logo
04 EYLÜL 2026

Kapanan AVM sayısı artıyor

Türkiye'de bir yandan AVM sayısı artarken, bugüne kadar metrekare bazında AVM'lerin yüzde 10'u iş yapamadığı için kapısına kilit vurdu. Dahası piyasada isim yapmış çok sayıda AVM'de de boşalan mağaza sayısında artış dikkat çekiyor.

06.06.2016 00:00:00
 
RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ


EVA Gayrimenkul Değerleme ve Akademetre'nin Türkiye genelinde 6'ncısını gerçekleştirdiği AVM Araştırması, 2016-2018 projeksiyonuyla yayınlandı. Rapor, bir yandan yeni açılacak AVM'leri analiz ederken, öte yandan kapanan AVM'lerin boyutları hakkında ayrıntılar veriyor. Rapora göre, 2015 yılsonu itibariyle İstanbul'da fonksiyonunu kaybeden yaklaşık 800 bin metrekare AVM alanı bulunuyor. Ankara'da bu rakam 150 bin metrekare olarak belirlenirken, diğer tüm şehirlerde 434 bin metrekare fonksiyonunu yitirmiş AVM alanı görülüyor. Yapılan hesaplamalar bugüne kadar üretilen yaklaşık 12 milyon metrekare AVM'nin yüzde 10'unun sistemden çıktığını gösteriyor. Sistem son beş yıldır her sene yaklaşık 250-300 bin metrekare arasında alan kaybediyor. Araştırma raporuna göre 2015 yılında 59 şehirde AVM bulunuyor. Deklare edilen açıklamalara istinaden 2018 yılına kadar dört kentin daha AVM ile tanışması öngörülürken, bugünkü planlamalara göre 2018 yılında 18 şehirde AVM olmayacağı ileri sürülüyor.

Yatırımcıların dörtte biri yabancı 

Türkiye genelinde
AVM yatırımlarının yerli ve yabancı sermaye dağılımında yerli yatırımcıların alan bazında yaklaşık yüzde 70 oranla önde olduğu görülüyor. Toplam 11 milyon metrekare kiralanabilir alanın yaklaşık 7.8 milyon metrekaresinde yerli yatırımcı yer alıyor. Yabancı sermayenin içinde bulunduğu kiralanabilir alan, toplam alanın yüzde 25'i seviyesinde bulunuyor. 

Sektörde rekabet sertleşiyor

EVA Gayrimenkul Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, araştırma sonuçlarına ilişkin olarak, "Piyasada rekabet gittikçe zorlaşıyor. Artık alışveriş merkezi üretiminde ekonomik kayıp yaşanmaması için üretimin doğru yerde ve büyüklükte yapılması her zamankinden daha fazla önem taşıyor" dedi. Gelecekte de fonksiyonunu yitiren AVM'ler olacağına işaret eden Yazıcı, "Önem gösteren gelişmelerden biri de yeni nesil AVM'ler. Söz konusu AVM'ler yeni yaşam alanlarıyla birlikte planlanıyor" dedi.  Araştırmayı hazırlayan Akademetre'nin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Halil İbrahim Zeytin ise, 2009 yılında 20.6 milyar TL olan AVM sektör cirosunun 2016 yılında 105.9 milyar TL'ye, 2017 yılında 119 milyar TL'ye, 2018 yılında ise 132 milyar TL'ye ulaşacağını savundu. 

21 yılda 12'den 369'a çıktı

AVM'lerin kronolojik gelişimine bakıldığında 1995 yılında 12 olan AVM sayısı, 2011 yılında 264'e, 2014 yılında 345'e yükseldi. Mart 2016 itibariyle 369 olan AVM sayısının 2016 sonunda 414'e, 2017'de 443'e, 2018'de 448'e yükseleceği öngörülüyor. Söz konusu gelişme, 1990'lı ve 2000'li yıllarda yaşanan hızlı büyüme ivmesinin 2020'ye doğru yerini daha stabil bir çizgiye bırakacağını ortaya koyuyor. Son üç yıllık analizlere bakıldığında ise 2016 ve 2t017 yıllarında ortalama yüzde 10'luk bir büyüme görülürken, 2018 için büyüme oranının yüzde 2 dolayında olması bekleniyor.

