logo
29 HAZİRAN 2026

Kepekçi Kilis'te teşkilatla buluştu: "Türkiye'nin geleceğini BTP kadroları inşa edecek"

Bağımsız Türkiye Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Kilis'te hemşehrileriyle bir araya gelerek Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na katıldı. Toplantıda BTP'nin diğer siyasi partilerden ayrılan temel özelliklerini anlatan Kepekçi, "Ülkemizin geleceğini kurtaracak tek kadro Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarıdır" dedi
 

29.06.2026 11:44:00 / Güncelleme: 29.06.2026 14:08:56
Hasan Gündoğdu
 
Kepekçi Kilis'te teşkilatla buluştu: "Türkiye'nin geleceğini BTP kadroları inşa edecek"
Kepekçi Kilis'te teşkilatla buluştu: "Türkiye'nin geleceğini BTP kadroları inşa edecek"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, memleketi Kilis'te düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na katıldı. BTP MYK Üyesi Sezai Çevirici'nin de eşlik ettiği toplantıda il ve ilçe teşkilatları, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile partililer hazır bulundu.






"Türkiye'nin geleceğini kurtaracak tek kadro BTP kadrolarıdır"
 
Toplantıda konuşan Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Türkiye'nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir yön arayışı içerisinde olduğunu belirterek, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu arayışa gerçek anlamda cevap verebilen tek siyasi hareket olduğunu söyledi.
 
"Biz sadece seçim kazanmayı hedefleyen bir parti değiliz. Biz, Türkiye'nin geleceğini planlayan ve bunun hazırlığını yapan bir kadroyuz." diyen Kepekçi, ülkenin içinde bulunduğu sorunların günübirlik politikalarla çözülemeyeceğini, güçlü kadrolar ve güçlü projelerle aşılabileceğini ifade etti.
 
"Bugün Türkiye'nin geleceğini kurtaracak kadrolar varsa, o kadrolar Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarıdır." diyen Kepekçi, bunun en önemli sebebinin BTP'nin diğer partilerden farklı olarak hazır çözüm projelerine sahip olması olduğunu dile getirdi.
 
"BTP'yi diğer partilerden ayıran üç temel fark var"
 
Konuşmasının devamında Bağımsız Türkiye Partisi'nin diğer siyasi partilerden ayrılan üç temel özelliğini anlatan Kepekçi, ilk farkın ekonomi anlayışı olduğunu söyledi.
 
"Milli Ekonomi Modeli tek alternatiftir"
 
Kepekçi, Türkiye'deki mevcut siyasi partilerin tamamının aynı ekonomik anlayış içerisinde hareket ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
 
"İktidarıyla muhalefetiyle bugün bütün partiler kapitalist ekonomik sistemi daha iyi uygulamanın yarışını veriyor. Birbirlerini eleştiriyorlar ama aynı sistemi savunuyorlar. Sadece 'Ben daha iyi yönetirim' diyorlar."
 
Bağımsız Türkiye Partisi'nin ise Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Milli Ekonomi Modeli ile dünyaya yeni bir ekonomik paradigma sunduğunu belirten Kepekçi, modelin tüketimi destekleyerek, üretim ekonomisini esas aldığını, sosyal devleti güçlendirdiğini, vatandaşın alım gücünü artırdığını ve gelir dağılımında adaleti öncelediğini ifade etti.
 
Milli Ekonomi Modeli'nin yalnızca teorik bir çalışma olmadığını belirten Kepekçi, modelin uluslararası akademik çevrelerde tartışılmış, birçok ülkede ilgi görmüş bilimsel bir ekonomik yaklaşım olduğunu söyledi.
 
"Bugün yaşadığımız yüksek enflasyonun, işsizliğin, gelir adaletsizliğinin ve üretim sorunlarının çözümü Milli Ekonomi Modeli'ndedir." ifadelerini kullandı.






"Özelleştirmeye karşı tek parti BTP'dir"
 
Bağımsız Türkiye Partisi'nin ikinci temel farkının devletin stratejik varlıklarına bakış açısı olduğunu ifade eden Kepekçi, özelleştirme politikalarını eleştirdi.
 
