logo
29 HAZİRAN 2026

Kapatılan belediyelere sevindirici haber

21.12.2008 00:00:00
 
Danıştay 8. Dairesi, Giresun'un Bulancak İlçesi Kovanlık Belediye Başkanlığının, belediyenin kapatılması kararına karşı açtığı davada, belediyenin tüzel kişiliğinin devam ettiğine karar verdi.

 

Giresun Bulancak İlçesi Kovanlık Belediye Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin 1 Mayıs 2008 tarih ve 2008/34 sayılı genelgenin iptali istemiyle Danıştay'da dava açtı. Dava dilekçesinde, belediyelerin yetkilerinin ve gelirlerinin arttırılması gerekirken kapatılmasının çözüm olmadığı, belediyelerin kapatılması ile buralarda yaşayan halkın temel hizmetlerden yoksun kalacağı savunuldu. Dilekçede, kamu yararına, Anayasa'ya, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na aykırı olduğu ve Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarının gerçek nüfusu yansıtmadığı ileri sürülen genelgenin iptali ile 5747 sayılı yasanın geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edildi.

İçişleri Bakanlığı davanın reddini istediİçişleri Bakanlığının savunmasında ise belediyenin tüzel kişiliğinin yasayla kaldırılması nedeniyle hasım konumunda bulunulmaması gerektiği ve tüzel kişiliğin yasayla kaldırılmasının idari davaya konu olamayacağını öne sürülerek, "hukuki dayanaktan yoksun" olduğu iddiasıyla davanın reddi istendi. Danıştay 8. Dairesi, belediyenin, yasanın geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle, Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına yönelik talebini karşılık, Yüksek Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararı dikkate alarak davayı esastan inceleyerek sonuçlandırdı. Yasa koyucu tarafından, nüfusu 2000'in altına düşen belediyelerin tüzel kişilikleri sona erdirilerek köye dönüştürülmelerinde, 5393 sayılı yasada yer alan yönteme istisna getirilerek, olağan prosedür yerine liste halinde sayma suretiyle doğrudan yasa çıkarma yolu benimsendiği ifade edildi.

NATO Zirvesi için başkentte üst seviye güvenlik

NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'da alınan güvenlik tedbirleri çerçevesinde polis ekipleri tarafından trafik ve asayiş uygulaması gerçekleştirildi

28.06.2026 18:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi için başkentte üst seviye güvenlik
NATO Zirvesi için başkentte üst seviye güvenlik
NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'da alınan güvenlik tedbirleri çerçevesinde polis ekipleri tarafından trafik ve asayiş uygulaması gerçekleştirildi.
Başkentte, NATO Liderler Zirvesi nedeniyle güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Bu kapsamda polis ekipleri, kentin çeşitli noktalarında trafik ve asayiş uygulamaları gerçekleştirdi.
Denetimlerde kamyon, kamyonet, motosiklet, scooter, şüpheli araçlar ve şüpheli şahıslar üzerinde kontroller yapıldı. Uygulamalara Özel Harekat polisleri de eşlik ederek güvenlik tedbirlerine destek verdi.
Ekipler, sürücülerin evraklarını ve araçlarını kontrol ederken, kurallara aykırı hareket ettiği tespit edilen sürücüler hakkında trafik ekiplerince idari işlem uygulandı.
Ailecek dede ziyaretinden döndüklerini dile getiren bir vatandaş, "Yüksek dereceli insanların gelmesi nedeniyle önlemlerin artırılmasını normal karşılıyorum. Zaten İletişim Başkanlığının da belirlediği yönergeler, yol izlenimleri var. Sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Umarım her şey yolunda gider" dedi.
Kırıkkale'den arkadaşlarını görmek için geldiğini söyleyen ve araç muayenesinin olduğunu belirten Mehmet Sümbül, "7-8 Temmuzda trafik durgun olacaktır diye düşünüyorum. Güzel önlemler alındığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
NATO zirvesinin iyi geçeceğini düşünen ve uygulama noktasında denetime giren Mevlüt Aydemir, "Çok güzel, her zaman olsun böyle. Önlemler biraz daha artırılsın, daha iyi. Ankara'mız da güzelleşti bu ara, dikkat ediyorlar. Trafik tabii biraz sıkıntılı. Böyle önlemlerin artırılması daha iyi" diye konuştu.
Polis ekiplerinin, NATO Liderler Zirvesi süresince kent genelindeki güvenlik ve trafik denetimlerini aralıksız sürdüreceği öğrenildi.İHA