İstanbul kirada açık ara önde

Akademetre Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Halil İbrahim Zeytin, alışveriş merkezlerinde kira değerleri ağırlıklı ortalamasının Türkiye genelinde metrekare bazında aylık bazda 29.03 dolar olduğuna işaret ederek, "İstanbul ortalama aylık bazda 41.67 dolar/metrekare ile başı çekerken, Ankara'da ortalama aylık rakam 21.77 dolar/metrekare değere oturuyor. Anadolu şehirlerinde bu rakam ayda 20 olar/metrekareye düşüyor. İstanbul her türlü ortalamayı yükselten itici bir güç olarak göze çarpıyor" dedi.  

İstanbul'da 116 AVM var

Mayıs 2015 itibariyle Türkiye'deki AVM'lerde yaklaşık 11 milyon metrekarelik kiralanabilir alan bulunuyor.  Bunun yüzde 38'i (4.1 milyon metrekare) İstanbul'da yer alıyor. İstanbul'u 1.3 milyon metrekare ile Ankara, 469 bin metrekare ilse İzmir izliyor. Rapora göre İstanbul'da halihazırda 116 AVM faaliyet gösterirken, Anadolu yakasında 1.2 milyon metrekare, Avrupa yakasında 2.9 milyon metrekare kiralanabilir AVM alanı bulunuyor. Anadolu yakasında 1000 kişi başına 219 metrekare olan kiralanabilir alan düşüyor. Bu oran Avrupa yakasında 324 metrekareye yükseliyor.    

Marmara Forum'da yaprak dökümü

Piyasada yaşanan darboğaz, gözde AVM'leri de etkiliyor. İstanbul Bakırköy'de bulunan Marmara Forum'da son dönemde çok sayıda mağaza kapısına kilit vurdu. Söz konusu AVM'nin yeme-içme katında bile boşlukların olması dikkat çekiyor. Marmara Forum'daki en dikkat çeken kayıp zemin katta geniş bir alanda yer alan Mudo'nun kapanması oldu. Yine zemin katta 2 mağazanın da kapısına kilit vurması dikkat çekiyor. AVM'nin her katında boş mağaza olması dikkat çekiyor. 


BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sivas Kongresi'nin 107. yıldönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından anlamlı bir paylaşımda bulundu. Baş, mesajında Millî Mücadele'nin kırılma noktalarından biri olan kongrede alınan kararların, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesindeki yerine dikkat çekti

04.09.2026 14:27:00 / Güncelleme: 04.09.2026 14:31:31
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"
"Manda ve himaye kabul edilemez"

Sivas Kongresi'nde tarihe geçen ilkeleri hatırlatan BTP lideri, "Manda ve himaye kabul edilemez" ve "Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz" kararlarının altını çizdi.

Hüseyin Baş, 4 Eylül 1919'da ilan edilen bu duruşun, Türk milletinin hiçbir koşulda vesayeti kabul etmeyeceğinin ve tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturduğunun vurgusunu yaptı.

Millî Mücadele kahramanlarına minnet

Mesajının son bölümünde Sivas Kongresi'nin tarihsel mirasına sahip çıkan Baş, "Sivas Kongresi'nin yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullanarak kurtuluş mücadelesinin kahramanlarını andı.

BTP lideri Hüseyin Baş'ın mesajı şöyle:

"Manda ve himaye kabul edilemez."

"Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz."

4 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'nde alınan bu tarihî kararlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturmuştur.

Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum."

Yayın bitti, polis geldi

Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı

04.09.2026 14:22:00
Haber Merkezi
 
Yayın bitti, polis geldi
Yayın bitti, polis geldi
Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Deneyimli televizyon habercisi ve programcı Arslan hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlamaları yöneltildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla düzenlenen operasyonda gazetecinin evinde arama yapıldı ve kişisel bilgisayarı ile telefonu dahil olmak üzere çok sayıda dijital materyaline incelenmek üzere el konuldu.

Gözaltının perde arkası

Soruşturmanın zamanlaması, kamuoyunda ve basın camiasında geniş çaplı bir "basın özgürlüğü" tartışmasını beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri ve meslektaşları, operasyonun basın üzerinde bir susturma çabası olup olmadığını sorguluyor.

Gazeteci Murat Ağırel'in X platformunda paylaştığı bilgilere göre, Oya Lale Arslan gözaltına alınmadan sadece bir gün önce kendi YouTube kanalında gazeteci Erk Acarer'i konuk etmişti. Bu yayının hemen ardından, iktidara yakın sosyal medya hesapları ve figürler tarafından Arslan'ın hedef gösterildiği ve hakkında tutuklama çağrıları yapıldığı belirtildi.