Genel Başkan Hüseyin Baş'ın, "Onlar babalar gibi sattılar, biz de babalar gibi geri alacağız." sözünü hatırlatan Kepekçi, bu anlayışın Bağımsız Türkiye Partisi'nin devlet politikalarının özeti olduğunu söyledi.
 
"Diğer partiler özelleştirmeyi eleştirirken bile 'Biz olsak başka kişilere satardık.' anlayışını savunuyor. Biz ise satılan stratejik kurumların yeniden milletin malı olması gerektiğini söylüyoruz." diyen Kepekçi, BTP'nin özelleştirmeye değil, geliştirmeye inandığını ifade etti.
 
"Biz devletin üretimden çekilmesini değil, üretimin öncüsü olmasını savunuyoruz. Bizim anlayışımız özelleştirme değil, geliştirmedir." dedi.
 
"2050'nin Türkiye'sini bugünden planlıyoruz"
 
Kepekçi, Bağımsız Türkiye Partisi'nin üçüncü önemli farkının ise gelecek vizyonu olduğunu belirtti.
 
Siyasi partilerin büyük bölümünün yalnızca bir sonraki seçimi düşündüğünü ifade eden Kepekçi, BTP'nin ise Türkiye'nin 2050 ve sonrasını planladığını söyledi.
 
"Biz seçimden seçime siyaset yapan bir anlayışa sahip değiliz. Biz çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı Türkiye'yi bugünden planlıyoruz." diyen Kepekçi, geleceğin gençlerle inşa edileceğini vurguladı.
 
"Bizim geleceğimizi yetmiş yaşını aşmış siyasetçiler değil, bugünün gençleri belirleyecek. Biz onların önünü açacak projeleri hazırlıyoruz." ifadelerini kullandı.
 
Üye çalışmalarına teşekkür etti
 
Konuşmasının sonunda Kilis teşkilatının son dönemde gerçekleştirdiği üye çalışmalarına teşekkür eden Kepekçi, teşkilatın ortaya koyduğu gayretin örnek olduğunu söyledi.
 
Üye yarışmasının ilk üç etabında derece elde eden Kilis teşkilatını tebrik eden Kepekçi, dördüncü etapta da aynı azim ve kararlılıkla çalışacaklarına inandığını belirterek başarılar diledi.
 
İl Başkanı Özkar faaliyetleri anlattı
 
Toplantıda söz alan BTP Kilis İl Başkanı Alaaddin Özkar, son dönemde gerçekleştirilen saha çalışmaları, üye faaliyetleri ve teşkilatlanma süreci hakkında kapsamlı bir sunum yaptı.
 
Önümüzdeki dönemde komşu buluşmaları, halk buluşmaları, esnaf ziyaretleri ve üye çalışmalarını daha da yoğunlaştıracaklarını ifade eden Özkar, Kilis teşkilatının belirlenen hedeflere ulaşmak için sahada olmaya devam edeceğini söyledi.
 
Musabeyli İlçe Başkanı Erdal Gültekin de ilçede yürütülen teşkilatlanma faaliyetleri hakkında bilgi vererek vatandaşlardan gördükleri ilgiyi paylaştı.
 
"Teşkilat başkanınız Kilisli, bu size sorumluluk yüklüyor"
 
Toplantıda konuşan BTP MYK Üyesi Sezai Çevirici ise teşkilat mensuplarına hitap ederek Kilis'in Bağımsız Türkiye Partisi açısından özel bir yere sahip olduğunu söyledi.
 
"Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın hemşehrisi olmanız sizlere daha büyük bir sorumluluk yüklüyor." diyen Çevirici, Kilis teşkilatının üye çalışmalarında Türkiye'nin en başarılı illerinden biri olması gerektiğini ifade etti.
 
