logo
18 TEMMUZ 2026

Kaçakçılıkta bir ilk

15.01.2009 00:00:00
 
Batman'da kaçak petrole karıştırılarak normal petrol elde edilmesinde kullanılan kaçak ulusal Mar-Ker maddesi ele geçirildi. Türkiye'de ilk kez yapılan kaçak ulusal Mar-Ker operasyonunda olayla ilgisi olduğu iddia edilen 6 kişi gözaltına alındı.

 

Batman Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, kaçak petrole karıştırılarak normal petrol elde edilmesinde kullanılan ulusal Mar-Ker maddesini kaçak bulunduran ve kaçak petrole katan şebekeye yönelik operasyon düzenlendi. Türkiye'de ilk kez yapılan kaçak Mar-Ker operasyonunda 6 kişi gözaltına alındı. Aralarında Batman TÜPRAŞ Bölge Müdürlüğü'nün bir çalışanının da bulunduğu toplam 6 kişi akşam saatlerinde adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan 6 kişiden 3'ü tutuklanırken, 3 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı

Yunan yönetimi, 2026-2027 eğitim yılı öncesi Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 8 Türk azınlık ilkokulunun kapısına kilit vurdu. Bölgedeki Türk okullarının sayısı 76’ya gerilerken, Türk azınlık temsilcileri Lozan Antlaşması’na aykırı uygulamalara tepki gösteriyor

17.07.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim haklarını sistematik olarak kısıtlamaya devam ediyor. TRT Avaz'ın aktardığına göre, Yunan Eğitim Bakanlığı'nın kararıyla Rodop, İskeçe ve Meriç illerinde faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulu kapatıldı.

Karar, Yunan Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte bölgedeki Türk azınlık ilkokullarının toplam sayısı 76'ya düştü. Yunanistan makamları, okulların "öğrenci yetersizliği" nedeniyle kapatıldığını savunurken, azınlık temsilcileri bu gerekçeyi kabul etmiyor.

Uzun yıllardır devam eden politika

Batı Trakya Türk azınlığı, Lozan Antlaşması ile eğitim ve kültürel hakları uluslararası güvence altına alınmış bir topluluk. Ancak son 20 yılda Türk okullarının sayısı dramatik biçimde azaldı. 2000'li yılların başında 200'ün üzerinde olan azınlık ilkokulu sayısı, ardışık kapatma kararlarıyla hızla eridi.

Önceki yıllarda da benzer gerekçelerle okullar kapatılmıştı. Azınlık dernekleri ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği, kararların azınlıkla istişare edilmeden alındığını ve asimilasyon politikası taşıdığını belirtiyor. Düşük öğrenci sayısının gerekçe gösterilmesi, ebeveynlerin çocuklarını Yunan okullarına yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak değerlendiriliyor.

Azınlığın tepkisi ve uluslararası boyut

Federation of Western Thrace Turks in Europe (ABTTF) gibi kuruluşlar, kararın Lozan Antlaşması'na aykırı olduğunu vurgulayarak Yunanistan'ı eleştirdi. Azınlık temsilcileri, okulların kapatılmasının Türk dilinde eğitimin ve kültürel kimliğin korunmasını tehdit ettiğini ifade ediyor.

Türkiye tarafı ise konuyu yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, geçmişteki benzer gelişmelerde Yunanistan'a çağrıda bulunmuştu. Konunun Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları platformlarında da gündeme getirilmesi bekleniyor.

Bu son kapatma kararının, Batı Trakya'daki yaklaşık 150 bin kişilik Türk azınlığın geleceğini olumsuz etkileyeceği endişesi hakim. Türk okulların yeniden açılması ve yeni okulların kurulması için mücadelelerini sürdüreceğini belirtiyor.

Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Güvenpark’ta eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve gazileri ziyaretinde, "Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete, devlet denmez" dedi

17.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemi sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eylemin beşinci gününde şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu'na İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat ile Kevser Ofluoğlu ve partililer eşlik etti.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "3 bin 800 er gazimiz var. 85 milyonluk ülke 5 bin tane vatan evladına bakamıyorsa, eğer bu duruma düşürüyorsa herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi gerek" ifadesini kullandı.

