logo
28 EYLÜL 2026

Kerbela faciasından kim sorumlu?

Ubeydullah bin Ziyad, işlediği korkunç cinayetin vebalini çekerek, evinden, işinden can emniyeti sebebiyle vazgeçmek zorunda kalmıştı

19.08.2022 23:30:00
 
Kerbela faciasından kim sorumlu?
Kerbela faciasından kim sorumlu?
Ubeydullah bin Ziyad, işlediği korkunç cinayetin vebalini çekerek, evinden, işinden can emniyeti sebebiyle vazgeçmek zorunda kalmıştı.

Kerbela faciasından kim sorumlu idi? Ubeydullah'a göre bile emri veren Yezid tek suçlu idi. Ama bu onu temize çıkarmaya yetmez. Çünkü İbn-i Ziyad, 72 kişilik masum bir kafilenin üzerine otuz bin kişilik bir ordu göndermiştir. Suçun ortağıdır.

Ömer b. Sa'd da sorumludur. Bu orduları kumanda etmiştir. Başta yapmak istemediği hâlde çok istediği valilik makamı elinden çıkacak korkusu ile bu vebali üstlenmiştir. O da suçun ortağıdır.

İnsanlar basit bir dünyalık menfaati için bazen ebedî hayatlarını görmezlikten gelerek büyük bir vebalin ve günahın içine düşebiliyor.

Hz. Hüseyin (a.s.)'a karşı savaşmak istememesine rağmen, valiliği isteme hırsı, onu bu büyük cinayeti işlemeye sürüklemiştir.

Bu katliamda Kûfe halkı da suçludur. İmam Hüseyin (a.s.) saldırının her ânında Cenab-ı Hakka yalvararak, "Hem çağırdılar, hem saldırıyorlar" diyerek yaptıklarının hesabını sormasını istemiştir. Suçun bir ortağı da Kûfe halkıdır.

Bu öyle büyük bir vebaldir ki, bu işe dahil olan herkes, hatta İmam (a.s.)'ın ifadesi ile, "Feryadımızı duymamanız, karaltımızı görmemeniz için bu bölgeden uzaklaşın. Çünkü kim feryadımızı duyar veya karaltımızı görür de bize olumlu cevap vermezse veya feryadımıza yetişip yardım etmezse, Allah-u Teala'nın kendisini yüz üstü cehenneme atmasını hak etmiştir."

Kısaca, herkes bu facianın suçuna, vebaline, günahına ortaktır.

Yezid, İmam Hüseyin (a.s.)'ın şehadetinden üzüntü duymuş mudur?

Bazı Sünnî eserlerde Yezid'in, Rasulüllah'ın ciğerparesi İmam Hüseyin (a.s.)'ın şehadeti için üzüntü duyduğundan ve İbn-i Ziyad'ı kınadığından bahsedilmektedir.

Mesela M. Asım Köksal'ın "Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası" isimli eserinde; s. 228'de Yezid'in üzüntü ve pişmanlık duyması, s. 229'da Yezid'in Hz. Hüseyin için yas tutmasını karısına emretmesi, s. 234'de Hz. Hüseyin (a.s.) için üç gün mâtem tutulmasını emretmesi, s. 235'de Yezid'in Ali ve Ömer b. Hüseyin olmadan yemek yememesi gibi konular yer almaktadır...

Ancak tarihe mâl olmuş bir cinayeti işleyenlerin ve bu cinayete azmettirenlerin böyle bir pişmanlık duymasına imkan yoktur.

Yezid'in yaptığı taammüden işlenen bir soykırımdır ki, bunda pişmanlık söz konusu olamaz. Dolayısıyla, Asım Hoca'nın eserinde yer alan bu bölümlerin gerçeği yansıtmadığını düşünmekteyiz.

Bazı Sünnî eserlerde de Yezid'in gerçek karakterine ve yaptıklarına uygun izahlara da rastlanılmaktadır.

