logo
29 TEMMUZ 2026

Jeotermal sektöründen 'ayrımcılık' rahatsızlığı

Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ve ruhsat süreçlerini hızlandıran ve yeniden tanımlayan yasal düzenleme yürürlüğe girerken, Türkiye'yi dünya dördüncülüğü ve Avrupa liderliğine taşıyan jeotermal enerji yatırımlarının kapsam dışında bırakılması sektör temsilcilerinde rahatsızlık oluşturdu

29.07.2026 12:21:00
İHA
 
Jeotermal sektöründen 'ayrımcılık' rahatsızlığı
Jeotermal sektöründen 'ayrımcılık' rahatsızlığı
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 24 Temmuz tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin, lisanslı yatırımların imar ve ruhsat süreçlerindeki bürokratik mekanizmaları sadeleştirdiğine dikkat çekerek, "Yönetmeliğin hazırlık safhasında jeotermal yatırımlarının da kapsama dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerimizi başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoritelerimiz ve kamuoyumuzla şeffaf şekilde paylaşmıştık. Ülkemizin kapasite faktörü en yüksek ve baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalin düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak görmekteyiz" dedi.






2035'e kadar 10 milyar dolar yatırım

Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye'nin, 2035 enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkaracağını hatırlatan Kındap, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılar nitelikte olduğunu belirtti.

Türkiye'nin son yirmi yılda yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı öyküsü yazdığını kaydeden Ali Kındap, bu başarıda jeotermal enerjinin çok önemli payı olduğunu, bu başarı sonucunda kurulu gücün son on beş yılda 15 Megavat (MW)'tan 1.800 MW'a yükseldiğini hatırlattı.








"Üvey kardeş değil, öz kardeş"

JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türk jeotermal sektörü olarak, dünyanın en çevreci santrallerine, küresel ölçekte başarılar kazanan sondaj teknolojilerine ve insan kaynağına sahibiz. Ülkemizin temiz enerji yolculuğunda tamamlayıcı değil, baz yük işlevi yüklenen temel enerji kaynağını değere dönüştürüyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor. Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa'da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetsiz olduğunu ifade ediyoruz. İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz."








Öngörülebilir yatırım ortamı talebi

Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap; kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi.

"2035'te 4.500 MW kurulu güce rahatlıkla ulaşırız"

JED olarak uzun süredir lisans, izin, ruhsat, arazi, imar, ÇED ve sondaj süreçlerinde mükerrer işlemlerin kaldırılması ve birbirinden bağımsız yürüyebilecek süreçlerin eş zamanlı başlatılması gerektiğini dile getirdiklerini hatırlatan Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği, birbirini beklemek zorunda olmayan izinlerin eş zamanlı yürütülebildiği bir modelden söz ediyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir. Türkiye'nin enerji dönüşümünde temiz enerji kaynaklarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan stratejik unsurlar olarak görmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve yerli, yenilenebilir kaynaklarımızdan azami ölçüde yararlanmak istiyorsak bütün yenilenebilir enerji kaynaklarına aynı kararlılıkla yol açmalıyız. Jeotermalde bugün ulaştığımız başarı seviyesine tesadüfen gelmedik. İlmek ilmek örülen bir yatırım, mühendislik bilgisi, insan kaynağı ve sektör tecrübesi oluşturduk. Şimdi önümüzde bu birikimi çok daha ileriye taşıma fırsatı bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2035 yılı için belirlediği 4.500 MW jeotermal kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabileceğimizi tüm kamuoyumuzla paylaşmak istiyoruz. Küresel ölçekte jeotermal enerjiye ilgi yeniden hızla artarken, Türkiye'nin yatırım süreçlerindeki bürokratik yük nedeniyle sahip olduğu avantajı kaybetmesine izin vermemeliyiz."

Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?