"BU SORUNUN PEŞİNDEYİZ"

Dervişoğlu da er şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini belirterek, ilk günden itibaren milletvekilleri ve parti yöneticilerinin eylem alanında bulunduğunu söyledi. Sorunun çözümü için TBMM'de çalışma yürüttüklerini ve kanun teklifi hazırlandığını aktaran Dervişoğlu, "Genel Merkezimizle, Ankara milletvekillerimiz ve diğer milletvekillerimizle birlikte bu sorunun peşindeyiz" dedi.

Hak arama mücadelesinin doğru yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Haklıyken haksız duruma düşmemek lazım. Önce problemin çözülmesine yönelik adımları doğru bir biçimde atmaya muvaffak olabilmeliyiz" diye konuştu.

"ERE GÖRE AYRI GAZİLİK, ŞEHİTLİK OLMAZ"

Gazilik ve şehitliğin rütbeye göre ayrıştırılamayacağını dile getiren Dervişoğlu, "Gazilik önemli bir rütbe zaten. Şehitlik de en yüce mertebe. Bunun rütbelerle birbirinden ayrılması acı olan. Ere göre ayrı gazilik, ere göre ayrı şehitlik, subaya göre ayrı şehitlik olmaz. Erin ailesiyle subayın ailesi memlekete verilmiş can bakımından birbirinden ayrı değerlendirilemez. Kurşun nasıl adres sormuyorsa gazilik de şehitlik de rütbe olarak ayrılamaz ve farklı muameleye tabi tutulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZ O SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ"

Dervişoğlu, ziyaretlerinin sembolik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ziyaretimizi anlık bir ziyaret olarak değerlendirmeyin. Bu bizim yerine getirdiğimiz bir sorumluluktur. Milletimiz sizin yanınızdadır. Bundan emin olmanızı istiyorum. Milletimiz size müteşekkirdir. Hem milletimizin yüreğindesiniz hem de dualarındasınız. Biz isteriz ki devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirsin. Görev ve sorumluluğunu yerine getiremeyenler varsa, sizlerin huzurunda ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum; biz o sorumluluğu yerine getireceğiz ve ne gerekirse yapacağız."

Konuşmasında ziyareti siyasallaştırmak istemediğini belirten Dervişoğlu, "Burada bulunmam sadece farkındalığı artırmak içindir. Asıl yerine getirdiğim insani sorumluluğumdur. Buradaki insanların durumundan dolayı herkese insani bir sorumluluk düşüyor. Ankara halkını da bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz yalnız değildir. Türk milleti onların yanındadır. Ankara onların yanındadır. Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete devlet denmez" şeklinde konuştu.

Konuşmasını dinleyen bir gaziye seslenen Dervişoğlu, "Senin ayağına sağlık. Senin ayağına kurban olayım ben. Hepiniz müsterih olun. Ne zaman ne emriniz olursa sonuna kadar amadeyim" ifadelerini kullandı.

Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı


 
Kuralsız araç kullanmaları nedeniyle sürücülerin korkulu rüyasına dönüşen hafriyat kamyonları bu kez Ankara'da dehşet saçtı. Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.
 

17.07.2026 19:33:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.

Ankara Büyükşehir Belediyesince İvedikköy Mahallesi 3832. Cadde'de yürütülen yol açma çalışmaları sırasında, freni patlayan Ömer Sütçü (36) yönetimindeki 06 DY 4311 plakalı hafriyat kamyonu, Emre Çelik'in (40) kullandığı 06 COS 880 ve Mustafa Sandıklı idaresindeki 06 DU 7291 plakalı kamyonlara çarptı.

İhbar üzerine, kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çarpışmanın etkisiyle alev alan Çelik'in içinde bulunduğu kamyon, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu söndürüldü.