Sünnî bir yazar olan Mesudî'nin "Müruc'uz-Zeheb" isimli eserinde şu bilgi vardır:

"… Kerbela Olayı'ndan sora Ubeydullah, Yezid ile birlikte onun sarayında bir içiki âleminde bulunmuştur. Bu esnada Yezid, sakisine, kendisine verdiği içkinin aynısından sırdaşı ve yakın arkadaşı olan Ubeydullah'a da vermesini emretmiştir. Sonra da muğanniyelere, şarkılar söylemesini emretmiştir."

Yezid'e getirilen mübarek başlar

Şam'a Yezid'in yanına getirilen başlar şöyledir:

Hz. Hüseyin b. Ali (a.s.)
Ali b. Hüseyin (a.s.)
Abdullah b. Hüseyin (a.s.)
Abbas b. Ali (a.s.)
Câfer b. Ali (a.s.)
Osman b. Ali (a.s.)
Muhammed b. Ali (a.s.)
Ebu Bekir b. Ali (a.s.)
Abdullah b. Ali (a.s.)
Ebubekir bin Hasan (a.s.)
Kâsım bin Hasan (a.s.)
Abdullah bin Hasan (a.s.)
Abdullah bin Akil (a.s.)
Câfer bin Akil (a.s.)
Abdurrahman bin Akil (a.s.)
Muhammed b. Ebu Said b. Akil (a.s.)
Muhammed b. Abdullah b. Câfer (a.s.)
Avn b. Abdullah bin Câfer (a.s.)
Bu mübarek başlar, Şam'da asılarak teşhir edilmiştir.

Hz. Hüseyin'in mübarek başı yezid'in önünde

Hz. Hüseyin (a.s.)'ın başı bir tas içinde olduğu hâlde, Yezid'in önüne getirilip konuldu. Güzel bir koku yayıldı. Yezid, uşağına emretti. Tasın üzeri açıldı. Hüseyin (a.s.)'ın başını görünce Yezid'in yüzü kızardı. "Ben Ebu Abdullah'ın bu yaşa eriştiğini sanmıyordum!" dedi.

Yezid elindeki değneği Hz. Hüseyin'in dişlerine ve ağzına vurunca Peygamberimizin (s.a.v.) ashabından orada bulunan Ebu Berzetü'l Eslemî, "Sen Hüseyin'in dişleri ve ağzına mı değnek vuruyorsun? Onun dişinden ve ağzından değneğini çek ki, ben arada sırada Resululah (s.a.v.)'in onları öptüğünü görmüşümdür!

Ey Yezid! Sen kıyamet günü Allah'ın huzuruna İbn-i Ziyad kayırıcın olduğu hâlde gelecek ve çıkacaksın! Hüseyin ise kıyamet günü Allah'ın huzuruna şefaatçisi Muhammed (s.a.v.) olduğu hâlde gelecek ve çıkacaktır" diyerek Yezid'in yanından ayrıldı…

Yezid'in bu iddiasından da anlaşıldığı üzere, davasının hak olmadığı, tamamen kabilecilik iddiası ile zamanın halifesinin karşısına çıktığı gerçeği vardır.

Ali bin Hüseyin (a.s.) yezid ile tartışıyor
 
İmam Hüseyin (a.s.)'ın ailesinden geriye kalanlar kadınlar ve on iki çocuk Yezid'in önüne getirildiler. Yezid bir ara Ali bin Hüseyin'e (a.s.) "Ey Ali! Baban benimle akrabalık ilişkisini kesmişti. Hakkımı bilmek, tanımak istememişti. Hakimiyet ve saltanatımı elimden çekip almaya kalkışmıştı. Bak Allah da ona ne yaptı!" dedi.

Ali b. Hüseyin (a.s.), "Gerek yerde, gerek nefislerinizde herhangi bir musibet vukûa gelmemiştir ki, bu, bizim onu yaratmamızdan önce mutlaka Kitap'ta yazılmış olmasın.

Şüphesiz ki bu Allah'a göre kolaydır. Allah bunu elinizden çıkana tasalanmayasınız, O'nun size verdiği ile de sevinip şımarmayasınız diye yazmıştır. Allah çok böbürlenen her kibirliyi sevmez" mealli ayetleri okudu."

Yezid ise, ona, "De ki: Sizi çarpan her musibet, kendi ellerinizin işleyip kazandığı günahar yüzündendir. Bununla beraber Allah bir çoğunu affeder de musibete uğratmaz" mealli ayeti okudu.