Türkiye'nin birçok ilinde gerçekleştirdiği saha çalışmalarından örnekler veren Çevirici, vatandaşların Bağımsız Türkiye Partisi'ne ve Genel Başkan Hüseyin Baş'a olan ilgisinin her geçen gün arttığını belirterek bu ilginin sahada daha fazla çalışılarak kalıcı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
 
Genişletilmiş İl Divan Toplantısı, teşkilat mensuplarının görüş ve önerilerinin alınmasının ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
 

Hukuk sustuğunda sokak konuşur

Bir toplumun bir arada yaşamasını sağlayan en temel çimento, şüphesiz ki hukuk sistemine duyulan güvendir

28.06.2026 10:29:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Hukuk sustuğunda sokak konuşur
Hukuk sustuğunda sokak konuşur
Bir toplumun bir arada yaşamasını sağlayan en temel çimento, şüphesiz ki hukuk sistemine duyulan güvendir.

Ancak son dönemde kamuoyunun adalet sistemine olan inancında ciddi bir kırılma yaşandığını görüyoruz. Bireylerin hukukun kendilerini koruduğuna, suçluyu cezalandırdığına ve mağdurun hakkını teslim ettiğine dair inancı zayıfladığında, toplumlar çok tehlikeli bir eşiğe sürükleniyor: Kendi adaletini arama ve ihkak-ı hak eğilimi.

Peki, bir toplum nasıl olur da kurumsal adaletten umudunu kesip kendi adaletini uygulama noktasına gelir? Gelin, bu tehlikeli dönüşümün anatomisine birlikte bakalım.







Adım Adım Güven Kaybı: Kurumsal Çöküşten Sosyal Kaosa

Adalet sistemine güvenin kaybolması bir gecede gerçekleşmez. Bu, bir dizi sistemik tıkanıklığın ve çaresizlik hissinin üst üste binmesiyle oluşan kronik bir süreçtir:

1. Cezasızlık Algısı ve Geciken Kararlar: "Geç gelen adalet, adalet değildir" sözünün somutlaştığı aşamadır bu. Yıllar süren davalar, infaz yasalarındaki boşluklar veya denetimli serbestlik sınırlarının esnekliği nedeniyle suçluların sokakta rahatça gezmesi, kamuoyunda "Suç işleyen cezasız kalıyor" algısını kökleştirir.

2. Hukuki Yalnızlık ve Çaresizlik Hissi: Mağdurun, devletin koruyucu zırhından mahrum kaldığını hissettiği andır. Birey, maruz kaldığı haksızlık veya şiddet karşısında yasal mekanizmaların işlevsiz kaldığını gördüğünde, kurumsal yapılardan psikolojik olarak kopar ve derin bir çaresizlik hissine kapılır.







3. Sosyal Medya Adaleti ve Dijital Mahkemeler: Geleneksel mahkemelerden umudunu kesen kitleler, davaları sosyal medya platformlarına taşır. Hashtag'ler vasıtasıyla "dijital mahkemeler" kurulur, sanıklar daha hakim karşısına çıkmadan toplum vicdanında mahkum edilir. Sosyal medyanın baskısıyla açılan soruşturmalar veya değişen kararlar, adalet sisteminin bağımsızlığına indirilen en büyük darbelerden biri olur.

4. Bireysel Adalet ve İhkak-ı Hak: Sürecin en karanlık noktasıdır. Devletin şiddet kullanma tekelini ve yargı yetkisini kaybettiği algısı yerleştiğinde, bireyler veya gruplar kendi adaletlerini kendileri sağlamaya kalkışır. Sokak kavgalarının infaza dönüşmesi, linç girişimleri, mafyatik yapılardan medet umma ve bireysel silahlanma bu aşamada tırmanışa geçer.







Orman Kanununa Dönüş Riski

Sosyologlar ve hukukçular, adalete inancın kaybolduğu bir toplumun "hukuk devleti" vasfını yitirerek hızlıca bir "orman kanunu" ortamına gerileyeceği konusunda hemfikir. Hukuk sisteminin işlevini yitirmesi, suç oranlarını artırmakla kalmaz; aynı zamanda ticari hayatı, yatırımları ve en önemlisi toplumsal barışı da felç eder. Kimsenin yarınından emin olmadığı bir iklimde, en temel insani güven duygusu yok olur.







