logo
19 MAYIS 2026

KIBRIS VATANDIR

28.03.2005 00:00:00
Ellerine Türk bayrağını alan yarım milyon kişi, Ankara Tandoğan Meydanı'nda BTP'nin "Kıbrıs Türkün Vatanıdır" mitingine koştu

Mitingte konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, veciz ve etkileyici ifadelerle yüklü konuşmasında "Kıbrıs Yavruvatan değil, Vatandır" dedi. Prof. Dr. Baş, "Şehitlik ve gazilik ruhu ile vatanımıza sahip çıktığımız süre içinde hiç kimse bu vatanı yabancı güçlere asla devredemeyecektir" dedi.

Ankara Tandoğan Meydanı dün olağanüstü günlerinden birini yaşadı. 500 bini aşkın vatandaş, ellerinde Türk bayraklarıyla Tandoğan Meydanı'nı ve meydana çıkan ara sokakları hıncahınç doldurdu.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Kıbrıs Türkün Vatanıdır" mitinginde yaptığı konuşmaya veciz bir ifade ile başladı. "Şehitlik ve gazilik ruhu ile vatanımıza sahip çıktığımız süre içinde hiç kimse bu vatanı yabancı güçlere asla devredemeyecektir" diyen BTP Lideri Prof. Baş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün milli davamız 'Kıbrıs' açısından anlamlı ve önemli bir gündür. Zira bugün, Kıbrıs başta olmak üzere topyekûn vatanın ve milletin tam bağımsızlığını, var oluşunu ya da AB mezarlığına gömülüşünü gündem ediyoruz."

Milletin ayakta kalma şartları

Bir milletin ayakta kalması için başlıca üç önemli şartın gerekli olduğuna vurgu yapan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, bu şartları şu şekilde sıraladı:

"1. O milletin kültür, siyaset ve medeniyetini temsil eden bir kimliği olmalı.

2. Bu kimlikten kaynaklanan bir milli ideali olmalı,

3. Bu kimlik ve idealden hareketle, kendini dünyanın merkezine koyduğu bir devlet politikası olmalı."

Türk Milletinin bugünkü durumunda bir devlet politikası olmadığına işaret eden Prof. Baş, bu sebeple ne iç, ne dış siyasetimiz ve ekonomi politikamızın milletin menfaati istikametinde gelişemediğini vurguladı.

Türk bayrağının anlamı

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 20 Mart'ta Mersin'de Türk bayrağının yakılması girişimlerine atıfta bulunarak, Türk bayrağının ne anlam ifade ettiğine şu sözleriyle dikkatleri çekti: "Ayyıldızlı albayrak, aziz milletimizin birliğinin, kimliğinin, bağımsızlığının, mukaddesatının ve yüce medeniyetinin sembolüdür. Bu bağlamda Türk bayrağının kıymeti, asırlar boyunca insanlığa adaleti, insan hak ve hürriyetlerini doya doya yaşatmış ve şimdi de yaşatmaya namzet Aziz Türk Milletinin kıymetiyle eşdeğerdir.

Bayrak vatanın örtüsü, şühedanın kefeni, milletin namusudur. Bayrak, uğruna canların feda edildiği tüm mukaddesatın sembolüdür.

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak uğruna ölen varsa vatandır"

Dolayısıyla bayrağa hakaret vatana, millete ve şühedaya hakarettir. Bayrağa hakaret milletimizin kimliğine, dinine ve devletine hakarettir.

Bayrağa uzanan el, yüce medeniyetimize uzanmış demektir. Böylesi bir hakarete hiç kimse göz yumamamaz, böylesi bir hakareti hiç kimse hafife alıp geçiştiremez. Böylesi vahim gelişmelere çanak tutanlar, kendilerini çok iyi bilmektedirler. Sen, hemen yanıbaşımızda Kürdistan devleti oluşturulmasına 'stratejik ortaklık' teraneleriyle çanak tutacaksın?

Bu kadarla da yetinmeyip, yıllarca böylesi bir Kürdistan hayaliyle güneydoğumuzu kana bulayıp dağa çekilenleri Af Yasası ile şehre indireceksin. Sonra da bayrağımıza haince saldırıyı 'kim yaptı'ya getireceksin. Buna, Karadeniz tabiriyle 'Canavarla parçalar, sonra gelip seninle hüngür hüngür ağlar' derler."

