logo
27 HAZİRAN 2026

Karakale Harabesi: Zamanın unuttuğu bir kale

Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde, Aras Nehri'ne nazır sarp kayalıklar üzerinde yükselen Karakale Harabesi ve içindeki gizemli Karakale Hanı, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, sessiz ama görkemli bir tanıktır

17.01.2026 00:10:00
Hasan Gündoğdu
Karakale Harabesi: Zamanın unuttuğu bir kale
Karakale Harabesi: Zamanın unuttuğu bir kale
Karakale Harabesi, Iğdır Ovası'nın batısında, Türkiye-Ermenistan sınırına yakın bir noktada, Sürmeli Çukuru'nun en yüksek tepelerinden birinde konumlanmıştır. Bu konum, kaleye hem savunma hem de gözetleme açısından büyük avantaj sağlamıştır.
 

Tarihi derinlik

 
M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzanan geçmişiyle Karakale, Urartular tarafından inşa edilmiştir. Zamanla Asurlular, Persler, Romalılar ve Bizanslılar gibi birçok medeniyetin kontrolüne geçmiştir.
 
12. yüzyılın sonlarında Selçuklular tarafından yeniden inşa edilerek bugünkü görünümünü kazanmıştır. 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun hâkimiyetine giren kale, 19. yüzyılda terk edilmiştir.

 

Mimari özellikler

 
- Kale, iki büyük kule ve birkaç sur duvarından oluşur.
- Kesme taşlarla inşa edilen surlar, dönemin mimari anlayışını yansıtır.
- Sarp kayalıklar üzerine kurulmuş olması, doğal bir savunma mekanizması oluşturur.


 

Doğal afetlerin etkisi

 
1664 ve 1840 yıllarındaki depremler, kalede büyük yıkıma yol açmış, yapı zamanla harabeye dönüşmüştür.


 

Karakale Hanı: Sessizliğin içindeki gizem

 
Karakale Harabesi'nin içinde yer alan Karakale Hanı, kalenin bir parçası olarak inşa edilmiştir. Ancak hanın kim tarafından ve ne zaman yapıldığına dair kesin bir bilgi yoktur, çünkü üzerinde herhangi bir kitabe bulunmamaktadır.
 

İşlevi ve önemi

 
- Hanın, ticaret yolları üzerinde mola noktası olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
- Bölgedeki efsanelere göre, döneminin ilk fuarlarından biri burada düzenlenmiş olabilir.
- Bu da hanın, sadece konaklama değil, ticaret ve kültürel etkileşim merkezi olarak da işlev gördüğünü gösterir.


 

Kültürel ve turistik değer

 
Bugünkü durumu:
- Karakale Harabesi ve Hanı, günümüzde tamamen harabe halindedir, ancak bu durum bile onların mistik atmosferini azaltmamaktadır.
- Tuzluca ilçesini ziyaret eden gezginler, bu tarihi yapıları keşfederek hem doğayla hem de tarihle iç içe bir deneyim yaşar.
 
Ziyaret önerisi:
- En iyi ziyaret zamanı ilkbahar ve sonbahar aylarıdır.
- Yürüyüş ayakkabısı ve su getirmek tavsiye edilir, çünkü bölgeye ulaşım biraz zorludur ama manzara buna fazlasıyla değerdir.
 
Karakale Harabesi ve Hanı, Anadolu'nun kadim tarihine açılan taş bir kapıdır. Her bir taşında, her bir surunda geçmişin yankısı duyulur. Bu sessiz tanıklar, ziyaretçilerine sadece bir manzara değil, bir zaman yolculuğu sunar.

Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!


 
 
TÜİK'in 2025'e ilişkin 'Zaman Kullanım Araştırması'na göre kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika oldu. Uyku kalitesi ise özellikle sosyal medya hastalığı nedeniyle yerlerde sürünüyor. Çalışan bireyler, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdı. 