Büyükşehirlerdeki hızlı kentleşme ve yoğun nüfus sirkülasyonu, engelli vatandaşların günlük yaşamını en çok zorlayan unsurların başında gelir. Erişilebilir bir kent, yalnızca engelli bireylerin değil; yaşlıların, çocuklu ailelerin ve geçici sakatlık yaşayan tüm yurttaşların toplumsal yaşama bağımsız ve eşit katılımının teminatıdır

29.07.2026 13:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Engelsiz bir metropol oluşturmak amacıyla yerel yönetimler ve şehircilik uzmanları tarafından hayata geçirilmesi gereken temel önlemler altı ana başlıkta toplanabilir:






Kentsel Altyapı ve Yaya Ulaşımında Erişilebilirlik

Kentsel mekânın engelsiz hale getirilmesi, bağımsız hareket kabiliyetinin birinci şartıdır:

• Kaldırım ve Rampa Standartları: Bütün kaldırımlar tekerlekli sandalye kullanımına uygun eğimde (en fazla %5-%6), basamaksız ve yeterli genişlikte inşa edilmelidir. Otomobil park etmesini önleyen düzenlemeler yapılmalı, eğimli yüzeyler kaymaz malzemeyle kaplanmalıdır.

• Hissedilebilir Yüzeyler ve Görme Engelli Rotaları: Görme engelli bireylerin yön bulmasını sağlayan hissedilebilir sarı çizgiler (kılavuz yüzeyler), standartlara uygun olarak döşenmeli; büfe, direk veya ağaç gibi engellerle kesintiye uğramamalıdır.

• Akıllı Sesli Yaya Geçitleri: Tüm sinyalize kavşaklara sesli uyarı sistemleri ve yüksek kontrastlı butonlar yerleştirilmeli; ışık süreleri engelli ve yaşlı bireylerin karşıya güvenle geçebileceği uzunlukta ayarlanmalıdır.






Toplu Taşıma Ağlarının Tam Entegrasyonu

Engelli bireylerin kentsel ulaşımdan bağımsızca yararlanması, kapıdan kapıya kesintisiz bir erişim zinciri gerektirir:

• Araç Filolarının Uyumluluğu: Tüm belediye otobüsleri, metrobüsler ve tramvaylar düşük tabanlı ve otomatik rampalı olmalıdır. Metro ve tren vagonları ile peronlar arasındaki boşluklar sıfırlanmalıdır.

• İstasyon Erişilebilirliği: Metro, Marmaray ve raylı sistem istasyonlarında kesintisiz çalışan asansörler, yürüyen bantlar ve engelli tuvaletleri bulunmalıdır. Asansörlerin arıza durumları anlık takip edilmeli ve hızlıca giderilmelidir.

• Sesli ve Görsel Bilgilendirme: Araç içlerinde ve duraklarda durak isimleri hem sesli hem de yüksek çözünürlüklü dijital ekranlarla duyurulmalıdır. İşitme engelliler için görsel, görme engelliler için sesli anonslar zorunlu olmalıdır.

• Erişilebilir Taksi Hizmetleri: Büyükşehirlerde tekerlekli sandalye ile binilebilir özel donanımlı engelsiz taksi filoları yaygınlaştırılmalıdır.






Kamu ve Sosyal Yaşam Alanlarının Düzenlenmesi

Kentsel yaşam alanı yalnızca sokaktan ibaret değildir; kamu binaları ve sosyal mekânlar da tamamen erişilebilir kılınmalıdır:

• Mimaride Evrensel Tasarım (Universal Design): Tüm belediye binaları, hastaneler, okullar, kültür merkezleri ve parklar eğimsiz girişler, engelli asansörleri ve geniş kapılarla tasarlanmalıdır.

• Engelsiz Parklar ve Rekreasyon Alanları: Park ve bahçelerdeki oyun grupları, engelli çocukların da yararlanabileceği kapsayıcı tasarımlara sahip olmalıdır. Çıkış ve yürüyüş yolları tekerlekli sandalye sürüşüne uygun olmalıdır.

• Erişilebilir Tuvalet ve Hijyen Alanları: Kamusal alanlarda ve alışveriş merkezlerinde engelli kullanımına uygun, tutunma barları bulunan ve acil yardım butonu içeren tuvalet sayısı artırılmalıdır.






Dijital Erişilebilirlik ve Akıllı Şehir Teknolojileri

Teknolojik imkânlar, kentsel engelleri aşmada en güçlü araçlardan biridir:

• Kapsayıcı Mobil Uygulamalar: Büyükşehir belediyelerinin ulaşım ve şehir rehberi uygulamaları, ekran okuyucu yazılımlarla uyumlu hale getirilmelidir. Uygulamalarda engelsiz rota oluşturma seçeneği sunulmalıdır.

