ABD Başkanı Trump'a dünya genelinde hiçbir güven kalmadı. Bunu BBC muhabiri bile canlı yayında açıkça belirtti ve "Artık kimse ABD ve İsrail'e güvenmiyor" dedi. Bu gerçeği; ABD-İsrail ikilisi, Cenevre'de müzakere süreci devam ederken İran'ın yönetim kadrosunu hukuksuzca hedef alarak zaten ispatlamışlardı; savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana da verdikleri hiçbir sözü tutmayarak her gün ispatlamaya devam ettiler. Son gelişme enerji tesisleri konusunda yaşandı.
ABD Başkanı Trump, önce Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde tüm gemi trafiğine "tamamen açmaması" durumunda İran enerji santrallerinin hedef alınacağı konusunda uyarıda bulundu.
Trump'ın bu tehdidi karşısında İran'dan sert cevaplar geldi.
İran Devrim Muhafızları, İran'ın elektrik santrallerine bir saldırı olması durumunda, bölgede İsrail'in ve Amerikan üslerine elektrik sağlayan santrallere misilleme yapacağını açıkladı. "Elektriğe vurursanız biz de elektriğe vururuz" mesajı verilen açıklamada, Devrim Muhafızları "Herhangi bir tehdide aynı seviyede karşılık vereceğiz" ifadeleri kullanıldı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da Trump'ın tehdide karşı sert açıklamalarda bulundu. Trump'a tepki gösteren Galibaf, "Ülkemizdeki altyapının hedef alınması halinde, bölgedeki enerji ve hayati tesisler meşru hedef olacak ve geri dönülmez şekilde imha edilecektir" dedi.
Trump'ın tehdidi ve İranlı yetkililerin bu tehdide cevap vermelerinin ardından İran basını, bölgedeki 11 enerji tesisinin görüntülerini yayınladı.
İran'ın bu net duruşu Trump'ı endişelendirmiş olacak ki, 48 saatlik süreyi uzatmak durumunda kaldı. Trump, "İran'ın enerji santrallerine yönelik tüm askeri saldırıların 5 günlük süreyle ertelenmesi talimatını verdim" dedi.
Bu söz ne anlama geliyor; elbette ki ABD'nin İran'ın hiçbir enerji santraline bu 5 gün süre zarfında saldırmayacağı anlamına geliyor.
Trump, aynen müzakere sürecinde olduğu gibi sözüne o kadar sadık değil ki, bu sözünü de yedi. Güvenilir olmadığını bir kez daha perçinlemiş oldu.
"5 gün enerji tesislerine saldırmayacağız" sözünün üzerinden 24 saat bile geçmeden, İsrail ve ABD güçleri İran'daki iki gaz tesisini ve bir boru hattını hedef aldı.
Müzakere ettiği ülkeyi aniden vuran, 5 gün verdiği gözü 1 gün bile tutamayan bir ABD ve lideri Trump. Müttefiklerinin bile güvenmediği bir ABD ve Trump…
Fars haber ajansına göre, İsfahan'da bulunan bir gaz idaresi binası ve gaz basıncı düzenleme istasyonu saldırıların hedefi oldu. Tesislerde "kısmi hasarın" meydana geldiği belirtiliyor.
Aynı zamanda ülkenin güneybatısında, Irak sınırında yer alan Hürremşehr kentindeki bir elektrik santralinin gaz boru hattı işleme istasyonunun dışındaki bölgeye de bir mühimmat isabet ettiği, kentin valisi tarafından açıklandı.
Böyle bir ABD'yle herhangi bir müzakere yürütülebilir mi?
Bu savaş net bir şekilde gösterdi; uluslararası hukukun yok olduğu, eşkıyanın dünyanın hükümdarlığı iddiasında bulunduğu böylesi bir dönemde; milli direnç, milli savunma, milli birlik, milli ekonomi ve tam bağımsızlık çok daha önemli bir noktaya geldi. Her dönem önemliydi ama bugün çok çok daha önemli.
Uluslararası kuruluşlar, zalim olanlara dur diyemiyorsa, devletlerin milli bir duruşla bu zalimlere anladıkları dilden cevap vermeleri gerekiyor. İran bugün bunu yapıyor ve ABD-İsrail ikilisi tam anlamıyla köşeye sıkışmış durumda.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın bu husustaki şu tespitleriyle yazımızı bitirelim:
"Haydut düzen İran'a saldırıyor. Ne uluslararası hukuk, ne insanlık ne de başkaca herhangi bir değer umurlarında değil. Anladıkları tek dil güç. Ve İran bunu yaptı. Her ne kadar ağır kayıplar verse de İran, ilk olarak füze gücüyle İsrail–ABD haydutluğuna karşı anladıkları dilden cevap verdi. İsrail'in Demir Kubbesi kevgire döndü, ABD'nin savaş gemileri ve uçakları bir bir vuruldu. Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de, Irak'ta katliamlar yapan kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi.
Bu haydut ikiliye atılan bir diğer tokat ve belki de füzelerden daha ağırı, petrol ticaretinin dolar yerine millî paralarla yapılması oldu. Zaten bu savaşın başlıca başlatılma nedeni buydu. Tıpkı Venezuela gibi İran da petrol ticaretini ABD doları yerine millî paralarla yapma kararı alınca sömürgeci zihniyetin tahtı sallandı. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş şartını dolar yerine yuan ile ödeme şartına bağlaması, Tel Aviv'i yerle bir eden füzelerden daha etkili oldu. Çünkü İran bunu yaparak ABD'yi can damarından yakalamış oldu. Çünkü dolar yoksa ABD de yok! Bu, ABD'nin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana sürdürdüğü, kâğıdı boyayıp dolar adıyla dünyayı sömürme sisteminin de sonu demek; tarihi bir kırılma demek."
- Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez! / 24.03.2026
- Riyad’da toplandılar; ABD ve İsrail’i değil, İran’ı kınadılar! / 20.03.2026
- İran cephesi, savaşa nasıl bakıyor? / 19.03.2026
- Trump yönetimine ABD ve dünya genelinde güven yok / 18.03.2026
- ABD bataklığa saplandı, çıkış arıyor / 17.03.2026
- Netanyahu, Ben Gvir ve Mossad Başkanı öldü mü? / 14.03.2026
- İran İsrail’i vurdukça, Trump’ın kafası karışıyor / 13.03.2026
- İran'ın vurulacak yeri kalmadıysa, bu balistik füzeler nereden ateşleniyor? / 12.03.2026
- Epstein sopasıyla İran savaşı! / 11.03.2026
























