Hikmetler

Yezid, azmettirdiği cinayete kılıf ararcasına, İmam Hüseyin (a.s.)'ın başına gelenleri ona (a.s.) mâl etmektedir.

Allah'ın, onu halifeye biat etmediği için öldürdüğünü söyleyebilmektedir. Yani, İmam (a.s.) –hâşâ- Yezid kadar kafası çalışmadığı için gerçekleri görememiş, onun babasının kendi babası olan İmam Ali (a.s.)'dan daha üstün olduğunu anlayamamıştır. Bu nedenle gereksiz yere isyan etmiş, halifeye biat etmemiştir. Yezid de gerekeni yapmıştır.

İmam Hüseyin (a.s.)'ın dedesi, âlemlerin hürmetine yaratıldığı Muhammed Mustafa (s.a.v.)'dir. Babası, velâyetin şâhı, temizliği ve masumluğu ayetlerle sabit İmam Ali (a.s.)'dır. O'nun annesi, cennet kadınlarının efendisi, Hz. Fatıma (a.s.)'dır. Ve onun temizliğine ve doğruluğuna da Cenab-ı Hak şahittir.

Yezid nasıl olur da böyle pâk bir soy ile kendi hakkında  karşılaştırma yaparak hüküm verebilir.

Bu, koltuk ve makam sevdasına, Kur'an ayetlerini inkardan başka bir şey değildir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hüseyin eserinden)

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"

Milyarlık iddia yanıtsız kaldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti

27.09.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti. Kaya, hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla görevlerinden ayrıldığını belirtti.

Ancak istifanın ardından gözler, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin ortaya attığı milyarlık iddialara çevrildi.

Emre, Kaya'nın 8 Nisan'da yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunun için yaklaşık 63 milyon 359 bin lira yatırdığını ve hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak 1 milyar 344 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Emre, Kaya'nın eşi İlyas Kaya için de benzer işlemler yapıldığı ve yaklaşık 826 milyon lira çekildiği iddiasında bulundu.

Emre ayrıca işlemlerin fon soruşturmasının kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildiğini savunarak, paraların eylül ayında peş peşe çekildiğini iddia etti.

Şamil Tayyar: "Doğruysa hemen istifa etmeli"

İddiaların ardından AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların "çok vahim" olduğunu belirterek, iddialar doğruysa istifa edilmesi gerektiğini, doğru değilse de iddiaların derhal yalanlanarak hukuki yollara başvurulması gerektiğini söyledi.

Tayyar ayrıca kamuoyuna yansıyan iddialara o aşamada Kaya ve eşinden açıklama gelmemesine dikkat çekerek, "Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim" ifadelerini kullandı.

Tayyar'ın değerlendirmesinin ardından Kaya'nın istifa etmesi dikkat çekti.

"Neden ayrıntılı açıklama yapılmadı?"

Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kaya'nın ilk aşamadaki yanıtı ise ayrıntılı bir açıklama yerine "Müsait değilim" şeklinde oldu. Kaya'nın daha sonra yaptığı istifa açıklamasında da Emre'nin gündeme getirdiği 63 milyon liralık alım, 1 milyar 344 milyon liralık çekim ve işlem tarihleri gibi somut iddialara tek tek yanıt verilmedi.

Dolayısıyla kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular arasında, hisse alım-satımlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve iddialarda belirtilen para transferlerinin doğru olup olmadığı bulunuyor.

Öte yandan iddialar şu aşamada Zeynel Emre'nin açıklamalarına dayanıyor; kamuoyuna açık MKK veya aracı kurum kayıtlarıyla bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ayrıca SPK'nın 25 Eylül tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ancak Kaya ve eşinin isimlerinin bu kararda yer almadığı bildirildi.

Ömer Çelik: "Tavizsiz mücadele"

İstifanın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise fon tartışmasına ilişkin açıklamasında, "Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir" mesajını verdi.

Çelik ayrıca fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesinin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ilk andan itibaren partinin yetkili kurumlarınca takip edildiğini söyledi.

