logo
08 AĞUSTOS 2026

Kayınvalide damadına böbreğini bağışladı

Böbrek yetmezliği tedavisi gören 55 yaşındaki hastaya, 71 yaşındaki kayınvalidesi 9 ayda 15 kilo vererek böbreğini bağışladı

31.03.2026 12:04:00
İHA
 
Kayınvalide damadına böbreğini bağışladı
Kayınvalide damadına böbreğini bağışladı
Daha önce kadavradan nakledilen böbreğin işlevini yitirmesi üzerine yapılan bu yeni ve başarılı ameliyatla hasta tekrar sağlığına kavuştu.






İki çocuk babası Şeref Ardil (55), yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği nedeniyle 2005 yılında diyaliz tedavisine başladı. 2009 yılında kadavradan yapılan nakille sağlığına kavuşan Ardil'in böbreği, 2024 yılının ekim ayında işlevini yitirdi. Yaklaşık 18 ay yeniden diyaliz tedavisi gören hastanın imdadına, 30 yıllık eşi Nurşen Ardil'in (51) annesi Fatma Solmaz (71) yetişti.






Damadına böbreğini vermek isteyen kayınvalide, nakil için gereken vücut kitle endeksine ulaşabilmek amacıyla 9 ayda 89 kilodan 74 kiloya düşerek 15 kilo verdi. Nakil Uzmanı Dr. Işık Özgü başkanlığındaki Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Töz, Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Gökhan Ekin'den oluşan ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla nakil işlemi tamamlandı. Ameliyattan 3 gün sonra taburcu edilen 3 çocuk ve 9 torun sahibi donör kayınvalidenin ardından, Şeref Ardil de son kontrolleri yapılarak taburcu edilmesi planlanıyor.






"Kilo vermesi konusunda şüphelerimiz vardı"

Hastanın durumuna ilişkin detayları paylaşan Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, hastanın daha önce kadavradan gerçekleşen naklinin uzun süre işlevini sürdürdüğünü ancak sonrasında böbrekte fonksiyon bozukluğu meydana geldiğini belirtti.

Aile içinde uyumlu kan grubuna sahip canlı verici bulunamayınca kayınvalidenin gönüllü olduğunu anlatan Ok, "Vericimizin vücut kitle endeksi, nakil için kabul ettiğimiz yasal sınır olan 35'in biraz üzerindeydi. Yaşını da göz önüne alarak kilo vermesi konusunda başlangıçta şüphelerimiz olsa da kendisine tanıdığımız 9 aylık süreçte büyük bir azimle 15 kilo vermeyi başardı. İleri yaşlarda yavaşlayan metabolizmaya rağmen gösterilen çabanın ameliyat sürecinin hızla toparlanması adına çok önemli. 'Kimse insanın annesi gibi olmaz' denir ancak nadiren de olsa böyle çok güzel, gönüllü kayınvalidelerle de karşılaşıyoruz. Operasyon sonrası her iki hastamızın durumu da oldukça iyi. Birkaç gün önce taburcu ettiğimiz vericimiz bugün kontrole gelirken, ameliyatının beşinci gününde olan alıcımızı da şifa ile taburcu edeceğiz ve her şeyin yolunda gittiğini görüyoruz" dedi.






"Kendisine her zaman anne diye hitap ediyorum"

Kayınvalidesinin böbrek bağışıyla ikinci kez yaşama tutunan damat Şeref Ardil, ilk nakil sürecinde de kayınvalidesinin böbreğini vermek istediğini ancak yaşı genç olduğu için kadavra sırasını beklemeyi tercih ettiğini dile getirdi.

Kadavradan nakledilen böbreğin kendisini 15 yıl idare ettiğini söyleyen Ardil, "Bu sürenin sonunda yeniden 18 aylık bir diyaliz serüvenim başladı. Yaklaşık on aydır kayınvalidemle birlikte hastaneye gelip gidiyorduk ve nihayet doktorlarımızın çabasıyla nakil sürecimiz başarıyla sonuçlandı. Kendi annemi 2017 yılında kaybettim, yaşlılık nedeniyle hayatta olsa bile böbreğini vermesi oldukça zordu. Ben kendisine her zaman anne diye hitap ediyorum. Kayınvalidem sayesinde tekrar sağlığıma kavuştum ve son derece mutluyuz" diye konuştu.






"Ameliyat öncesinde içimde hiçbir korku yoktu"

Çocuklarının mutluluğu için gönüllü olduğunu vurgulayan kayınvalide Fatma Solmaz ise diyalize girmenin zor bir süreç olduğunu ifade etti. Damadının durumuna şahit olmanın kendisini derinden üzdüğünü belirten Solmaz, "Bu yüzden böbreğimi tamamen kendi isteğimle verdim. Ameliyat öncesinde içimde hiçbir korku ya da endişe yoktu. Organımı verip ona çare olduğum için büyük bir sevinç duyuyorum. Nakil işleminin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen ağrım veya acım yok, kendimi turp gibi hissediyorum. Doktorlarımızdan Allah razı olsun, onlar var olduğu müddetçe bizler de sağlıklıyız. Organ bağışında bulunmaktan çekinenler benim şu anki durumumu görsünler. Kimse korkmasın ve tereddüt etmesin, herkes gönül rahatlığıyla organ bağışında bulunsun" ifadelerini kullandı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.