logo
25 MART 2026


Kaybolan hassasiyetler

13.02.2011 00:00:00
İster canlı, ister cansız, her varlığın yaratılma gayesi vardır. Yaratılma gayesi içerisinde davranış sergileyen her şey istenilen istikamet içerisinde devamlılığını sürdürür. Ancak bilinen bir şey de var ki gerek insanın sebep olduğu ve icat ettiği araç ve gereçlerin kullanılmasında, gerek insanın kendisi, çoğu zaman yaratılış sebeplerinin dışına çıkmakta ve beklenilen hayırlı neticeler elde edilememektedir. İstenen ve beklenen güzel neticelerin elde edilebilmesi için belli hassasiyetlerin korunması şarttır. Mesela insanın faydasına ve kullanımına sunulan; en küçüğünden en büyüğüne, en basitinden en karmaşığına yapılan icatlar, kullanım hassasiyeti gerektiriyorsa kullanıcı bu hassasiyetlere uymadığı takdirde sahip olduğu bu araç ve gereçten istediği hizmeti göremez. Kullandığı ayakkabıdan tutun, bindiği arabasına kadar, aklınıza ne gelirse gelsin, bunların bir kullanma hassasiyeti vardır, dışına çıkıldığı takdirde ömrü uzun olmaz, kısa sürede kullanım dışına çıkar.Yaratılmışların en mükemmeli ve yaratılan hemen her şeyin hizmetine sunulduğu insanın da yaşamını sürdürmesi için mutlak manada belli hassasiyetlerinin bulunması gerekmektedir. Bu hassasiyetler, onun ruh ve beden sağlığını temin edecek, yaşamını sağlıklı ve mutlu bir şekilde sürdürmesini sağlayacaktır. İnsanın kendisinde bulunması gereken hassasiyetleri öncelikle bedeni ve sosyal hassasiyetler olarak iki kısma ayırırsak, bedeni hassasiyetleri; yemek içmek, giyinmek ve barınmak, sosyal hassasiyetler olarak da milli hassasiyetler, dini hassasiyetler diye sınıflandırmak mümkündür. İnsanın bedeni hassasiyetlerio şahsı ilgilendirir ancak sosyalhassasiyetlerden milli ve dini hassasiyetler kişinin kendisini ilgilendirdiği gibi toplumu da ilgilendirmektedir. Sadece ülkemizde değil dünya insanının hâline bakınca, genel bir hassasiyet bozulması görülmektedir. İnsanların hem bedeni, hem de sosyal hassasiyetlerini koruyamadıklarına şahit oluyoruz. Zaten, sosyal bünyede meydana gelen tahribatın boyutları her alanda rahatlılıkla görülmektedir. Milletler eğer bugün kendi milli kimliğini, dini kimliğini, ahlaki değerlerini ve örfünü koruyamama noktasına gelmişse, bunda insanların bu hassasiyetlerini ihmal etmeleri yatmaktadır.İnsanlık şunu asla aklından çıkarmamalı ki; kendi elleriyle, kendi ihmalleriyle kaybettikleri hassasiyetlerine kavuşmadıkları takdirde, ne ferdi ne de toplumsal refaha kavuşmaları mümkün değildir.
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.