logo
23 AĞUSTOS 2026

Kanada Başbakanı Carney, ABD ile ticaret anlaşmazlığına ilişkin ülkesinin tutumunu anlattığı konuşmasında, "Sunduklarını kabul edemeyiz ve istediklerini de vermeyeceğiz," ifadelerini kullandı

Başbakan Mark Carney, Ottawa'daki Parlamento Tepesi'nde düzenlenen basın toplantısında, Kanada'nın yeni ABD tarifelerine tepkisini anlattı

23.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Kanada Başbakanı Carney, ABD ile ticaret anlaşmazlığına ilişkin ülkesinin tutumunu anlattığı konuşmasında, "Sunduklarını kabul edemeyiz ve istediklerini de vermeyeceğiz," ifadelerini kullandı
Kanada Başbakanı Carney, ABD ile ticaret anlaşmazlığına ilişkin ülkesinin tutumunu anlattığı konuşmasında, "Sunduklarını kabul edemeyiz ve istediklerini de vermeyeceğiz," ifadelerini kullandı
Kanada Başbakanı Carney, ABD ile ticaret anlaşmazlığına ilişkin ülkesinin tutumunu anlattığı konuşmasında, "Sunduklarını kabul edemeyiz ve istediklerini de vermeyeceğiz," ifadelerini kullandı.
Kanada Başbakanı Mark Carney, cuma günü Ottawa ile Washington arasındaki görüşmelerin tıkanmasının ardından ABD'nin Kanada'ya uyguladığı yeni gümrük vergilerini sert bir dille eleştirerek, bu adımların "kendilerine zarar vermek ve onları bölmek için tasarlandığını" belirtti.

Kanada'nın "kötü bir anlaşma" diyerek masadan kalkmasının gerekçelerini açıklayan Carney, "Sundukları teklifi kabul etmemiz imkânsız, istediklerini de vermeyeceğiz," dedi.

Her iki tarafın da birbirini son dakikada değişiklik yapmaya çalışmakla suçladığı ticaret anlaşmasında uzlaşma sağlanamaması üzerine, yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki Kanada malını etkileyen yüzde 50 oranındaki yeni gümrük vergileri cumartesi günü yürürlüğe girdi.

Carney cuma günü yaptığı açıklamada, ABD tarafından önerilen anlaşma şartlarındaki son dakika değişikliklerini "adaletsiz" ve "ekonomik açıdan sürdürülemez" olarak nitelendirdi ve bu durumun "her türlü anlaşmanın güvenilirliğini sorgulattığını" ifade etti.

Ayrıca Ottawa'nın, "işçilerini ve işletmelerini korumak adına ABD gümrük vergilerine birebir (doları dolarına) karşılık vereceği" uyarısında bulundu.

Carney cumartesi günü yaptığı konuşmada, "Yanıtımız çelik, süt ürünleri, ev aletleri, tarım ekipmanları, kağıt hamuru ve kağıt ile elektronik gibi sektörlerde yoğunlaşacak," dedi.

ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) ise durumu, ABD'ye karşı "uzun süreli bir misilleme" sürdürdüğünü belirttiği Kanada için "kaçırılmış bir fırsat" olarak değerlendirdi.

Sosyal medyada yayınlanan açıklamada, "ABD'nin Kanada'ya, pazarımızdaki diğer tüm büyük ihracatçılardan daha iyi bir muamele görmesi yönündeki teklifine rağmen, Kanada'nın yeni talepleri ve diğer taahhütlerinden geri adım atması, son günlerde ulaşılan hassas dengeyi altüst etmiştir," ifadelerine yer verildi.

Görüşmelerin tıkanması, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya varılabileceği yönündeki iyimserliğine rağmen gerçekleşti. Trump, uzlaşma ihtimalinden ötürü tarifelerin çarşamba günü başlaması planlanan ilk tarihini ertelemişti.

Kanada'nın ABD'nin "51. eyaleti" olması gerektiğini defalarca dile getiren Trump, pazar günü erken saatlerde yaptığı açıklamada Ottawa'nın "bir eyalet olmaksızın, eyalet olmanın faydalarından yararlanmak istediğini" söyledi.

