logo
11 TEMMUZ 2026

İzmir'de peş peşe boğulma vakaları: 2 ölü

İzmir'in Çeşme ve Selçuk ilçelerinde serinlemek için denize giren biri 80 yaşında, diğeri 22 yaşında iki kişi boğularak hayatını kaybetti

11.07.2026 11:19:00 / Güncelleme: 11.07.2026 11:21:21
İHA
 
İzmir'de peş peşe boğulma vakaları: 2 ölü
İzmir'de peş peşe boğulma vakaları: 2 ölü
İlk olay, dün saat 11.00 sıralarında Çeşme Ilıca Plajı'nda meydana geldi. Serinlemek için denize giren 80 yaşındaki Nesrin Karacabal'ın suda çırpındığını gören vatandaşlar ve Çeşme Belediyesi Zabıta ekipleri durumu fark ederek müdahale etti. Zabıta ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından ihbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, Karacabal'ı ambulansla Çeşme Alper Çizgekanat Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Talihsiz kadın, burada doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.



Aynı gün bir acı haber de akşam saatlerinde Selçuk ilçesinden geldi. Saat 20.00 sıralarında Pamucak Sahili'ne yakınlarıyla birlikte İzmir'in Karabağlar ilçesinden yüzmeye gelen 22 yaşındaki Mehmet Durmuş, denize girdikten kısa bir süre sonra gözden kaybolarak suda çırpınmaya başladı. Çevredekilerin yardımıyla sudan çıkarılan gence ilk müdahale, ihbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapıldı. Durumu ağır olan Durmuş, ambulansla Selçuk Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Genç adam, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Hayatını kaybeden her iki vatandaşın cenazesi de kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi ve otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi

Evliliklerde kadın eşin yemeği güzel yapıp yapmadığı tartışmaları Yargıtay'ın emsal kararıyla yeni bir boyut kazandı. Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocasına; 'defol, sen pissin, bunak, moruk' ifadelerini kullanan kadını az kusurlu; eşine 'Yaptığın yemekleri beğenmiyorum, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli' ifadelerini kullanan erkeği ağır kusurlu saydı

11.07.2026 11:13:00
İHA
 
Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi
Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi
Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi'ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü. Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi.

Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti.

Yaptığı yemekleri beğenmediğini, "sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti.

Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise 'Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz' dediğine dikkat çekti. Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca, bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.

CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da


 
 
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar devam ediyor. Çankaya Belediye Başkanı Güner'in de aralarında bulunduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11.07.2026 09:35:00
HABER MERKEZİ/AA
 
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de yer aldığı 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışma kapsamında, hakkında "suç örgütü kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verilen şüphelilerin adreslerinde arama, el koyma işlemi yapıldı.

27 kişi gözaltına alındı

Şüphelilerden 27'si gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Bu arada sabah erken saatlerde Çankaya Belediyesi'nde polis ekiplerince arama yapıldı.

Akıllı ev cihazlarında risk büyük


 
 
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Bilgisayar Mühendisliği Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhammed Ali Aydın, "Evdeki akıllı süpürgenin hacklenmesiyle beraber tüm cihazlara erişilebilir, hesaplar boşaltılabilir" dedi.

11.07.2026 09:27:00
AA
 
Akıllı ev cihazlarında risk büyük
Akıllı ev cihazlarında risk büyük

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Bilgisayar Mühendisliği Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhammed Ali Aydın, akıllı süpürgelerin hacklenmesiyle evdeki tüm cihazlara erişilebileceğini ve banka hesaplarının boşaltılabileceğini söyledi. Kırklareli Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen Siber Güvenlik ve Sosyal Mühendislik Atakları Konferansı'nda konuşan Aydın, teknolojinin hayatı kolaylaştırırken beraberinde çeşitli siber riskleri de getirdiğini belirtti.

Robot süpürgeler de akıllı cihaz!