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

28.06.2026 15:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İzmir'de inşaat ve imar usulsüzlükleri iddialarına yönelik düzenlenen rüşvet operasyonunda gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İzmir'de Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında, aralarında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in de aralarında bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturma dosyası kapsamında alınan MASAK hesap hareketleri, ilk dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden birinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler, HTS kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, kamera kayıtları, müşteki müteahhitlerin beyanları, mali analiz raporu, imar dosyaları, müfettiş raporları, müştekinin savcılığa verdiği ses kayıtları ve kamera kayıtları dikkate alınarak bu operasyon için düğmeye basıldı. Gözaltına alınan şüphelilerin rüşvet, irtikap ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını örgütlü şekilde işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesine dayanan somut delillerin bulunduğu öğrenildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra önceki gün adliyeye sevk edilen şüphelilerden İmar ve Şehircilik Müdürü Esin Uysal, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Aynı operasyon çerçevesinde gözaltına alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in annesi M.Y. ise emniyetteki ifadesinin ardından dün serbest bırakıldı.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen şüphelilerden Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öte yandan, Seferihisar Taşdibi mevkiinde kaçak yapı sahibi olduğu iddia edilen Ertan Korkmaz ise serbest bırakıldı.İHA

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

28.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi.
Türkiye'de siyasileri önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle istediği gibi kullanan bir sistem olduğunu söyleyen Önder, "Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor" dedi. BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle: "Siyasetin en büyük sorunu kirlenmiş olmasıdır. Bunu hep konuşuyoruz ve konuşmaya da devam edeceğiz. Çünkü bugün ülkemizde yaşadığımız sorunların temelinde kirli siyaset ve kirli siyasetçiler yatmaktadır. Milletvekillerinin parti değiştirdiğini, transferlerin havada uçuştuğunu ve belediye başkanlarının sık sık partilerinden istifa ederek, el öpüp iktidar partisine geçtiğini her gün görüyoruz. Bu sürecin giderek hızlandığı bir dönemden geçiyoruz.

"Siyaseti rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor"

Bu ülke siyasetinin iki temel kirlenmişlik sorunu vardır. Birincisi; siyaseti rant elde etmek, güç ve para kazanmak için bir araç olarak gören ve siyaseti meslek edinmiş siyasetçilerdir. Partiler değişiyor, yeni partiler kuruluyor; ancak bakıyorsunuz, partilerin adı yeni olsa da aynı kişiler yine siyasetin içinde yer alıyor. Siyaseti bir rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor.

"İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil"

İkinci sorun ise kirli ilişkiler ağıdır. İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil. Muhalefet partisinin liderine, iktidarı değiştirecek aday diye oy veriyorsunuz; ancak bir süre sonra aynı kişinin iktidara hizmet ettiğini görüyorsunuz. Gün geliyor, iktidara kimsenin yapmadığı iyilikleri yapıyor. Ya da muhalefet partisinden belediye başkanı seçiyorsunuz; ardından o kişinin iktidar partisine katıldığını görüyorsunuz.

"Önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle sizi istediği gibi kullanan bir sistem"

Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor. Çünkü ülkemizde, siyasette önünün açılması için adeta adı konulmamış bir anlaşma varmış gibi görünüyor. Önce kirleneceksiniz, sonra bu kirli ilişkiler ağının bir parçası hâline geleceksiniz. Ardından önünüz açılacak; ancak bu kirlenmişlik nedeniyle sizi kirletenler, sizi istedikleri gibi yönlendirebilecekler.

"Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir"

Bu sistem kirlidir. Sistem dışında kalmış, sistemin içine girmemiş ya da sistem tarafından kabul edilmemiş partilere, Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir. Onlarla birlikte yürümeniz, bizimle birlikte hareket etmeniz gerekir. Aksi hâlde bu kirli sistemin içinde yer alan, biraz önce anlattığım iki kısır döngünün parçası olan partilerden ve siyasetçilerden ülkeye ne hizmet gelir ne de hayır gelir. Üstelik verdiğiniz oyun nereye gideceğini de bilemez duruma düşersiniz. Bu nedenle millet, alternatifini kendisi oluşturmalı; sistem dışında tutulmuş olanlara dört elle sarılmalıdır."