Muhalif basın organları ile sosyal medyadaki medya hakları savunucuları, Türk Ceza Kanunu'na eklenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (dezenformasyon yasası) maddesinin ve "terör propagandası" suçlamalarının eleştirel gazetecileri susturmak ve bağımsız YouTube yayıncılığına gözdağı vermek için bir araç olarak kullanıldığını ileri sürüyor.

Resmi makamların gerekçesi

Buna karşılık yargı ve güvenlik kaynakları, işlemin yasal çerçevede yürütülen somut bir ceza soruşturması olduğunu savunuyor.

Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, adli sürecin tamamen Arslan'ın dijital platformlardaki paylaşımlarında "halkı galeyana getirebilecek asılsız dezenformasyonlar üretilmesi" ve "terör örgütlerinin söylemlerinin yayılması" şüphelerine dayandığını ifade ediyor.

El konulan dijital materyallerin incelenmesinin ardından Arslan'ın emniyetteki işlemlerinin tamamlanıp adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu

04.09.2026 12:32:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatıldığını duyurdu
Kişisel bilgileri hukuka aykırı yollarla ele geçirerek oluşturulan 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerini kullandığı tespit edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek 'panel' adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sistemi kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır" açıklamasında bulundu

Borcunuz yasal takibe düştü diyen avukatların izi sürüldü
Adalet Bakanı Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı:
"Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır! Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.

31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır."

KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan gemiye yönelik çalışmalarda 2 kadının naaşına ulaşıldığını, faciada toplam can kaybının 12'ye yükseldiğini, kayıp 16 kişiye ulaşılması için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Üstel, kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'ne araştırma önergesi sunduklarını bildirdi

04.09.2026 12:19:00
İHA
 
KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"
KKTC Başbakanı Üstel: "Girne'deki gemi faciasında can kaybı 12'ye yükseldi"
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geçtiğimiz pazar günü Girne Limanı'ndan Mersin Taşucu'na gitmek üzere hareket ettikten sonra alabora olan gemiye ilişkin yürütülen arama çalışmalarına dair açıklamalarda bulundu. Başbakan Üstel, pazar gününden bu yana büyük bir acı yaşandığını belirterek gemide bulunan vatandaşlara ulaşılması amacıyla KKTC ve Türkiye'nin tüm ilgili kurumlarının arama-kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Kazada yaşamını yitirenlerin ve kayıp kişilerin bulunduğunu ifade eden Üstel, Türkiye'ye ait arama-kurtarma gemisi TCG Işın'ın KKTC'ye ulaşmasının ardından çalışmalara başladığını kaydetti. Üstel, TCG Işın'ın ardından TCG Alemdar'ın da bölgeye geldiğini belirterek geminin arama çalışmalarını 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

"Çalışmalar robotik sistemlerle yürütülüyor"

Arama çalışmalarının çok zorlu şartlar altında gerçekleştirildiğine dikkati çeken Üstel, geminin 554 metre derinlikte bulunduğunu ve bu derinliğe insanların inemediğini söyledi. Çalışmaların tamamen robotik sistemler aracılığıyla yürütüldüğünü aktaran Başbakan Üstel, aramaların başlamasının ardından önce 1 naaşa, dün ise 2'nci naaşa ulaşıldığını belirtti.

Yılmaz'ın taziye ziyareti

Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın dün KKTC'yi ziyaret ettiğini hatırlatarak Yılmaz'ın hem geçmiş olsun dileklerini ilettiğini hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın süreci yakından takip ettiğini ve taziye mesajlarını ilettiğini söyledi. Yılmaz'ın acılı ailelerle bir araya geldiğini belirten Üstel, ailelere arama-kurtarma çalışmaları hakkında bilgi verildiğini kaydetti.

Faciada can kaybı 12'ye yükseldi

Her sabah hem ailelere hem de basına açıklamalarda bulunduklarını ifade eden Üstel, gece yürütülen çalışmaların sonucunda 2 kadının naaşına daha ulaşıldığını belirterek, "Böylece 554 metre derinlikten çıkarılan naaş sayısı 4'e yükseldi. Yani vefat edenlerin sayısı 12 oldu" ifadelerini kullandı. Arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirten Üstel, kayıp 16 kişiye daha ulaşılması için TCG Alemdar'ın çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'na, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı'na, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı'na, TCG Alemdar'da görev yapan askerlere ve çalışmalara katkı koyan herkese teşekkür etti. Denizin 554 metre derinliğinde yürütülen çalışmaların zorluğuna dikkati çeken Üstel, çalışmalarda zamana ihtiyaç duyulduğunu ailelerle de paylaştığını söyledi.

