerini bir kez daha saygıyla anıyor, 16 milyon adına İstanbul'un Fethi'ni coşkuyla kutluyorum" ifadelerini kullandı.

Akşener: Dünyaya örnek bir yönetim anlayışını her tarafa gösterdik

Etkinlik alanında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti aktaran Akşener ise, duygularını, "Bugün burada olmak inanılmaz can verici, güzel bir duygu. Tam 568 yıl evvel Peygamber Efendimizin müjdesini verdiği, İstanbul'un fethedildiği tarih. Bir tarihçi olarak; gemilerin zincirleri aştırıldığı, zekanın sembolü olan Haliç'in kenarındayız. Yıllar evvel o güzel asker, o güzel komutan İstanbul'u fethetti. Peygamber Efendimiz'in müjdesine uygun bir biçimde dünyanın incisi, iki kıtanın birleştirildiği o İstanbul şehrindeki ne hayat tarzına, ne mimariye, ne burada yaşanan insanların hiçbir alanına uzatmadan, iki kültürün birleşiminde bir sentez ortaya çıkardılar. Ve biz 568 yıl evvel hayat tarzlarına, tercihlere ve seçilen yolda yürümeye nasıl bir saygı gösterildiğini, buna bu davranış biçimine nasıl saygı gösterildiğini ve adaletin nasıl işlediğini o zamanlar dünyaya örnek olan bir yönetim anlayışıyla her tarafa gösterdik" sözleriyle dile getirdi.



İmamoğlu'nun Fatih'ten feyz alacağına inanıyorum

İmamoğlu'nun, İstanbul'un şehriemini olarak Fatih'in adaletinden ve saygısından feyz alıp, o yolda yürüyeceğine inandığını belirten Akşener, "İstanbul, güzel şehir. İstanbul, dünyanın incisi.  İstanbul, bizlere miras. İstanbul, atalarımızdan bize, bizim de çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız bir miras. Göllerini, sularını, toprağını, yeşilini, insanını, hayvanını, neyi varsa, çiçeğini, böceğini, her şeyini gördüğümüz gibi bakmak zorunda olduğumuz, gözümüz gibi esirgemek zorunda olduğumuz şehrimiz. Bir dünya mirası. Sadece bizim milletimize, Anadolu'muza, Türkiye'mize değil; dünyanın mirası. Onu korumak ve güzelleştirmek, yarına miras bırakmak hepimizin görevi" ifadelerini kullandı.

İstanbullular, ucube kanalı engellemek için İmamoğlu'nu seçti

"İstanbullu, İstanbul'un betona görülmesini, yeşilinin yok edilmesini, insanlarına hoyratça davranılmasını ve en son Kanal İstanbul denilen o ucube sistemin oluşmasını engellemek için 31 Mart'ta Sayın İmamoğlu'nu belediye başkanı olarak tercih etti" diyen Akşener, şunları söyledi: 

"İstanbullu daha ne yapsın? Yönetimi değiştirdi. Ben, Ekrem Bey kardeşimin, bu mirasa nasıl saygı gösterdiğini, nasıl saygı göstereceğini biliyorum. Ona inanıyorum. Umarım burada ortaya koyacağımız ve koyduğumuz, koyacak olduğunuz tavrın, bu mirasa gösterdiğimiz, göstereceğimiz saygının diğer kadim şehirlerimizde yönetimde bulunan herkese örnek olmasını diliyorum. Ve gençlerimiz… Biz büyükler örnek oldukça, aklı, inancı, saygıyı, bilimi öne koydukça, yarın miras bırakacağımız, bugünün çocuklarının, gençlerinin de yarın İstanbul'a aynı derecede sahip çıkacağına inanıyorum. Güzel bir yolculuk bu. İnşallah yolculukta Allah sizleri, bizleri utandırmasın. Başkanım, Allah sizin gözünüzü aşağı eğdirmesin. Cenab-ı Hak, hiç birimizi hem kendi huzurunda hem de kullarının karşısında mahcup etmesin. Her birinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum."

