logo
27 MAYIS 2026

‘Kim, onları severse Beni sever’

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in peygamberimizin oğulları olduklarına dair deliller

23.06.2023 08:31:00
Haber Merkezi
‘Kim, onları severse Beni sever’
‘Kim, onları severse Beni sever’
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in peygamberimizin oğulları olduklarına dair deliller.

Bunun en açık kanıtı Mübahale ayetidir. Zira ayette geçen "oğullarımız" ifadesi ile Hasan ve Hüseyin'in kastedildiği hususunda bütün tefsir bilginleri görüş birliği halindedir. 

Bu hadise aynı zamanda bir cahiliye anlayışını da ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Bu anlayışa göre bir insanın gerçek oğulları kızlarının oğulları değil ancak oğullarının oğulları idi.

Mübahale olayı bu anlayışı yok etmiştir. Zira Peygamber, oğullarını çağıracağını söyledi ve ertesi gün İmam Hasan ve İmam Hüseyin'le birlikte mübahaleye geldi.

Selman-ı Farisî'den nakledildiğine göre Peygamberimiz şöyle buyurdu:

"Hasan ile Hüseyin Benim oğullarımdır. Kim, onları severse Beni sever. Kim, Beni severse Allah onu sever. Allah, kimi severse onu cennete koyar. Kim, o ikisinden nefret ederse Benden nefret etmiş olur. Kim, Benden nefret ederse Allah ondan nefret eder. Allah kimden nefret ederse onu cehennemine koyar."
 
Muaviye'nin kölesi Zekvan diyor ki:

"Muaviye, "Bu iki oğlanı Peygamberin oğulları diye adlandıran hiç kimseyi tanımıyorum. Onlara, Ali'nin oğulları deyin" dedi.

Bir süre sora oğullarını şeref listesine yazmamı emretti. Ben de oğullarının ve oğullarının oğullarının adlarını yazdım. Fakat kızlarının oğullarını listeye almadım. Listeyi bu şekilde Muaviye'ye götürdüm. "Yazıklar olsun sana! Büyük oğullarımın adlarına yer vermedin" dedi.

Ben "Onlar da kim?" diye sordum. "Falan kızımın oğulları benim oğullarım değiller mi?" dedi.

Ben dayanamadım ve dedim ki, "Allah aşkına nasıl oluyor da senin kızının oğulları oğulların oluyor ama Fatıma'nın oğulları Peygamberin oğulları olmuyor?" dedim. O şu karşılığı verdi: "Ne oluyor sana Allah canın alasıca. Sakın bu sözün başkasının kulağına gitmesin." 

İmam Hasan Muaviye'ye delil olmak üzere şöyle dedi:

"… Allah'ın Resulü nefislerden kendisi ile birlikte babamı, oğullardan benim ile kardeşimi ve kadınlardan annem Fatıma'yı bütün insanlardan ayırıp çıkardı. Biz O'nun ailesi, eti, kanı ve nefsiyiz. Biz ondanız, O da bizdendir." 

Ünlü tefsir bilgini Fahri Razi, "Biz ona İshak'ı ve Yâkub'u armağan ettik. Hepsini doğru yola ilettik. Daha önce de Nuh'u ve onun soyundan gelen Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola iletmiştik ve Biz iyilere böyle karşılık veririz. (ve yine) Zekeriya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da. Hepsi de sâlihlerdendi"   ayetinin İmam Hasan ile İmam Hüseyin'in Peygamberimizin oğulları olduğuna delalet ettiğini söyledikten sonra, "Denildiğine göre Ebu Câfer Muhammed Bâkır, bu ayeti Haccac b. Yusuf karşısında delil gösterdi" diyerek sözlerini bağlar. 

Amr b. el As, İmam Ali'ye gönderdiği bir elçi aracılığıyla, birkaç mesele yüzünden onu ayıpladığını bildirdi. Bu meselelerden biri de Hz. Ali'nin Hasan ve Hüseyin'i Resulullah'ın oğulları olarak adlandırması idi. Hz. Ali, Amr b. As'a şu cevabı gönderdi: "O rezil oğlu rezile de ki, eğer o ikisi Resulüllah'ın oğulları olmasa idi, babasının dediği gibi Resulüllah'ın soyu kurumuş olacaktı." 