Trump ayrıca, "Ayrıca harika çiftçilerimizden uzun yıllardır muazzam miktarlarda gümrük vergisi aldılar. Artık buna son!" diye ekledi.

Trump, Ocak 2025'te Beyaz Saray'a dönmesinden bu yana agresif bir gümrük vergisi politikası izleyerek dünya genelindeki ortaklarına yönelik vergileri artırdı. Yönetim, gümrük vergilerinin ABD imalatını destekleyeceğini, yerel istihdam artışını teşvik edeceğini ve adil olmayan ticaret oranlarını düzelteceğini savunuyor.

Eleştirmenler ise artan vergilerin Amerikalı tüketiciler ve işletmeler için hayatı pahalılaştırdığını, aynı zamanda yatırım ve tedarik zincirleri planlayan şirketler arasında yaygın bir belirsizlik yarattığını ifade ediyor.

18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını bildirdi

23.08.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
18 ilde düzenlenen siber operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 18 ilde siber suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 77 şüpheliden 37'sinin tutuklandığını açıkladı.

Konuya ilişkin bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "18 ilde 'Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Bilişim Suçlarıyla Mücadele, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; 37'si tutuklandı. 17'si hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 18 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, sosyal medya platformları üzerinden kapora bedeli gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi.

Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!

Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor

23.08.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor. Birçok yurtta oda ücretine dahil olan yemek ve çamaşır hizmetleri artık ekstra ücrete tabi tutuluyor.

Üniversitelerin açılmasına kısa bir süre kala, ailelerin ve öğrencilerin en büyük kabusu haline gelen barınma krizi yeni bir evreye geçti.

Geçen yıla oranla katlanan yurt fiyatlarının şokunu atlatamayan öğrenciler, kapıdan içeri adım attıklarında acı bir sürprizle karşılaşıyor. Artık sadece "başını sokacak bir oda" satın alabildiklerini belirten öğrenciler, en temel insani ihtiyaçlar için bile her ay ucu açık faturalar ödemek zorunda kalıyor.

"Kullandığın Kadar Öde" Dönemi



Geçmiş yıllarda oda fiyatının içinde standart olarak sunulan sabah kahvaltısı ve akşam yemeği hizmeti, bu yıl birçok özel ve vakıf yurdunda sistemden çıkarıldı. "Maliyet artışı" gerekçesiyle "kullandığın kadar öde" ya da "kartlı yemek" sistemine geçen yurtlar, öğrencileri kampüs dışındaki pahalı restoranlara ya da sağlıksız hazır gıdalara mahkum ediyor. Öğrenciler, sadece beslenme için aylık oda kirasının yarısı kadar ek bir bütçe ayırmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Çamaşır Yıkamak Bile Lüks Oldu

Faturayı kabartan bir diğer gizli kalem ise çamaşırhaneler oldu. Daha önce ücretsiz ya da sembolik jetonlarla dönen çamaşır yıkama ve kurutma makineleri, artık seans başına ücretlendiriliyor.

Bir öğrencinin haftalık çamaşır, kurutma ve deterjan masrafı aylık bazda ciddi bir yüke dönüşmüş durumda. Bazı yurtlarda ise odalardaki buzdolabı ve klimalar için elektrik kotası konulduğu, kotayı aşan öğrencilere ay sonunda "enerji aşım faturası" kesildiği iddia ediliyor.

Öğrencileri Ne Bekliyor?

Bu ek masraflarla birlikte aylık gideri tahmin edilen bütçenin çok üzerine çıkan binlerce öğrenci, daha şimdiden kayıt dondurarak memleketine dönmeyi düşünüyor.

Yurt yemekhanesindeki pahalı menüleri alamayan öğrenciler, öğün atlayarak bütçe dengelemeye çalışacak. Bu durum ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.

Yurtların ağır mali şartlarından kaçan öğrenciler, birkaç kişi birleşerek standardı çok düşük, güvenli olmayan bodrum katı evlere çıkmak zorunda kalacak.

