logo
04 TEMMUZ 2026

Kadın olmanın 'ızdırap' olduğu ülke: Nijer

15.03.2007 00:00:00
 
Dünyanın en fakir ülkesi. Açlık ve susuzluğun pençesi altındaki Nijer'de, yanlış doğum uygulamalarından dolayı fistül hastalığına yakalanan 200 bin kadın için Türkiye'den bir el uzanıyor Orta Afrika ülkelerinden 12 milyon nüfuslu Nijer son yıllarda yaşadığı kuraklık ve çekirge istilasının ardından dünya kamuoyunun gündemine geldi. 1960 yılına kadar Fransa'nın sömürgesi ve nüfusunun çoğunluğu Müslüman, topraklarının yüzde 88'i ise çöl olan ülkede, nüfusun üçte biri açlık tehlikesiyle karşıya karşıya bulunuyor. Yetersiz beslenen yaklaşık bir milyon çocuktan 150 bininin geçen yıl öldüğü Nijer'de, halen 280 bin çocuğun da ölümle burun buruna geldiği belirtiliyor.Hayat çok kısaBebek ölüm oranının binde 257, ortalama yaşam süresinin ise 39 olduğu ülkede, kadın olmanın diğer bir adı bu ülkedeki kadınlar tarafından "ızdırap" olarak adlandırılıyor.Bebek yaşta ölmeyen 4 çocuktan 3'ü olarak yaşamlarını devam ettirme şansı yakalayan çocuklardan kız olanların çilesi 6 yaşlarında başlıyor. Nüfusunun yüzde 15'i şehirlerde, yüzde 85'i ise kırsal kesimde yaşayan Nijer'de, kadın 6 yaşına gelince evinin yükünü sırtlamaya başlıyor. Sırtına bağladığı küçük kardeşiyle birlikte kırsalda tarlalarda çalışmaya başlayan minik kız çocukları, şehirlerde ise ellerine aldıkları tabakları yemek artıklarıyla doldurmak için hayat kavgası veriyor.Artıklarla besleniyorlarÜlkenin başkenti Niamey sokaklarında binlerce 6-9 yaş arasındaki kız çocuğu, sırtlarına bağladıkları kardeşleriyle lokantaların önlerinde bekliyor. Minik kız çocukları, sırtlarına bağladıkları kardeşleriyle açık alandaki lokantalarda yemek yiyenlerin geride bıraktıkları artıkları almak ve evlerine götürmek için mücadele veriyor.Ülkede bedava iş gücü olarak da görülen kadın, evinin işini görüyor, ısınma ve yemek yapmada kullanmak için ağaç topluyor, tarlada çalışıyor, çocuk bakıyor ve hayatın bütün yükünü sırtına alarak kocasına ve ailesine hizmet ediyor.Ülkede, kadının hayatın tüm yükünü sırtına alması ise yine anlam ifade etmiyor Nijer'de... Çünkü kadının bu yaşamı da kocasının iki dudağı arasında... Evlenmenin 30 avro gibi düşük fiyata mal olduğu ülkede, evin erkeği ikinci, üçüncü, hatta dördüncü evliliğini yapabiliyor. Kadın, kocasının bu evliliklerine itiraz etme şansına sahip değil. Eğer erkek, beşinci kez evlenmek istiyorsa, eşlerinden birini boşayarak, sokağa terk ediyor. Nijer'de kocası tarafından terk edilen ve ailelerinin de bakmadığı çok sayıda kadın sokaklarda açlıktan ölmemek için mücadele ediyor.Nijer genelinde okuma yazma bilen yüzde 13 oranındayken, bu durum kadınlarda yüzde 6'lara kadar düşüyor.Sadece 200 doktor varÜlke genelinde 200 doktorun bulunduğu ve bu doktorlardan sadece 4'ünün kadın doğum uzmanı olduğu Nijer'de, doğumların yüzde 85'i kırsal kesimde ilkel koşullarda gerçekleştiriliyor. Yanlış ve zorla doğum sırasında mesaneyle hazne arasında yırtık oluşması sonucu kadınlar fistül (idrar kaçırma) hastalığına yakalanıyor.Bu ülkede, fistül hastalığına yakalanan kadının yaşamı ise ölümden daha beter hale geliyor... Fistül hastalığına yakalanan kadın, kocası tarafından çocuğuyla birlikte sokağa terk ediliyor. Sokağa terk edilen fistül hastası kadınlara aileleri de sahip çıkmıyor. Yine bu kadınlar koktukları için toplum tarafından da dışlanarak yalnızlığa terk ediliyorlar. Çoğu şehirlerin dışında, ağaçların altında gündüzleri çocuklarıyla vakit geçiren bu kadınlar, geceleri ise çöplerden topladıkları yiyeceklerle hayatta kalmanın mücadelesini veriyorlar.Nijer Sağlık Bakanlığı yetkilileri, 12 milyon nüfuslu ülkede 200 binin üzerinde fistül hastası kadının bulunduğunu ve bu kadınların ameliyat edilip sağlıklarına kavuşturulması için proje hazırladıklarını belirtiyorlar.Fistül hastalığından basit bir ameliyatla kurtulmanın mümkün olduğu belirtilirken, ülkedeki doktor azlığı