Kene Isırığı Sonrası İlk 10 Gün Hayati
Yaz aylarında doğada geçirilen sürenin artması, kene kaynaklı hastalıkların riskini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar özellikle “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” (KKKA) konusunda uyarıyor. Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da 30’dan fazla ülkede görülen bu hastalık, Türkiye’de ise özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşıyor. Ülkemizde nisan-ekim ayları arasında görülen KKKA, haziran ve temmuz aylarında en yüksek seviyeye ulaşıyor.
Ahmet Turan Yiğit





Hastalık esas olarak belirli kene türleri aracılığıyla bulaşıyor. Kenenin deriye tutunması ya da çıplak elle ezilmesi virüsün vücuda yayılmasına neden olabiliyor. Ayrıca enfekte hayvanların veya hastaların kan ve vücut sıvılarıyla temas da bulaşma yolları arasında. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veterinerler, kasaplar, sağlık çalışanları ve endemik bölgelerde yaşayan kişiler en büyük risk grubunu oluşturuyor.
Belirtiler aniden başlıyor
Kene tutunmasının ardından belirtiler genellikle 1-5 gün içinde ortaya çıkıyor. Yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı ilk bulgular arasında. Ağır vakalarda diş eti, burun, mide-bağırsak ve idrar yollarında kanamalar görülebiliyor. İlerleyen durumlarda şok ve çoklu organ yetmezliği gelişebiliyor. Ölüm vakaları çoğunlukla şiddetli kanama ve organ yetmezliği nedeniyle meydana geliyor. Erken tanı ve destek tedavi bu noktada hayati önem taşıyor.
KKKA'dan korunmak için 5 adım
Riskli alanlarda uzun kollu ve paçaları kapalı, açık renkli kıyafetler tercih edin.
Eve döndüğünüzde vücudunuzu mutlaka kontrol edin.
Keneye çıplak elle temas etmeyin ve ezmeyin.
Uygun bir malzeme ile keneyi deriye en yakın noktadan dikkatlice çıkarın.
Çıkaramıyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
Isırma sonrası ilk 10 gün kritik
Kene çıkarıldıktan sonra kişilerin 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı ve ishal gibi belirtiler açısından kendilerini takip etmeleri gerekiyor. Bu belirtilerden herhangi biri gelişirse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Bugün için KKKA'ya karşı etkinliği kanıtlanmış bir aşı bulunmuyor. Bu nedenle korunma önlemleri ve erken farkındalık hastalıkla mücadelede en güçlü silah olarak öne çıkıyor.









































