Bak sen işe!

Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) 2'nci Dairesi, Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatları, Ergenekon süreçlerinde rol alan, meslekten ihraç edilen eski yargı mensuplarından tahsil edecek

28.06.2026 09:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bak sen işe!
Bak sen işe!
Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) 2'nci Dairesi, Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatları, Ergenekon süreçlerinde rol alan, meslekten ihraç edilen eski yargı mensuplarından tahsil edecek.

Ergenekon davasının adli aşamalarında rol alan savcı ve hakimlere yönelik başlatılan disiplin soruşturması, Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi tarafından karara bağlandı.
Alınan kararda, adil yargılanma hakkının çiğnendiğini ortaya koyan saptamalar dikkati çekti.

Söz konusu kararda; Ergenekon yargılamaları boyunca hukuki kanıtlarla asıl gerçeği bulmak yerine, sahteliği adli ve teknik incelemelerle kanıtlanmış dijital materyallerin, dışarıdan müdahale edilerek hazırlanan dosyaların ve şaibeli gizli tanık ifadelerinin kararlara dayanak yapıldığı vurgulandı.

Bu dönem zarfında sanıkların lekelenmeme hakkı ile masumiyet karinesinin yok sayıldığı ifade edilirken; avukatların delilleri incelemesinin engellendiği, savunma hakkını sekteye uğratan yöntemlerin kullanıldığı ve dava sürecinin medyadaki algı operasyonlarıyla şekillendirildiği tespiti yapıldı.

Dairenin gerçekleştirdiği incelemeler kapsamında; 240 iddianın yer aldığı 30 farklı soruşturma dosyası ile içinde Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararı verdiği dosyaların da bulunduğu 57 rücu dosyası dahil toplam 87 dosya üzerinden eylemler mercek altına alındı.

İncelemelerin neticesinde, geçmişte farklı FETÖ soruşturmaları nedeniyle zaten meslekten uzaklaştırılmış durumdaki 62 savcı ve hakim için, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası işletilerek bir kez daha meslekten ihraç kararı alındı.

Kararın bir diğer önemli boyutu ise devlet kasasından Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatlar için rücu sürecinin başlatılması oldu.

Buna göre, mağdurlara verilen söz konusu tazminat bedelleri, Ergenekon kumpasında görev üstlenen ve meslekten atılan bu eski yargı üyelerinden geri alınacak.


Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor


 
Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

27.06.2026 13:34:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Gölbent Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.
Rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayılan alevlere havadan 2 helikopter, karadan ise 6 arazöz ile 2 su ikmal aracıyla müdahale ediliyor.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için başlattığı çalışmalar devam ediyor. Seydikemer'de geçen yıl da orman yangınları yaşanmıştı. 

Yetkili servis şikayetleri katlandı


 
Şikayetvar, elektronik ürün yetkili servislerine yönelik şikayetlerin son bir yılda yüzde 109, beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayetlerin ise yüzde 59 arttığını açıkladı. En çok şikayet edilen konular ise; uzun onarım süreleri, garanti anlaşmazlıkları ve yedek parça sorunları olarak kaydedildi.

27.06.2026 10:41:00
HASAN GÜNDOĞDU
 
 Yetkili servis şikayetleri katlandı
 Yetkili servis şikayetleri katlandı

Şikayetvar verilerine göre elektronik ürün yetkili servislerine ilişkin şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 694 seviyesinden bin 452'ye yükselerek yüzde 109 arttı. Beyaz eşya yetkili servislerinde ise şikayet sayısı 2 bin 812'den 4 bin 467'ye çıkarak yüzde 59 artış gösterdi. Beyaz eşya ve yedek parça sitelerine yönelik şikayetler de yüzde 96 yükselerek 304'e ulaştı.

Onarım süreleri uzun sürüyor

Platform tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Elektronik ürünlerde yaşanan arızaların ardından servis desteğine başvuran tüketiciler, en çok uzun onarım süreleri, yedek parça bekleme süreçleri ve aynı arızanın tekrar etmesinden şikayet ediyor. Özellikle akıllı telefon, televizyon ve bilgisayar gibi yüksek maliyetli ürünlerde kullanıcılar, yeni ürün satın almak yerine mevcut cihazlarını kullanmaya devam etmeye çalışırken servis süreçlerinde yaşanan aksaklıklar mağduriyet yaratıyor. Servis süreçlerinin uzaması, garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar ve onarım sonrasında aynı arızanın tekrar etmesi öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.

Beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayet sayısı 4 bin 467'ye ulaştı. Özellikle klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi günlük yaşamın vazgeçilmez ürünlerinde servis randevularının gecikmesi, arızaların giderilememesi ve garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar öne çıkıyor. Tüketiciler, servis sürecinin haftalarca uzaması nedeniyle günlük yaşamlarının aksadığını belirtirken, bazı şikayetlerde aynı arıza nedeniyle birden fazla servis kaydı açıldığı görülüyor. Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte servis yoğunluğunun da şikayetlere yansıdığı dikkat çekiyor.

Yedek parça sitelerine yönelik şikayetlerdeki yüzde 96'lık artış da dikkat çekiyor. Veriler, tüketicilerin yalnızca tamir hizmetlerine değil, ürünlerini daha uzun süre kullanabilmek için yedek parçaya da daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tüketiciler; sipariş edilen parçaların gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, stokta görünen ürünlerin temin edilememesi ve iade süreçlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çözüm arıyor. Artan ürün fiyatları nedeniyle cihazlarını yenilemek yerine onarmayı tercih eden kullanıcılar için yedek parçaya erişim daha kritik hale geliyor."

Başlıca şikayet başlıkları

Şikayetvar verilerine göre yetkili servis ve yedek parça kategorilerinde öne çıkan şikayet konuları şöyle:
• Garanti kapsamı ve garanti süresine ilişkin anlaşmazlıklar
• Uzayan onarım süreçleri
• Servis randevularına uyulmaması
• Yedek parça temininde yaşanan gecikmeler
• Aynı arızanın tekrar etmesi
• Ürün değişim ve iade taleplerinin karşılanmaması
• Kurulum ve montaj sırasında yaşanan sorunlar
• Müşteri hizmetlerine ulaşamama
• Yüksek servis ve yedek parça ücretleri...

Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars merkezli 9 ilde, internet üzerinden "evde paketleme işi" vaadi ve sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 29 şüpheliden 21'i tutuklandı

27.06.2026 09:57:00
AA
 
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "evde paketleme iş imkanı" vaadiyle bir kişinin dolandırılması üzerine çalışma başlattı.

Polis ekiplerince yapılan çalışmalarda, Letgo ve Sahibinden.com isimli internet siteleri üzerinden ürün satışı adı altında sahte ilanlar ve Facebook, Instagram, TikTok sosyal medya uygulamaları üzerinden "evde paketleme iş imkanı" adı altında dolandırıcılık yapıldığı ve banka hesap bilgilerini kullandıran şüpheliler tespit edildi.

Araştırma ve tespitler neticesinde 54 kişinin dolandırıcılık mağduru olduğu ve milyonlarca lira müşteki zararı belirlendi.

Bu kapsamda şüphelilerin yakalanması için Kars merkezli, Mersin, Şanlıurfa, Van, Gaziantep, Yalova, Aydın, Diyarbakır ve Adana'da 32 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 29 şüpheli gözaltına alınarak Kars İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 21'i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, değerli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı

27.06.2026 07:47:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında tespit edilen 241 şüpheliden 225'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 218'i 25 Haziran Perşembe ve 26 Haziran Cuma günü mevcutlu olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.

Getirilen 6 şüpheli başsavcılıkta serbest bırakılırken, 212 şüpheli ise terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sulh ceza hakimliğince yapılan sorgu işleminin ardından 178 şüpheli tutuklanırken, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
 
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamanın ardından yangın çıkarken, 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı

26.06.2026 17:56:00 / Güncelleme: 26.06.2026 18:06:02
İhlas Haber Ajansı
 
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'nin Bor ilçesine bir havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 1 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, çıkan yangını söndürmek için çalışma başlatıldı.  

İlçede bulunan bir havai fişek fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de patlamanın ardından çıkan yangına müdahale etti.

Gelen bilgilere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı, çıkan yangının ise kontrol altına alındığı bildirildi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.