ile halkın fakirliği bu ameliyatın masraflarını karşılamaya engel oluyor. Parası olan kadınlar ise hastane önlerinde aylarca "belki sıra bir gün bize gelir" umuduyla aylarca bekliyorlar. Ancak hasta sayısının fazla olması, doktor sayısının ise az olması, parası olan fistüllü kadınlara "umuttan" başka bir şey vermiyor. Ülkede "ölüm öncesi çekilen azap" olarak adlandırılan ve toplumda yalnız kalan fistül hastası kadınlar, gelişmiş ülkelerden destek bekliyor.Türkiye'den yardım eli uzanıyorNijer'deki bu dramı öğrenen Türkiye'deki insanı yardım kuruluşları, ülke genelinde sadece 4 kadın doktor uzmanının bulunduğu Nijer'e yardım elini uzatıyor. Yeryüzü Doktorları Derneği (Worldwide) Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. İhsan Karaman, geçen yıl Nijer'de yaşanan kuraklık ve salgın hastalıkların ardından Türkiye'deki gönüllü doktorlarla burada sağlık hizmeti sunduklarını bildirdi. Nijer'de bu sırada yaptıkları çalışmalarda fistül hastalığının yoğun olarak yaşandığını tespit ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Karaman, ayrıca bu kadınların eşleri ve toplum tarafından dışlanmalarından ise çok etkilendiklerini kaydetti.Doç. Dr. Karaman, Nijer'de 200 binin üzerinde fistül hastası kadın bulunduğunu ve bu kadınların ölüme terk edildiklerini belirterek, "Ülkede yeterli doktor bulunmaması ve maddi imkanın olmaması kadınların bu hastalıktan kurtulmalarını mümkün kılmıyor. Bu nedenle bu kadınlara el atmak için proje hazırladık" dedi. Doç. Dr. Karaman, hazırladıkları projeyi Deniz Feneri Derneği, Nijer Sağlık Bakanlığı ve Nijer'de bulunan kadın kuruluşu Dimol'le birlikte yürüteceklerini bildirdi.Protokol imzalandıNijer Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile Doç Dr. Karaman, Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz ve Dimol kadın kuruluşu temsilcisinin katılımıyla fistül hastalığına yakalanan kadınların tedavisi için protokolün imzalanması başkent Niamey'de gerçekleştirildi. Doç. Dr. Karaman, imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, protokol kapsamında, Dimol tarafından ülkedeki fistül hastası kadınların tespit edileceğini ifade etti. Bu kadınların daha sonra öncelik sırasına göre Niamey dışında bulunan Dimol'e ait "Fistül Kurbanı Kadınların Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi"nde bakıma alınacağını belirten Doç. Dr. Karaman, Türkiye'den derneklerinin üyesi gönüllü doktorların ise Nijer'e gelerek bu kadınları hiç ücret almadan ameliyat yapacaklarını bildirdi.Doç. Dr. Karaman, ameliyat yapılıp sağlıklarına kavuşturulacak kadınların 3 ay boyunca Dimol'e ait rehabilitasyon merkezinde bakımlarının üstlenileceğini ve bu kadınlara meslek öğretileceğini bildirdi.Sağlığına kavuşan ve meslek öğrenen bu kadınların daha sonra ailelerine teslim edileceğini anlatan Doç. Dr. Karaman, "Daha önce ölüme terk edilen bu kadınları yapacağımız çalışmayla yeniden yaşama döndüreceğiz" dedi.Doç. Dr. Karaman, projenin yaşama geçebilmesi için Türk halkının desteklerine ihtiyaçları olduğunu ifade etti.1000 dolar bir hayat kurtaracakDeniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz ise Yeryüzü Doktorları ile yapacağı bu çalışmada bir kişinin ameliyat ve 3 aylık yeme, içme, barınma ve rehabilite eğitiminin toplam 1000 dolara mal olacağını kaydetti.Çocuklarıyla birlikte ölüme terk edilen fistül hastası bu kadınları kurtarmak için Türkiye adına çok önemli bir girişimde bulunduklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: "Bu insanlara insanlık adına sahip çıkmamız lazım. Çünkü yaşamları gerçekten yürek burkuyor. Bizim sevmeye kıyamadığımız çocuklarımız yaşındakiler burada evlendiriliyor. Çocuk yapmaya zorlandıkları için de o küçücük bedenleri buna dayanamıyor. Bu çocuklar fistül hastası olup, çocuklarıyla birlikte yalnızlığa ve ölüme terk ediliyor. Türk halkı, bir kez daha yardım severliğini bu çalışmamıza destek vererek gösterecektir."

PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor

04.07.2026 16:31:00
Haber Merkezi
 
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen facianın yıl dönümünde, terör örgütü PKK'nın savunmasız sivilleri hedef alan kirli stratejisi ve kurbanların yakınlarının adalet arayışı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Köy meydanında toplu katliam



5 Temmuz 1993 akşamı, yaklaşık 100 kişiden oluşan silahlı PKK'lı terörist grubu Başbağlar köyüne baskın düzenledi.

Akşam namazı vaktinde camiden çıkan köylüler meydanda toplandı. Örgüt propagandası yapan teröristler, 28 erkeği yaylım ateşine tutarak olay yerinde şehit etti.

Evler, köy okulu, cami ve araçlar ateşe verildi. Çıkan yangınlar sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 sivil vatandaş evlerinde yanarak can verdi.

Teröristler eylemin ardından, toplumsal hatları derinleştirmeyi amaçlayan ve saldırıyı 3 gün önce gerçekleşen Sivas olaylarının "misillemesi" olarak nitelendiren bir bildiri bıraktı.

Örgüt elebaşının itirafı dosyada



Katliamın ardından yürütülen soruşturmalarda, terör örgütü PKK'nın sivil katliam stratejisi hukuki olarak belgelendi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, yargılama sürecinde verdiği ifadelerde Başbağlar Katliamı'nın örgütün o dönemki yerel sorumlularından "Doktor Baran" kod adlı terörist tarafından planlanıp icra edildiğini itiraf etti.

Hukuki süreç ve dinmeyen tepki



İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görülen ve takipsizlik/beraat kararlarıyla sonuçlanan ana davanın ardından, mağdur ailelerin talebi ve yeni deliller ışığında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden açıldı. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde firari ve tutuksuz sanıklar yönünden genişletilen yargılama süreci devam ediyor.

Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

04.07.2026 15:09:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 53 şüpheli gözaltına alındı.



Edinilen bilgiye göre Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 19 şüpheli; nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili İl Emniyet Müdürlüğü'nce teknik takibe alındı. Şüpheli şahısların ülkede bulunan internet hizmeti sitelerinin benzerlerini yaparak internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı' yaptıkları, ülke genelinde toplam 17 bin 156 vatandaşın mağdur olduğu tahmin edildiği, banka hesaplarının toplam işlem hacminin 757 milyon 564 bin 454,52 TL olduğu, ayrıca Kayseri'de de toplam 204 vatandaşı 1 milyon 113 bin 530 TL zarara uğrattıkları tespit edildi.