27.06.2026 11:45:00
MURAT ÇORBACI
Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!
Türkiye çok lakin kalitesiz uyuyor!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "Zaman Kullanım Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı. Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında yapılan araştırmada bireylerin yaş, cinsiyet ve çalışma durumu gibi değişkenlere göre, bir günlerini hangi faaliyetlere ne kadar süre ayırarak geçirdikleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Verilere göre, uykuya ayrılan zaman geçen yıl 10 yaş ve üzeri fertler için günde ortalama 8 saat 55 dakika oldu. En az uyuyan yaş grunu ise 8 saat 31 dakika ile 35-54 yaş arası...

Kadınlar daha çok uyuyor

Kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika olarak gerçekleşti. Uykuya ayrılan süre, hafta içi günde ortalama 8 saat 41 dakika iken hafta sonu 9 saat 28 dakika olarak ölçüldü. Uykudan sonra bu süreyi 3 saat 15 dakikayla yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakikayla istihdam faaliyetleri (işte geçirilen zaman, iş arama vb.), 2 saat 22 dakikayla hane halkı ve aile bakımı takip etti.

Çalışmaya ayrılan vakit uykudan az!

Yaşı 15 ve üzeri bireylerin, 24 saatte yaptıklarına bakıldığında, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam süre, kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olarak hesaplandı. Çalışan fertlerin, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları belirlendi. Çalışan erkeklerin günde ortalama 6 saatlerini, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları tespit edildi. Yaşı 15 ve üzeri bireylerin hane halkı ve aile bakımına ayırdıkları zaman cinsiyetlere göre incelendiğinde, kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı görüldü. Çalışma durumuna göre değerlendirildiğinde, çalışan kadınların hane halkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin 47 dakika ayırdıkları tespit edildi. Çalışmayan kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 33 dakika, çalışmayan erkeklerin ise 1 saat 17 dakika ayırdığı hesaplandı.

Spora çok az vakit kalıyor

Bireylerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakikayla spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar, bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı. Spor ve doğa sporlarının ardından fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler, sırasıyla 26 dakikayla hobiler ve oyunlar, 37 dakikayla gönüllü işler ve toplantılar oldu. Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporları faaliyetlerine en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki bireylerin ayırdığı belirlendi.

Futbol oynayanlar azaldı, voleybol oynayanlar arttı

Son 4 hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdikleri sportif faaliyetler incelendiğinde, yüzde 11.7 ile yürüyüş veya koşu, yüzde 4.1 ile futbol ve yüzde 2.5 ile aletli spor faaliyetleri dikkati çekti. 2015 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında futbol oynadıklarını belirten bireylerin oranının yüzde 5.2'den yüzde 4.1'e gerilediği, voleybol oynadıklarını ifade eden fertlerin oranının ise yüzde 0.9'dan yüzde 1.4'e çıktığı belirlendi.

55 yaş ve üstü ne yapıyor?

Araştırmada yaş gruplarının zaman kullanımına da yer verildi. 55 yaş ve üstü bireyler, günde 9 saat 13 dakika uyuyor. En çok uyuyan bu yaş grubu 3 saat 18 dakika yemeğe ve kişisel bakıma ayırıyor. Bu kesim, 2 saat 52 dakika ile en çok TV izleyen yaş grubu... Spor ve doğa sporları ise çok az vakitlerini alıyor ki ölçülememiş...

Televizyon, şimdlik sosyal medyanın önünde

10 yaş ve üzeri bireylerin son 4 hafta içindeki eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetlerin yüzde 88.8 ile televizyon izlemek, yüzde 71.7 ile sosyal medyada vakit geçirmek ve yüzde 67.5 ile akraba ziyaretinde bulunmak olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, erkeklerde yüzde 77 iken kadınlarda yüzde 66.6 olarak gerçekleşti. 2015 yılının sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 2025'te en yüksek artış, sosyal medyada vakit geçiren bireylerin oranında oldu. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, 2015'te yüzde 33.9 iken 2025'te yüzde 71.7'ye yükseldi. 2015 yılına göre en belirgin azalış ise gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma faaliyetinde gerçekleşti. Bu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 39.4'ten yüzde 20.1'e düştü.

Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açlık grevi yapan öğretmenlere yönelik "Önce gelip Bakanlığa şikayet etselerdi" açıklamasına eylemcilerden yanıt geldi. Resmi kanalları defalarca denediklerini belirten öğretmenler, "Dilekçelerimiz işleme alınmadı, randevu taleplerimiz reddedildi" dedi

26.06.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, hak gasplarına karşı açlık grevi başlatan öğretmenlerle ilgili yaptığı son açıklamalar gündemdeki yerini koruyor. Bakan Tekin'in, "Keşke açlık grevi yapmadan önce şikayetlerini gelip Bakanlığa söyleseydiler. Şikâyet yoksa kim tedbir alacak?" şeklindeki sözlerine, eylemi sürdüren öğretmenlerden jet hızıyla yanıt geldi. Öğretmenler, idari yolları tüketmedikleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.

"Yasal tüm yolları tükettik"

Açlık grevindeki öğretmenler adına yapılan ortak açıklamada, Bakan Tekin'in "Hukuk devletinde önce idari işlem için itiraz edilir" sözlerine tepki gösterildi. Aylardır seslerini duyurmak için her yolu denediklerini belirten öğretmenler, süreci şu sözlerle özetledi:

"Çalıştığımız kurumlardaki hukuksuzluklara dair hazırladığımız raporları ve şikayet dilekçelerini defalarca Bakanlık evrak kaydına sunduk. Sorunları bizzat aktarmak için Bakanlık bürokratlarından ve Sayın Yusuf Tekin'den aylarca randevu talep ettik ancak hiçbirine olumlu dönülmedi. Okullarımıza gelen müfettişlere uğradığımız mobbingi ve haksızlıkları tek tek anlattık, hiçbir idari soruşturma açılmadı."

"Açlık grevi keyfi bir seçim değildir"

Öğretmenler, açlık grevi eyleminin idari yolların tamamen tıkanması ve kendilerine başka bir çare bırakılmaması sebebiyle başladığını vurguladı. "Hukuk devleti vurgusu yapanlar, önce vatandaşına kulak tıkamayı bırakmalıdır" diyen eylemciler, şu ifadeleri kullandı:

"Kimse durup dururken, keyfi bir şekilde bedenini açlığa yatırmaz. Bizler bu ülkenin öğretmenleriyiz. Keşke Sayın Bakan, 'Şikayet yok' demek yerine, haftalardır Bakanlık binasının birkaç yüz metre ötesinde devam eden çığlığımızı duymayı seçseydi. Kapılar yüzümüze kapanmasaydı, bugün burada açlık grevinde değil, sınıflarımızda öğrencilerimizin başında olurduk."

"Evrak numaralarımızı paylaşmaya hazırız"

Bakanlığın "Bize ulaşmış bir şikayet yok" iddiasına karşı öğretmenler, ellerindeki hukuki belgeleri işaret etti. Bakanlığa sunulan dilekçelerin tarih ve evrak numaralarını kamuoyuyla paylaşmaya hazır olduklarını belirten eğitimciler, somut bir adım atılana ve hakları iade edilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineledi.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri de yaptıkları açıklamalarla öğretmenlere destek vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'nı inkarcı tutumu bırakıp acilen diyalog kanallarını açmaya davet etti.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamanın ardından yangın çıkarken, 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı

26.06.2026 17:56:00 / Güncelleme: 26.06.2026 18:06:02
İhlas Haber Ajansı
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'nin Bor ilçesine bir havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 1 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, çıkan yangını söndürmek için çalışma başlatıldı.  

İlçede bulunan bir havai fişek fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de patlamanın ardından çıkan yangına müdahale etti.