İnternete bağlı her akıllı cihazın bir siber güvenlik riski oluşturduğunu ifade eden Aydın, evlerde kullanılan akıllı süpürgelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Akıllı süpürgelerin bir bilgisayar ağına bağlı çalıştığını anlatan Aydın, şöyle konuştu: "Bu bir bilgisayar ağına bağlı ve o ağa bilgisayar, telefon gibi cihazlar da bağlı. Burada kişisel haberleşme programlarını kullandığımız gibi artık bireysel anlamda bankacılık işlemleri de yapıyoruz. Evdeki akıllı süpürgenin hacklenmesiyle beraber tüm cihazlara erişilebilir, hesaplar boşaltılabilir. Hatta sizin üzerinizden bir botun parçası haline getirip saldırı alanına geçirilebildiği bir ortamdan bahsediyoruz."

Veri en kıymetli varlık

Siber güvenlikte en kıymetli varlığın veri olduğunu vurgulayan Aydın, herkesin bilgiye ve veriye erişmeye çalıştığını söyledi. Güçlü şifreleme algoritmalarının tek başına yeterli olmadığını belirten Aydın, verinin gizliliğinin yanı sıra bütünlüğünün ve erişilebilirliğinin de korunması gerektiğini ifade etti. Aydın, 2016 yılında ABD'de internete bağlı kameralar üzerinden gerçekleştirilen Mirai saldırısını örnek göstererek, varsayılan kullanıcı adı ve şifrelerle kullanılan cihazların ciddi güvenlik açıkları oluşturduğunu kaydetti.

İzmir merkezli "kurgu kazalarla sigorta dolandırıcılığı" operasyonunda 24 zanlı tutuklandı

İzmir merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda kurgu kazalar ve hasar dosyaları üzerinden sigorta şirketlerini zarara uğrattıkları iddiasıyla gözaltına alınan 54 şüpheliden 24'ü tutuklandı

11.07.2026 02:00:00
AA
 
İzmir merkezli "kurgu kazalarla sigorta dolandırıcılığı" operasyonunda 24 zanlı tutuklandı
İzmir merkezli "kurgu kazalarla sigorta dolandırıcılığı" operasyonunda 24 zanlı tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin yürüttüğü soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 54 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerden 15'i emniyetteki ifadelerinin ardından, biri de savcılık sorgusu sonrası serbest bırakıldı.

Zanlılardan 24'ü çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Soruşturma kapsamında firari 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Olay

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesince "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin 6 Temmuz'da çalışma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi, belge, ifadeler, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) hesap hareketleri, bilirkişi raporları, müşteki ve bilgi sahibi beyanları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezince hazırlanan kurgu kaza raporları ile sigorta şirketlerinden temin edilen hasar ödeme dosyalarının incelenmesi sonucunda şüphelilerin örgütlü şekilde kurgu trafik kazaları düzenledikleri belirlenmişti.

Şüphelilerin, kamera bulunmayan bölgeleri tercih ederek araçları kaza yapmış gibi konumlandırdıkları, fotoğraflarını çektikleri, kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenledikleri ve araçları tamir ettirdikten sonra hasar dosyaları üzerinden sigorta şirketlerine başvurdukları tespit edilmişti.

Soruşturmada, örgüt elebaşılığını E.G'nin yaptığı, şüphelilerin bu yolla sigorta şirketlerini zarara uğrattıkları ve yaklaşık 200 milyon liralık haksız kazanç elde ettikleri ortaya çıkarılmıştı.

Soruşturma kapsamında 62 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, İzmir, İstanbul, Ankara, Ağrı ve Antalya'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 54 şüpheli yakalanmış, 5 şüphelinin ise başka suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlenmişti.

Operasyonda yapılan aramalarda maddi hasarlı kaza tutanakları, sigorta poliçeleri, vekaletnameler, kaza taraflarına ilişkin notlar, sigorta ve kasko evrakları, farklı kişilere ait kimlik belgeleri, temliknameler, ibranameler ile çeşitli evrak ele geçirilmişti.