Ankara 43, Kocaeli 6, İstanbul 1, Bursa 1, Antalya 1 ve Mersin 1 şüpheli olmak üzere dolandırıcılık suçunu işleyen ve yöneten, suçta kullanılmak üzere mobil hatlar temin eden şahısların da aralarında bulunduğu şahıslara yönelik eş zamanlı operasyon yapıldı. Şüpheli şahısların ikametlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilerek 53 şahıs yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden adliyeye çıkarılan 31 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!


 
 
Küçükçekmece'de balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman boşaltıldı.

04.07.2026 07:48:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!

İstanbul'un çürük apartmanların yoğun olduğu ilçesi Küçükçekmece ilçesinde balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman tahliye edildi. Cumhuriyet Mahallesi Fulya Sokak'ta 5 katlı apartmanın ikinci ve üçüncü katlarındaki balkonlarda henüz bilinmeyen nedenle kısmi çökme yaşandı.

Balkondan düşen beton parçalarını fark eden bina sakinleri evlerinden dışarı çıktı. İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, bina sakinlerini tahliye etti. Küçükçekmece Belediyesi ekipleri, binada bir süre inceleme yaptı.

Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!


 
Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. 

04.07.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!

Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. Üstelik sıcak havalarda farkında olmadan yapılan bazı yanlışlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, özellikle uzun süre güneşte kalmak, yetersiz su tüketmek ve gıda güvenliğini ihmal etmek gibi yanlışlardan mutlaka kaçınılması gerektiğini belirterek, "Yaz aylarında bu tür hatalar halsizlikten tansiyon problemlerine, erken doğum riskinden enfeksiyonlara kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Anne adaylarının günlük yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemeleri, daha konforlu ve güvenli bir hamilelik geçirmelerine yardımcı olmaktadır" dedi.

İşte söz konusu 8 hata...

1. Yetersiz su tüketmek
2. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda bulunmak

3. Hava almayan kıyafetler tercih etmek
4. Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmek

5. Fiziksel aktiviteleri sıcak havada yapmak
6. Açıkta satılan ve güvenilir olmayan gıdaları tüketmek
7. Tatil seyahatlerinde hareketsiz kalmak
8. Ani sıcak değişimlerine dikkat etmemek.

En çok çocuk kitapları satıldı


 
 
Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. 

04.07.2026 00:15:00
HABER MERKEZİ/AA
 
En çok çocuk kitapları satıldı
En çok çocuk kitapları satıldı

Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. Çocuk kitaplarını edebiyat ve eğitim kategorileri takip etti.

En çok satan kitaplar

Yılın ilk 6 ayında platform üzerinden 5 milyondan fazla kitap siparişi verilirken, okurlar 240 bin farklı kitap satın aldı. En çok satın alınan kitap, "Neyin Var Porsuk? Constanze Von Kitzing" oldu. "Sıfır Kural Sınıfı: Özgürlüğün Sınırları-Ergün Kazanır", "Altı Harfli Bir Tatlı-Şermin Yaşar" ve "Algernon'a Çiçekler-Daniel Keyes" en çok satanlar arasında öne çıkan eserler oldu.

"Masumiyet Müzesi-Orhan Pamuk" ise bu yıl da en çok satın alınan kitaplar arasındaki yerini korudu. Yılın ilk yarısında yayımlanan "Gece Yarısı Treni-Matt Haig", "Ben Şeytanın Oğluyum-Jean-Christophe Grange", "Kendimden Özür Dilerim-Miraç Çağrı Aktaş", "Kendini Tüketmeden Yaşa-Beyhan Budak" ve "Soygun-İskender Pala", kısa sürede okurların ilgi gösterdiği kitaplar arasında yer aldı.