"Sadece Dört Duvar Satın Alıyoruz"

Sosyal medyada duruma tepki gösteren bir üniversite öğrencisi, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetliyor: "Yurt ücretini ailem borç harç ödedi. Ancak buraya geldiğimde çamaşırın paralı, yemeğin ekstra olduğunu öğrendim. Biz yurttan hizmet değil, sadece dört duvar satın alıyoruz. Bu gidişle okulu bırakmak zorunda kalacağım."

İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı

İstanbul'da sıcak hava etkili olunca hafta sonunu fırsat bilen vatandaşlar, park ve sahillere akın etti. Beşiktaş sahilinde vatandaşlardan bazıları kendini boğazın serin sularına bırakırken bazıları ise kitap okuyarak ve güneşlenerek vakit geçirdi

22.08.2026 16:35:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:38:22
İHA
 
İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı
İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı
İstanbul'da günlerdir etkili olan sıcak hava hafta sonunda da etkisini sürdürünce havadan bunalan vatandaşlar soluğu park ve sahillerde aldı. Mega kentte sıcak yaz günlerinde vatandaşların en uğrak noktalarından biri yine Beşiktaş'ta bulunan Bebek ve Arnavutköy sahili oldu.

Bebek Sahili'nde yürüyüş yapan ve banklarda oturan vatandaşların yanı sıra, bazıları da denize girip serinlemeye çalıştı.



Yine Bebek'ten Arnavutköy'e uzanan sahil hattında kimi vatandaşlar Boğaz'ın esintisinden faydalanırken, bazıları kıyıda oturup manzara eşliğinde kitap okudu.

Öte yandan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan son verilere göre İstanbul'da birkaç gündür etkili olan sıcak havanın yeni haftada da etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var

Afyonkarahisar'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi. İlk belirlemelere göre olayda çok sayıda kişi yaralandı

22.08.2026 08:48:00 / Güncelleme: 22.08.2026 08:51:00
İHA
 
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Afyon'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi: Yaralılar var
Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Tınaztepe Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Antalya istikametine gittiği öğrenilen yolcu otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle kavşakta devrildi.



Kazanın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kurtarma ekiplerinin bölgedeki çalışmaları devam ederken ilk belirlemelere göre kazada çok sayıda kişi yaralandı.

İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası


 
 
İsrail ile Suriye arasında uzun süredir 'gizli' ya da 'dolaylı' olarak yürütülen görüşmelerin merkezinde Türkiye yer alıyor. İsrail, anlaşma şartı olarak Suriye'den Türkiye ile özellikle askeri ilişkilerini minimum seviyeye indirmesini istiyor.

22.08.2026 01:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 01:12:22
Hasan Gündoğdu
 
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası

İsrail'in geçtiğimiz günlerde İdlib'de bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne saldırması tüm dünyada gözleri yeniden Suriye'ye çevirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu açık açık bu saldırıyla Türkiye'ye mesaj verdiklerini söyledi. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Dubai merkezli El Arabiya English kanalına 19 Ağustos'ta verdiği mülakatta, hava üssü saldısıyla ilgili İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesini tehdit olarak değerlendirdiğini söyledi. Huckabee; İsrail, Suriye ve Türkiye arasında çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Siyonist yanlısı görüşleriyle bilinen Huckabee, "Gergin bir bölge, herkes oldukça gergin var, birisi tehdit hissettiğinde tepkiler oluyor" şeklinde konuştu.

Çatışma riski düşük!

