logo
29 HAZİRAN 2026

Kepekçi Kilis'te teşkilatla buluştu: "Türkiye'nin geleceğini BTP kadroları inşa edecek"

Bağımsız Türkiye Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Kilis'te hemşehrileriyle bir araya gelerek Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na katıldı. Toplantıda BTP'nin diğer siyasi partilerden ayrılan temel özelliklerini anlatan Kepekçi, "Ülkemizin geleceğini kurtaracak tek kadro Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarıdır" dedi
 

29.06.2026 11:44:00 / Güncelleme: 29.06.2026 14:08:56
Hasan Gündoğdu
 
Kepekçi Kilis'te teşkilatla buluştu: "Türkiye'nin geleceğini BTP kadroları inşa edecek"
Kepekçi Kilis'te teşkilatla buluştu: "Türkiye'nin geleceğini BTP kadroları inşa edecek"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, memleketi Kilis'te düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na katıldı. BTP MYK Üyesi Sezai Çevirici'nin de eşlik ettiği toplantıda il ve ilçe teşkilatları, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile partililer hazır bulundu.






"Türkiye'nin geleceğini kurtaracak tek kadro BTP kadrolarıdır"
 
Toplantıda konuşan Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Türkiye'nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir yön arayışı içerisinde olduğunu belirterek, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu arayışa gerçek anlamda cevap verebilen tek siyasi hareket olduğunu söyledi.
 
"Biz sadece seçim kazanmayı hedefleyen bir parti değiliz. Biz, Türkiye'nin geleceğini planlayan ve bunun hazırlığını yapan bir kadroyuz." diyen Kepekçi, ülkenin içinde bulunduğu sorunların günübirlik politikalarla çözülemeyeceğini, güçlü kadrolar ve güçlü projelerle aşılabileceğini ifade etti.
 
"Bugün Türkiye'nin geleceğini kurtaracak kadrolar varsa, o kadrolar Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarıdır." diyen Kepekçi, bunun en önemli sebebinin BTP'nin diğer partilerden farklı olarak hazır çözüm projelerine sahip olması olduğunu dile getirdi.
 
"BTP'yi diğer partilerden ayıran üç temel fark var"
 
Konuşmasının devamında Bağımsız Türkiye Partisi'nin diğer siyasi partilerden ayrılan üç temel özelliğini anlatan Kepekçi, ilk farkın ekonomi anlayışı olduğunu söyledi.
 
"Milli Ekonomi Modeli tek alternatiftir"
 
Kepekçi, Türkiye'deki mevcut siyasi partilerin tamamının aynı ekonomik anlayış içerisinde hareket ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
 
"İktidarıyla muhalefetiyle bugün bütün partiler kapitalist ekonomik sistemi daha iyi uygulamanın yarışını veriyor. Birbirlerini eleştiriyorlar ama aynı sistemi savunuyorlar. Sadece 'Ben daha iyi yönetirim' diyorlar."
 
Bağımsız Türkiye Partisi'nin ise Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Milli Ekonomi Modeli ile dünyaya yeni bir ekonomik paradigma sunduğunu belirten Kepekçi, modelin tüketimi destekleyerek, üretim ekonomisini esas aldığını, sosyal devleti güçlendirdiğini, vatandaşın alım gücünü artırdığını ve gelir dağılımında adaleti öncelediğini ifade etti.
 
Milli Ekonomi Modeli'nin yalnızca teorik bir çalışma olmadığını belirten Kepekçi, modelin uluslararası akademik çevrelerde tartışılmış, birçok ülkede ilgi görmüş bilimsel bir ekonomik yaklaşım olduğunu söyledi.
 
"Bugün yaşadığımız yüksek enflasyonun, işsizliğin, gelir adaletsizliğinin ve üretim sorunlarının çözümü Milli Ekonomi Modeli'ndedir." ifadelerini kullandı.






"Özelleştirmeye karşı tek parti BTP'dir"
 
Bağımsız Türkiye Partisi'nin ikinci temel farkının devletin stratejik varlıklarına bakış açısı olduğunu ifade eden Kepekçi, özelleştirme politikalarını eleştirdi.
 
Genel Başkan Hüseyin Baş'ın, "Onlar babalar gibi sattılar, biz de babalar gibi geri alacağız." sözünü hatırlatan Kepekçi, bu anlayışın Bağımsız Türkiye Partisi'nin devlet politikalarının özeti olduğunu söyledi.
 