Gelen bilgilere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı, çıkan yangının ise kontrol altına alındığı bildirildi

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ederek AKP'ye geçen belediye başkanlarıyla ilişkin olarak, "Eğer bu seçmen başka bir partiden belediye başkanı seçmek isteseydi seçerdi zaten. Onların kendi tercihi, kendi seçmenlerine hesabını verirler" dedi

26.06.2026 15:03:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler
Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Mamak metrosu şantiyesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve incelemelerde bulundu.

Burada yetkililer tarafından Yavaş ve Şahin'e projenin güncel durumuna ilişkin slayt üzerinden bilgi verildi. Görüşmede, 5 istasyonun fiilen yapımına başlandığı ifade edildi.

Toplantıda proje takvimi de değerlendirildi. Çalışmaların 16 Temmuz 2025 tarihinde başladığı hatırlatıldı. Projenin 14 Ocak 2029'da tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.

Yavaş, bilgilendirmenin ardından ziyaret için ayarlanan bir belediye otobüsüne binerek basın mensupları ile şantiye alanına geçti.

Yavaş, projenin bitim tarihiyle ilgili "Seçimden önceye çekeriz inşallah." ifadesini kullandı.

Yavaş, NATO Zirvesi hazırlıkları vesilesiyle trafiğin kapatılması sonucu birçok iyileştirmeyi yapma fırsatı bulduklarını belirterek, NATO'nun burada yapılmasının Ankara'nın tanıtımı açısından da olumlu olduğunu kaydetti.

Bazı belediye başkanlarının parti değiştirmesine ilişkin soru üzerine Yavaş, "Eğer bu seçmen başka bir partiden belediye başkanı seçmek isteseydi seçerdi zaten. Onların kendi tercihi, kendi seçmenlerine hesabını verirler. Bizim bu anlamda bir kaybımız yok" dedi.

Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak

Okullardaki güvenlik önlemleri artırılıyor. Yeni eğitim dönemiyle birlikte okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil edilecek

26.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Türkiye'de gerçekleşen okul saldırıları sonrasında güvenlik tedbirleri artırılıyor. Önümüzdeki eğitim dönemiyle birlikte okullardaki güvenlik kameraları, KGYS olarak bilinen, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ne bağlanacak. Bu sistem üzerinden polis okullardaki güvenlikle ilgili gelişmeleri izlemeye başlayacak.

Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında bu konudaki çalışmaları anlattı. NTV'nin haberine göre, Bakan Tekin alınacak önlemleri tek tek anlattı:
"İstanbul, Kahramanmaraş ve Siverek'teki okullarımızda yaşanan olaylarla ilgili süreci gerçekleştirenler en ağır cezayı alacak. İçişleri Bakanlığı ile birlikte güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor. Güvenlik açısından risk taşıyan okullarda doğrudan silahlı polis memurunun bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye gezmesi gibi tedbirlerimiz vardı. Bu yıl yeniden o toplantıları yaptık. Önümüzdeki yıl itibarıyla bu tedbirleri daha da sıkılaştıracak adımlar attık."
Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden izleyebilecek durumlara gelecekler. Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, bir kısmı değil. Her okulun şahsına münhasır güvenlik sistemi olacak. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz oyun sitelerindeki davranışları rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak."

KGYS sistemi nedir?
KGYS sistemi, 2007 yılında ilk kez uygulamaya girdi. Polis, illerdeki merkezler ve ana merkez üzerinden, yollar, sokaklar, meydanlar ve sisteme dahil bütün bölgelerdeki gelişmeleri anlık olarak izliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı. Rapora göre kentte hafta sonu 28-29 derece seviyelerinde seyredecek hava sıcaklığı, pazartesi gününden itibaren kademeli olarak artacak

26.06.2026 14:11:00
Haber Merkezi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu yayımladı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava durumu tahmin raporunu kamuoyuyla paylaştı.
Rapora göre, kent genelinde hafta sonu az bulutlu ve açık hava etkili olacak. Yeni haftayla birlikte ise sıcak hava dalgasının etkisini artırması ve hava sıcaklıklarının kademeli olarak yükselmesi bekleniyor.