Kazada Ömer Sütçü ve Emre Çelik, hayatını kaybetti. Sütçü ve Çelik'in cenazeleri Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada iki yıl sonra çok önemli gelişmeler yaşandı. Dosyaya dahil olan yeni avukatların talebi doğrultusunda, genç kızın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için "diatom" testi başvurusu yapıldı; o gece sahilde bulunan tüm telefonları tespit edecek özel bir sinyal takip cihazı Van'a gönderildi

17.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve 18 gün süren aramaların ardından Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu.

O günden bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği şüpheli ölüm dosyasında, ailenin Konya Barosu'na kayıtlı yeni avukatı Abdurrahman Karabulut'un devreye girmesiyle birlikte iki yıldır yapılmayan kritik adımlar atılmaya başlandı. Resmi raporlarda yer alan şüpheli bulgulara ve ailenin cinayet iddialarına rağmen netleşmeyen olay için Adalet Bakanlığı tarafından bölgeye özel bir sinyal tespit cihazı gönderildi.

Boğulma mı cinayet mi? 'Diatom' testi çözecek

Bugüne kadar adli mütalaalarda genç kızın ölüm nedeni "suda boğulma" olarak geçse de, Adli Tıp Kurumu'nun resmi raporlarında Rojin'in akciğerlerinde su bulunmadığı ve vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği kaydedilmişti. Olay gecesi cenazeye nakil sürecinde temas etmiş olabilecek güvenlik görevlileri dahil 413 kişiden DNA örneği alınmasına rağmen somut bir sonuca ulaşılamamıştı.

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının öldürüldükten sonra suya atılıp atılmadığını kesin olarak ortaya çıkaracak "diatom" testi için savcılığa resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı. Bu test, şüpheli ölümlerde kişinin canlıyken mi boğulduğunu yoksa öldürüldükten sonra mı suya bırakıldığını hücre yapısındaki mikroorganizmalar (diatomlar) aracılığıyla kanıtlıyor.

Son çare 'fethi kabir'

Baba Nizamettin Kabaiş, Adli Tıp Kurumu'nun elinde bulunan mevcut doku ve sıvı örneklerinin diatom testi için yetersiz kalması durumunda kızının Diyarbakır'daki mezarının açılacağını (fethi kabir) duyurdu. Kızının acısıyla iki yıldır can çekiştiğini belirten acılı baba, şu ifadeleri kullandı:

"Kızımın akciğerinde su yok, vücudunda iki erkek DNA'sı var. Bu açık bir cinayettir, neresi intihar? Kabrinin yeniden açılması ailemiz için çok zor ve ağır bir karar olacak ama ölüm sebebinin karanlıkta kalması, bu belirsizlik çok daha zor. Son noktaya gelinirse adaletin yerini bulması için o mezarı açtıracağız."

Sinyal tespit cihazı ve karanlıkta kalan 15 dakika

Soruşturmanın seyrini değiştirecek bir diğer önemli hamle ise teknik inceleme kanadından geldi. Adalet Bakanlığı'nın bizzat devreye girmesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen özel bir teknik takip cihazı, Rojin'in kaybolduğu gece Van Gölü kıyısında ve yurt çevresinde sinyal veren tüm cep telefonlarını tek tek geriye dönük olarak tarayacak. Bu sayede o gece bölgede bulunan ve şüpheli hareket sergileyen herkesin kimliği tespit edilerek ifadelerine başvurulacak.

Ayrıca avukatlar, Rojin'in bir güvenlik kamerasının görüş açısından çıkıp diğerine girdiği an arasında saptanan "15 dakikalık karanlık zaman farkı" ve olay yerini gören 360 derecelik kameranın o esnada arızalı olduğu iddiaları üzerine yoğunlaştı. Savcılıktan teslim alınan son 3 güne ait tüm ham kamera kayıtları, beyaz bir araç iddiasıyla birlikte teknik ekiplerce yeniden mercek altına alındı.