En çok okunan yazarlar

Bu dönemde en çok okunan yazarlar Zülfü Livaneli, Matt Haig, Saniye Bencik Kangal, Şermin Yaşar ve Orhan Pamuk olarak sıralanırken, İş Bankası Kültür Yayınları, Turta Kitap, Bilgeoğuz Yayınları, Timaş Çocuk ve Can Yayınları ise en çok satan yayınevleri arasında bulundu. Kitap alışverişlerinin en yoğun gerçekleştiği saat aralığı 18.00-20.00 olarak tepsit edildi. Kitap siparişi veren kullanıcıların yüzde 68'ini kadınlar, yüzde 32'sini erkekler oluşturdu. İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından kitap alışverişinin en yoğun olduğu şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı.

Bak, İstanbul ne hale gelmiş!

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

03.07.2026 20:45:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerini, 2025 yılının aynı dönemi ile karşılaştırmalı olarak açıkladı. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Yerleşkesi'ndeki toplantıda Vali Gül'e, Vali Yardımcısı M. H. Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel eşlik etti.

"2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı"



Terörsüz Türkiye hedefiyle güvenlikten, birlik ve beraberlikten taviz vermeden her türlü önlemi aldıklarını, almaya devam edeceklerini belirten
Vali Gül, "Güvenlik güçlerimizin ve adli birimlerimizin güçlü koordinasyonu neticesinde suçluları tek tek tespit ederek yakalıyor, adalete teslim ediyoruz. Bu anlayışla sürdürdüğümüz mücadelemizde 2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

"Otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz"



İstanbul'da kapkaç ve hırsızlık suçlarının 1 yıl önceki rakama göre azaldığını söyleyen Vali Gül, "Bir diğer önemli çalışma alanımız Asayiş. Bizim temel vazifemiz, hemşehrilerimizin günün 24 saati tek başına güvenle dolaşabildiği şehrimizde bu ortamı daha da sağlamlaştırmak. Rakamlar suç oranlarının düşmeye, aydınlatma oranlarının artmaya devam ettiğini gösteriyor. Nitekim bu senenin ilk 6 ayı ile geçtiğimiz yılın ilk 6 ayını karşılaştırdığımızda kişilere karşı işlenen suçlarda ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda düşüş devam ediyor. Bunların kırılımına baktığımızda 2026 yılının ilk 6 ayında bir önceki yıla göre otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz. Burada çok net bir bilgi paylaşmak istiyorum, İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok. Kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranları her geçen gün artıyor. Dolayısıyla suçların tekrarı önleniyor" şeklinde konuştu.

"Yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı"



Ruhsatsız silahlanmayı sadece basit bir kural ihlali olarak görmediklerini belirten Vali Gül, "Aksine, bunu potansiyel bir suç hazırlığı olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu konuda tavizimiz yok. Bu anlayışla yaptığımız çalışmalar neticesinde yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre rakamların düşmesinin nedeni şu. Ruhsatsız silah taşımanın basit bir kabahat olmaktan çıkarılıp hapis cezası olan bir suç kapsamına alınması bu konuda asıl kırılma noktası oldu. 'Yakalanırsam bir şey olmaz' düşüncesi geride kaldı" ifadelerini kullandı.

"Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutlara yönelik bu yılın ilk altı ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı"

Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutları, İstanbul'un huzurunu ve güvenliğini doğrudan tehdit eden bir risk alanı olarak gördüklerini belirten Vali Gül, "Bu konuda yapılan denetimlerde bu yılın ilk 6 ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı. Burada, kiralayanın da kiraya verenin bilmesi gereken: Yapılan yasal bir şey değil. Bu konuda denetimlerimize devam ediyoruz. Belgesiz, kimlik bildirimsiz hiçbir konutun ticari faaliyetine müsaade etmiyoruz. İzin belgesi olan işletmeleri de kendi haline bırakmıyoruz. Yasaların çizdiği sınırlarda kalıp kalmadıklarını sürekli denetim altında tutuyoruz" dedi.