İmam Hasan da bazı vesileler ile bu konuda konuşmuştur. Nitekim İmam Hasan'ül Mücteba, babasının ölümünden sonra yaptığı bir konuşmada şunları söylüyor:

"Ey insanlar! Beni tanıyan tanıyor. Tanımayanlara gelince ben Ali'nin oğlu Hasan'ım, ben Peygamberin oğluyum. Ben vasinin oğluyum."

Bir defasında Muaviye, Hz. Hasan'dan minbere çıkıp konuşma yapmasını istedi. O da minbere çıkıp konuşma yaptı. Konuşmasının bir yerinde şöyle dedi: "Eğer yeryüzünün iki yakası arasında Peygamberiniz için oğul ararsanız benden ve kardeşimden başkasını bulamazsınız." 

İmam Cafer Sâdık, İmam Muhammed Bâkır'dan, o da Câbir'den şöyle rivayet etmiştir:

"Ben ve Abbas Resulüllah'ın yanında oturuyorduk, o sırada Ali içeri girip, selam verdi. Peygamber selamının cevabını verdi. Ve kalkıp onu kucakladı, iki gözünün arasından öptü. Ve sağ tarafına oturttu. Abbas, "Ya Resulallah, onu seviyor musun" diye sordu.

Resulullah şöyle cevap verdi, "Ey amca, Allah'a and olsun ki, Allah onu Benden daha çok seviyor. Allah her peygamberin neslini onun sulbünde karar kılmıştır. Ama Benim neslimi Ali'nin sulbünde karar kıldı." 

Ebu Câfer Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Babeveyh el-Kummî (Şeyh Sâduk) güvenilir "Uyun-u Ahbari'r-Rıza" kitabında ve Ebu Mansur Ahmed b. Ali b. Ebi Tâlib et-Tabersi "el-İhticac" kitabında tartışmanın izahını detaylı bir şekilde aktarmış ve İmam Musa Kazım'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Bir gün Abbasi halifelerinden olan Harun er-Reşid'in meclisine gittim, bana bazı sorular sorup, bunların cevaplarını istedi. Sorularından biri de (sizin de sorunuz olan) şu soruydu:

"Nasıl, 'biz Peygamber'in zürriyetiyiz' diyorsunuz, halbuki Peygamber'in halefi yoktu; halef ancak erkek evlat içindir, kız evlat için değildir. Oysa ki siz kızından olan evlatlarısınız, Peygamber'in halefi (erkek evladı) yoktu?"

İmam Musa Kazım (a.s.) ona cevap olarak, En'am Sûresi'nin şu ayetini okudu:

"Onun (Nuh'un veya İbrahim'in) soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık. Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz. (Yine onun soyundan) Zekeriyya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik). Onların hepsi sâlihlerdendi." 

Daha sonra İmam (as), Harun'un dikkatini ayetteki delil olarak gösterdiği yere çekip şöyle buyurdu: "Ey mü'minlerin emiri! Hz. İsa'nın babası kimdir?"

Harun cevap olarak şöyle dedi: "İsa'nın babası yoktu." Bu esnada İmam (a.s.) şöyle buyurdu: "İşte Allah- u Teâla onu, Meryem'in vasıtasıyla peygamberlerin zürriyetine ilhak etmiştir. Bizi de annemiz Fatıma tarafından Hz. Peygamber'in (s.a.v.) zürriyetine ilhak etmiştir."

Fahr-i Razi, "Tefsir-i Kebir"in dördüncü cildinde, söz konusu ayetin aşağısında beşinci meselede şöyle diyor:

"Bu ayet Hasan ve Hüseyin'in Resulüllah'ın soyundan olmalarına delâlet etmektedir.

Çünkü Allah-u Teâlâ bu ayette Hz. İsa'yı Hz. İbrahim'in zürriyetinden saymıştır. (Oysa ki Hz. İsa'nın babası yoktu). Bu intisap anne tarafındandı.

Böylece Hasan ve Hüseyin (a.s.) da anne tarafından Hz. Resulüllah'ın zürriyeti idiler. Nitekim Hz. Bâkır'ul-Ulum (Beşinci İmam) Haccac'ın yanında aynı ayetle istidlal etmiştir.