Aileye gelen tehdit mesajları incelemede

Öte yandan, hukuki süreci sabote etmek amacıyla aileye yönelik psikolojik baskıların sürdüğü ortaya çıktı. Baba Nizamettin Kabaiş, davadan vazgeçmeleri yönünde sürekli hakaret içerikli ve korkutma amaçlı tehdit mesajları aldıklarını, son olarak askere giden oğluna dahi bu tip mesajlar atıldığını söyledi. Mesajları atan kişilerin cinayet şüphelileriyle bir bağlantısı olup olmadığının tespiti için siber suçlarla mücadele ekipleri geniş çaplı bir inceleme başlattı.

Dosyayı yakından takip eden Adalet Bakanlığı, Van ve Diyarbakır Baroları ile sivil toplum kuruluşları, iki yıldır süren sis perdesinin bu yeni teknolojik aramalar ve adli tıp testleriyle tamamen aralanacağını öngörüyor.

Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis, bahis şikesi ve sporda şiddet soruşturması kapsamında İstanbul merkezli eş zamanlı operasyonda 19 şüpheli hakkında işlem yapıldığını duyurdu

17.07.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, yasa dışı bahis, sporda şiddet, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içerisinde çalışmaların devam ettiğini ifade eden Gürlek, futbolun adalet, emek ve alın teriyle anılması, sahada verilen mücadelenin hiçbir şaibe gölgesinde kalmamasının temel ilke olarak benimsendiğini vurguladı.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli tespitlere ulaşıldığını kaydetti.

Paylaşımında, 2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizlerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Gürlek, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edildiğini, bu kapsamda 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.

Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve emeği geçen kamu görevlilerine teşekkür eden Gürlek, temiz futbolun tesisi, sporun güvenilirliğinin korunması ve kamu vicdanını yaralayan olayların aydınlatılması amacıyla adli süreçlerin hassasiyetle sürdürüldüğünü ifade etti.

Gürlek, sporun ruhunu zedeleyen ve futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı, ilişki ve eylemle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı

Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı

17.07.2026 08:23:00
Haber Merkezi
 
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında, emniyet güçlerinin Uğur'un evinde de arama gerçekleştirdiği öğrenildi.

Sağlık kontrolünden geçirilen Oğuzhan Uğur, ifadesi alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine sevk edildi.

Soruşturmanın gerekçesi ve genişleyen operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremleri döneminde Ahbap Derneği adına toplanan milyarlarca liralık bağışların şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı ve amaç dışı kullanıldığı iddiaları üzerine kapsamlı bir inceleme başlatmıştı.

Soruşturmanın ilk dalgasında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 14 kişi "usulsüzlük" ve "kamu kaynaklarını suistimal" suçlamalarıyla tutuklanmış, derneğin mal varlıklarına el konulmuştu.

Jandarma ve emniyet birimlerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından operasyon genişletildi. Deprem döneminde Babala TV ekibiyle sahada aktif olan ve topladığı yardımları Ahbap Derneği üzerinden koordine ettiğini açıklayan Oğuzhan Uğur, bu para transferleri ve ortak faaliyetlerin incelenmesi amacıyla gözaltına alındı.

15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı

Basın İlan Kurumu'nun hayata geçirdiği dijital portalda, 15 Temmuz gecesi görev yapan gazetecilerin birinci ağızdan tanıklıkları kayıt altına alındı. Portalda ayrıca, dönemin manşetleri, genç iletişimcilerin gözünden 15 Temmuz ve kronoloji bölümleri yer alıyor

16.07.2026 15:23:00
Haber Merkezi
 
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü kapsamında "Dijital Hafıza Portalı - 15temmuz.bik.gov.tr" adlı internet portalı, kamuoyunun erişimine sunuldu.

Türk basınının 15 Temmuz darbe girişimi sürecine ilişkin tanıklığını gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulan kapsamlı dijital arşiv; dönemin manşetlerinden gazetecilerle röportajlara, gazetecilik atölyesinin çıktılarından 15 Temmuz kronolojisine kadar birçok farklı içeriği tek çatı altında buluşturuyor.