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da daha önce ülkesinin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurmak için çalıştığını söylemişti. Barrack ile iletişim içinde olduklarını söyleyen Huckabee, ihtiyaç halinde tarafların mekanizma üzerinden konuşup, niyetlerini aktarabileceklerini belirtti. Huckabee, şunları söyledi: "Hiç kimse gerilimin tırmanmasını, şiddetin artmasını görmek istemiyor. Bu nedenle, yaşanan eylemlerin yatıştırılması için her türlü çaba gösteriliyor. Ve bence bunu başarabiliriz." Reuters haber ajansının 20 Ağustos tarihli haberine göre ise Huckabee, Washington'ın, İsrail'in eylemlerinin iki ülke arasında çatışma riskini artırıp artırmadığı konusunda endişeli olup olmadığı sorusuna, "O noktaya geldiğini düşünmüyorum. Buna yakın olduğumuzu bile düşünmüyorum. İsrail, Türkiye'nin daha güneye doğru ilerlediğini gördü ve bunu potansiyel bir tehdit olarak değerlendirdi. Can kaybına yol açan bir eylemde bulunmadı. Önemli varlıkların yok edilmesiyle sonuçlanan bir eylemde de bulunmadı" diyerek cevap verdi.

İsrail, Suriye ile neyi görüşüyor?

İsrail ile Suriye arasında zaman zaman temaslar ve görüşmeler oldu ve hâlâ çeşitli kanallardan temas sürüyor. Reuters Ajansı'na göre 14 Ağustos 2026'da Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede ağırlıklı olarak Türkiye'nin Suriye'deki askerî varlığı konuşuldu. Bu, Şam'daki yeni yönetim ile İsrail arasındaki en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak İsrail'in bu görüşmeden 4 gün sonra Ebu Zuhur Hava Üssü'nü vurması dikkat çekti. Ayrıca ABD arabuluculuğunda İsrail-Suriye arasında güvenlik anlaşması ve çatışmaların tırmanmamasına dair görüşmeler yürütülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara da Temmuz ayında İsrail'le bir güvenlik anlaşması üzerinde çalıştıklarını açıkça söylemişti. Henüz iki ülke kapsamlı bir barış anlaşması imzalamadı. Suriye, eskiden olduğu gibi İsrail'i tanımıyor ve İsrail pasaportları Suriye'de geçmiyor!

İsrail, Suriye'den ne istiyor?

İsrail'in istedikleri çok net...
1. Suriye topraklarından İsrail'e yönelik askerî tehdit oluşmaması,
2. Suriye ordusunun ve askerî altyapısının İsrail sınırına yakın bölgelerde sınırlandırılması,
3. İsrail'in özellikle işgal ettiği Golan çevresindeki güvenlik endişelerinin garanti altına alınması,
4. İran bağlantılı silah ve güçlerin Suriye üzerinden İsrail'e ulaşmasının engellenmesi,
5. İki taraf arasında yanlış anlaşılmaları önleyecek bir askerî iletişim mekanizması kurulması,
6. Türkiye'nin Suriye'de kalıcı ve güçlü bir askerî varlık oluşturmasının engellenmesi!


İsrail geleceğe hazırlanıyor

Şu anda Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan savaş hazırlığından ziyade Suriye'nin gelecekte kimin nüfuz alanı olacağı konusunda ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor. Bu bağlamda dün önemli bir gelişme yaşandı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG ya da meşhur ismiyle PKK/YPG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Kürt yönetiminin Şam yönetimi ile entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu. Suriye'deki Kürtlerin öncülüğündeki SDG ile Şam yönetimi, 10 Mart 2025'te entegrasyon anlaşmasına varmıştı. Anlaşma, SDG'nin kontrolündeki geniş bir bölgeyi Suriye ordusu ile çatışmalarda kaybetmesiyle sonuçlanan çatışmaların ardından geldi.