Bayrak düşmanlarını AB cesaretlendiriyor

Siyasilerimizin ve aydınlarımızın körükörüne AB ve ABD sevdasının kendi bayrağına, dolayısıyla kendi millet ve medeniyetine hakaret edecek içeriden cüretkârlar türettiğine işaret eden BTP Lideri Prof. Baş, bayrağımıza uzanan ellerin AB sürecinden cesaret ve güç aldığını vurguladı. Prof. Baş, "Topyekün milletimiz, bu gerçeği böyle görmeli ve AB sürecini böylece çok iyi teşhis etmelidir. Dün, bayrağımızı 'bez parçası canım, ne olacak' deyip tartışmaya açanlar, bugün AB'ye uyum bahanesiyle yüce dinimizin iman esaslarını, dini bütünlüğümüzü, milli birliğimizi ve hatta Misak-i Milli sınırlarımızı ve Kıbrıs'ımızı tartışma konusu yapmaktadırlar. Bayrağımıza hakaret eden cüretkârlar da işte bu yeniyetme AB'cilerimizden cesaret almaktadırlar. Yüce milletimiz, bunları fark ettiği gün oyun bozuldu demektir. İşte o gün, bugündür."

Kıbrıs'ın Rumla ilgisi yok

Prof. Dr. baş, Kıbrıs'ın Anadolu'nun bir parçası olduğunu vurğulayarak, adanın Yunanistan'la hiçbir ilgisi olmadığını dile getirdi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Kıbrıs adası Doğu Akdeniz'in merkezinde yer almaktadır. Ve adeta kalbi mesabesindedir. Kıbrıs'ı elinde bulunduran Doğu Akdeniz'e ve Doğu Akdeniz'deki ticarete hükmeder. Ortadoğu bölgesinde özellikle Suriye, Lübnan ve en önemlisi İsrail devletlerinin deniz yollarını kontrol eder. Bugün ABD Kürt devletinin denize açılması için Suriye üzerinden bir koridor oluşturup, buradan dünya ile deniz yolu bağlantısı sağlamaya çalışmaktadır. Kıbrıs'ı elinde tutan Doğu Akdeniz'i elinde tutacağı için KKTC, ABD'nin bu planının önündeki bir engeldir. İsrail açısından düşünürsek Kıbrıs adası vazgeçilmez bir stratejik üstür. Ve İsrail buraya sahip olmak böylelikle hem kendi güvenliğini sağlama almak hem de Doğu Akdeniz'in sahibi olmak istemektedir. Dolayısıyla Kıbrıs'a sahip olan bir Türkiye İsrail'i kontrol altında tutabilir. Aksi takdir de İsrail'in önü açılır.

Kıbrıs'ı kontrol eden Süveyş kanalını da kontrol eder. Bunun anlamı Uzakdoğu ülkeleri (Çin, Japonya vs) ile AB ve Rusya arasındaki ticari deniz yollarının da kontrolü anlamına gelmektedir. Kıbrıs Uzakdoğu ile ABD ve BDT ülkeleri arasında Süveyş kanalının çıkışında Doğu Akdeniz'in tam ortasında bir ekonomik lojistik ikmal merkezi konumundadır. Burasını depo haline getirenler buradan deniz yolu ile AB ülkelerine ve BDT ülkelerine çok rahat ulaşabilirler. Kıbrıs aynı zamanda başta ifade ettiğimiz gibi Anadolu'ya da hâkim bir ada konumundadır. Kıbrıs'taki deniz ve hava üslerine hâkim olan güçler Anadolu'ya da rahatça hükmedebilirler. Türkiye'yi kendine hedef seçenler için Kıbrıs vazgeçilmez bir deniz ve hava üssüdür. Türkiye'yi dört bir yandan kuşatmış olan Yunanistan da, Bulgaristan da, Gürcistan da, Azerbaycan da, Irak ta üs bulunduran ABD şimdide Suriye ve Kıbrıs'a göz dikmiş ve bu yolla Türkiye'nin dört bir yandan kuşatılması tamamlanmış olacaktır."