15temmuz.bik.gov.tr; 15 Temmuz sürecinin basının perspektifinden belgelenerek akademik, mesleki ve toplumsal hafızaya kalıcı bir kaynak olarak kazandırılmasını hedefliyor.

Portal, o geceyi farklı boyutlarıyla ele alan 4 ana başlık altında yapılandırıldı.

15 Temmuz'un medyadaki tanıkları: Gazetecilerin ağzından karanlık gecede yaşananlar

Portalın en kapsamlı bölümü olan "Manşetin Tanıkları"nda, ülke genelinde o gece görev başında olan yayın yönetmeni, editör, yazı işleri müdürü, sayfa sekreteri, foto muhabirleri ve kameramanlarla yapılan 60'ın üzerinde yazılı ve görüntülü röportaja yer verildi.

Darbe girişiminin en kritik saatlerinde sahayı terk etmeyerek millî iradenin sesi olan gazetecilerle yapılan görüşmelerde, o gece yaşananlar, haber üretim süreçleri ve darbe girişimine karşı verilen mesleki mücadele, gazetecilerin anlatımlarıyla belgesel nitelikli bir seri hâlinde kayıt altına alındı.

Röportaj içerikleri, ilgili gazete manşetleriyle ilişkilendirilerek hem görsel hem anlatı temelli bütüncül bir içerik havuzu oluşturuldu. Ziyaretçiler, bir yandan gazetecinin o geceye dair kişisel hafızasını dinlerken, diğer yandan bu hafızanın ertesi sabah gazete sayfalarına nasıl yansıdığını da görebiliyor.

15 Temmuz manşetleri: Basının ortak duruşunun tarihî kaydı

Darbe girişiminin ardından yayımlanan gazete manşetlerinden oluşan bölüm, sayfaları çeviren herkesi o sabahın atmosferine yeniden götürüyor.

Türk basınının o gece ortak bir vicdan ve sorumluluk bilinciyle attığı manşetler, demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkan kararlı duruşun tarihe düşülmüş en güçlü kayıtlarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi: Genç iletişimcilerden manşetler

Basın İlan Kurumu'nun ülkenin 7 bölgesini temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde gerçekleştirdiği "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", geleceğin gazetecilerini 15 Temmuz'un gazetecilik açısından taşıdığı sorumluluk ve anlamla buluşturdu.

Atölyeye katılan genç iletişimciler, mesleki reflekslerini tarihî bir kırılma anı üzerinden sınama fırsatı bulurken, 15 Temmuz'a ilişkin özgün manşetler tasarladı. Ortaya çıkan çalışmalar, bir yandan uygulamalı bir öğrenme deneyimi sunarken, diğer yandan genç kuşağın demokrasi, millî irade ve gazetecilik sorumluluğuna dair bakışını yansıtan değerli bir hafıza çalışması niteliği taşıyor.

15 Temmuz kronolojisi: Darbe girişiminin seyri

Darbe girişiminin ilk anlarından millet iradesinin yeniden hâkim olduğu ana kadar yaşanan gelişmeler, bu bölümde tarihsel akış içinde saat saat sunuluyor.

Kronoloji, olayları sırasıyla ve bütüncül biçimde yeniden hatırlatan bir rehber niteliği taşıyor.

MSB'den S-400 açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı, S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi

16.07.2026 13:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
MSB'den S-400 açıklaması
MSB'den S-400 açıklaması
Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN'ın Ankara Teknoloji Kampüsü'nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN'ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi.

"Son bir haftada 3 PKK'lı terörist teslim oldu"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu.

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19'a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830'a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.

"20 Temmuz'da KKTC'de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak"

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz'da Girne'de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa'da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi.

"İsrail'in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in Lübnan ve Filistin'de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail'in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu.

Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı'na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı'nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti.

MSB'den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'nı kabul ettiğini ve "Türkiye'nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı'nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı'na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas'ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi'ne Amfibi Kolordu Komutanı'nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz'da Doğu Akdeniz'de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi.

Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos'a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi.

"TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır"

Bakanlık, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada'daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi.

Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi.

"Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak"

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz'da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye'ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi.

"Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı"

Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri


 
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Araştırma Görevlisi Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi. 

16.07.2026 13:52:00
MURAT ÇORBACI
 
Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri
Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri

Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Araştırma Görevlisi Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi.

Alzheimer ile baş etmenin ilk adımının hastalığı tanımak olduğunu söyleyen Eyüpoğlu, "Bakım verenler Alzheimer hakkında ne kadar bilgi sahibi olursa hem hastaya yönelik beklentilerini daha doğru yönetebilir hem de hastalığın farklı evrelerinde karşılaşabilecekleri zorluklara karşı hazırlıklı olabilirler" dedi. Alzheimer hastalığının belirli evreleri olsa da bireyin eğitim düzeyi, sosyal çevresi, yaşam deneyimleri, ilgi alanları ve eşlik eden sağlık sorunlarının hastalığın seyrini etkileyebildiğini belirten Eyüpoğlu, bakım verenlerin doktorlarıyla iş birliği içinde hareket etmelerinin önem taşıdığını kaydetti. Bakım verenlerin, sevdiklerinde gözlemledikleri değişimlerin hastalığın bir sonucu olduğunu unutmamaları gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, "Sevdiklerimizdeki değişimin nedeni onların tercihleri değil, Alzheimer hastalığının yarattığı bilişsel yıkımdır. Bu gerçeği kabul etmek bakım verenlerin beklentilerini daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur" dedi. Alzheimer bakımının uzun soluklu ve kesintisiz bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Eyüpoğlu, bakım verenlerde zamanla sosyal izolasyon, psikolojik yorgunluk ve ekonomik zorlukların ortaya çıkabileceğini belirtti.

Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, bu yükü hafifletmek için şu önerilerde bulundu:
1. Ortam değişikliklerinden kaçının: Alzheimer'ın özellikle ileri evrelerinde hastaların alışık oldukları ortamda kalmalarının önem taşıdığını belirten Eyüpoğlu, sık ortam değişikliklerinin kafa karışıklığını artırabileceğini söyledi.
2. Sorumluluğu paylaşın: Bakım sürecinin tek bir kişinin omuzlarında olmaması gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, aile bireyleri ve yakın çevrenin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.
3. Hastanın sınırlarını tanıyın: Kalabalık ve yüksek ses gibi çevresel faktörlerin Alzheimer hastalarında huzursuzluk ve ajitasyona yol açabileceğini belirten Eyüpoğlu, bakım planının bu durumlar göz önünde bulundurularak yapılmasını önerdi.

Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı


 
AB, obezite tedavisinde ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına onay verdi.

16.07.2026 13:50:00
AA
 
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı
Hap şeklindeki zayıflama ilacı AB'den onay aldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, obezite tedavisinde kullanılmak üzere Novo Nordisk'in geliştirdiği ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına pazarlama izni verdiği bildirildi.
Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk'ten AB onayına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, AB Komisyonu'nun günde 1 kez kullanılan, semaglutid içeren hapın obezite veya kiloya bağlı en az 1 ek hastalığı bulunan fazla kilolu yetişkinlerin tedavisinde kullanılmasını onayladığı belirtildi.

Türkiye henüz onaylamadı

Hapın, AB'de kilo yönetimi amacıyla onaylanan, ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacı olduğu belirtilen açıklamada, ilacın daha önce ABD, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de de ruhsat aldığı anımsatıldı. Söz konusu ilaç Türkiye'de ruhsat almadı.

Pazarlama izninin Avrupa İlaç Ajansının (EMA) Mayıs 2026'da verdiği olumlu görüşün ardından çıktığı belirtilen açıklamada, AB Komisyonu'nun ayrıca obezite tedavisinde kullanılmak üzere tek doz kalem şeklindeki enjeksiyonuna da onay verdiği aktarıldı.

Novo Nordisk Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Doustdar, "Obezite ciddi ve kronik bir hastalıktır. Tedavi seçeneklerinin artması gerçek bir fark yaratabilir" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.