logo
28 EYLÜL 2026

Kapitalizmde devlet 3: Amaca ulaşmak için her araç yasaldır

Makyavel’in IL Principe isimli eserindeki bazı genel kurallar şunlardır:

07.07.2026 00:56:00
Haber Merkezi
 
Kapitalizmde devlet 3: Amaca ulaşmak için her araç yasaldır
Kapitalizmde devlet 3: Amaca ulaşmak için her araç yasaldır
Makyavel'in IL Principe isimli eserindeki bazı genel kurallar şunlardır:

– Amaca ulaşmak için her araç yasaldır.

– Kötülükleri birden yap çabuk unutulsun; iyilikleri azar azar yap, vatandaşlar sana bağlı kalsın.

– Vatandaşları kendine muhtaç et.

– Seçilinceye kadar cömert, seçildikten sonra cimri ol.

– İnsanlara merhametli, dindar, bilge, doğru ve adil gözük ki, halk seni zaten uzaktan tanıyamaz; senin gerçek yüzünü az bir kesim anlar. Onlar da çoğunluk arasında seslerini duyuramaz.

– Verdiğin sözün sana zararı varsa tutma.

– İktidara gelmek için kurnaz ol.

– İnsanlar senden korksun.

İşte bu ve benzeri görüşler, üzerine oturan kapitalist devlet anlayışı, bugün de Makyavelist sıfatları fazlası ile korumaktadır.







Kapitalist anlayışta, Fukuyama'nın Tarihin Sonu teorisi, aslında Yeni Dünya Düzeni'nin de başlangıcıdır. Çünkü ABD Başkanı G. W. Bush'un Körfez Savaşı sırasında dile getirdiği yeni dünya düzeni, "insan hakları ve piyasa–pazar ekonomisi" olarak ifade edilebilecek devlet ve ekonomi anlayışlarını bundan sonra silah zoruyla tüm dünyaya kabul ettireceğinin ilk sinyalleriydi.  

Bu düzene yönelik tepkiler nedeniyle, hiçbir devlet yetkilisinin kapitalizm dememesi de ayrıca dikkat çekicidir. Bundan sonra ideoloji olarak kapitalizmden değil, dünya halklarına tek süper güç olarak kalan ABD tarafından zorla dayatılan demokrasi ve insan haklarından bahsedilecektir.

Körfez Savaşı sonrasında Somali, Bosna ve Kosova müdahaleleri ile devam eden "yeni düzen", 11 Eylül saldırılarının arkasından Afganistan ve Irak'ta sürmüş; silah zoruyla demokratikleştirme çalışmaları BOP adı altında tüm dünyada meşruiyet zemini aramaya çalışmaktadır.

BOP ve Ilımlı İslam projeleri ile 22 İslam devletinin sınırlarını, sistemlerini ve hatta inançlarını kendi koyduğu kurallara göre değiştireceğini ilan eden ABD yaklaşımı, Batının 21. Yüzyılda adına açıkça "kapitalizm" demediği sisteminin demokrasi anlayışının vahşice hayata geçirilmesidir.







Bush'un binlerce masum Iraklıyı katlettiği saldırı için, Irak savaşına yol açan kitle imha silahları istihbaratının büyük ölçüde yanlış çıktığını itirafı, Batının sırf kendi menfaatleri için binlerce insanı katletmekten çekinmeyen devlet politikasıdır. Bu itirafa rağmen Irak'tan çekilmeyeceklerini söyleyen Bush, "Dünyaya ABD'nin sözünü tutamadığı mesajını veririz, bölgedeki diktatörler bize gülerler..." diyebilmektedir.  

BOP örneğinde gördüğümüz gibi demokrasi uygulamalarının asıl amacı devletlerin parçalanarak küçültülmesidir.

Küreselleşen dünyada sınırların kalkmasından bahsedenler, artık büyük ve güçlü devletlere değil, küçük devletlere ihtiyaç olduğundan bahsetmektedirler. Bunun uygulanmasında yürürlükteki sitemin bazı kuralları veya işleyişiyle ilgili konular, söz konusu küresel talepler doğrultusunda bizzat devlet eliyle değiştirilmektedir.