Daha sonra İmam Musa Kazım (a.s.) Harun'a, "Yine de sana delil getireyim mi?" diye buyurdu. Harun, "Evet getir" dediğinde, İmam Musa Kazım (a.s.) Âl-i İmran Sûresi'ndeki şu mübahale ayetini okudular:

"Artık Sana gelen bunca ilimden sonra onun hakkında seninle çekişip tartışmalara girişirlerse de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ın lanetini yalan söylemekte olanların üstüne kılalım." 

İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Hiçbir kimse, Allah'ın emri gereği yapılan bu mübahale (karşılıklı lanetleşme) zamanı, Hz. Peygamber'in Hristiyanlar karşısında Ali b. Ebi Tâlib, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'den (a.s.) başka Müslümanlardan bir kimseyi bile buna katmış olduğunu iddia etmemiştir.

'Enfüsena'dan (nefislerimiz) maksat ise Ali b. Ebi Tâlibdtir; 'Nisaena'dan (kadınlarımız) maksat Fatımatü'z-Zehra'dır. 'Ebnaena'dan (oğullarımız) maksat da Allah'ın kendilerine Resulüllah'ın oğulları buyurduğu Hasan ve Hüseyin'dir."

İmam Musa Kazım'ın (a.s.) Hasan ve Hüseyin'in (a.s.) Resulüllah'ın oğulları olduğuna dair Harun için getirdiği delilden bütün Fatıma seyyidlerinin Hz. Resulüllah'ın (s.a.v.) evlatları olduğu iddiası ispat edilmiş olur.

İbn Ebi'l Hadid el-Mutezili "Şerh-u Nehci'l Belaga" kitabında ve Ebubekir-i Razi kendi tefsirinde söz konusu ayetle ve "ebnaena" (oğullarımız) cümlesiyle Hasan ve Hüseyin'in anne tarafından Resulüllah'ın oğulları olduğuna dair istidlalde bulunmuşlardır. Nitekim Allah-u Teala Kur'an-ı Mecid'de Hz. İsa'yı annesi Meryem tarafından İbrahim'in zürriyetinden saymıştır.

Muhammed b. Yusuf-i Genci-i Şafii "Kifayet'üt-Talib" kitabında ve İbn Hacer-i Mekki "es-Savaik'ul-Muhrika" kitabında Taberanî ve Câbir b. Abdullah-i Ensari'den ve Tatib-i Harezmî "Menakıb" kitabında İbn Abbas'tan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklederler:

"Allah-u Teala her peygamberin zürriyetini (soyunu) kendi sulbünden kılmıştır; Benim zürriyetimi de Ali b. Ebi Tâlib'in soyundan kılmıştır."

Ebu Sâlih, Hâfız Abdülaziz b. Ahzar, Ebu Nuaym, İbn Hacer-i Mekkî, Muhemmed b. Yusuf Genci eş-Şafii ve Taberî'den ve onlar da ikinci Halife Ömer b. Hattab'dan şöyle dediğini nakletmişlerdir: Resulüllah'tan (s.a.v.) şöyle buyurduğunu duydum:

"Her haseb ve nesep kıyamet günü, Benim haseb ve nesebim hariç kesilecektir. Her kızın evlatlarının asabesi Fatıma'nın evlatları hariç baba tarafındandır. Çünkü Ben onların (Fatıma'nın evlatlarının) babası ve asabesiyim."

(Asabe, baba tarafından olan akraba ve yakınlara denir).   (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hasan eserinden)

Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor

Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne, bayramı buruk geçiriyor

27.05.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk karşıladığını ifade ederek, "Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.






Hatay'da 21 Mayıs'ta etkili olan sağanak yağışla birlikte Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 3 kişi yaralanmış, 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed vefat etmişti. Olayda Abdulhanan'ın 13 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Abdulcelil Elmuhammed 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Afette 1 evladı vefat eden, 1 evladı ağır yaralanan, damadı ve kızı da yaralı olan gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk yaşıyor. Gözyaşı içerisinde bayramı karşılayan acılı anne, "Bayramda sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" ifadeleriyle yürekleri burktu.