Sekiz maddelik anlaşma ülkenin kuzeydoğusundaki sınır kapıları, Kamışlı Havalimanı ve petrol sahaları gibi tüm sivil ve askeri kurumların entegre edilmesini öngörüyor. Bunun karşılığında Kürtlere vatandaşlık verilmesi ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşlerinin ve korunmalarının sağlanması ve ülke genelinde ateşkesin sağlanmasına mutabakata varılmıştı. Böylece İsrail, SDG vasıtasıyla Suriye'de önemli bir mevzi elde etti. İsrail, benzer bir mevziyi Irak'ın kuzeyinde Peşmerge vasıtasıyla elde etmişti. Önümüzdeki süreçte 'Terörsüz Türkiye' yoluyla iyice siyasallaşacak bir hareket vasıtasıyla Türkiye'de de benzer bir oluşumu sonuçlandırabilir. Bir tek İran kalıyor... Onu da ABD-İran anlaşması yoluyla neticelendirmek istiyor. Dört ayaklı yekpare bir Kürt varlığı İsrail'in Vaadedilmiş Topraklar hedefi için çok kullanışlı bir vasıta olacaktır! Plan bu... Bu plana ABD'nin bölgesel hedefleriyle de uyumlu. İran, bu plana çomak sokmak için hayatını riske atmış durumda.

Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Manisa merkezli 5 ilde suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 39 şüpheliden 36'sı tutuklandı

22.08.2026 00:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 00:23:39
AA
 
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "kasten yaralama" ve "tehdit" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen 39 şüpheliden 36'sı çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 3'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Operasyon

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şubeleri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, 18 Ağustos'ta Manisa, Balıkesir, İstanbul, Mardin ve Kocaeli'de düzenlenen eş zamanlı operasyonda 2'si adli süreçteki çocuk olmak üzere 39 şüpheli gözaltına alınmış, adreslerde yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, 5 fişek, '5 kartuş, 'suçtan elde edildiği değerlendirilen 40 bin lira, dizüstü bilgisayar, tablet, 'bilgisayar kasası ve 'çok sayıda cep telefonu ele geçirilmişti.

Soruşturmada, müştekiler C.E.A, M.S. ve B.H'ye ait ancak başkaları tarafından kullanılan hesaplara yüklü miktarda para gönderildiği ve bu paraların çekildiği belirlenmişti.

Hesaplar arasında para transferi olduğu görülen 67 kişinin MASAK verileri alınarak yapılan incelemede şüpheli olarak tespit edilen 39 kişinin banka hesapları arasında yaklaşık 300 milyon lira para transferlerinin yapıldığı, paraların Coin TR, OKX, OKX GLOBAL gibi kripto varlık platformlarına aktarıldığı tespit edilmişti.
 

Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde denizden peş peşe çıkarılan 2'si kadın 3 cesedin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin aynı aileden kardeşler olduğu ortaya çıkarken, kayıp olan dördüncü kardeş ise yürütülen arama çalışmaları sonucunda sağ olarak ulaşıldı

21.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Kocaeli'nin Darıca ilçesi Yeni Mahallesi sahil şeridinde dün öğleden sonra yaşanan ve tüm kenti yasa boğan olayla ilgili kahreden detaylar netleşmeye başladı. Edinilen bilgilere göre, Şehit Cevher Dudayev Parkı mevkisinde denizde hareketsiz duran kişileri gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık, itfaiye ve Sahil Güvenlik ekibi sevk edildi.

Bir saat arayla 3 cansız beden çıkarıldı

Sahile ulaşan ekipler, ilk etapta denizden kıyafetleri üzerinde olan iki kadının cansız bedenini karaya çıkardı. Bu olaydan yaklaşık bir saat sonra, aynı bölgede kıyıya vuran bir erkek cesedi daha tespit edilerek sudan alındı. Üzerlerinden kimlik çıkmayan cenazeler, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedenlerinin tespiti ve kimliklendirme işlemleri için Gebze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Acı sır çözüldü: Üçü de kardeş

Emniyet kaynaklarından edinilen son bilgilere göre, adli tıp morgunda yapılan incelemelerde hayatını kaybedenlerin Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli kardeşler olduğu belirlendi. Bir süredir kendilerinden haber alınamayan kardeşlerin günlük kıyafetleriyle denizde bulunması dikkat çekti.

İlk incelemede darp veya boğuşma izi yok

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ve adli tıp uzmanlarının cenazeler üzerinde yaptığı ilk incelemelerde, kardeşlerin vücutlarında herhangi bir kesici-delici alet yarası, darp veya boğuşma izine rastlanmadı. Ölümün boğulma kaynaklı olup olmadığı ya da arkasında başka bir neden bulunup bulunmadığı adli tıp raporunun ardından netlik kazanacak.