Soruşturma kapsamında 17 avukatın hasar dosyalarının tahsil süreçlerinde yer aldığı, avukat A.A'nın ise örgüt adına hareket ettiği ve örgüt yöneticisi konumunda bulunduğunun değerlendirildiği belirtilmişti. 

İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti


Arnavutköy'de bir kişi, boşandığı eşini ve oğlunu öldürdükten sonra intihar etti.

11.07.2026 01:13:00
HABER MERKEZİ/AA
 
İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti
İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti

Arnavutköy'de bir kişi, boşandığı eşini ve oğlunu öldürdükten sonra intihar etti.
Boğazköy İstiklal Mahallesi Filyos Sokak'taki bir evden silah sesleri duyulduğu ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İkamete giren ekipler, Davut G. (55) Türkan İ. (51) ve Mehmet Emin G'nin (18) hayatını kaybettiğini belirledi.
Olay yeri inceleme ekipleri yaptığı çalışmada, Davut G'nin bir süre önce boşandığı eşi Türkan İ. ve oğlu Mehmet Emin G'yi pompalı tüfekle öldürdükten sonra aynı silahla intihar ettiğini tespit etti.

Cenazeler Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 

Toplumsal cinnet

Benzer bir olay hafta içinde Kırklareli'nde yaşanmıştı. Boşandığı eşi ile 4 yaşındaki kızını katleden şahıs, intihar etmişti. Türk toplumu resmen cinnet geçiriyor. 

Boşanmalar katlandı

Türkiye'de 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bu dönemde bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı ise binde 2.26 oldu. Kaba boşanma hızının binde 3.28 ile en yüksek olduğu il İzmir... Bu oranın binde 0.51 ile en düşük olduğu il ise Hakkari olarak kaydedildi.

Tekirdağ’da mevlit ikramı 50 kişiyi hastanelik etti


 
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde düzenlenen mevlit programında ikram edilen pilavdan yedikleri iddia edilen 50 kişi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvurdu.

11.07.2026 00:57:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Tekirdağ’da mevlit ikramı 50 kişiyi hastanelik etti
Tekirdağ’da mevlit ikramı 50 kişiyi hastanelik etti

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde düzenlenen mevlit programında ikram edilen pilavdan yedikleri iddia edilen 50 kişi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvurdu.

Karacakılavuz Mahallesi'nde düzenlenen mevlit programında vatandaşlara pilav ikram edildi. İkramın ardından mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleri yaşayan 50 kişi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle kentteki farklı hastanelere başvurdu.

Tedavi altına alınan kişilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili inceleme başlatılırken, zehirlenme nedeninin belirlenmesi amacıyla ikram edilen pilavdan numune alındığı bildirildi.

Pilavın tavuklu olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla zehirlenmenin tavuktan kaynaklandığı tahmin ediliyor.

Klima almayan dertli, alan daha dertli!


 
 
Şikayetvar verilerine göre klima şikayetleri Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 320 artarak 1248’e yükseldi. 

11.07.2026 00:35:00
HASAN GÜNDOĞDU
 
Klima almayan dertli, alan daha dertli!
Klima almayan dertli, alan daha dertli!

Şikayetvar verilerine göre klima şikayetleri Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 320 artarak 1248'e yükseldi. Platform tarafından yapılan açıklamada, Haziran başında 165 olan haftalık şikayet sayısının ay sonunda 429'a çıktığı, son haftadaki artışın ise yüzde 23 olduğu ifade edildi.

