Kadınları cinayetleri üzerine çarpıcı açıklama
Süren, "Dikkat ederseniz son zamanlarda kadınlar hep yüksekten düşerek ölüyor. Nedense yüksekten düşen hep kadın ve hep yanlarında o an o evde ya da iş yerinde terk ettiği erkek oluyor ve maalesef iktidar da bunu seyretmekle yetiniyor" dedi.
04.03.2024 18:27:00 / Güncelleme: 04.03.2024 18:38:39
Önder Yılmaz
Önder Yılmaz





Türkiye kadın cinayetlerinde olumsuz bir karneye sahip. Her gün farklı bir bölgeden cinayet haberi geliyor. Bu büyük sorunu Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği avukatlarından Rukiye Leyla Süren ile konuştuk.
2015 yılından derneğin avukatlığını yaptığını belirten Süren şunları söyledi;
"Ben hem derneğin avukatıyım hem de derneğe başvuran şüpheli ölüm dosyalarını aydınlatmaya çalışıyoruz. Ne demek şüpheli ölüm? Yani kaza mı, cinayet mi, intihar mı olduğu belli olmayan dosyalar demek. Maalesef artık erkekler kadınları ceza almayacak şekilde öldürerek onların hayatlarına sol veriyor.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneğimizin verilerine insanlar bir göz atma şansı bulurlarsa - Türkiye'de veri tutan tek kuruluş biziz. Devlet de bu kadar ayrıntılı bir veri tutmuyor- kadınlar nerede öldürülüyor, kim tarafından öldürülüyor ve nasıl öldürülüyor? Ateşli silahla mı, bıçakla mı yoksa boğarak mı öldürülüyor? Bütün bunları görebilirler. Bunu gördüklerinde şunu fark edecekler; kadınlar tam da aile denilen yerde yani evlerinde öldürülüyorlar. Bunların büyük bölümü ayrılmak istedikleri eşi ya da sevgilisi tarafından öldürülüyor ya da babası ve hatta dünyaya getirdiği oğlu tarafından öldürülen kadınlar da var.
Bir sloganımız daha vardı hafta sonu, 'hakkımıza saldıranlar cinayetleri izliyor' diye. Laiklik kadınların can simidi. Tıpkı 62- 84 gibi, Tıpkı Medeni Kanun gibi kadınların can simidi olan bir ilke ve maalesef giderek laiklik ilkesi de çok büyük zarar görüyor. Kadınların yaşam hakkı zedelendiği gibi eşit yaşam hakkı da zedeleniyor.
2019 yılından itibaren şüpheli ölüm sayıları artarak devam etti. Benim de ilgilendiğim ve cinayet olduğunu kanıtladığım dosyalar var. Daha önce biliyorsunuz katiller gravat takıp, 'ben az ceza alayım, iyi halim var' diyordu, şimdi hiç ceza almak istemiyorlar. Dikkat ederseniz son zamanlarda kadınlar hep yüksekten düşerek ölüyor. Nedense yüksekten düşen hep kadın ve hep yanlarında o an o evde ya da iş yerinde terk ettiği erkek oluyor ve maalesef iktidar da bunu seyretmekle yetiniyor.
Özellikle sık sık yapılan aflar indirimler geliyor. Adam diyor ki, 'ben gider hakimin veya savcının bir çayını içip çıkarım' diyor. Maalesef bir kadının hayatı hesaplama sebebi olabiliyor. Örneğin yine bir dosyamızda katilin cep telefonundan ve bilgisayarından ne kadar ceza alırım diye arama yaptığını da gördük, o da dosyalara girdi"
2015 yılından derneğin avukatlığını yaptığını belirten Süren şunları söyledi;
"Ben hem derneğin avukatıyım hem de derneğe başvuran şüpheli ölüm dosyalarını aydınlatmaya çalışıyoruz. Ne demek şüpheli ölüm? Yani kaza mı, cinayet mi, intihar mı olduğu belli olmayan dosyalar demek. Maalesef artık erkekler kadınları ceza almayacak şekilde öldürerek onların hayatlarına sol veriyor.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneğimizin verilerine insanlar bir göz atma şansı bulurlarsa - Türkiye'de veri tutan tek kuruluş biziz. Devlet de bu kadar ayrıntılı bir veri tutmuyor- kadınlar nerede öldürülüyor, kim tarafından öldürülüyor ve nasıl öldürülüyor? Ateşli silahla mı, bıçakla mı yoksa boğarak mı öldürülüyor? Bütün bunları görebilirler. Bunu gördüklerinde şunu fark edecekler; kadınlar tam da aile denilen yerde yani evlerinde öldürülüyorlar. Bunların büyük bölümü ayrılmak istedikleri eşi ya da sevgilisi tarafından öldürülüyor ya da babası ve hatta dünyaya getirdiği oğlu tarafından öldürülen kadınlar da var.
Bir sloganımız daha vardı hafta sonu, 'hakkımıza saldıranlar cinayetleri izliyor' diye. Laiklik kadınların can simidi. Tıpkı 62- 84 gibi, Tıpkı Medeni Kanun gibi kadınların can simidi olan bir ilke ve maalesef giderek laiklik ilkesi de çok büyük zarar görüyor. Kadınların yaşam hakkı zedelendiği gibi eşit yaşam hakkı da zedeleniyor.
2019 yılından itibaren şüpheli ölüm sayıları artarak devam etti. Benim de ilgilendiğim ve cinayet olduğunu kanıtladığım dosyalar var. Daha önce biliyorsunuz katiller gravat takıp, 'ben az ceza alayım, iyi halim var' diyordu, şimdi hiç ceza almak istemiyorlar. Dikkat ederseniz son zamanlarda kadınlar hep yüksekten düşerek ölüyor. Nedense yüksekten düşen hep kadın ve hep yanlarında o an o evde ya da iş yerinde terk ettiği erkek oluyor ve maalesef iktidar da bunu seyretmekle yetiniyor.
Özellikle sık sık yapılan aflar indirimler geliyor. Adam diyor ki, 'ben gider hakimin veya savcının bir çayını içip çıkarım' diyor. Maalesef bir kadının hayatı hesaplama sebebi olabiliyor. Örneğin yine bir dosyamızda katilin cep telefonundan ve bilgisayarından ne kadar ceza alırım diye arama yaptığını da gördük, o da dosyalara girdi"














































































