Karakoyunlular, Türk-İslam tarihine damga vurmuştur
Karakoyunlular, 14. yüzyılın sonları ile 15. yüzyılın ortaları arasında Doğu Anadolu, Azerbaycan, Güney Kafkasya ve Kuzey Irak'ta hüküm süren, Oğuz Türklerinin Yıva boyuna mensup bir Türkmen hanedanıdır
22.01.2026 00:20:00 / Güncelleme: 22.01.2026 01:10:31
Hasan Gündoğdu
Hasan Gündoğdu





Bu devlet, yalnızca askeri başarılarıyla değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal katkılarıyla da Türk-İslam tarihine damgasını vurmuştur.





Kuruluş ve yükseliş süreci
Karakoyunluların kökeni, 13. yüzyılda Moğol istilaları sonrası Anadolu'ya göç eden Türkmen boylarına dayanır. Bu topluluklar, özellikle Bayram Hoca önderliğinde Erzurum-Erciş-Musul hattında yerleşerek siyasi bir birlik oluşturdular. Devletin kurucusu olarak kabul edilen Kara Mehmed Bey (1380–1389), Karakoyunlu siyasi yapısının temellerini atmıştır.
Ancak Karakoyunluların asıl yükselişi, Kara Mehmed'in oğlu Kara Yusuf döneminde gerçekleşmiştir. Kara Yusuf, Timurlulara karşı direniş göstermiş, 1406'da Tebriz'i ele geçirerek Karakoyunlu Devleti'ni bölgenin en güçlü siyasi aktörlerinden biri hâline getirmiştir.

Siyasi coğrafya ve yayılma
Karakoyunlular, en geniş sınırlarına 1410–1468 yılları arasında ulaşmışlardır. Bu dönemde devletin sınırları:
- Doğuda Hazar Denizi'ne,
- Batıda Erzincan ve Diyarbakır'a,
- Kuzeyde Gürcistan'a,
- Güneyde Bağdat ve Musul'a kadar uzanmıştır.
Başkenti Tebriz olan Karakoyunlu Devleti, yaz aylarında Erciş, kış aylarında ise Musul gibi şehirleri yönetim merkezi olarak kullanmıştır.
Savaşlar ve rakiplerle mücadele
Karakoyunlular, dönemlerinin en güçlü iki siyasi gücüyle mücadele etmişlerdir:

Timurlular: Timur'un 1400'lerde Anadolu'ya yaptığı seferler sırasında Kara Yusuf, Memlükler'e sığınmak zorunda kalmıştır. Timur'un ölümünden sonra Karakoyunlular yeniden güç kazanmıştır.
Akkoyunlular: En büyük rakipleri olan Akkoyunlular ile uzun süren mücadeleler yaşanmıştır. Bu mücadeleler, 1467'de Uzun Hasan'ın Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şah'ı mağlup etmesiyle Karakoyunlu Devleti'nin sonunu getirmiştir.

Devlet teşkilatı ve kültürel yapı
Karakoyunlu Devleti, klasik Türk-İslam devlet geleneğine uygun olarak merkeziyetçi bir monarşi ile yönetilmiştir. Hükümdar, aynı zamanda ordu komutanı ve en yüksek yargı merciiydi.
Kültürel özellikler:
Dil: Resmî yazışmalarda Farsça, edebiyat ve halk arasında ise Türkçe kullanılmıştır.
Sanat: Mimari ve taş işçiliğinde özellikle koçbaşlı mezar taşları dikkat çeker. Bu taşlar, Karakoyunlu kültürünün simgesel anlatımıdır.
Din: Sünni İslam inancı hâkimdir. Ancak Safevîler ile ilişkileri, Şiiliğin bölgede yayılmasında etkili olmuştur.
Karakoyunlu hükümdarları
Kara Mehmed (1380–1389): Devletin temelleri atıldı.
Kara Yusuf (1389–1420): Tebriz alındı, Timurlulara karşı zafer.
İskender (1420–1437): Akkoyunlularla mücadele.


Cihan Şah (1437–1467): En parlak dönem, ardından çöküş.
Hasan Ali (1467–1469): Devletin yıkılışı.
Karakoyunlular, yalnızca bir Türkmen hanedanı değil; aynı zamanda Türk-İslam sentezinin siyasi, kültürel ve sanatsal bir temsilcisidir.
Onların bıraktığı miras, özellikle koçbaşlı mezar taşları, mimari eserler ve edebî gelenek aracılığıyla günümüze ulaşmıştır.
Akkoyunlulara yenilerek tarih sahnesinden çekilmiş olsalar da, Karakoyunluların etkisi, özellikle Azerbaycan ve Doğu Anadolu'nun kültürel dokusunda hâlen hissedilmektedir.
Devletin Tebriz merkezli yapısı ve Safevîler üzerindeki etkisi, İran ve Azerbaycan tarihinin şekillenmesinde de önemli rol oynamıştır.
































