Sıcaklıklar hafta ortasında 33 dereceye çıkacak
AKOM'un tahminlerine göre İstanbul'da beklenen hava durumu şöyle:
27 Haziran Cumartesi: 28 derece, açık
28 Haziran Pazar: 29 derece, açık
29 Haziran Pazartesi: 30 derece, açık
30 Haziran Salı: 32 derece, açık
1 Temmuz Çarşamba: 33 derece, açık
2 Temmuz Perşembe: 33 derece, açık
Tahminlere göre pazartesi gününden itibaren sıcaklıklar her gün kademeli olarak artacak ve hafta ortasında 33 derece seviyesine ulaşacak.

Hafta boyunca yağış beklenmiyor
AKOM açıklamasında, hafta boyunca kentte yağış beklenmediği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Hafta boyunca yağış beklenmezken havada çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olması bekleniyor. Kuzeyli yönlerden (Poyraz) aralıklarla kuvvetli şekilde (15-45 km/s) esmesi beklenen rüzgarlar güneşli havaya rağmen sıcaklıkların aşırı yükselmesine mani olsa da sıcaklıkların hafta sonu 28-30°C aralığında seyretmeye devam edeceği, yeni hafta başı itibari ile 33°C'ler civarına yükseleceği tahmin ediliyor."

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin “oldukça düşük” olduğunu söyledi. Şimşek’in açıklaması, Külliye'den gelen “öne alınmış seçim” formülü ve JPMorgan’ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü

26.06.2026 12:49:00
Haber Merkezi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük" olduğunu söyledi. Şimşek'in açıklaması, Külliye'den gelen "öne alınmış seçim" formülü ve JPMorgan'ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü.

Son dönemde siyaset kulislerinde ve piyasa raporlarında yeniden hareketlenen erken seçim tartışmalarına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dahil oldu.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında İngiltere'de yatırımcılarla bir araya gelen Şimşek, Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin sunumunda siyasi takvime de değindi. Şimşek, erken seçim olasılığının "oldukça düşük seviyede" kaldığını söyledi.

"ERKEN SEÇİM OLASILIĞI DÜŞÜK"
Şimşek'in sunumunda, ekonomi programına yönelik siyasi desteğin sürdüğü mesajı öne çıktı. Bakan Şimşek, iktidarın "Terörsüz Türkiye sürecinin yolunda ilerlemeye devam ettiğini" savunarak erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük seviyede kaldığını" ifade etti.

Yatırımcılara enflasyon mesajı da veren Şimşek, "enflasyonun daha yavaş bir hızda da olsa düşüşünü sürdürmesinin muhtemel olduğunu" söyledi.

Şimşek, "süregelen dezenflasyon" olarak tanımladığı sürecin arkasındaki başlıkları da şöyle sıraladı:

"Sıkı para politikası duruşu, destekleyici maliye ve gelir politikaları, arz yönlü tedbirler, genişleyen negatif çıktı açığı ve hizmet enflasyonunda kalıcı katılığa dair kanıt bulunmaması."

"DIŞ KIRILGANLIK AZALDI"
Bakan Şimşek, cari açığın arttığını ancak yönetilebilir seviyede kaldığını savundu. Dış finansman tarafında ise daha iyimser bir tablo çizerek "dış kırılganlıkların azaldığını" kaydetti.

Büyümedeki yavaşlama ve eşel mobil sisteminin gelirler üzerindeki etkisine de değinen Şimşek, bütçe açığı hedefinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranla yüzde 3,5 seviyesinde "hala rahatlıkla ulaşılabilir durumda olduğunu" ileri sürdü.