Kıbrıs yoksa Türkiye de yok

Kıbrıs'ın Anadolu'ya ve Coğrafyasına hâkim bir üs oluşundan dolayı zamanında Osmanlı için fethi mecbur hale gelmiştir. Günümüzde ise Kıbrıs, gelişen havacılık teknolojisiyle de beraber deniz üssü olmasının yanında stratejik bir hava üssü konumundadır. Hava ve füze üssü olarak Kıbrıs Anadolu'ya hâkimdir. Anadolu'ya hâkim bir hava gücü Türkiye'nin kalbi Ankara'ya uzanabilir. Ayrıca Türk sanayisinin önemli merkezlerinin olduğu Konya, Adana, Mersin gibi önemli noktalara hâkim olabilir. Bu açıdan baktığımızda Kıbrıs'ı kayıp eden Türkiye eski değerlendirmede olduğu gibi sadece kolunu değil bir bacağını da kayıp etmiş gibi olur. Bacağını kayıp eden artık ayakta durmakta zorlanır. Sonuç olarak Türkiye'mizin Anadolu'sunu savunmak Kıbrıs'tan başlar. Bu yönüyle de Kıbrıs 'Yavru Vatan' değil Vatandır', verilemez."

İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi. 

19.05.2026 00:55:00 / Güncelleme: 19.05.2026 00:58:37
AA
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Demir, "Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi'nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.


Prof. Dr. Demir, yapılan araştırmalar sonucunda fındıkta sulamayla verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış gözlemlendiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 metre rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar."

Tarsus'ta dehşet

Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırı düzenleyen bir şüpheli farklı yerlerde şu ana kadar 4 kişiyi öldürdü 8 kişiyi de yaraladı

18.05.2026 19:10:00
Haber Merkezi
Tarsus'ta dehşet
Tarsus'ta dehşet
Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırgan 4 kişiyi öldürdü.

Olay, Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, şüpheli M.Ö., Sabri Pan'a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Açılan ateş sonucu işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Araçla kaçan saldırgan Kaburgediği Mahallesi sınırlarında  hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay ile Yenimahalle sınırlarında evinin oradaki tır şoförü Abdullah Koca'yı da öldürdü. Şüpheli, bu sırada gittiği güzergahta 8 kişiyi de yaraladı.

İhbar üzerine olay yerlerine çok sayıda  jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, şüphelinin yakalanması için helikopter destekli çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Saldırganın açtığı ateş sonrasında şu ana kadar 4 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı, yaralı sayısının artabileceği öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla ilçe devlet hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 39. duruşması başladı

 

18.05.2026 11:52:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da katıldığı duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Murat Kapki'nin çapraz sorgusunun yapılmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı

Adana'da iki grup arasında çıkan satırlı kavgada 1 kişi öldü, 1'i ağır 2 kişi yaralandı

18.05.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, gece saatlerinde Yüreğir ilçesi Doğankent Gazipaşa Mahallesi Kıyıboyu Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu iki grup arasında henüz belirlenemeyen sebeple tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirine satırlarla saldırdı. Arbedede Z.E. ve 2 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Z.E.'nin öldüğü belirlenirken, yaralı 2 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma olaya karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu söyledi

18.05.2026 10:50:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:55:14
Haber Merkezi
Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı
Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu söyledi.

Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın statüsüyle ilgili "Öcalan'ın münfesih [feshedilmiş] PKK'nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli" dedi.

Öcalan'ın mahkumiyet halinin sürdürülerek kendisine yeni bir sosyal statü verilmesinin, PKK ve bileşenlerinin silah bırakma sürecinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesine imkan tanıyacağını belirten Bahçeli, bu yeni statü için "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinde bulundu.

Öcalan'a verilebilecek koordinatör statüsünün, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacağını söyleyen Bahçeli, "Bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır" dedi.

MHP lideri koordinatörlük önerisini ilk olarak 5 Mayıs'taki partisinin grup toplantısında dile getirmişti. Bu öneriye DEM Parti de destek vermişti.

PKK'nın "mono-liderlik mekanizmasına" sahip olduğunu söyleyen Bahçeli, örgütün faaliyetlerinin kesin olarak son bulması için, bir kez daha "kurucu önder" olarak tanımladığı Öcalan'ın etki gücünün artırılması gerektiğini savundu.