"Sorumlular hukuk önünde hesap verecek"

Arama çalışmalarının kayıp kişilere ulaşılana kadar devam edeceğini vurgulayan Üstel, kazanın meydana gelmesinde ihmal veya başka bir unsurun bulunup bulunmadığının araştırılacağını kaydetti. Üstel, kazanın yaşanmasında sorumluluğu bulunan kişilerin, görev ve konumlarına bakılmaksızın hukuk karşısında hesap vereceğini belirtti. Kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'nde de çalışma başlatılacağını açıklayan Üstel, hükümet olarak Meclis'e araştırma önergesi sunduklarını bildirdi. Üstel, "Bu konuda Cumhuriyet Meclisimizde bir araştırma komitesi kurulması ve çalışmaların Cumhuriyet Meclisinde başlaması için dünden itibaren müracaatımızı yapmış bulunmaktayız" ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, gelişmelere ilişkin akşam saatlerinde yeniden halka ve ailelere bilgi vereceğini kaydederek bütün naaşlara tek tek ulaşmayı ümit ettiklerini söyledi.

"Kesin süre veremiyoruz"
Basın mensuplarının arama çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına ilişkin sorusunu yanıtlayan Üstel, umudun hiçbir zaman tükenmeyeceğini söyledi. Deniz Kuvvetleri personelinin umutların gerçeğe dönüşmesi için 7 gün 24 saat çalıştığını belirten Üstel, çalışmaların ne zaman sonuçlanacağına ilişkin kesin bir süre verilemeyeceğini ifade etti. Konunun tamamen teknik olduğunu dile getiren Üstel, 554 metre derinlikte çok zor şartlarda yürütülen bir çalışmadan söz edildiğini vurguladı.

Ulaşılan 2 naaşın kimlik tespiti çalışmaları sürüyor

Üstel, ulaşılan 2 naaşın kimlik tespitine ilişkin bir gelişme olup olmadığı yönündeki soru üzerine naaşların Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü açıkladı. Kimlik tespitinin ardından ailelere bilgi verileceğini belirten Üstel, "Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelerimize duyuracağız" dedi.

Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı

Mersin'in Tarsus ilçesinde 2 ayrı inşaatta yaşanan kazalarda 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı

04.09.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.09.2026 12:17:48
İHA
 
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Atatürk Mahallesi Atatürk Caddesi üzerindeki inşaatta çalışan T.B. (48) ile M.B. (38) iskeleden düştü. Mesai arkadaşlarının ihbarıyla olay yerine sevk edilen ambulanslarla 2 işçi ilçe devlet hastanesine kaldırıldı.

Kırklarsırtı Mahallesi 2673 Sokak'ta yaşanan kazada da iddiaya göre, inşaatta çalışan Abdülkadir Polat (43), dengesini kaybederek aşağı düştü.



Haber verilmesi üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırılan Polat, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Her iki olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"

Mersin Uluslararası Limanı'nda içinde kimyasal madde bulunan bir konteynere iş makinesi devrilmesi sonucu sızıntı yaşandığı, tedbir amaçlı 35 kişinin hastaneye sevk edildiği bildirildi. Mersin Valiliği tarafından yapılan açıklamada: "AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır" denildi

04.09.2026 12:11:00
İHA
 
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Alınan bilgiye göre, Mersin Limanı'nda bir iş makinesinin konteynerin üzerine devrilerek delmesi sonucu gaz sızıntısı meydana geldi. İddiaya göre, yaşanan sızıntı nedeniyle limandaki operasyonlar geçici olarak durduruldu, çalışanlar tedbir amacıyla liman sahasının dışına çıkarıldı. Bölgeye AFAD, sağlık, itfaiye ve ilgili kurumlara bağlı ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından 35 kişi, tedbir amaçlı belirli hastanelere götürüldü.

Öte yandan maddenin boya gibi ürünlerde kullanılan Etil akrilat olduğu, kimyasal güvenlik literatüründe ise 'orta derecede toksik' olarak sınıflandırıldığı, yoğun temasın sağlık açısından zararlı olabildiği öğrenildi.

"Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir"

Konuyla ilgili Mersin Valiliği'nden açıklama geldi. Açıklamada:" 04 Eylül 2026 tarihinde saat 02.20 sıralarında, Mersin Uluslararası Limanı'nda bir iş kazası meydana gelmiştir. Olay yerine sevk edilen AFAD ekiplerince yapılan incelemede, iş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği ve etil akrilat olarak değerlendirilen maddenin çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu tespit edilmiştir. AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır. Tedbir amacıyla bölgede güvenlik alanı oluşturulmuş ve kısa sürede konteyner izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşınmıştır. Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin genel sağlık durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir. Durumdan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz .Olaya ilişkin çalışmalar, Valiliğimiz koordinasyonunda ilgili kurumlarımızca titizlikle yürütülmektedir" denildi.

Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında çıplak bedeni kafatasından ayrılmış halde bulunan Abdurrahman Aysu'nun failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüphelilerin tespit edilerek gözaltına alındığı bildirildi

04.09.2026 11:39:00
İHA
 
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Manisa'nın Akhisar ilçesinde marangozluk yapan evli 2 çocuk babası Abdurrahman Aysu kaybolduktan 13 gün sonra 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında başı koparılmış ve çıplak halde cesedi bulunmuştu.

Olayın üzerinden geçen 10 yılın ardından Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda cinayetin aydınlatıldığı açıklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Manisa Akhisar'da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu'nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı" ifadelerini kullandı.

Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası

Anadolu’nun kalbinde, işgal altındaki bir vatanın kaderini değiştiren ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin harcını karan Sivas Kongresi, Türk tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri olma niteliğini koruyor. 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan bu tarihi kurultay, yalnızca yerel bir direnişin organizasyonu değil, milletin kendi geleceğini kendi eliyle tayin ettiği tam bağımsızlık manifestosudur

04.09.2026 11:37:00
Hasan Gündoğdu
 
Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası
Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası
Amasya Genelgesi'nden Sivas'a uzanan çetin yol

Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla başlayan örgütlenme süreci, Amasya Genelgesi'nde dile getirilen "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ilkesiyle hukuki ve siyasi bir boyut kazanmıştı.

Bu çağrının en somut adımı olarak planlanan Sivas Kongresi; İstanbul Hükümeti'nin engelleme çabalarına, İtilaf Devletleri'nin baskılarına ve Elazığ Valisi Ali Galip'in kongreyi basma girişimlerine rağmen kararlılıkla toplandı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün dönüştürücü rolü

Mustafa Kemal Paşa'nın kongredeki rolü, askeri bir liderliğin ötesine geçerek diplomatik ve stratejik bir deha sergilemesini sağladı. Sivas Mekteb-i Sultani binasında gerçekleşen görüşmelerde kongre başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Atatürk, birçok başarılara imza attı

Liderlik ve meşruiyet mücadelesi: İstanbul Hükümeti'nin hareketi "yasadışı" ilan etme çabalarına karşı, Anadolu'daki halk iradesini meşru kılacak hukuki zemini inşa etti.

Manda ve himaye fikrine kesin darbe: Kongre süresince en çetin tartışmalar, Amerikan veya İngiliz mandasını savunan delegelerle yaşandı. Mustafa Kemal Paşa'nın kararlı tutumu sayesinde "Manda ve himaye kabul olunamaz" ilkesi nihai olarak benimsendi ve tam bağımsızlık dışındaki tüm formüller reddedildi.

Örgütlerin tek çatı altında birleştirilmesi: Doğu ve Batı Anadolu'da bölgesel olarak faaliyet gösteren tüm direniş cemiyetleri, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi. Böylece milli mücadele, bölgesel karakterden kurtularak ulusal bir nitelik kazandı.

Halkı bilgilendirme ve basın gücü: Milli iradenin sesini hem iç kamuoyuna hem de dünyaya duyurmak amacıyla Sivas'ta İrade-i Milliye gazetesinin çıkarılması kararlaştırıldı.

Tarihi önemi: Yeni devletin yürütme organı doğdu

Sivas Kongresi'nin en stratejik sonuçlarından biri de Heyet-i Temsiliye'nin (Temsil Heyeti) yetkilerinin tüm yurdu kapsayacak şekilde genişletilmesi ve başkanlığına Mustafa Kemal Paşa'nın getirilmesi oldu.