"Diğer partiler özelleştirmeyi eleştirirken bile 'Biz olsak başka kişilere satardık.' anlayışını savunuyor. Biz ise satılan stratejik kurumların yeniden milletin malı olması gerektiğini söylüyoruz." diyen Kepekçi, BTP'nin özelleştirmeye değil, geliştirmeye inandığını ifade etti.
 
"Biz devletin üretimden çekilmesini değil, üretimin öncüsü olmasını savunuyoruz. Bizim anlayışımız özelleştirme değil, geliştirmedir." dedi.
 
"2050'nin Türkiye'sini bugünden planlıyoruz"
 
Kepekçi, Bağımsız Türkiye Partisi'nin üçüncü önemli farkının ise gelecek vizyonu olduğunu belirtti.
 
Siyasi partilerin büyük bölümünün yalnızca bir sonraki seçimi düşündüğünü ifade eden Kepekçi, BTP'nin ise Türkiye'nin 2050 ve sonrasını planladığını söyledi.
 
"Biz seçimden seçime siyaset yapan bir anlayışa sahip değiliz. Biz çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı Türkiye'yi bugünden planlıyoruz." diyen Kepekçi, geleceğin gençlerle inşa edileceğini vurguladı.
 
"Bizim geleceğimizi yetmiş yaşını aşmış siyasetçiler değil, bugünün gençleri belirleyecek. Biz onların önünü açacak projeleri hazırlıyoruz." ifadelerini kullandı.
 
Üye çalışmalarına teşekkür etti
 
Konuşmasının sonunda Kilis teşkilatının son dönemde gerçekleştirdiği üye çalışmalarına teşekkür eden Kepekçi, teşkilatın ortaya koyduğu gayretin örnek olduğunu söyledi.
 
Üye yarışmasının ilk üç etabında derece elde eden Kilis teşkilatını tebrik eden Kepekçi, dördüncü etapta da aynı azim ve kararlılıkla çalışacaklarına inandığını belirterek başarılar diledi.
 
İl Başkanı Özkar faaliyetleri anlattı
 
Toplantıda söz alan BTP Kilis İl Başkanı Alaaddin Özkar, son dönemde gerçekleştirilen saha çalışmaları, üye faaliyetleri ve teşkilatlanma süreci hakkında kapsamlı bir sunum yaptı.
 
Önümüzdeki dönemde komşu buluşmaları, halk buluşmaları, esnaf ziyaretleri ve üye çalışmalarını daha da yoğunlaştıracaklarını ifade eden Özkar, Kilis teşkilatının belirlenen hedeflere ulaşmak için sahada olmaya devam edeceğini söyledi.
 
Musabeyli İlçe Başkanı Erdal Gültekin de ilçede yürütülen teşkilatlanma faaliyetleri hakkında bilgi vererek vatandaşlardan gördükleri ilgiyi paylaştı.
 
"Teşkilat başkanınız Kilisli, bu size sorumluluk yüklüyor"
 
Toplantıda konuşan BTP MYK Üyesi Sezai Çevirici ise teşkilat mensuplarına hitap ederek Kilis'in Bağımsız Türkiye Partisi açısından özel bir yere sahip olduğunu söyledi.
 
"Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın hemşehrisi olmanız sizlere daha büyük bir sorumluluk yüklüyor." diyen Çevirici, Kilis teşkilatının üye çalışmalarında Türkiye'nin en başarılı illerinden biri olması gerektiğini ifade etti.
 
Türkiye'nin birçok ilinde gerçekleştirdiği saha çalışmalarından örnekler veren Çevirici, vatandaşların Bağımsız Türkiye Partisi'ne ve Genel Başkan Hüseyin Baş'a olan ilgisinin her geçen gün arttığını belirterek bu ilginin sahada daha fazla çalışılarak kalıcı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
 
Genişletilmiş İl Divan Toplantısı, teşkilat mensuplarının görüş ve önerilerinin alınmasının ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
 

Hukuk sustuğunda sokak konuşur

Bir toplumun bir arada yaşamasını sağlayan en temel çimento, şüphesiz ki hukuk sistemine duyulan güvendir

28.06.2026 10:29:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Hukuk sustuğunda sokak konuşur
Hukuk sustuğunda sokak konuşur
Bir toplumun bir arada yaşamasını sağlayan en temel çimento, şüphesiz ki hukuk sistemine duyulan güvendir.

Ancak son dönemde kamuoyunun adalet sistemine olan inancında ciddi bir kırılma yaşandığını görüyoruz. Bireylerin hukukun kendilerini koruduğuna, suçluyu cezalandırdığına ve mağdurun hakkını teslim ettiğine dair inancı zayıfladığında, toplumlar çok tehlikeli bir eşiğe sürükleniyor: Kendi adaletini arama ve ihkak-ı hak eğilimi.

