logo
07 ŞUBAT 2026

Kabataş-Mecidiyeköy arasındaki son ray kaynatıldı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kabataş-Mecidiyeköy metro hattı arasındaki son rayların kaynatma işlemini gerçekleştirdi. "Bütün bu ulaşım aksiyonları, İstanbul'un yoğunlaşan nüfusuna çözüm bulma gayreti" diyen İmamoğlu, kenti bekleyen en büyük sorunlardan birinin "Kanal İstanbul" olduğuna vurgu yaptı

03.03.2022 15:20:00
Kabataş-Mecidiyeköy arasındaki son ray kaynatıldı
Kabataş-Mecidiyeköy arasındaki son ray kaynatıldı

BEŞİKTAŞ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu; TBMM CHP Grup Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay, İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu'nun katılımlarıyla, Kabataş-Mecidiyeköy metro hattında incelemelerde bulundu.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin'den çalışmalarla ilgili bilgi alan heyet, hattın Kabataş-Mecidiyeköy arasındaki son raylarının kaynatma işlemini, Fulya İstasyonu'nda gerçekleştirdi. Ray kaynatma işleminden önce basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, "İstanbul adına, bu zor zamanda, 10 metro hattında birden çalışan ve aynı zamanda 2 metro hattımızla ilgili de ihale süreçlerini hazırlayan bir şehiriz. Bu dünyada, ilk ve tek. Bu bağlamda hem ülkemizin ekonomik zorlukları hem de dünyanın şu anda yaşadığı sürece rağmen, bu işleri sürdürmek ve sonuca kavuşturmak bizim için çok çok önemli" dedi.


'FULYA VE YILDIZ BU YILIN SONUNDA; KABATAŞ 2024'TE HİZMETE GİRECEK'


Ulaşım anlamında kent için acil noktalara yoğunlaştıklarının altını çizen İmamoğlu, hatla ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Bugün Mecidiyeköy, Fulya Yıldız ve Beşiktaş-Kabataş üzerinden devam eden hattımızdayız. Bu hat üzerinde birkaç önemli unsur var. Bir tanesi; Beşiktaş'taki tarihi kazı.

Ne yazık ki bunun zamanı belirlenemiyor. Yani çok ince bir iş. Gerçekten tarihi çok önemli kalıntılara orada ulaşıldı. Ve bu sürece dair de o ince çalışma, yoğun bir biçimde ediyordu. Kazı durmuştu biz aldığımızda. 2020'de kazıyı başlattık nisan, mayıs gibi. Ve gerçekten yoğun bir kazı çalışması orada sürüyor. Aynı şekilde Kabataş'ta da bir kazı çalışması var.

Oradaki daha hafif bir süreç. Yani Beşiktaş'taki gibi kalıntıları aynı derinlikte değil. Aynı tarihi geçmişe de sahip değil. Tahminimiz, oradaki kazıların 4-5 ay içerisinde bitecek olması. Burada, Fulya'yı ve Yıldız'ı biz bu yıl sonuna yetiştirip, bu hatları, bağlantı şekliyle Mecidiyeköy'e gidiş-geliş yapacak bir biçimde, bir nevi Mecidiyeköy-Mahmutbey'den gelen vatandaşımızı hem Fulya'ya hem Yıldız'a 7-8 dakikalık bir aktarmayla ulaştırmış olacağız.

Beşiktaş'taki kazının belirsiz olması nedeniyle, oradaki istasyonumuzun ne yazık ki açılış tarihini şimdi belirleyemiyor. Ama Kabataş'la ilgili daha hızlı hareket edeceğiz. Dolayısıyla Kabataş'ı da 2024'e hazırlamak istiyoruz."



'TRANSFER MERKEZİ İHTİYAÇLARINI ÇÖZEN BİR PROJE OLUŞTURDUK'


Kabataş'ın yaklaşık 5-6 yıldır şantiye görünümünde olduğunu hatırlatan İmamoğlu, "Orada bir kısım proje tartışmaları yaşandı.