"Bu yılın ilk 6 ayında 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı"

İlk 6 ayda 84 çete çökertildiğini ve 2 bin 135 şahıs yakalandığını söyleyen İstanbul Valisi Davut Gül, "Yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, Bakanlığımızın kararlı mücadelesi sayesinde bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı döneminde operasyon sayımız arttı. 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı. Bin 356 şahıs tutuklandı. Yaklaşık 58 milyar TL değerinde mal varlığına el konuldu. Suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı bin 829 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında düştü. Şunu vurgulayarak söylüyorum. Suç örgütlerine, onları besleyen karanlık yapılara göz açtırmayacağız. Milletimizin huzurunu bozmalarına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

"Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu"

Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Dolayısıyla, güvenlik güçlerimiz bu alanda da milletimizin huzuruna devletimizin kaynaklarına zarar veren hiçbir yapıya göz açtırmıyor. Bu kararlılıkla geçen yılın aynı dönemine göre artan operasyonlar neticesinde yakalanan sayısı yüzde 9, tutuklu sayısı yüzde 117 arttı. Ele geçirilen kaçak ürünlerle engellenen vergi kaybı bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2 katına çıktı. Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu. Devletimizin kurumları eşgüdüm içinde gece gündüz bu operasyonları yaparken vatandaşlarımıza da bazı sorumluluklar düşüyor: Nedir bunlar' Kaçak, sahte veya illegal bir ürünü satın almamaları" dedi.

İstanbul'un, nüfus bakımından, araç sayısı bakımından dünyanın en yoğun şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Vali Gül, "Dolayısıyla herkesin kurallara istisnasız uyması en büyük arzumuz. Bunun için şehrimizin her noktasında denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. Denetim sayımızın geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 4 artışla 9 milyon 800 bine yaklaşmasına rağmen maalesef ölümlü ve yaralanmalı kaza sayısı ile can kaybımızın yükseldiğini görüyoruz. Ve bu kazaların yüzde 63'ünün motosiklet ve motorlu bisikletten kaynaklandığını görüyoruz" diye konuştu.

"Okul servislerine, ticari taksilere, usulsüz çakar kullananlara yönelik denetimlerimiz arttı"

Ticari taksi ve servis araçlarına yönelik denetimlerin arttığını söyleyen Vali Gül, "Son olarak evlatlarımızı taşıyan okul servislerine denetimlerimiz bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31, ticari taksilere yüzde 57, usulsüz çakar kullananlara yüzde 5 oranında arttı. Diğer taraftan işlem sayıları düştü. Bu bize, sahadaki çalışmalarımızın etkisini gösteriyor. İnsan onurunu esas alan, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, vicdan ve hukuk dengesini gözeten bir anlayışla hareket ediyoruz. Mücadelemizde işimizi kolaylaştıran Mobil Göç Noktalarıyla yaptığımız kimlik denetimleri geçen yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 4 artışla 650 bine yaklaştı" dedi.

Vali Gül orman yangınlarına yönelik alınan önlemleri anlattı

İstanbul'da ormanlara giriş yasağı ve havai fişek satışının yasaklandığını söyleyen Vali Davut Gül, "Havaların ısınması ile birlikte gözümüz gibi koruduğumuz ormanlarımızda, tedbirlerimizi daha da artırdık. Bildiğiniz üzere orman yangını riskini en aza indirebilmek, içimizi yakacak manzaralarla karşılaşmamak için 8 Haziran'dan 15 Ekim'e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ayrıca; havai fişek ile benzeri patlayıcı, yangın çıkarıcı, yanıcı eğlence araçlarının satılmasını, kullanılmasını 16 Temmuz - 28 Ekim tarihleri arasında yasakladık. Ormanlarımızı havadan ve karadan 7 gün 24 saat kontrol ediyoruz. Aynı şekilde, sahil ve plajlarımızın güvenliğini sağlamak boğulma vakalarını engellemek için 179 ekip ve bin 25 personel ile denetim ve kontrollerimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı.

03.07.2026 14:10:00
Haber Merkezi
 
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı
Özel, partisinin haftalık grup toplantısını da zirve nedeniyle Meclis kapalı olacağı için saat 13.30'da Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirecek.

CHP Grup Toplantısı'nın Eskişehir'de yapılma kararının, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi nedeniyle alındığı öğrenildi. Zirve dolayısıyla TBMM'nin kapalı olacağı, bu nedenle Özel'in 7 Temmuz'daki grup toplantısını Eskişehir'de gerçekleştireceği belirtildi.