Bahçeli, sürecin başından beri Öcalan'ı tarif ederken "kurucu önderlik" ifadesini kullanmasını da şu sözlerle açıkladı:

"Parçalı yapılarla terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır.

"Başından beri 'örgütün kurucu önderi' ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir."

MHP lideri ayrıca sürecin sürdürülebilmesi için iki ayrı komisyon önerdi.

Bunlardan ilki TBMM'de kurulacak ve her siyasi partiden belirlenecek üyelerle oluşturulacak bir "takip komisyonu".

Diğeri ise cumhurbaşkanı yardımcısının liderliğinde Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı' ile Milli İstihbarat Başkanlığı'ndan oluşan bir "Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik" komisyonu.

Bahçeli, bu ikinci komisyonun topluma süreci anlatacak ve "olası kara propagandalara karşı koyacak bir iletişim boyutu olacağını", ayrıca süreçle ilgili devlet kurumları arasında işbirliği sağlayacağını söyledi.

Operasyon adresi Antalya, para trafik hacmi 11 milyar 400 milyon TL

Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 183 şüphelinin adresine eş zamanlı baskın

18.05.2026 10:33:00
İhlas Haber Ajansı
Operasyon adresi Antalya, para trafik hacmi 11 milyar 400 milyon TL
Operasyon adresi Antalya, para trafik hacmi 11 milyar 400 milyon TL
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında Antalya merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 183 şüphelinin yakalanması için operasyon düzenlendi






Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında Antalya merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 183 şüphelinin yakalanması için operasyon düzenlendi. Şüphelilerin 10 ayrı yasa dışı bahis ofisi kurduğu ve hesaplarında 11 milyar 400 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.









Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Müsabakalarda Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet suçuna yönelik teknik takip destekli projeli çalışma başlatıldı.









Yapılan çalışmalar kapsamında şüphelilerin Antalya'da toplam 10 adet yasa dışı bahis ofisi kurdukları belirlendi. Şahısların banka hesapları ve kripto varlıkları üzerinde yapılan incelemelerde toplam 11 milyar 400 milyon TL işlem hacmi ve hesap hareketliliği olduğu tespit edildi.









Soruşturma kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimat doğrultusunda, Antalya merkezli toplam 20 ilde 183 şüpheli şahsın yakalanmasına yönelik bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldı. Operasyonların sürdüğü ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan 161 şüpheliden aralarında suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135'i tutuklandı

18.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:09:54
AA
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 7'si dün emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı, 154'ü adliyeye sevk edildi.

Zanlılardan 1'i savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, 142'si tutuklama, 11'i ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, Uzun ve Kütahyalı'nın da aralarında olduğu 135 zanlı hakkında tutuklama kararı verdi, 18 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği, dijital materyal incelemeleri, mali analizler, kripto varlık çözümlemeleri ile firari şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Soruşturmanın detayları

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu şüphelilerin "organize suç örgütü" niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing (oltalama) yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edilmişti.

Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağlarından para transferi organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlenmişti.

MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar lira ve 2 milyar dolar şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirilen soruşturmada, ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildiği öğrenilmişti.

Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheliler hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapılmıştı.

Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "yasa dışı bahis", "bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik başlatılan soruşturmada 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukatın da aralarında bulunduğu şüphelilerin yakalanması için Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı dahil 161 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında kayyum ve el koyma, şüpheli şahıs ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye de el koyma tedbiri uygulanmıştı.

Öte yandan, suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesine erişimin engellenmesi kararı alınmıştı. 

Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu

Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı

17.05.2026 19:42:00
İhlas Haber Ajansı
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu iddia edilen bir şahsın saldırısı sonucu iki polis memuru şehit oldu.



Olay, Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu belirtilen şahsın bölgede bulunduğu bilgisi üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sırasında şahsa ulaşılamazken, ekiplerin vatandaşlarla birlikte bölgede yürüttüğü çalışmalar esnasında saldırı gerçekleşti.