Kayıp olan dördüncü kardeş sağ bulundu

Olayın ardından ailenin bir çocuğunun daha kayıp olduğu ve kendisinden haber alınamadığı bilgisi üzerine ekipler alarma geçti. Denizde ve sahil şeridinde gece saatlerinde hava koşulları nedeniyle ara verilen arama çalışmaları, yürütülen teknik takip ve alan taramasıyla birleştirildi.

Yapılan titiz çalışmalar neticesinde, kayıp olan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, deniz dışında tamamen farklı bir noktada sağ olarak bulundu. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Bilgenur Sakar'ın, olayın gizemini çözmek adına ifadesine başvurulacağı bildirildi.

Soruşturma çok yönlü devam ediyor

Cumhuriyet Savcılığı ve Kocaeli Emniyeti, olayın bir toplu intihar mı, kaza mı yoksa cinayet mi olduğunu aydınlatmak için çok yönlü bir soruşturma yürütüyor. Kardeşlerin bölgeye geliş güzergahları, denize giriş anları ve olay öncesinde kimlerle iletişimde oldukları sahil şeridindeki tüm MOBESE ve güvenlik kameraları incelenerek tek tek tespit ediliyor.

Emniyet birimlerinin ilerleyen saatlerde olayın detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapması bekleniyor.

AKP’li eski bakanın aracıyla gitmişler

Kamuoyunda "Süleymancılar" cemaati lideri olarak bilinen Alihan Kuriş'e yönelik suç örgütü soruşturmasında yeni bir skandal patlak verdi. Günlerdir aranan firari kardeş Hilmi Tuna Kuriş, AKP'li eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e 2030 yılına kadar tahsisli olan geçiş üstünlüklü çakarlı araçla yurt dışına kaçmaya çalışırken Marmaris'te yakalandı

21.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
AKP’li eski bakanın aracıyla gitmişler
AKP’li eski bakanın aracıyla gitmişler
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" soruşturmasında, firari şüphelilerin izini süren emniyet güçleri, seyrini tamamen değiştirecek dev bir lojistik ağı deşifre etti. Soruşturma kapsamında günlerdir aranan örgütün kilit ismi ve cemaat liderinin kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile yanındaki Erhan Yılmaz, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun Mahallesi'nde gayriresmi yollarla yurt dışına firar etme hazırlığı yaparken yakalandı.

Operasyonun ardından derinleştirilen incelemelerde, şüphelilerin İstanbul'dan Muğla'ya nakledilmesini sağlayan lüks aracın arkasından büyük bir siyasi ve bürokratik skandal çıktı.

2030 yılına kadar Bakan Şahin'e tahsisli sığınak araç

Emniyet birimlerinin yaptığı Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve teknik takip incelemelerine göre, firari isimlerin kaçışında kullanılan 34 SL 313 plakalı otomobilin, AK Parti'nin eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tescilli "koruma/makam aracı" olduğu saptandı. Aracın mülkiyetinin San Sistem Lojistik firmasına ait olduğu, ancak 17 Aralık 2025 tarihinde İdris Naim Şahin adına 5 yıl süreyle (2030 yılına kadar) koruma aracı olarak tahsis edildiği ve resmi geçiş üstünlüğünün bulunduğu öğrenildi.

Araç içerisinde yapılan aramalarda 58 bin euro nakit para ele geçirildi. Ayrıca yasal mevzuata tamamen aykırı şekilde ön ve arka cam içerisine yerleştirilmiş ışıklı uyarı (çakar) sistemleri tespit edilen lüks araç, trafik ekiplerince 1 ay süreyle trafikten menedildi.

Telefonunu kapatıp çakarla ilerlemiş

İstihbarat ve Mali Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinin ortak çalışması, şüphelilerin yakalanmamak için profesyonelce hareket ettiğini gösterdi.