Meselenin Özü: Adalet, yalnızca suçlunun cezalandırılması değil, toplumun vicdanen tatmin edilmesidir. Vicdanların kurumsal yollarla teskin edilmediği her boşluk, bireysel öfke, intikam duygusu ve kontrolsüz şiddet tarafından doldurulmaya mahkumdur.






Bu tehlikeli gidişatın durdurulmasının tek yolu; yargı bağımsızlığının koşulsuz şartsız güvence altına alınması, infaz sisteminin caydırıcı hale getirilmesi ve hukukun "güçlünün kalkanı" değil, "haklının kılıcı" olduğunun topluma yeniden uygulamalarla kanıtlanmasıdır.

Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk


Kamerya Arnavutlarına yönelik katliamın 82. yılı dolayısıyla, Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı.

27.06.2026 13:48:00
AA
 
 Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk
 Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk

Kamerya Arnavutlarına yönelik katliamın 82. yılı dolayısıyla, Yunanistan'ın Edirne Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldı. Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları üyeleri, konsolosluk önünde toplandı. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan grup, konsolosluk önüne üzerinde "Çamerya katliamını unutmadık, unutturmayacağız" yazılı siyah çelenk bıraktı.







Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Sekreteri İsmail Kocaköse, yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın 1944-1945 döneminde Çamerya Arnavutlarına yönelik yaşanan olaylarla ilgili sorumluluğuyla yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Kocaköse, kendini medeniyetin beşiği olarak tanımlayan Yunanistan'ın geçmişiyle yüzleşemediğini belirterek, "Bu dönemde 2 bin 900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk öldürülmüş, 745 kadına tecavüz edilmiş, 68 köyde 5 bin 800 ev yakılmış, göçe zorlanan binlerce insan da yollarda hayatını kaybetmiştir" ifadelerini kullandı.






Yunanistan'da "Türk" kelimesi yasak

Yunanistan'ın bugün de Batı Trakya Türklerinin Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim, inanç ve örgütlenme haklarını ihlal etmeyi sürdürdüğünü dile getiren Kocaköse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 27 Mart 2008 tarihli kararına rağmen, adında "Türk" kelimesi bulunan derneklerin haklarının yıllardır fiilen tanınmadığını aktardı.
Kocaköse, "Türkiye aleyhine yürütülen nefret söylemleri ve seçim dönemlerinde komşuluk ilişkilerini zedeleyen politikalar iki halk arasındaki tarihi dostluğa zarar vermektedir. Türk ve Yunan halkları düşman değildir. Yunan siyasetçilerini insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne uygun davranmaya davet ediyoruz. Yaptığınız katliamları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.

Türkiye'nin en şanslı öğrencisi


 
Konya'da bir öğretmeni bulunan okulun tek öğrencisi karne heyecanı yaşadı. Birebir özel ders almak belki şans olarak değerlendirilebilir ancak bu yaşlarda arkadaşsız kalmak büyük şanssızlık!

27.06.2026 12:05:00 / Güncelleme: 27.06.2026 12:12:05
AA
 
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi

Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Gökçeyurt Mahallesi'nde, tek öğretmenli ilkokulun tek öğrencisi İlayda Kozlu karne sevinci yaşadı. 2025-2026 eğitim öğretim yılını başarıyla tamamlayan Şehit Mustafa Kozlu İlkokulu 3. sınıf öğrencisi İlayda Kozlu, karnesini okulun tek öğretmeni Muhammed Bağ'dan aldı.
Kozlu, karnesini aldığı sırada büyük sevinç yaşadı.







Azimli bir öğrenci

Okulun öğretmeni Muhammed Bağ, "bir öğretmen bir öğrenci" olarak yeni eğitim öğretim yılına başlamanın farklı bir deneyim olduğunu söyledi.