Devlet mekanizmasının faydasını, gelişmiş ülkeler, çokuluslu şirketler ve AB gibi geniş ölçülü kuruluşlar görürler. Kuralları koyanlar, ülkelere ve devletlere kaidenin bozulmaması için demokratik rejimleri en geniş ölçüde yerleştirmek, insan haklarına yaygın biçimde uyulması ve serbest piyasa ekonomisinin piyasalarda uygulanmasını şart koşarlar.







IMF, Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların gelişmekte olan ülkelerden kalkınma adına istediklerine baktığımızda bu hakikat açıkça görülecektir.

Zorla kabule dayanan bu sistemde, devleti var eden vatandaşların hak ve menfaatleri diye bir düşünce tarzına rastlamak mümkün değildir. Küresel mantığa göre devlet denilince, sistemin ve hedef aldığı kesimin devamıdır önemli olan...

Batı felsefesinin önde gelen düşünürü Platon, Devlet isimli eserinde, adaleti şöyle tarif etmiştir: "Adalet, güçlünün işine gelendir. Sonuna kadar varan bir adaletsizlik, hür adama adaletten daha çok yakışır."







16. yüzyılda Thomas More, Ütopya adlı eserinde Batı medeniyetinin hayalindeki devleti yazmıştır. Her şeyin maddeye dayalı olduğu bu devlette, 54 büyük şehri bulunan hilal biçimindeki bir adadan, evlerden, çiftliklerden, zirai alanlardan ve çalışan insanlardan bahsetmektedir.

Çalışma saatleri, şehirlerdeki ev sayıları, aile bireylerinin sayısı vb. her şeyin matematiksel rakamlara bağlandığı bu devlette, duyguya ve inanca yer yoktur. Yönetim sistemlerine baktığımızda aynı maddeci anlayışın devamı olarak kurallar oluşturulduğunu görmekteyiz. Liberal ve kapitalist anlayışlarda devlet, genel manada, sermayeyi elinde bulunduran zümrenin haklarını koruyan bir misyon üstlenmiştir.

"Zira kapitalizm, tarihsel olarak özel mülkiyet ve yarışma mekanizmalarından geçen bir zenginleşme tekniğidir" 

Bu yönüyle kapitalizm, doğal seleksiyon fikrine, yani güçlünün hayatta kalacağı, zayıfların ise ezilip yok olacağı fikrine dayanan Darvinizm'in iktisadi ve siyasi yansımasıdır. Kapitalizm sermaye egemenliğine dayanır. Özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra ve 20. yüzyılın içerisinde serbest piyasa ekonomisi yoluyla, faiz başta olmak üzere başka bir takım yöntemlerle sermayenin tekelleşmesinin önünü açan kapitalizm, fertler arasında ciddi bir gelir dengesizliğine sebep olmuştur.







Bugün, ABD ve AB ülkelerinde mutlu küçük azınlıklara karşın, yoksul ve mutsuz insan kitlelerinin varlığı bu uygulamanın neticesidir. Böyle bir ortamda devlet, sadece sermaye sahiplerinin hâmisi konumundadır. Oysa devletin fonksiyonu, sermayenin belli ellerde birikiminin önünü açmak değil, toplumun bütün birey ve sınıflarının mevcut imkânlardan adaletli bir biçimde yararlanmasını sağlamaktır.

Ancak kapitalizmde;

– Faiz yoluyla tekelleşen sermaye, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmıştır. Kapitalizmin hakim olduğu toplumda kimse bu labirenti aşamaz.

– Bu uygulamanın sosyal bir yansıması olarak, söz konusu toplumlarda tabana inildikçe refah seviyesi düşer. İnsanlar eğitim hakkını, yönetime katılma, seçme, seçilme hakkını zengin sınıflarınki gibi kullanamaz. Sağlık vb. gibi en temel hizmetlerden olması gerektiği gibi yararlanamaz.

– Kapitalist toplumda para stoklanmıştır. Piyasalarda elden ele dolaşmaz. İşçi hakları, sendika hakları vs. sık sık gündem edilse bile bir işçi hiçbir zaman işçi olmaktan kurtulamaz.

Sosyal Devlet projemizde ise, bunun tam tersi olarak, en alt kademedeki bir işçinin dahi, çalışkanlığı ve kabiliyeti nispetinde bir işveren olması mümkündür. Çünkü para, faiz yoluyla stoklanmayacak, piyasalarda dolaşacak, herkese proje mukabili kredi imkanı tanınacaktır. Zira, Sosyal Devletin en önemli görevlerinden biri budur." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.