• Görüntülü Çağrı ve İşaret Dili Destek Merkezleri: İşaret dili bilen personelin hizmet verdiği uzaktan görüntülü destek hatları kurularak işitme engellilerin kamu hizmetlerine erişimi kolaylaştırılmalıdır.

• Gerçek Zamanlı Asansör ve Rampa Takibi: Şehirdeki kamu asansörlerinin ve yürüyen merdivenlerin çalışma durumları mobil uygulamalar üzerinden canlı takip edilebilmelidir.

Sosyal Destek, İstihdam ve Afet Yönetimi

Fiziki önlemlerin yanı sıra sosyal kapsayıcılığı güçlendirecek adımlar atılmalıdır:

• Engelsiz Afet ve Acil Durum Planlaması: Deprem, sel veya yangın gibi afet durumlarında şehirdeki tüm engelli bireylerin adres ve engel durumu veri tabanında kayıtlı olmalı; tahliye planları buna göre özel olarak yapılmalıdır.

• Gündüz Bakım ve Mola Evleri: Engelli bireylerin sosyal becerilerini geliştirebilecekleri merkezler ve ailelerine nefes aldıracak süreli bakım hizmetleri (mola evleri) yaygınlaştırılmalıdır.

• İstihdam ve Danışmanlık Hizmetleri: Meslek edindirme kursları ve engelsiz kariyer merkezleri vasıtasıyla engelli vatandaşların nitelikli iş gücüne katılımı teşvik edilmelidir.

Toplumsal Farkındalık ve Denetim Mekanizmaları

Maddi yatırımlar, toplumsal bilinç ve kararlı denetim olmadan yetersiz kalır:

• Sıkı Denetim ve Yaptırımlar: Engelli kaldırımına veya engelli otopark alanlarına araç park edenlere, engelli rampalarının önüne engel koyanlara uygulanan cezai yaptırımlar artırılmalıdır.

• Sivil Toplum İş Birliği: Kentsel projelerin planlama aşamasından itibaren engelli dernekleri ve uzman sivil toplum kuruluşları süreçlere dâhil edilmeli, "yerinde deneyimleme" ile testler yapılmalıdır.

• Toplumsal Eğitim: Hizmet sektöründe çalışan tüm personele (otobüs şoförleri, güvenlik personeli, kamu görevlileri) engelli bireylerle iletişim ve hak temelli yaklaşım konusunda düzenli eğitimler verilmelidir.

Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor

Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesine bağlı Afşar köyü yakınlarında orman yangını çıktı

29.07.2026 12:36:00
İHA
 
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle Cin Ali'nin Kuyusu mevkisinde başlayan yangının ardından bölgeye Çavdarhisar Belediyesi itfaiye ekipleri ile Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler ve yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale çalışmalarına daha sonra bir yangın söndürme helikopteri de destek vermeye başladı.






Yaklaşık 2 hektarlık alanda etkili olduğu belirtilen yangının çamlık alanda devam ettiği öğrenildi. Ekipler, alevlerin daha geniş bir alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan yoğun çalışmalarını sürdürüyor.








Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatılırken, söndürme çalışmaları devam ediyor.













Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde otluk alanda çıkan yangın paniğe neden oldu. Rüzgarın da etkisi ile yayılan yangın, yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü

28.07.2026 11:21:00
İHA
 
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Olay, dün gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Mahabad Bulvarı'nda meydana geldi. Kuru otların bulunduğu alan henüz bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Alevler rüzgarın da etkisi ile yayıldı.






Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesi ile yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.








Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.

Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi

Karadeniz'de ticari gemilere yönelik tırmanan dron saldırılarının ardından isabet alan bir sivil ticaret gemisi daha hasarlı şekilde Trabzon açıklarına demirledi

27.07.2026 11:32:00
İHA
 
Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi
Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi
Karadeniz'deki uluslararası sularda ve liman yaklaşımlarında ticari nakliye gemilerini hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırıları, bölgedeki deniz güvenliğini en üst seviyede alarma geçirdi. Son günlerde Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışma ekseninde tırmanan karşılıklı dron operasyonları, sivil deniz taşımacılığını doğrudan vurdu.






