Kabak tatlısı Anadolu’nun sade ama asil lezzeti
Bugün bir dilim kabak tatlısı yemek, aslında biraz da çocukluğa, kış akşamlarına, soba başında geçirilen yıllara yapılan bir yolculuktur. Her lokmada hem doğanın hem de geçmişin izleri saklıdır.
Bayram ÇOŞGUN





Kabak tatlısının en büyük sırrı, kabağın kendi doğallığını bozmadan onu karamelize etmeyi başarmaktır. Nar gibi kızarmış, hafif şeffaflaşmış kestane kabağı dilimleri hem göze hitap eder hem de damağı mest eder. Üstüne serpiştirilen tahin, ceviz ya da fındık ise tatlının doğallığına zarif bir dokunuş katar.
Bu tatlının başka bir güzelliği de mevsimselliğidir. Sonbaharın gelişiyle birlikte pazarlarda belirmeye başlayan kabaklar, mutfaklarda adeta bir ritüeli başlatır. Kabak dilimlenir, şekerle buluşturulur, sabırla bekletilir ve ağır ateşte kendi suyunda yavaşça pişer. Ortaya çıkan sonuç, kış akşamlarının en sade ama en sıcak tatlısıdır.
Kabak tatlısı yalnızca bir lezzet değil, kültürel bir alışkanlıktır. Evlerde "tatlı yapalım mı?" sorusu sorulduğunda akla ilk gelen seçeneklerden biri yıllardır odur. Geleneksel sofralarda yer almasının yanı sıra, son yıllarda modern mutfaklarda da yeniden değer görmesi boşuna değildir. Çünkü doğallık, sadelik ve samimiyet modası hiç geçmeyen kavramlardır.










































