Bu gelişmeyle birlikte Temsil Heyeti, TBMM açılıncaya kadar geçici bir hükümet gibi çalışarak milli mücadelenin tek yürütme organı haline geldi.

İstanbul Hükümeti ile her türlü haberleşmenin kesilmesi kararı üzerine, baskılara dayanamayan Damat Ferit Paşa Hükümeti istifa etmek zorunda kaldı. Bu durum, Anadolu hareketinin İstanbul yönetimine karşı elde ettiği ilk büyük siyasi zafer olarak tarihe geçti.

Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı

Sivas Kongresi, yalnızca bir savaş stratejisinin belirlendiği yer değildir; aynı zamanda Misak-ı Milli sınırlarının çizildiği, halk iradesinin tecelli ettiği ve gelecekte kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuki ve siyasi temellerinin atıldığı bir mutabakat metnidir.

Atatürk'ün daha sonra "Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar alındı" sözleriyle önemini vurguladığı Sivas Kongresi, Türk milletinin esaret kabul etmeyen çelikten iradesinin abidesi olarak tarihteki yerini korumaktadır.

Silivri açıklarında meydana gelen kazaya ilişkin ön tespit raporu hazırlandı: 2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi

Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin bilirkişi heyetince ön tespit raporu hazırlandı. Raporda, gemide birinci kaptanın, seyir emniyetinin sağlanmasına ilişkin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, üçüncü kaptan ve vardiya zabitinin ise çatışmayı önlemek için gerekli tedbirleri zamanında ve etkin şekilde almadığı tespit edildi

04.09.2026 11:10:00
İHA
 
Silivri açıklarında meydana gelen kazaya ilişkin ön tespit raporu hazırlandı: 2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi
Silivri açıklarında meydana gelen kazaya ilişkin ön tespit raporu hazırlandı: 2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi
İstanbul Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı.

Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında, geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma devam ederken, deniz kazası bilirkişi heyetince ön tespit raporu hazırlandı. Raporda, ALSU isimli gemide birinci kaptan olarak görev yapan şüpheli Ahmet Eraslan'ın seyir emniyetinin sağlanmasına ilişkin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği belirlendi.

Yürütülen çalışmalarda, olay sırasında üçüncü kaptan ve vardiya zabiti olarak görev yapan şüpheli Murat Evciman'ın ise çatışmayı önlemek için gerekli tedbirleri zamanında ve etkin şekilde almadığı tespit edildi.

Dün adliyeye sevk edilen Ahmet Eraslan ile Murat Evciman, 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklandı. 4 şüpheli şahıs ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

İstanbul'da DEAŞ'la bağlantılı olduğu değerlendirilen zanlı operasyonla etkisiz hale getirildi

İstanbul'da, terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı olduğu ve Türkiye'de terör saldırısı planladığı değerlendirilen şüpheli, polis ekiplerince düzenlenen operasyonda etkisiz hale getirildi

04.09.2026 07:00:00
AA
 
İstanbul'da DEAŞ'la bağlantılı olduğu değerlendirilen zanlı operasyonla etkisiz hale getirildi
İstanbul'da DEAŞ'la bağlantılı olduğu değerlendirilen zanlı operasyonla etkisiz hale getirildi

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünce koordineli olarak yürütülen çalışmalarda, DEAŞ ile bağlantılı olduğu ve ülkede terör saldırısı planladığı değerlendirilen Berkan Ç'nin (21) yakalanmasına yönelik Sultanbeyli'de operasyon düzenlendiği belirtildi.

Şüphelinin görevli polislere ateş açması üzerine karşılık verildiği ifade edilen açıklamada, Berkan Ç'nin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Bu sırada bir kişinin yaralandığı kaydedilen açıklamada, konuyla ilgili tahkikatın sürdüğü bildirildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, NSosyal hesabından operasyonla ilgili yaptığı paylaşımda, "Milletimizin huzuruna, devletimizin güvenliğine kasteden terör odaklarına karşı kararlılıkla mücadele eden Milli İstihbarat Teşkilatımızı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzü yürekten tebrik ediyorum. Gece gündüz demeden, büyük bir cesaret ve fedakarlıkla görev yapan tüm kahramanlarımıza teşekkür ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin." ifadelerini kullandı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.