Rusya'nın Taman Limanı'ndan yüklediği kömürü Trabzon'a ulaştırmak üzere yola çıkan İstanbul liman kütüğüne kayıtlı Mv Reyhan Sarı kuru yük gemisi, Novorossiysk açıklarında peş peşe iki dron saldırısının hedefi oldu. Saldırı sırasında bacasından ve yaşam mahallinden ağır darbe alan Türk bayraklı geminin makine dairesinde görevli 54 yaşındaki Türk personel Savaş Çakar hayatını kaybederken, yaralanan mürettebat Sahil Güvenlik helikopterleriyle Samsun'a getirilerek tedavi altına alınmıştı.








Öte yandan, sadece kuru yük gemileri değil, Karadeniz'de seyreden enerji tankerleri de İHA saldırılarından kaçamadı. Karadeniz açıklarında dron saldırısına uğrayarak güvertesinde yangın çıkan Panama bayraklı Gas Nero isimli LPG tankeri ile kimyasal taşıyan diğer bazı ticaret gemileri, Samsun Liman Başkanlığı koordinasyonundaki acil müdahalelerin ardından onarım ve sığınma amacıyla Trabzon kıyılarına yönlendirildi. LPG tankeri Gas Nero onarım işlemleri için Trabzon'un Sürmene ilçesi açıklarında güvenli bölgeye demirletildi.








Bu iki geminin dışında Karadeniz'de dron saldırısına uğrayan bir LPG tankeri daha Trabzon'a gelerek Akçaabat ilçesinin Söğütlü mahallesi açıklarına demirledi. Geminin hem burun hem de kaptan köşkünden saldırıya maruz kaldığı gözlendi.

Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı

İstanbul Eyüpsultan'da yolcu otobüsü sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce otomobile daha sonra da trafik yönlendirme levhasına çarptı. Kazada 2'si ağır olmak üzere 30 kişi yaralandı

25.07.2026 11:43:00 / Güncelleme: 25.07.2026 11:46:53
İHA
 
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Kaza, saat 07.45'te Eyüpsultan Yavedud Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 57 ABZ 014 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce 34 CZT 003 plakalı otomobile daha sonra trafik yönlendirme levhasına çarparak durabildi.






Kazanın olduğunu görenler, durumu itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve UMKE ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 30 kişi çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.






İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: 30 yaralı, 2'sinin durumu kritik

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kazaya ilişkin açıklamasında yaralıların hastanelere sevk edildiği ve 2 yaralının durumunun ciddiyetini koruduğunu bildirdi. Emre Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Eyüpsultan ilçemizde meydana gelen şehirler arası yolcu otobüsü kazasında yaralanan 30 vatandaşımız, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastanelerimize sevk edilmiştir. Yaralılarımızın tedavi süreçleri hastanelerimizde titizlikle sürdürülmektedir. 2 hastamızın genel durumu ciddiyetini korumaktadır. Olayın ardından sağlık ekiplerimiz tüm imkanlarıyla hızla bölgeye intikal etmiş olup, süreç yakından takip edilmektedir. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, yönetmen Ezel Akay ile müzisyen kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alındı

23.07.2026 08:00:00
İHA
 
Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı
Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı
Bursa İl Jandarma komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri, Ezel Akay'ın ikametinde kenevir yetiştirildiği yönündeki bilgi üzerine çalışma başlattı. Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde adrese operasyon düzenleyen ekipler, evde yaptıkları aramada özel düzenekle yetiştirildiği değerlendirilen kenevir bitkileri ile çok miktarda kubar esrar ele geçirdi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere incelenmek üzere el konuldu.








Operasyon kapsamında Ezel Akay ile kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alınarak ifadeleri alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.









Şüpheliler, işlemlerinin ardından uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi amacıyla kan ve saç kılı numunesi alınmak üzere İnegöl Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hastane girişinde basın mensuplarının görüntü almasına tepki gösteren Ezel Akay, "Niye fotoğraf çekiyorlar'" ifadelerini kullandı.
 







Olayla ilgili soruşturma İlçe Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürüyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.