2 polisin şehit olduğu saldırının ardından şüpheli olay yerinden kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından kısa sürede etkisiz hale getirilerek yakalandı. Görüntülerde, zanlının kaçış girişimi ve ekiplerin hızlı müdahalesiyle yakalanma anı yer aldı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Saldırının detayları ortaya çıktı



Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu öne sürülen bir şahsın saldırısı sonucu 2 polis memuru şehit oldu. Olayın detaylarını belediye başkanları açıkladı.
 
Olay, Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik rahatsızlığı bulunduğu belirtilen ve hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu öğrenilen şahsın pasajda olduğuna dair bilgi alan polis ekipleri bölgede çalışma yaptı.
 
İlk kontrollerde şahsa ulaşamayan ekipler, vatandaşlarla birlikte pasajdan çıktıkları sırada saldırıya uğradı. Zanlının elindeki delici aletle saldırdığı 2 polis memuru, olay yerinde şehit oldu. Saldırgan, yaralı halde kaçarken olay yerine sevk edilen ekipler tarafından etkisiz hale getirildi.
 
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt yaptığı açıklamada, "Maalesef 2 polisimiz şehit oldu. Mekanları cennet olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan İstanbul'da yaşayan bir vatandaş hakkında tedavi görmesi ile ilgili mahkeme kararı da alınıyor. Ailesinin de ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerince tedavi ettirilmesi üzerine takip ediliyor.
 
Pasajda olduğuna dair ekipler bilgi alıyor. Polis arkadaşlarımız kontrol ediyor. İlk başta bulamıyorlar sonra vatandaşlarla çıktıklarında aldığımız bilgiye göre şüpheli şahıs delici aletle polislerden birine saldırıyor ve şehit ediyor. Sonra diğer arkadaşımızı da şehit ediyor. Hastane yanında bomba ile ilgili değerlendirme oldu ama kolluk kuvvetlerimiz tedbir maksatlı imha ediyor, tehlikeli bir durum söz konusu değil" dedi.
 
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ise, "Gerçekten çok üzücü bir olay. 2 kahraman şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Allah askerimize, polisimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı.
 
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı

17.05.2026 18:04:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kocaeli programı kapsamında kente gelen Bakan Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesinde temaslarda bulundu. Bakan Gürlek ve Bakan Yardımcısı Ayyıldız'ı adliyeye gelişlerinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Adalet Komisyonu Başkanı Kamil Kaya, başsavcı vekilleri ile ağır ceza ve ticaret mahkemesi başkanları karşıladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı makamında gerçekleşen görüşmede, adliyenin mevcut genel durumu ve işleyişi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, yapımına başlanması planlanan yeni adliye binasının ihale süreci ve adliye personeline yönelik yeni lojman inşaatı projelerine ilişkin Bakan Gürlek'e kapsamlı sunum yapıldı.İHA

Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplanacak. Toplantının ana gündem maddesi ekonomi. Ortadoğu'daki gelişmeler ve terörsüz Türkiye süreci de masada olacak

17.05.2026 17:02:00
Haber Merkezi
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yarın Beştepe'de yapılacak kabine toplantısında, iç ve dış politikadaki önemli başlıklar masaya yatırılacak.

Toplantının ana gündem maddelerinden birinin ekonomi olması öngörülüyor.

Toplantıda, enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımlar, piyasalardaki son durum ve fiyat denetimleri değerlendirilecek.

Sosyal destek paketleri ve vatandaşın alım gücüne yönelik olası düzenlemelerin ele alınabileceği belirtiliyor.

Dış politikada ise gözler Ortadoğu'daki gelişmelere çevrilmiş durumda.

Gazze, İsrail'in bölgedeki operasyonları ve İran eksenli gerilimlerin toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.

ABD-İran Savaşı'nda kalıcı barış için atılabilecek adımlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki son durum da kabinenin gündeminde olacak.

Kamuoyunun yakından takip ettiği bir diğer önemli başlık terörsüz Türkiye süreci.

Terör örgütünün silah bırakma süreci ve hukuki adım beklentisi de kabinede değerlendirilmesi beklenen başlıklar arasında.

Ve Kurban Bayramı tedbirleri... Bayram haftasında yüz binlerce araç yollara çıkacak.

Kabinede yollardaki bayram tedbirleri de ele alınacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.