Kaya'nın istifasıyla siyasi sorumluluk tartışması yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunda milyarlık hisse işlemi iddialarının belgeleri ve ayrıntıları konusunda yapılacak açıklamalar bekleniyor.

Vücudunuz kışa hazır mı?

Mevsim geçişlerinde ani sıcaklık dalgalanmaları bağışıklık sistemini zorluyor. Yapay takviyelere sarılmadan önce, bilimin ışığında vücudunuzu bir kalkana dönüştürecek en etkili doğal yöntemleri ve uzman tavsiyelerini bir araya getirdik

27.09.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Vücudunuz kışa hazır mı?
Vücudunuz kışa hazır mı?
Mevsim geçişleri, hava sıcaklıklarındaki dalgalanmalar ve azalan güneş ışığı nedeniyle bağışıklık sistemimizin en çok zorlandığı dönemlerin başında geliyor.

Uzmanlar, enfeksiyon riskine karşı hazır olmak için bağışıklık sistemini destekleyecek doğal yöntemlerin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Yapay takviyeler yerine doğru beslenme, kaliteli uyku ve stres yönetimi gibi temel yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, vücudun savunma mekanizmasını kalıcı olarak güçlendiriyor.

İşte son bilimsel araştırmalar ve uzman tavsiyeleri ışığında, mevsim değişikliklerinde hastalıklardan korunmanızı sağlayacak en etkili ve doğal formüller:

Renkli beslenin: Tabaklarınızı antioksidanlarla doldurun

Bağışıklık sisteminin hücresel düzeyde savaşabilmesi için antioksidanlara ve vitaminlere ihtiyacı vardır. Tek bir mucizevi besine odaklanmak yerine, beslenmenizde çeşitlilik yaratmak en doğru yaklaşımdır.

• C Vitamini Depoları: Portakal ve mandalina gibi klasik narenciyelerin yanı sıra kivi, kuşburnu, kırmızı kapya biber ve brokoli gibi yüksek oranda C vitamini içeren besinleri günlük diyetinize ekleyin.

• Mor ve Kırmızı Meyveler: Yaban mersini, böğürtlen ve mürdüm eriği gibi koyu renkli meyveler, hücre hasarını önleyen güçlü bileşenler (antosiyaninler) içerir.

• Doğal Antibiyotikler: Sarımsak, soğan ve zencefil içerdikleri kükürtlü bileşikler ve aktif maddeler sayesinde antimikrobiyal özellik gösterir.

Bağırsak sağlığı: Savunma hattı burada başlıyor

İnsan bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 70'i bağırsaklarda yer alır. Güçlü bir mikrobiyota, virüs ve bakterilere karşı en büyük kalkanınızdır.

• Fermente Gıdalar: Ev yapımı yoğurt, kefir, lahana turşusu (sauerkraut) ve tarhana gibi probiyotik zengini besinler bağırsaktaki dost bakterileri artırır.

• Prebiyotik Desteği: Dost bakterileri beslemek için pırasa, enginar, kereviz, muz ve yulaf gibi lifli gıdalara sofranızda daha fazla yer açın.

Uyku ve stres yönetimi: Görünmez kahramanlar

Yetersiz uyku ve kronik stres, bağışıklık sistemini doğrudan baskılayarak vücudu enfeksiyonlara açık hale getirir.

• Kaliteli Melatonin Salgısı: Vücudun kendini yenilediği ve bağışıklık hücrelerinin üretildiği 23.00 ile 03.00 saatleri arasında derin uykuda olmaya özen gösterin.

• Kortizol Seviyesini Düşürün: Kronik stres, kortizol hormonunu artırarak bağışıklık yanıtını zayıflatır. Gün içinde yapacağınız 15-20 dakikalık yürüyüşler veya nefes egzersizleri bu yükü hafifletir.

Bitki çaylarının gücünden faydalanın

Doğru demlenen bitki çayları, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir duvar örebilir.

• Ekinezya ve Adaçayı: Ekinezya bitkisinin bağışıklık hücrelerini aktive ettiği bilinmektedir. Adaçayı ise ağız ve boğaz mukozasını koruyan antiviral bileşenler içerir.