Butlan kararının ardından halk buluşmalarını sürdüren Özel, bugün Kastamonu'da yurttaşlarla bir araya geliyor.

3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi

Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi

03.07.2026 11:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

119 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 119 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi. 119 şüpheli, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadeleri sonrası adliyeye sevk edildi.

Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu

AK Parti, yükseköğretim sisteminde köklü düzenlemeler içeren ve kamuoyunun merakla beklediği öğrenci affı maddelerini de barındıran 28 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Teklife göre, daha önceki af fırsatlarından yararlanmamış olmak kaydıyla üniversitelerden ilişiği kesilen tüm ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerine 2026-2027 eğitim-öğretim yılında okullarına geri dönme imkanı tanınacak. Yasalaşma sürecinin ardından hak sahiplerinin 4 ay içinde ilgili üniversitelere başvuru yapması gerekecek

02.07.2026 20:50:00
Haber Merkezi
 
Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu
Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu
Meclis'te düzenlediği basın toplantısıyla teklifin detaylarını açıklayan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, düzenlemede tek bir ana kriter belirlediklerini vurguladı. Son olarak Temmuz 2022'de yapılan af düzenlemesinin ardından ilk kez bu kadar geniş kapsamlı bir adım atıldığını belirten Zengin, şartları sağlayan tüm öğrencilerin eğitim sürelerinin ve üniversiteyi bitirme haklarının uzatılacağını ifade etti.

İlk etapta halihazırda doğrudan 40 bin kişinin aftan faydalanabileceği tespit edilse de başvuru sürecinde bu sayının çok daha yüksek seviyelere ulaşması bekleniyor.

Ağır suçlar ve iltisaklı olanlar kapsam dışı

Eğitim hakkını yeniden kazandırmayı amaçlayan af düzenlemesinde güvenlik ve hukuki hassasiyetler üst sınırda tutuldu. Kanun teklifine göre şu suçlardan hüküm giyenler veya ilişiği kesilenler aftan kesinlikle yararlanamayacak:

• Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olanlar,

• Kasten öldürme, işkence ve cinsel saldırı suçluları,

• Çocukların cinsel istismarı ve uyuşturucu ticareti yapanlar,

• Akademik hırsızlık (intihal) suçundan ceza alanlar.

Sahte diplomaya hapis, paralı tez ofislerine kapatma cezası

Sunulan 28 maddelik paket sadece öğrenci affıyla sınırlı kalmayıp, yükseköğretim kalitesini artıracak ve usulsüzlüklerin önüne geçecek çok katı yaptırımlar da getiriyor.

Kamuoyunda sıklıkla tartışılan paralı tez, makale, kitap yazan veya proje hazırlayan ofis ve bürolara yönelik ağır cezalar geliyor. Bu ticareti sürdüren akademisyenlerin adli para cezasının yanı sıra üniversitelerinden ilişikleri kesilecek.

Türkiye'de izinsiz ve mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösteren kaçak yabancı yükseköğretim kurumları engellenecek. Sahte diploma ve sertifika düzenleyenlere hapis cezası uygulanacak.

Mali yapısı bozulan vakıf üniversitelerinin garantör üniversitelere devredilme süreçleri netleştirilirken; mevzuata aykırılık halinde uyarıdan faaliyet izninin kaldırılmasına kadar giden kademeli cezalar kanuna ekleniyor. Ayrıca yapılacak bir vergi düzenlemesiyle vakıf üniversitelerindeki tam burslu öğrenci sayısının artırılması hedefleniyor.

Devlet üniversitelerine, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim ve program açabilme yetkisi tanınıyor. Böylece hem yerel öğrenciler eğitilebilecek hem de Türkiye'deki öğrenciler buralardan faydalanabilecek.

Meclis tatile girmeden yasalaşacak

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, kanun teklifinin öncelikli olarak TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda görüşüleceğini açıkladı. Zengin, Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi nedeniyle önümüzdeki hafta çalışmalarına ara verecek olan Meclis'in, zirve sonrasındaki süreçte çalışarak parlamento tatile girmeden önce bu teklifi kanunlaştıracağını müjdeledi.

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.