İlayda'nın sevecenliği ve derslere olan ilgisinin okula her gün istekle gelmesine neden olduğunu belirten Bağ, şunları kaydetti:
"İlayda'ya öğretmenlik süreci, benim için de bir öğrenme süreci oldu. İkinci dönemi dolu dolu geçirdik. Hem ben hem İlayda çok farklı deneyimler kazandık. Sosyal medya sayesinde tüm Türkiye İlayda'nın arkadaşı oldu. Kendisi de bunun farkında. Bu da İlayda'ya çok büyük bir özgüven aşıladı. Derslerinde gösterdiği azim ve kararlılık ile başarı zaten kaçınılmazdı. Neredeyse hiç devamsızlık yapmadı. Derslerinde de başarılı bir öğrenciydi. Hatta bugün 'okul devam etsin, tatil olmasın' dedi. Karnesini alırken büyük sevinç yaşadı. İkimiz için de ömür boyu unutulmayacak bir sene oldu. Hayatı boyunca iletişimde kalacağımızı düşünüyorum. Yolu, bahtı hep açık olsun. Hayat ona hep güzellik getirsin."

Unutkan damatlar bu tarihi seçti: Evlendirme daireleri doldu taştı

Sivas'ta evlilik tarihlerini unutulmaz kılmak isteyen çiftler, nikah töreni için takvimlerin dikkat çeken tarihi 26.06.2026'yı tercih etti. Unutkan damatların özel gün tercihi, evlendirme dairelerinde yoğunluk oluşturdu

26.06.2026 13:02:00 / Güncelleme: 26.06.2026 13:06:24
İHA
 
Unutkan damatlar bu tarihi seçti: Evlendirme daireleri doldu taştı
Unutkan damatlar bu tarihi seçti: Evlendirme daireleri doldu taştı
Sivas'ta hayatlarını birleştirmek isteyen çiftler, dikkat çeken tarih olan '26.06.2026' gününde nikâhlarını kıydırmak için Sivas Belediyesi Evlendirme Dairesi'ne akın etti. Akılda kalıcı olması nedeniyle yoğun ilgi gören özel tarih, nikah salonunda yoğunluğa neden oldu. Evlilik tarihlerini unutulmaz hale getirmek isteyen çiftler, özel günlerini anlamlı bir tarihle taçlandırmak için aylar öncesinden rezervasyon yaptırdı. Düğün ve nikâh hazırlıklarını bu tarihe göre planlayan çiftler, günün oluşturduğu görsel uyumun yanı sıra akılda kalıcılığını da önemli bir tercih sebebi olarak gösterdi.






Resmi nikahı kıyılan Lokman Yağmur, "Özel bir gün olmasını istedik. Unutmamak adına belli bir tarih olsun diye karar verdik. Bu sebeple bu tarihi seçtik. Özel bir tarih olduğu için yoğunluk vardı. İnsanlar da bizim gibi düşünüp bu tarihi seçmişler" dedi.









Özel anlar için özel tarihleri seçtiler

Evlilik sürecindeki bütün adımları için özel tarihler seçtiğini ifade eden damat Taha Çotul, "Bu günü seçmemizin sebebi, bu süreçte her anımızın özel bir gün olması. 14 Şubat'ta nişanlandık, 1 Ocak'ta evlenme teklifi ettim. Düğünümüzü de 4 Eylül Sivas Kongresi tarihinde yapacağız. Bütün özel günleri dolduruyoruz. Bugün de özel bir gün olsun istedik. Hem o günlerden biri olsun hem de unutmamak için bu tarihi seçtik" diye konuştu.








"Eşimin böyle önemli tarihleri unutacağını düşünmüyorum"

Gelin Merve Çotul ise, "Hatırda kalır bir tarih olsun istedik. Çabuk unutulan bir tarih olmasın diye düşündük. Denk geldi, güzel oldu. Özel bir gün olduğu için güzel bir yoğunluk da var. Ben eşimin böyle önemli tarihleri unutacağını düşünmüyorum" şeklinde konuştu.




















Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
 
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.