Tüketicilerin son dönemde en çok servis randevusu gecikmeleri ve kurulumda uzun beklemeden şikayet ettiği bildirildi. Klima kategorisinde son dönemde tüketicilerin en çok gündeme taşıdığı başlıklar şöyle: Özellikle yaz aylarında artan talep nedeniyle servis randevusu bulamama, verilen randevulara ekiplerin geç gelmesi ya da hiç gelmemesi kullanıcıların en çok dile getirdiği konular arasında yer aldı. Yeni klima satın alan tüketiciler ise ürün teslim edilmesine rağmen kurulum için günlerce beklediklerini, sıcak havalarda cihazı kullanamadıklarını belirtti.

Kurulumun gecikmesi kadar hatalı ya da özensiz montaj da şikayetlerde öne çıkan başlıklardan biri oldu. Tüketicilerin bir diğer önemli şikayet konusu ise cihaz performansı oldu. 'Klima soğutmuyor', 'yeterli verim alınamıyor', 'servis geldi ama sorun çözülmedi' gibi başlıklar, özellikle yoğun kullanım döneminde öne çıktı. Bazı kullanıcılar, yeni alınan ya da bakımdan çıkan klimalarda da benzer sorunların devam ettiğini aktardı.

LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?

LGS kapsamındaki merkezi sınavda tüm soruları doğru yanıtlayan Türkiye Petrolleri Ortaokulu öğrencisi Kerem Polat, "Teknolojik aletlerden uzak durmak gerekiyor. Sınava girecek arkadaşlara bunu tavsiye edebilirim" dedi

10.07.2026 16:20:00
Anadolu Ajansı
 
LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?
LGS'de tam puan aldı, hangi liseyi istiyor?
Adıyaman'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda tüm soruları doğru yanıtlayan Türkiye Petrolleri Ortaokulu öğrencisi Kerem Polat, 2023 yılında aynı sınavda 500 tam puan alan ağabeyi Ahmet Yiğit Polat'la aynı başarıya imza attı.

Anne ve babası eğitimci olan Polat, eğitim hayatına İstanbul Erkek Lisesi'nde devam etmek istiyor.

Başarısını düzenli çalışmaya borçlu olduğunu belirten Kerem Polat, sınav sürecinde teknolojik cihazlardan uzak durduğunu söyledi.

Ağabeyi gibi İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim görmek istediğini ifade eden Polat, "Düzenli ders çalışmanın çok ders çalışmaktan daha önemli olduğunu söylemek istiyorum. Girdiğim MEB'in deneme sınavlarında bunu fark ettim. Özellikle düzenli ders çalışmanın daha çok faydasını gördüm. Teknolojik aletlerden uzak durmak gerekiyor. Sınava girecek arkadaşlara da bunu tavsiye edebilirim. Hedefim, ağabeyim gibi İstanbul Erkek Lisesi'ne gitmek. Galatasaray Lisesi'ni de düşünebilirim" dedi.

Baba Coşkun Polat da büyük oğlunun elde ettiği başarının ardından bu yıl da aynı gururu yaşadıklarını belirterek, "2023 yılında Ahmet oğlumuz 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olmuştu. Bu yıl da Kerem aynı başarıyı gösterdi. Çok mutluyuz ve gururluyuz" diye konuştu.

Türkiye Petrolleri Ortaokulu Müdürü Mehmet Ateş ise öğrenciyi bilgisayarla ödüllendirdiklerini belirterek, "Okulumuza bu gururu yaşatan Kerem'i tebrik ediyorum. Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı deneme sınavlarını çözerek, kitapları baştan sona okuyarak ve disiplinli çalışarak bu başarıyı elde etti" ifadelerini kullandı.

Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'

İstanbul'da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 62 sanığın yargılandığı davada, bebeklerin ölüm nedenlerine ilişkin Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporlar dava dosyasında yer aldı

10.07.2026 15:20:00
Anadolu Ajansı
 
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin talebinin ardından Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu tarafından 10 maktul bebek için ölüm sebepleri, tanı ve teşhisler ile uygulanan işlemlerin doğruluğu, tıbbi uygulama hataları ve dosyadaki sanıkların ölümlerde kusurlarının olup olmadığına ilişkin rapor hazırlandı.