Aracın sürücülüğünü yapan Mehmet Özmen'in, 14 Ağustos'ta şüphelileri İstanbul'dan alarak yola çıktığı belirlendi. Aracın 16 Ağustos günü İzmir'in Selçuk ilçesindeki bir akaryakıt istasyonundan yakıt aldığı PTS kayıtlarına yansıdı.

Yakıt alımı sırasında sürücü Özmen araçtan inerken, firari kardeş Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz'ın tedbir amacıyla camları koyu renkli otomobilden hiç inmediği görüldü.

Sürücü Mehmet Özmen'in, takibi zorlaştırmak amacıyla İstanbul'dan çıkış yaptıktan sonra GSM hattını kapattığı, firarileri Muğla'ya bırakıp İstanbul'a döndüğü güne kadar telefonunu tamamen kapalı tuttuğu belirlendi.

Şirket deposundan servet çıkmıştı

Bugün Marmaris'te yakalanan Hilmi Tuna Kuriş'in ortak olduğu İstanbul Ümraniye'deki Yılmaz Kimya Genel Merkezi ile otoparkındaki araçlarda daha önce gerçekleştirilen aramalarda adeta bir servet ele geçirilmişti. Polis baskınlarında kaynağı açıklanamayan piyasa değeri yaklaşık 1.4 milyar TL olan 206 adet külçe altın (yaklaşık 200 kilogram), 358 bin dolar, 102 bin euro ve ruhsatsız silahlar bulunmuştu.

Soruşturmada son durum

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu geniş kapsamlı soruşturma, cemaatin dini faaliyetlerini değil; hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir suç yapılanması haline gelip gelmediğini inceliyor. MASAK tarafından hazırlanan 168 sayfalık dev raporda, örgüte bağlı şirketler arasında 66 milyar lirayı aşan şüpheli bir para trafiği olduğu, tek bir şirketten ise kaynağı belirsiz 8 milyar liralık olağan dışı nakit çıkışı yapıldığı belgelenmişti.

Şu ana kadar aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheli gözaltına alınmış ve bunlardan 32'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Firari kardeşin de yakalanması ve kullanılan koruma aracının eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsisli çıkmasının ardından, kaçış planını organize eden yeni isimlere yönelik soruşturmanın daha da derinleştirileceği bildirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi

21.08.2026 10:53:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca ""Forza" ve "Yalı" taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi. Akın Gürlek operasyona dair detayları sosyal medya hesabından paylaştı.

İstanbul'da turistleri soyanlar yakalandı
İstanbul ve İzmir'de bugün gerçekleştirilen iki önemli operasyon, bu mücadeledeki kararlılığımızın somut göstergesidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen soruşturmada; çoğunluğu yabancı uyruklu 32 şüphelinin turistik bölgelerindeki tramvay, durak ve yaya geçitlerinde gruplar halinde hareket ederek özellikle yabancı turistleri "sıkıştırma ve perdeleme" yöntemiyle hedef aldığı organize hırsızlık yapılanması çözülmüştür. Örgütün 25 ayrı hırsızlık eylemi tespit edilmiş; günde yaklaşık 10 eylem gerçekleştirerek 400 bin TL civarında suç geliri elde ettiği tespit edilmiştir. Yapılanmanın faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul'da 35 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.

Forza ve Yalı taraftar grubuna operasyon
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen diğer soruşturmada ise "Forza" ve "Yalı" taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir. 19 Eylül 2025'te Emircan Övüç'ün ateşli silahla öldürülmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada, iki grup arasında yaklaşık 8 ay içerisinde 8 ayrı şiddet eylemi meydana geldiği tespit edilmiştir. Toplam 59 örgüt mensubunun tespit edildiği soruşturmada, 27 kişinin cezaevinde bulunduğu belirlenmiş; 32 aktif şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde 39 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 28 şüpheli yakalanmış ve örgüt yöneticileri gözaltına alınmıştır. Firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir.