Şimşek, Ocak-Haziran 2026 döneminde iç borç çevirme oranının yüzde 86,4 seviyesinde gerçekleştiğini, yıl geneli için belirlenen yüzde 106 hedefinin altında kalındığını aktardı. Bakan, yıl sonunda bu oranın yaklaşık yüzde 100 civarında gerçekleşmesinin daha olası olduğunu söyledi.

YATIRIMCILARA VERGİ VE İKLİM MESAJI
Şimşek'in Londra temaslarında yalnızca erken seçim ve ekonomi programı yoktu. Bakan, yatırımcılara Türkiye'nin yabancılara sunduğu vergi avantajlarını da anlattı.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamındaki konuşmasında ise iklim finansmanı başlığına geniş yer ayırdı. Şimşek, "İklim eylemi yalnızca çevreyi korumakla ilgili değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumakla ilgili" dedi.

İklim krizinin artık geleceğe ait soyut bir risk olmadığını vurgulayan Şimşek, "İklim kaynaklı şoklar halihazırda altyapıyı, tedarik zincirlerini, gıda sistemlerini ve kamu maliyesini aksatıyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin COP31'e Antalya'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Şimşek, "Dünyanın eksikliği taahhüt değil, uygulama" mesajı verdi. Bakan, iklim hedeflerinin artık uygulanabilir projelere ve finansmana dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomilerin 2030'a kadar her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu, mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını belirtti.

"ASIL SORUN SERMAYE EKSİKLİĞİ DEĞİL"
Şimşek, iklim finansmanında asıl meselenin para yokluğu değil, projelerin finansman bulabilecek hale getirilmesi olduğunu söyledi.

Bakan Şimşek, "Asıl zorluk sermaye eksikliği değil. Asıl zorluk, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürmek" dedi.

Gelişmekte olan ekonomilerin finansman ihtiyacına da dikkat çeken Şimşek, Çin hariç gelişmekte olan ekonomilerin her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını söyledi.

Türkiye'nin COP31 kapsamındaki "İklim Uygulama Köprüsü" girişimini anlatan Şimşek, hedeflerini şu sözlerle özetledi:

"Amacımız basit: Ülkelerin iklim planlarından yatırıma hazır projelere, finansman ihtiyaçlarından da bankalarca finanse edilebilir proje havuzlarına geçmesine yardımcı olmak."

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

26.06.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
Venezuela'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek.
Venezuela'da 40 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5'lik depremlerin ardından arama ve kurtarma çalışmaları sürüyor.

Peş peşe depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , sosyal medya hesabından Venezuela halkı için taziye mesajı yayımlamış ve Venezuela halkının yanında olduğunu sözlerine eklemişti.

AFAD, Türkiye'den bölgeye yardım ekibi göndereceğini açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre, askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığı'ndan 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılay'dan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 adet donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'nın deprem yaşanan bölgesine gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ayrıca bir askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip gönderilecek.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Venezuela 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Yerel saatle 18.00 sıralarında meydana gelen 7,2'lik ilk depremden 40 saniye sonra 7,5'lik deprem, halkı sokağa döktü.

Başkent Karakas'ta yıkılan binalar var.

Depremlerin merkez üssü ülkenin kuzeyindeki Moron kasabası yakınları. Karakas kentine 160 km mesafedeki 7,2'lik ilk sarsıntı, 22 km derinlikte kaydedildi.

Saniyeler sonra aynı bölgede 10 km derinlikte 7,5 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Başkentte bazı binalar yerle bir oldu. Arama kurtarma ekiplerinin çalışması sürürken depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 235'e yükseldi.

Olağanüstü hal ilan edilirken başkentteki Simon Bolivar Havalimanı da yıkıntılar nedeniyle kapatıldı. Büyük paniğin yaşandığı deprem sonrası çok sayıda bina tedbir amacıyla boşaltıldı. İletişim hatlarında kısa süreli kesintiler yaşanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.