Bu proje tartışmaları sonucunda önce bir proje yapıldı. Buna büyük bir tepki gösterildi. Sonra bir başka proje yapıldı. O da transfer merkezi ihtiyacını karşılayan bir boyutta değildi. Sonra biz, Kabataş'a bir proje çalıştık. Uzun bir çalışma yürütüldü orada. Gerçekten hem çevreci hem de çevreyi rahatsız etmediği gibi, transfer merkezi ihtiyaçlarını da çözen bir proje oluşturduk.

Bu arada inşaatı başladı. Yani kuruldan izinleri çıktı. Dolayısıyla eş güdümlü bir şekilde hem Kabataş'taki bu transfer merkezimiz bitecek hem de bu bahsettiğim 2024'e kadar Kabataş'a ulaşan bu hat, bir nevi insanlarımızı Mahmutbey'den Kabataş'a kadar ulaştırmış olacak" dedi.

"Bütün bu ulaşım aksiyonları, İstanbul'un yoğunlaşan nüfusuna çözüm bulma gayreti" diyen İmamoğlu, "Burada özellikle hem Cumhuriyet Halk Partisi hem İYİ Parti, ki gerçekten Millet İttifakı'nın ana unsurları olan iki kıymetli partimizin bir arada olduğu noktada şunu söylemek isterim ki;

şehrimizi tehdit eden, kentleşmeyi vahşi hale getiren, bugünkü koşullarda dahi neredeyse 20 milyon aktif nüfusu besleyen ve konut rezerviyle bunun çok daha üstünde de rezervi olan bir kente ilave sorgusuz, sualsiz, araştırmasız bir takım rezervlerin katılmak istenmesi, katılmasının istenmesi bu şehrin var olan sorunlarına çözüm bulmaya çalışırken, yeni sorunlarla boğuşmaya dönük bir kapı aralamadır" ifadelerini kullandı.

Kenti bekleyen en büyük sorunlardan birinin "Kanal İstanbul" olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi:


'BÜYÜK SORUN, BÜYÜK TEHDİT'


"Bu, büyük bir sorun. Bu büyük bir tehdit. Yani ne yazık ki yapılmasında, Montrö Antlaşması'nın ne kadar böyle hani lüzumsuz vesaire gibi cümlelerle anıldığı noktada, bugün aslında ne kadar tarihi bir mirasın bize kaldığını, uluslararası platformda da görüyoruz.

O işin ayrı boyutu. Ama çevresel etkisi, şehir yaşamına etkisi… Yani İstanbul'a bugün var olan ulaşım aksları; yani caddesi, sokağı vesairesine yüzde 20 daha artı bir yük getirecek.

Yani bunun su ihtiyacından, kanalizasyon ihtiyacından vesairesine kadar 2-2,5 milyonluk bir kent... Ki hiçbir zaman bu tür tasarımlar, çizildiği hatta kalmaz. O bir virüs gibi devam eder. Yani o Çatalca'nın güzel ormanlarına doğru girer. Durusu'nun, o güzel Terkos'un etrafını işgal etmeye başlar. Şehirleşmenin İstanbul'daki seyrini, hepiniz en az benim kadar çok iyi biliyorsunuz.

Bu bağlamda, bugünün ihtiyaçlarını çözen, bugün ihtiyaçlarını çözmeye dönük yeni projeler arayışında olan İstanbul şehrinin önüne, bu tür tehditlerin koyulmaması konusunda gerçekten hem Cumhuriyet Halk Partimizin hem İYİ Partimizin yüksek desteklerini de arzu ettiğimizi, istediğimizi belirtmek istiyorum."


'HIZLI BİTİRMEK İÇİN ÇABA SARF EDİYORUZ'


"Bu güzel kaynak töreni önemli. İnşallah bu kaynağı burada attığımız gibi, bu yıl sonunda beraberce metro da burada bineceğiz ve bu seyahati yapacağız diye umut ediyorum" diyen İmamoğlu, "Burada emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza, emekçi dostlarımıza, yüklenicimize, müşavirimize, tabii ki Büyükşehir Belediyemizin çok kıymetli yöneticisinden, emekçisine; hepsine huzurunuzda teşekkürü borç biliyorum.