Bakan Gürlek tek tek açıkladı
Aramalarda silahlar, mühimmat, uyuşturucu hap ve çeşitli suç unsurları ele geçirilmiştir. Kimse İstanbul'un turizm hareketliliğini hırsızlık için, taraftar kimliğini ve spor tribünlerini de silahlı hesaplaşmalar için güvenli alan olarak göremez. İçişleri Bakanlığımız ve güvenlik güçlerimizle güçlü koordinasyon içerisinde, suç örgütlerinin yöneticilerinin, üyelerinin, bağlantılarının ve suçtan elde ettikleri gelirlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Soruşturmaları titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul ve İzmir İl Emniyet Müdürlüklerimize ve operasyonlarda görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Şehirlerimizin huzuruna kasteden hiçbir suç örgütüne geçit vermeyeceğiz.

TÜVTÜRK'ten araç sahiplerine muayene öncesi tavsiyeler

TÜVTÜRK, araç sahiplerine muayene tarihlerini geciktirmemeleri ve muayene öncesinde araçlarının temel güvenlik unsurlarını gözden geçirmeleri uyarısında bulundu

 

21.08.2026 10:33:00
Anadolu Ajansı
 
TÜVTÜRK'ten araç sahiplerine muayene öncesi tavsiyeler
TÜVTÜRK'ten araç sahiplerine muayene öncesi tavsiyeler

Şirketten yapılan açıklamaya göre, periyodik muayene, araç ve trafik güvenliğinin temel unsurlarından biri olarak önem taşıyor.

Muayene sırasında, araç ve trafik güvenliğini doğrudan etkileyen teknik unsurlar incelenerek araçlardaki eksikliklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması sağlanıyor. Araç sahiplerinin muayene öncesinde yapabilecekleri basit kontroller de olası eksikliklerin önceden fark edilmesine yardımcı oluyor.

Lastiklerin hava basıncı ve genel durumu, aydınlatma sistemleri, cam ve aynalar ile silecekler muayene öncesinde araç sahiplerinin gözden geçirebileceği başlıca noktalar arasında yer alıyor.

Fren sisteminde olağan dışı ses, titreşim veya çekme gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi, gösterge panelindeki arıza ve ikaz ışıklarının dikkate alınması gerekiyor.

İlk yardım çantası, yangın söndürme tüpü ve üçgen reflektör gibi araçta bulunması gereken ekipmanların mevzuata uygun şekilde araçta bulundurulması da muayene öncesi hazırlığın önemli parçasını oluşturuyor.

Geri vites lambasının işlevini yerine getirmemesi sık tespit edilen kusurlar arasında

TÜVTÜRK'ün bir yıllık muayene verilerine göre, sık karşılaşılan kusurlar arasında özellikle aydınlatma ve fren sistemlerine ilişkin eksiklikler öne çıkıyor.

Arka servis freni değerlerindeki dengesizlikler ve park freninin yetersizliği gibi fren sistemi sorunlarının yanı sıra kısa hüzmeli far ayarının bozuk olması, fren lambalarının kısmen ya da tamamen yanmaması ve geri vites lambasının işlevini yerine getirmemesi sık tespit edilen kusurlar arasında yer alıyor.

Araçlarda geçerli egzoz gazı emisyon ölçümünün bulunmaması da karşılaşılan önemli eksikliklerden biri olarak göze çarpıyor. Sonradan takılan ve standartlara uygun olmayan LED ampuller ise sürüş güvenliğini olumsuz etkileyebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Araç muayenelerinde lastikler, fren sistemi, aydınlatma ve görüş şartlarını etkileyen ekipmanlara ilişkin uygunsuzluklarla karşılaşılabiliyor. Günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da önemsenmeyen teknik sorunlar, sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor.

TÜVTÜRK, söz konusu nedenle araçların bakım ve kontrollerinin yalnızca muayene dönemlerinde değil, düzenli olarak yapılmasını ve tespit edilen teknik sorunların ihmal edilmemesini tavsiye ediyor.

Araç muayene randevuları, şirketin resmi internet sitesi, çağrı merkezi, istasyon kioskları veya e-devlet üzerinden ücretsiz alınabiliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.