Peki, bir toplum nasıl olur da kurumsal adaletten umudunu kesip kendi adaletini uygulama noktasına gelir? Gelin, bu tehlikeli dönüşümün anatomisine birlikte bakalım.







Adım Adım Güven Kaybı: Kurumsal Çöküşten Sosyal Kaosa

Adalet sistemine güvenin kaybolması bir gecede gerçekleşmez. Bu, bir dizi sistemik tıkanıklığın ve çaresizlik hissinin üst üste binmesiyle oluşan kronik bir süreçtir:

1. Cezasızlık Algısı ve Geciken Kararlar: "Geç gelen adalet, adalet değildir" sözünün somutlaştığı aşamadır bu. Yıllar süren davalar, infaz yasalarındaki boşluklar veya denetimli serbestlik sınırlarının esnekliği nedeniyle suçluların sokakta rahatça gezmesi, kamuoyunda "Suç işleyen cezasız kalıyor" algısını kökleştirir.

2. Hukuki Yalnızlık ve Çaresizlik Hissi: Mağdurun, devletin koruyucu zırhından mahrum kaldığını hissettiği andır. Birey, maruz kaldığı haksızlık veya şiddet karşısında yasal mekanizmaların işlevsiz kaldığını gördüğünde, kurumsal yapılardan psikolojik olarak kopar ve derin bir çaresizlik hissine kapılır.







3. Sosyal Medya Adaleti ve Dijital Mahkemeler: Geleneksel mahkemelerden umudunu kesen kitleler, davaları sosyal medya platformlarına taşır. Hashtag'ler vasıtasıyla "dijital mahkemeler" kurulur, sanıklar daha hakim karşısına çıkmadan toplum vicdanında mahkum edilir. Sosyal medyanın baskısıyla açılan soruşturmalar veya değişen kararlar, adalet sisteminin bağımsızlığına indirilen en büyük darbelerden biri olur.

4. Bireysel Adalet ve İhkak-ı Hak: Sürecin en karanlık noktasıdır. Devletin şiddet kullanma tekelini ve yargı yetkisini kaybettiği algısı yerleştiğinde, bireyler veya gruplar kendi adaletlerini kendileri sağlamaya kalkışır. Sokak kavgalarının infaza dönüşmesi, linç girişimleri, mafyatik yapılardan medet umma ve bireysel silahlanma bu aşamada tırmanışa geçer.







Orman Kanununa Dönüş Riski

Sosyologlar ve hukukçular, adalete inancın kaybolduğu bir toplumun "hukuk devleti" vasfını yitirerek hızlıca bir "orman kanunu" ortamına gerileyeceği konusunda hemfikir. Hukuk sisteminin işlevini yitirmesi, suç oranlarını artırmakla kalmaz; aynı zamanda ticari hayatı, yatırımları ve en önemlisi toplumsal barışı da felç eder. Kimsenin yarınından emin olmadığı bir iklimde, en temel insani güven duygusu yok olur.







Meselenin Özü: Adalet, yalnızca suçlunun cezalandırılması değil, toplumun vicdanen tatmin edilmesidir. Vicdanların kurumsal yollarla teskin edilmediği her boşluk, bireysel öfke, intikam duygusu ve kontrolsüz şiddet tarafından doldurulmaya mahkumdur.






Bu tehlikeli gidişatın durdurulmasının tek yolu; yargı bağımsızlığının koşulsuz şartsız güvence altına alınması, infaz sisteminin caydırıcı hale getirilmesi ve hukukun "güçlünün kalkanı" değil, "haklının kılıcı" olduğunun topluma yeniden uygulamalarla kanıtlanmasıdır.

Türkiye'nin en şanslı öğrencisi


 
Konya'da bir öğretmeni bulunan okulun tek öğrencisi karne heyecanı yaşadı. Birebir özel ders almak belki şans olarak değerlendirilebilir ancak bu yaşlarda arkadaşsız kalmak büyük şanssızlık!

27.06.2026 12:05:00 / Güncelleme: 27.06.2026 12:12:05
AA
 
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi
Türkiye'nin en şanslı öğrencisi

Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Gökçeyurt Mahallesi'nde, tek öğretmenli ilkokulun tek öğrencisi İlayda Kozlu karne sevinci yaşadı. 2025-2026 eğitim öğretim yılını başarıyla tamamlayan Şehit Mustafa Kozlu İlkokulu 3. sınıf öğrencisi İlayda Kozlu, karnesini okulun tek öğretmeni Muhammed Bağ'dan aldı.
Kozlu, karnesini aldığı sırada büyük sevinç yaşadı.