Vakitler hızlı akıyor. Onun için hızlı bitirmeyi de biz çaba sarf ediyoruz, çaba ortaya koyuyoruz. Ama umut ediyorum; kaynattığımız en kuvvetli kaynaklardan birini, burada hem Cumhuriyet Halk Partisi hem Millet İttifakı'nın değerli üyesi İYİ Parti'yle beraber böyle sağlam bir kaynağı atmış olacağız diye de düşünüyorum" şeklinde konuştu.



DERVİŞOĞLU: KANAL İSTANBUL, HAYAL OLMAKTAN ÖTEYE GEÇEMEYECEK


İYİ Parti Grup Başkanvekili Dervişoğlu da "Büyükşehirlerin büyük sorunları olur. O büyük sorunları da büyük projelerle aşılır. Büyük projeleri gerçekleştirmek için de büyük akla ihtiyaç vardır.

Sayın İBB Başkanımızın göreve geldiği günden itibaren, İstanbul'un ulaşım açsından tıkanan bölgelerine yaptığı olumlu hamleleri, dikkatle takip ediyoruz. Ve bundan da memnun oluyoruz. Bütün hizmetlerinde olduğu gibi burada da yanında bulunmaktan şeref duyuyorum. İnşallah açılışı da birlikte yaparız.

Kanal İstanbul'a vurgu yaptılar. Hem Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem İYİ Parti olarak, Millet İttifakı'nın bileşenleri olarak, Kanal İstanbul'un nelere sebep olacağını, TBMM'de sıklıkla dile getiriyoruz. O projenin hayal olmaktan öteye geçeceğini, ben şahsen zannetmiyorum. İleride umarım hem ülkemizin hem İstanbul'umuzun geleceğine dair doğru adımların atılması için iktidarı sahipleri de duyarlılık sergilerler ve bu hayal projesine ortadan kaldırmak için gerekli adımları atarlar" ifadelerini kullandı.


ALTAY: GENÇLİĞİMİZ ENERJİYE, HEYECANIMIZ İCRAATLARA DÖNÜŞTÜ


CHP Grup Başkanvekili Altay ise duygularını, "Bizim Müsavat Bey'le birlikte attığımız kaynaklar, 1000 yıl sürer, hiç korkmayın; çatlamaz, patlamaz. Gençliğimiz vardı; gençliğimiz enerjiye dönüştü. Heyecanımız vardı; heyecanımız icraatlara dönüştü.

Ben, Sayın Başkan'a yüzümüzü ağarttığı için, öncelikle ekibiyle birlikte çok teşekkür ediyorum. İstanbul, memleketin büyük bir ilidir. Dünya için önemlidir. İstanbul, sadece Türkiye'ye de ait değildir. İstanbul, dünya başkentlerinden en önemlilerinde biridir. Aynı anda eş zamanlı 10 metro inşaatı yapabilmek, iltifat gerektirir.

Marifet, iltifata tabidir. Gerçekten 16 milyon İstanbullunun bir kesimine değil, bir kısmına değil, çoğuna değil, tamamına dokunan Büyükşehir Belediye Başkanımızla biz de iftar ediyoruz. Ekibine, yüklenici firmaya ve emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyoruz. Hayırlı olsun diyoruz" sözleriyle dile getirdi.

Konuşmaların ardından, hattın Kabataş-Mecidiyeköy arasındaki son raylarının kaynatma işlemi, İmamoğlu tarafından gerçekleştirildi.

Hattın birinci etabı olan 18 kilometrelik, 15 istasyonlu bölümü, 28 Ekim 2020'de işletmeye alındı. İşletmeye alındığı günden bu yana, aylık ortalama yüzde 99,94 servis elverişliliği performansına ulaşan hatta, 137.326 başarılı sefer gerçekleştirilip, toplam 32 milyon yolcuya hizmet verildi.

Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için dualar etti

06.02.2026 15:03:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:07:46
İhlas Haber Ajansı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, gece saatlerinden itibaren Kapıçam Şehir Mezarlığı'na gelerek, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde aile fertlerinin büyük bölümünü kaybeden vatandaşlar, mezar başlarında gözyaşı döktü. Dualar edip Kur'an okuyan depremzedeler, acılarının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdiler.

Depremzede Hülya Zavrak, "Yaşadıklarımız çok acı, tarifi yok. Ne yapalım, sanki buraya gelince onları görüyormuş ve onlarla sarılıyormuş gibi hissediyoruz" derken, Sultan Yıldırım ise, "Herkesin şehidi var. Ben de enkazdan çıkarıldım, enkazdan oğlumla beraber kurtuldum. Allah herkesin kalbine ferahlık versin" diye konuştu.

"O benim her şeyimdi"

Hatice Polat isimli depremzede de, "Acının tarifi imkansız. Oğlum 21 yaşındaydı, o benim her şeyimdi. Neşeli ve sevecen bir insandı. Tüm ölmüşlerimize rahmet olsun" ifadelerini kullandı.



Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

06.02.2026 14:38:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:04:20
Anadolu Ajansı
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 14.16'da 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Kemah ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 4,52 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Vali Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Erzincan Kemah'ta meydana gelen 4,9 şiddetindeki depremde çok şükür herhangi bir can ve mal kaybı yoktur. Rabbim milletimizi, Erzincanlı hemşehrilerimizi her türlü afetten ve beladan muhafaza eylesin. Geçmiş olsun Erzincan" ifadelerini kullandı.

ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı

Siber dolandırıcılık eylemlerinin gelirleri Kapalıçarşı'da döviz firmalarına aktarıldı: 48 gözaltı

06.02.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.

Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı

Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya geliyor" dedi

06.02.2026 00:37:00
Ahmet Turan Yiğit
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "Bakın deprem oldu bu ülkede. Bunu genel başkanımız Hüsyin Baş da söylemişti. Bu ülkede deprem oldu. Onun yıldönümündeyiz. 6 Şubat. Deprem oldu partiler bir araya gelemedi. Kavga ettiler. Yerel yönetimlerle merkezi hükümet kavga etti. Ne yapacaktık? Herkes bir tane yardım konvoyunu alıp oraya yardıma gidecektik. Burada bile kavga ettik. Ama depremde kavga eden siyasi partiler Öcalan'a umut hakkında bir araya geliyor. Evet. Çok ilginç bir depremde, bu ülkenin binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya
geliyor. Bu çok önemli. Aynı komisyonda buluşabiliyorlar. Aynı komisyonda buluşup aynı kararın
altına imza atabiliyorlar" dedi.

Mustafa Hayri Ergan'ın konuşmasını izleyin:

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.

Lisede akran vahşeti

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor

05.02.2026 15:07:00
AA
Lisede akran vahşeti
Lisede akran vahşeti
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.

İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.

Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.

Altınkama, şöyle devam etti:

"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."

"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"

Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:

"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."

Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:

"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."

Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.

Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı

İzmir'in Çeşme ilçesinde öğle saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle caddeler sularla kaplandı. Rögarların taştığı ilçede araçlar, dereye dönen yollarda ilerlemekte güçlük çekti

05.02.2026 14:44:00 / Güncelleme: 05.02.2026 14:46:41
İHA
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Turistik ilçe Çeşme'de, öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte ilçedeki birçok cadde ve sokak yağmur sularına teslim oldu.



Yağışla beraber altyapı sisteminde yaşanan yoğunluk nedeniyle rögarlarda taşmalar meydana geldi.

Yağmur sularının tahliye edilememesi sonucu cadde ve sokaklar adeta dere yatağına dönüştü.



Su birikintilerinin oluştuğu yollarda trafik akışında aksamalar yaşanırken, sürücüler, suyla kaplanan yollarda araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekti.

Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

05.02.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi.

Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıçam ilçesine bağlı Kürkçüler Mahallesi'nde bir depoda kaçak akaryakıt olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler söz konusu depoya operasyon düzenledi.



Depo içerisinde bulunan tankerlerde toplamda 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi. Konuyla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.