"Roua Kadan", "Ayaz Karaduman", "Melek Süleymanoğlu", "Michelle Nwando Opara", "Halime Alkari", "Kerem Muhammet  Tokluoğlu", "Havvanur Karakoç", "Öykü Helvacı" ve "Serdarova" ile henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için hazırlanan raporlar Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Raporlarda bebekler Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet  Tokluoğlu ve henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için, yapılan ihmallerle bebeklerin ölümleri arasında illiyet bağı bulunduğu, bebeklere zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda da kurtulmalarının kesin olmadığı kaydedildi.

Havvanur Karakoç bebeğe ilişkin raporda, bebeğin uygun bakım, takip ve tedavisinin sağlanmamış olması nedeniyle primer bakımından sorumlu olan Dr. Dursun Eryılmaz ile yapılan sözleşmeyle yenidoğan yoğun bakım sorumluluğunu üstlenen ancak bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vererek takip ve tedavi sürecini yöneten Dr. İlker Gönen'in, bebeğin yakın takibini yapmaması ve arrest durumunu zamanında tespit edememesi nedeniyle sorumlu hemşire Çağla Durmuş'un eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı ifade edildi.

Söz konusu eylemlerle ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilen raporda, ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu vurgulandı.

Öykü Helvacı bebeğe ilişkin raporda, bebeğin yeniden canlandırma işlemine katılmayan primer bakımından sorumlu Dr. Dursun Eryılmaz'ın, bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vermesi nedeniyle Dr. İlker Gönen'in ve doktorları yeniden canlandırma işlemine çağırmaması nedeniyle hemşire Çağla Durmuş'un yaklaşımlarının tıbben uygun olmadığı kaydedilen raporda, tıp kurallarına uygun olmayan eylemler ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin olduğu aktarıldı.

Bebek Serdarova'ya ilişkin raporda, bebeğin ölümünün tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip, tedavi süreci ve resüsitasyon ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, tanı, takip ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun olarak yürütülmesi halinde doğum sonrasında kalp anomalisi tespit edilen bebeğin kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtildi.

Ayrıca raporda, tape kayıtları, iddianame ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Raporu dikkate alındığında, bebeklerin 112 sevk sistemini baypas ederek uygun olmayan koşullarda takip ve tedavi süreci yürütülen hastanelere sevkini organize eden kişi/kişiler ile hastane yenidoğan yoğun bakım servislerinin işletilmesi amacıyla devredilmesinin, doktorların bilgisi olmadan yenidoğan bebeklerin orderlarının hemşireler tarafından düzenlenmesinin, doktorların günlük hastanelere gelerek vizit yapmamasının, epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazılmasının, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirilmesinin, kan gazlarının şablonlara göre epikrize uygun olacak şekilde çıkarılmasının, laboratuvar değerleriyle oynanmasının, yoğun bakımda çalışma yetkisi olmayan kişilerin yoğun bakımlarda çalıştırılmasının, yoğun bakım şartlarının 3. düzey yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde 3. düzey yoğun bakım gibi gösterilerek yenidoğan bebeklerin yatırılmasını sağlayıp uygun olmayan koşullarda yürütülen takip ve tedavi sürecini organize eden Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın da tıbben sorumlu olduğu belirtildi.

Davanın geçmişi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtiliyor.

İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10 kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Sanık Gıyasettin Mert Özdemir'in ise "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya'da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat'ta intihar etmişti.

Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi

10.07.2026 14:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi. Karslı, karar doğrultusunda yeniden gözaltına alındı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 7 Temmuz 2026 tarihli duruşmasında Papara'nın sahibi sanık Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine karar verildi. Tahliye kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi.

İtirazı değerlendiren İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Ahmet Faruk Karslı hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Karar doğrultusunda Ahmet Faruk Karslı, yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliyle ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.