Kılıçdaroğlu: Fatih, asırların kahramanı

Akşener'in ardından konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerine, "Bugün burada, Osmanlı Devleti'nin en genç padişahlarından olan, o zaman sadece 20 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet Han ve şanlı ordusunu rahmet ve minnetle yâd etmek için buluştuk" şeklinde başladı. Fatih'in çağ açıp kapatan bir lider olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "Dolayısıyla kendisi de zamanının değil, asırların kahramanı olmuştur. Bu öyle bir gurur, öyle bir onurdur ki, İstanbul'un fethinin üzerinden tam 568 yıl geçti, biz her yıl aynı heyecanla kutluyoruz. İnşallah hep beraber ebediyete kadar da kutlamaya devam edeceğiz. İstanbul Fatih'ine ve onun emanetine sahip çıkan ve bu şehri işgalcilerden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, 'Bu şehir Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeğidir" ifadelerini kulandı.

Fethettiğimiz sadece İstanbul değil; kendimizdi

İstanbul'un ülkenin göz bebeği olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Fethettiğimiz sadece İstanbul değildi aslında. Fethettiğimiz kendimizdi. Bu toprakların zorlukları vardı. Onlarla yüzleşmeliydik, onları kucaklamalıydık, onlara meydan okumalıydık. İşte bu cesareti fethetmiştik. 1000 yıllık geleneklerimizle oluşturduğumuz toplumsal kodlarımızdı bunlar. Ve bu 1000 yıllık geleneklerimiz, sahip olduğumuz en yüksek bilgeliktir. Bu konuşmayı yaparken hem gururluyum hem de hissettiğim sorumluluktan dolayı biraz da kalbim kırık. İnanın, muhalefet yapmanın en zor dönemindeyim. Bu kadim devleti, bu emaneti ne hale getirdiklerini gördükçe, bu rezillikleri gördükçe, muhalefet olmakta çok zorlanıyorum. Çünkü inanın onların yaptıklarını, ben konuşmakta zorlanıyorum. Utanıyorum bir şey demeye. Utanıyorum bunlara dikkati çekmeye. Oysa görevimiz bu rezilliklerle mücadele etmek."

'Rol modeliniz genç sultan'

Türkiye'nin büyük sorunları olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasını, "1000 yıllık devlet geleneklerimiz, bu sorumsuz ve gözü doymaz, çeteleşmiş iktidarın elinde magazine dönüşmüş durumda. Bu süreçte en çok haksızlık da bu şehre yapıldı. Devletimizin saygınlığı, İstanbul'un itibarı, kendisine ihanet etmiş saray iktidarının, mafya ve çetelerle giriştiği magazinsel ilişkilerin elinde can çekişiyor. Kendimize inanmak zorundayız. Zorluklara göğüs germek zorundayız. Fatih Sultan Mehmet Han'dan bize miras kalan cesaretle, bu millet korkuyu fethedecektir. Özellikle gençlere mesajım; rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih'in fethettiği canım İstanbul'un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul'un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…" sözleriyle tamamladı.



Önce görsel şölen, sonra muhteşem konser

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından sonra Mustafa Demir Hoca'nın okuduğu Kur'an-ı Kerim tilaveti sunuldu. İBB Mehteran Takımı'nın gösterisiyle hareketlenen etkinlikteki heyecan; "drone", "mapping" ve ışık gösterileriyle doruğa çıktı. Özel olarak programlanan yüzlerce "drone", 10 dakikalık muhteşem bir multimedya gösterisiyle, Haliç üzerinde görsel şölen yaşattı. 8 farklı noktada; Salacak sahili, Pierre Loti, Beşiktaş Yahya Kemal Parkı Fatih Sultan Mehmet Heykeli, Yedikule, Topkapı, Belgrad Kapı, Rumeli Hisarı ve Sarayburnu Atatürk Anıtı'nda da Haliç'teki gösteriyle eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Pandemi nedeniyle etkinliği canlı izleyemeyen İstanbullular, İBB ve İmamoğlu'nun sosyal medya mecraları üzerinden bu muhteşem görsel şölene, "sanal" olarak tanıklık etti. "Drone"ların gösterisine, 2000 metrekarelik alanı kapsayan ve fethin sembolik anlarını anlatan "mapping" film eşlik etti. Görsel şölenin ardından sahne alan 76 kişilik İskender Paydaş Orkestrası, fethe özel bestelenen marşı icra etti.



Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.