• Ihlamur ve Karanfil: Göğsü yumuşatan ıhlamuru, karanfil ve bir çay kaşığı ham bal ile tatlandırarak tüketebilirsiniz.

Mevsim dönümlerinde vücudunuzun sesine kulak vermek ve bu basit ama etkili alışkanlıkları hayatınıza dahil etmek, sizi kış aylarındaki salgınlardan korumanın en güvenli yoludur.

Gümrükte tonlarca zehir yakalandı

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı’nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi

26.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi. Operasyonlar uyuşturucu ve kaçakçılık şebekelerinin Türkiye'yi transit veya hedef pazar olarak kullanma girişimlerinin sürdüğünü bir kez daha gündeme taşıdı.

MERSİN'DE ÜÇ AYRI OPERASYON

Gümrükler Muhafaza ekipleri, Mersin'de yürütülen risk analizleri ve istihbarat çalışmaları kapsamında üç ayrı operasyon gerçekleştirdi.

Operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilogram 500 gram pregabalin ele geçirildi. Yüklü miktardaki maddenin ele geçirilmesiyle kaçakçılık girişiminin piyasaya ulaşması engellendi.

Pregabalin, tıbbi amaçlarla kullanılan bir ilaç etken maddesidir; ancak Türkiye'de ve başka ülkelerde kötüye kullanım ve yasa dışı ticareti nedeniyle kolluk operasyonlarının konusu olabilmektedir. Ele geçirilen ürünün hangi amaçla ve hangi organizasyon tarafından Türkiye'ye sokulmak istendiği ise soruşturmanın konusu.

İSTANBUL HAVALİMANI'NDA KÖPEKLER YAKALADI

İkinci operasyonun adresi ise İstanbul Havalimanı oldu.

Narkotik dedektör köpekleri Csonti ve Queen, yolcu bagajlarına tepki verdi. Bunun üzerine gerçekleştirilen kontrollerde 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi.

Böylece iki farklı noktadaki operasyonlarda ele geçirilen maddelerin toplam ağırlığı 1 ton 736 kilo 760 grama ulaştı.

SINIRLARDAN GİREN ZEHİRLE MÜCADELE

Ticaret Bakanlığı, operasyonların ardından yaptığı açıklamada kaçakçılığın ülke ekonomisine zarar verdiğini, haksız rekabet oluşturduğunu ve toplum sağlığını tehdit ettiğini belirterek Gümrükler Muhafaza ekiplerinin çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Ancak tonlarca maddenin ele geçirilmesi başka bir soruyu da beraberinde getiriyor:

Yakalanan bu sevkiyatlar, Türkiye'ye sokulmaya çalışılan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Bir tarafta gümrüklerde yakalanan tonlarca madde, diğer tarafta uyuşturucu kullanımına ilişkin toplumsal kaygılar bulunuyor.

ASIL HEDEF: ZİNCİRİN BAŞINDAKİLER

Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca kuryelerin veya taşıyıcıların yakalanması yeterli değil. Asıl önemli aşama, sevkiyatın arkasındaki finansman, tedarik, lojistik ve dağıtım ağının ortaya çıkarılması.

Bu nedenle operasyonların ardından şu sorular önem kazanıyor:

Bu maddeler nereden geldi?

Nereye gönderilecekti?

Kim tarafından finanse edildi?

Sevkiyatı kim organize etti?

Türkiye'deki dağıtım ağı kimlerden oluşuyor?

Ve uyuşturucu ticaretinin arkasındaki asıl organizatörlere ulaşılabildi mi?

GÜMRÜKTE YAKALANANLAR… YA GEÇENLER?

Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda 1 ton 736 kilo 760 gram madde ele geçirildi.

Bu rakam, gümrük kontrollerinin önemini ortaya koyarken aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığının ulaştığı boyutun araştırılmasını da gerektiriyor.

Gümrükte yakalananlar kamuoyuna açıklanıyor. Peki ya denetimlerden geçerek Türkiye'ye ulaşanlar?

Uyuşturucu ticaretinin gerçek boyutunu ortaya çıkaracak soru belki de tam burada başlıyor:

"Yakalanan kaçakçılar kim? Asıl baronlar nerede?"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.