logo
28 EYLÜL 2026

Kamu harcamaları ve faizli para

Teoride piyasadaki para miktarını arttırıp faiz oranlarını düşürmeyi tavsiye eden Keynes modelinin uygulayıcıları, gerçek hayatta çok farklı bir yaklaşım içerisine girerek faizle alınan borç paralar ile kamu harcamalarını arttırma yoluna gitmişlerdir

25.04.2026 00:34:00
Haber Merkezi
 
Kamu harcamaları ve faizli para
Kamu harcamaları ve faizli para
"Teoride piyasadaki para miktarını arttırıp faiz oranlarını düşürmeyi tavsiye eden Keynes modelinin uygulayıcıları, gerçek hayatta çok farklı bir yaklaşım içerisine girerek faizle alınan borç paralar ile kamu harcamalarını arttırma yoluna gitmişlerdir.

Bir ülkenin kamu harcamalarını faizli para ile artırması, tefecilere her ay düzenli olarak faiz ödemesi manasına gelir.

Friedman ise, bankacılık sisteminin tamamı ile devre dışı bırakılması anlamına gelen, bir dönem bankaların topladıkları mevduatların tamamını Merkez Bankasına yatırmaları gerektiğini savunmuş, ancak kısa bir süre sonra bu görüşünden vazgeçmiştir.

Çünkü kapitalist sistem üzerinden ülkeleri haraca bağlayan global tefecilerin ve yerli ayaklarının bunu kabul etmesi mümkün değildir. Çünkü paranın belli ve sınırlı ellerde tekelleşmesi sağlamak, ekonomileri sömürülmesini sağlayacaktır.







Teori ile uygulamalar arasındaki farkın veya zaman içerisinde bazı görüşlerin değişime uğramasının sebebi, dünyayı haraca bağlayan global tefecilerin çıkarlarına uygun düşmeyen görüşlerin kendilerine hayat şansı bulamamasındandır.

Bugüne kadar bilinen bütün ekonomi modelleri, paranın sadece mübadele ve değer saklama (tasarruf) özelliğinden yola çıkarak tezlerini geliştirmiş ve global tefecilerin çıkarları doğrultusunda modellerini ortaya koymuşlardır.

Milli Ekonomi Modeli'nde, tüketim kabiliyetini artıran, üretimi tetikleyen, paranın piyasalarda serbestçe dolaşımda olmasını sağlayan aktif bir para politikası hayata geçirilmektedir.

Tam istihdamın sağlandığı, yani arz ve talebin kesiştiği nokta, ekonomilerde denge noktasıdır. Öyle ise ekonominin dengede bulunması için piyasada olması gereken para miktarı ne olmalıdır?







Bunun cevabını çok basit, ama bir o kadar da çarpıcı bir örnekle açıklayabiliriz:

Bir çiftçinin tarlasına mısır ekmeye karar verdiğini varsayalım. Elindeki bin lira ile tohumunu almış, tarlasını sürmüş, gübresini atmış olsun. Sene sonunda ise eline beş milyarlık ürün geçtiğini varsayalım. Dikkat edilirse sene sonunda eldeki ürün miktarı beş milyar, üretimin yapılması esnasında piyasaya sürülen para miktarı ise bin liradır.







Paranın; elde edilen mal ve hizmetlerin karşılığı olduğu düşünüldüğünde beş milyar mala karşılık piyasada bulunan bin liranın yetersiz olduğu, dört bin lira değerinde yeni paraya ihtiyaç olduğu açıkça anlaşılacaktır. Aradaki farkı kapatmak için emisyon hacmini dört bin lira daha arttırmak zorundayız.

Bu örnekten yola çıktığımızda, her yıl büyüyen ekonomilerde büyüme oranına bağlı olarak emisyon hacminin arttırılması gerektiği sonucuna varırız.

Mısır örneği dikkatle incelendiğinde piyasada bulunan bin TL ile, bin TL'nin ürettiği 5 bin TL'lik malın satın alınamayacağı görülür.







Bu şartlarda liberal anlayışın hâkim olduğu ekonomilerin iddia ettiği gibi, serbest piyasa koşullarında arz talebe eşit olur veya her arz kendi talebini oluşturur demek; piyasa değeri 5 bin TL olan malın, bin TL'ye satılması veya bin liranın, piyasa değeri 5 bin lira olan malı satın alması manasına gelir ki; bu durum hem üretim, hem de tüketim kabiliyetini bitirir. Ekonomi ilk önce resesyona daha sonra ise deflasyon ve stagflasyona sürüklenmiş olur.

Ekonomide dengelerin bozulması, krizlerin çıkması kapitalizmi kullanan –nimetlerinden istifade eden– global güçlerin istediği şartlardır. Çünkü hem parasını satacağı pazarı, hem de parasını daha yüksek faizle satma imkanı bulmuş olur. Ekonomilerin krizlere sürüklendiği şartlar global güçlerin daha da güçlenerek çıktığı şartlardır.

Yeniden mısır örneğine dönersek, sene sonu elde edilen ürünü satarak açığımızın dört bin lira olduğunu öğrendik fakat söz konusu olan ekonominin tamamı olunca acaba hangi oran ve miktarlarda emisyon hacmini genişletmemiz gerekmektedir.







Piyasadaki toplam para miktarına eşdeğer bir tüketim olduğu an üretim ile tüketim arasındaki fark kadar emisyon hacminin arttırılması gerekir. Dikkat edilirse arttırılacak emisyon miktarı tüketim hızına da bağlıdır.

Örneğimize dönersek, teoride arttırılması gereken miktar dört milyardır. Ancak piyasada emisyonun arttırılması sonucu bulunacak olan beş bin liranın bir an için sadece bir kişinin elinde olduğunu veyahut bir yerlerde bloke edildiğini düşünelim, bu sefer piyasada bulunan para miktarı yeterince talep oluşturmadığı için ekonominin denge konumuna ulaşması yine mümkün olmayacaktır.







Piyasa dengelerini sağlamak için uygulanması gereken aktif para politikası, emisyon miktarının büyüyen ekonomilerde arttırılmasını zorunlu kıldığı gibi emisyon yetkisini elinde tutan devletlere de senyoraj geliri elde etme imkanı sağlamaktadır.

Friedman'ın yaptığı ampirik çalışmalar sonucu karşılaştığı ve sebebini bilemediği gerçeğin yani emisyon hacminin neden ve hangi oranlarda arttırılması gerektiğinin izahı bundan ibarettir.

Milli Ekonomi Modeli'mizdeki para politikasının birinci ayağı eksik kalan dengenin sağlanmasıdır. Diğer kısmı ise kapitalist anlayışların da üzerinde durduğu "neden insanlar para talep ederler" konusudur.







Bu konuyu tüketim bahsinde geniş olarak değerlendirdik. İnsanların gelir seviyesi ile tüketim miktarları arasında bir bağıntı vardır. Ancak bu bağıntı daha önce açıkladığımız üzere belli bir sabitlikte değil aksine gelirin artması ile belli oranlarda azalan bir biçimdedir.

Dolayısı ile piyasada artan para miktarının tüketim düzeyinde ne şekilde değişiklik yapacağı, tamamı ile bunun hangi gelir seviyesindeki bireylerin eline geçtiği ve yatırım harcamaları veya tüketim harcamaları olarak kullandığı ile alakalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.