Olayın yaşandığı günün akşamında vefat eden evladı Abdulhanan'ın kendisine sürpriz yapmak için yanına geldiğini ifade eden Güner Elmuhammed, "Ben Türk vatandaşıyım, Suriye'de evlendim. Benim çocuklarım Suriye uyruklu ama 11 yıldır Türkiye'de yaşıyoruz. Tek başıma mücadele ettim, çocuklarımı büyüttüm. Elimden geleni yaptım, okuttum. Başımıza felaket geldi rabbimden. Benim kızım var yeni evli, onun evi beton ve bizim evimiz sac damı. 






O gece ev su akıtıyordu, çocukları yatmaları için kızıma gönderdim. Kızım hepimizin gitmesini istedi ama ben evi toplayacağım için gitmek istemedim. Kardeşlerini alıp, gitti. Saat 12.30'da oğlum motosikletle geldi, benim yanıma. Beni görmeye, sürpriz yapmaya geldiğini söyledi. Sonra üstünü değiştirip, kardeşlerinin yanına gitti. Diğer oğlumun duruma da ağır, beni yanına 5 dakikalığına gönderdiler. 






Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti. Evimiz gitti, dünyamız gitti ve buruk kaldık. Çok acı, rabbim kimseye yaşatmasın. Ailem yok, rabbim kimseye yaşatmasın. Evli kızımın beli kırık, içten kırık. Bir tane kızı var 16 yaşında ve o da yaralı kızıma bakıyor. Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.

Bayramın ilk günü yollar boş kaldı

İstanbul'da Kurban Bayramı'nın ilk sabahı trafik boş kaldı. Trafik uygulamasında yoğunluk yüzde 2 olarak görüldü

27.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Kurban Bayramı'nın ilk gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 2'ye kadar düştü. Hafta içi mesai saatlerinde aşırı yoğunluğun oluştuğu Cevizlibağ bölgesinde E-5 karayolu boş kaldı. Boş kalan yollar havadan görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye-İran ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı

26.05.2026 18:30:00
İHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-İran ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, bölgedeki çatışma süreci nedeniyle bayramı buruk karşıladıklarını, İran halkının bu zorlu zamanları aşacağına ve selamete kavuşacağına inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak barış ve istikrarın sağlanması için kardeş ülkelerle birlikte çalıştıklarını, müzakerelerin müspet sonuçlanması için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İran Cumhurbaşkanının Kurban Bayramını da tebrik etti.

Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı

Bolu'da Kurban Bayramı'na bir gün kala kurban pazarlarındaki pazarlıklar kızıştı. Kurban alımını son güne bırakan vatandaşlar besicilerle kıyasıya pazarlık yaptı

26.05.2026 15:38:00
İhlas Haber Ajansı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren Mudurnu Kurban Pazarı'na akın etti. Bayrama saatler kala pazarda yoğunluk artarken, alıcılar bütçelerine uygun kurbanlığı bulabilmek için besicilerle uzun süre pazarlık yaptı.

Pazarda kurbanlıkların çevresinde toplanan vatandaşlar, fiyat konusunda anlaşma sağlamak için kıyasıya pazarlık yürüttü. Günün ilerleyen saatlerinde pazardaki yoğunluğun artması beklenirken, kurbanlık satışlarının bayram öncesi son saatlere kadar sürmesi öngörülüyor.

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Hacı adayları vakfe için Arafat'ta


 
Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. 

26.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 26.05.2026 08:56:33
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta

Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Arafat bölgesine akşamdan itibaren ulaşan hacı adayları, geceyi ibadet ederek geçiriyor.

Arafat'ta vakfe duası, Türkiye saatiyle 12.18'de öğle ve ikindi namazının birlikte eda edilmesi sonrasında başlayacak. Hacı adayları akşama kadar dua edebilecek.Akşamleyin ise Müzdelife yolculuğu başlayacak. Burada akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde cem edilerek kılınacak. Sabah ezanı vaktine kadar Müzdelife'de kalmak gerekiyor ancak izdiham nedeniyle çok sayıda hacı adayı bunu erkenden yola çıkıyor. Ardından şeytan taşlamak için Mina yolculuğu başlayacak. Özetle hacı adayları 26 Mayıs'ı 27 Mayıs'a bağlayan geceyi hareket halinde geçirecek. 

Arafat vakfesi, hac ibadetinin iki farzından birini oluşturuyor. Diğeri ise vakfeden sonra tavaf yapmak...

Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı


 
Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

26.05.2026 08:31:00
AA
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı

Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

Kuraklık nedeniyle geçen yıl kritik su seviyesine gerileyen Naip Barajı, kentte etkili olan yağışların ardından yüzde 24 doluluk oranını yakaladı.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yaşanan kuraklık ve su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla Süleymanpaşa ilçesinde tüm mahallelerde uygulanan kısmi planlı su kesintisi uygulamasının sona erdiği bildirildi.

Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor


 
Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor.

26.05.2026 08:10:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor

Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynı: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş teknikler... e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey İSE zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzak.







Dolandırıcılar hangi  dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar?

Sahte ücretler

Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda "İran veya Ukrayna" ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.







Sahte hayır kurumları

Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz.







Seyahat dolandırıcılığı

Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.







Yatırım dolandırıcılığı

FBI'a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8.6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.







Sansasyonel (sahte) haberler

Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olması... Dolandırıcılar, sansasyonel 'sızdırılmış videolar' ve 'son dakika haberleri'ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.

Ön ödeme dolandırıcılığı

Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu'daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.







Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?

Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:
• Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri.
• e-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim.
• Kişisel ve finansal bilgi talepleri.
• Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.







Tıklama yapmayın!

Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. Ana kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan cevap vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun.

Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli  olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır.

Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı

Şişli'de bir iş yerinin önünde silahlı saldırıya uğrayan bir kişi yaralandı. Yaralı ambulansla hastaneye kaldırılırken, ekipler şüpheli ya da şüphelileri yakalamak için geniş kapsamlı çalışma başlattı

26.05.2026 05:20:00
İHA
Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı
Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı
Olay, 02.00 sıralarında Şişli Gülbahar Mahallesi Beşinci Yıldız Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre iş yerinin önünde kimliği henüz bilinmeyen kişi ya da kişilerce silahlı saldırıya uğrayan bir kişi saldırı sonucu yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı şahıs olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak sokağı trafiğe kapattı.

Olay yeri inceleme ekipleri saldırının gerçekleştiği alanda delil topladı. Açılan ateş sonucu isabet alan bir restoranın camları da kırıldı. Polis ekiplerinin olay yeri inceleme çalışmanın ardından trafiğe kapatılan sokak yeniden açıldı.

Polis ekipleri silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişileri yakalamak için geniş çaplı arama çalışması başlattı.

Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar

Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor

25.05.2026 17:16:00
Ahmet Turan Yiğit
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Bayramda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, acemi kasapların kesim sırasında yaşadığı kazalar. Kesici aletlerle yaralanmalar ya da hayvan darbeleri, her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Bu nedenle kurban kesiminin mutlaka işi bilen kasaplar tarafından yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kesim yerlerinin önceden belirlenmesi, hijyen standartlarına uygun alanların kullanılması ve hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olması da kritik noktalar arasında. Uzmanlar, kurban derisinin çıkarılmasının da dikkatle yapılması gerektiğini, kaya tuzuyla ovularak saklanmasının hem ekonomik hem de sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.

Kesim sırasında kullanılan bıçak ve diğer aletlerin antiseptikle temizlenmesi, ne aşırı keskin ne de fazla kör olmaması gerekiyor. Çok keskin aletler ağır yaralanmalara yol açabilirken, kör aletler ise hayvana eziyet çektiriyor. Ayrıca çelik örgülü eldiven kullanımı, olası kazaların önüne geçmek için öneriliyor.

Etin saklanması konusunda da ciddi uyarılar var. Kurban etinin sıcakken plastik kaplara veya poşetlere konulmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Sıcak et, plastikle temas ettiğinde zararlı kimyasallar gıdaya geçebiliyor. Bu maddeler uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Etin en az 2 saat soğutulduktan sonra kalın ve sızıntı yapmayan poşetlerle taşınması, yağlı kâğıda sarılarak buzdolabında veya derin dondurucuda saklanması öneriliyor.

Sonuç olarak, kurban kesimi ve etin saklanması sürecinde hem güvenlik hem de sağlık açısından dikkatli olmak şart. İşin uzmanına başvurmak, doğru yöntemleri uygulamak ve hijyen kurallarına uymak, bayramı kazasız ve sağlıklı geçirmek için en önemli adımlar.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.