Azimli bir öğrenci

Okulun öğretmeni Muhammed Bağ, "bir öğretmen bir öğrenci" olarak yeni eğitim öğretim yılına başlamanın farklı bir deneyim olduğunu söyledi.







İlayda'nın sevecenliği ve derslere olan ilgisinin okula her gün istekle gelmesine neden olduğunu belirten Bağ, şunları kaydetti:
"İlayda'ya öğretmenlik süreci, benim için de bir öğrenme süreci oldu. İkinci dönemi dolu dolu geçirdik. Hem ben hem İlayda çok farklı deneyimler kazandık. Sosyal medya sayesinde tüm Türkiye İlayda'nın arkadaşı oldu. Kendisi de bunun farkında. Bu da İlayda'ya çok büyük bir özgüven aşıladı. Derslerinde gösterdiği azim ve kararlılık ile başarı zaten kaçınılmazdı. Neredeyse hiç devamsızlık yapmadı. Derslerinde de başarılı bir öğrenciydi. Hatta bugün 'okul devam etsin, tatil olmasın' dedi. Karnesini alırken büyük sevinç yaşadı. İkimiz için de ömür boyu unutulmayacak bir sene oldu. Hayatı boyunca iletişimde kalacağımızı düşünüyorum. Yolu, bahtı hep açık olsun. Hayat ona hep güzellik getirsin."

Unutkan damatlar bu tarihi seçti: Evlendirme daireleri doldu taştı

Sivas'ta evlilik tarihlerini unutulmaz kılmak isteyen çiftler, nikah töreni için takvimlerin dikkat çeken tarihi 26.06.2026'yı tercih etti. Unutkan damatların özel gün tercihi, evlendirme dairelerinde yoğunluk oluşturdu

26.06.2026 13:02:00 / Güncelleme: 26.06.2026 13:06:24
İHA
 
Unutkan damatlar bu tarihi seçti: Evlendirme daireleri doldu taştı
Unutkan damatlar bu tarihi seçti: Evlendirme daireleri doldu taştı
Sivas'ta hayatlarını birleştirmek isteyen çiftler, dikkat çeken tarih olan '26.06.2026' gününde nikâhlarını kıydırmak için Sivas Belediyesi Evlendirme Dairesi'ne akın etti. Akılda kalıcı olması nedeniyle yoğun ilgi gören özel tarih, nikah salonunda yoğunluğa neden oldu. Evlilik tarihlerini unutulmaz hale getirmek isteyen çiftler, özel günlerini anlamlı bir tarihle taçlandırmak için aylar öncesinden rezervasyon yaptırdı. Düğün ve nikâh hazırlıklarını bu tarihe göre planlayan çiftler, günün oluşturduğu görsel uyumun yanı sıra akılda kalıcılığını da önemli bir tercih sebebi olarak gösterdi.






Resmi nikahı kıyılan Lokman Yağmur, "Özel bir gün olmasını istedik. Unutmamak adına belli bir tarih olsun diye karar verdik. Bu sebeple bu tarihi seçtik. Özel bir tarih olduğu için yoğunluk vardı. İnsanlar da bizim gibi düşünüp bu tarihi seçmişler" dedi.









Özel anlar için özel tarihleri seçtiler

Evlilik sürecindeki bütün adımları için özel tarihler seçtiğini ifade eden damat Taha Çotul, "Bu günü seçmemizin sebebi, bu süreçte her anımızın özel bir gün olması. 14 Şubat'ta nişanlandık, 1 Ocak'ta evlenme teklifi ettim. Düğünümüzü de 4 Eylül Sivas Kongresi tarihinde yapacağız. Bütün özel günleri dolduruyoruz. Bugün de özel bir gün olsun istedik. Hem o günlerden biri olsun hem de unutmamak için bu tarihi seçtik" diye konuştu.








"Eşimin böyle önemli tarihleri unutacağını düşünmüyorum"

Gelin Merve Çotul ise, "Hatırda kalır bir tarih olsun istedik. Çabuk unutulan bir tarih olmasın diye düşündük. Denk geldi, güzel oldu. Özel bir gün olduğu için güzel bir yoğunluk da var. Ben eşimin böyle önemli tarihleri unutacağını düşünmüyorum" şeklinde konuştu.




















Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
 
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.