logo
03 AĞUSTOS 2026

KKTC'den Rumlara tepki

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) ocak ayında tek yanlı sondaj faaliyetleri başlatacağına yönelik duyurusuna tepki gösterdi

30.12.2024 16:15:00
Haber Merkezi
 
KKTC'den Rumlara tepki
KKTC'den Rumlara tepki
KKTC Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) ocak ayında tek yanlı sondaj faaliyetleri başlatacağına yönelik duyurusuna tepki gösterdi. KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 24 Aralık 2024 tarihinde yayınladığı ve 24 Şubat 2025 tarihine kadar geçerli olacak NAVTEX ile sözde 5'inci parselde Ocak ayı ortasından itibaren ExxonMobil - Katar Enerji ortaklığının sondaj çalışması yapacağını duyurmuştur. Tek yanlı hidrokarbon araştırma faaliyetleri ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'de gerginliği yeniden tırmandırmaya hazırlandığı açıktır" denildi. KKTC açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Kıbrıs Türk Halkı, Ada üzerinde ve etrafındaki denizlerde bulunan doğal kaynakların ortak sahibidir. Kıbrıs Türk Halkının meşru haklarını, Rum tarafının, tek yanlı tasarruflarla ihlal etmesini şiddetle kınıyoruz. Devletimiz, halkımızın haklarını gasp etmeye yönelik Rum tarafının oldu- bittilerine seyirci kalmayacak, meşru ve ahdi haklarımızın korunması amacıyla gerekli adımları atmaktan imtina etmeyecektir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ihtilafların her zaman diplomasi ve diyalog çerçevesinde çözülmesini tercih ettiğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz. Bu bağlamda, gerek hidrokarbon kaynaklarına ilişkin 1 Temmuz 2022 tarihli son önerimiz, gerekse Anavatan Türkiye'nin Devletimiz dahil ilgili tüm tarafları bir araya getirecek uluslararası konferans çağrısı geçerlidir. Bu yapıcı öneri ve çağrının sorunun çözümüne imkan verecek önemli fırsatlar sunduğunu hatırlatmakta yarar görüyoruz."

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

03.08.2026 11:42:00
AA
 
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik 15 ilde son 5 günde operasyonlar düzenlendiği hatırlatıldı.

Bu kapsamda Iğdır, Kırşehir, İstanbul, Çorum, Manisa, Kayseri, Karabük, Hatay, Mersin, Afyonkarahisar, Giresun, Yozgat, Düzce, Sakarya ve Adana'da düzenlenen operasyonlarda 185 şüphelinin yakalandığı belirtilen açıklamada, yakalananlardan 93'ünün tutuklandığı, 55'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği bilgisi verildi.

Açıklamada, operasyonlarda çok sayıda silah ve mühimmat, bir miktar uyuşturucu madde ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildiği, 10 otomobil, 14 motosiklet ve 5 taşınmaza el konulduğu bildirilerek, şunlar kaydedildi:

"Ayrıca, Yapay Zeka Destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmalarda, yasa dışı silah satışı ve teşhirine yönelik 529, organize suç örgütleri ve tetikçilik suçlarına yönelik 119, evraksız motorlu taşıt satışına yönelik 116, uyuşturucu satışı ve özendirici içeriklere yönelik 60, müstehcenlik ve fuhuş suçlarına yönelik 306, siber trafik suçlarına yönelik 167 olmak üzere toplam 1297 hesap/şahıs tespit edildi. Terör örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalarda ise toplam 646 hesap/şahıs tespit edildi. Bu kapsamda sosyal medya platformları ve internet siteleri üzerinden suç içerikli paylaşımlara yönelik 4 bin 17 hesap/şahıs tespit edildi. 1721 URL adresi hakkında erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması kararı alındı."

İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi

İstanbul Boğazı'nda etkili olan sis nedeniyle görüş mesafesi azalırken bazı vapur seferleri iptal edildi

03.08.2026 08:47:00
AA
 
İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi
İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi

Kentte sabah saatlerinde İstanbul Boğazı ve çevresinde sis etkili oldu.

Görüş mesafesinin düşmesiyle Şehir Hatları AŞ'nin bazı seferleri gerçekleştirilemeyecek.

Buna göre, elverişsiz hava koşulları sebebiyle Kadıköy-Kabataş, Kadıköy-Beşiktaş, Kadıköy-Karaköy-Eminönü, Üsküdar-Karaköy-Eminönü, Üsküdar-Haliç, Kadıköy-Haliç, Beşiktaş-Haliç, Kadıköy-Üsküdar-Ortaköy, Kadıköy-Beşiktaş-İstinye-Sarıyer, Küçüksu-Beşiktaş-Kabataş, Üsküdar-Aşiyan, Arnavutköy-Eminönü ve Çengelköy-Eminönü seferleri ikinci bir duyuruya kadar yapılmayacak.

Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı

Şanlıurfa'da altın sevkiyatı yapan araca yönelik gerçekleştirilen silahlı gasp olayına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 şüpheliden 8'i tutuklandı

03.08.2026 05:45:00
İHA
 
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
29 Temmuz 2026 günü saat 21.00 sıralarında Haliliye ilçesi Kösecik Mahallesi mevkisindeki D-400 Karayolu'nda meydana gelen olayda, kimliği belirsiz kişiler havaya ateş ederek altın sevkiyatı yapan aracı durdurdu. Şüpheliler, araçta bulunan 2 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasp ederek olay yerinden kaçtı. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı tarafından oluşturulan özel ekip, Akıncı TİHA destekli operasyon, güvenlik kamerası incelemeleri, teknik analizler ve saha çalışmaları sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti.

Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Veli D., Emrah G., Ercan S., Mehmet Ö., Alaaddin Ö., Ümit A., Mehmet Şerif Ö. ve Mehmet Şirin S. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye saldırılarının, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını gösterdiğini belirterek, Netanyahu'nun tek amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmak olduğunu bildirdi

03.08.2026 01:38:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Bakanlık, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesini mümkün kılacak yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili katletmesi ve sağlık tesislerini hedef alması, Netanyahu hükümetinin Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını bir kez daha göstermiştir. Netanyahu'nun tek amacı Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmaktır. Bu doğrultuda, bölgedeki kırılgan dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve ABD başta olmak üzere arabulucu ülkelerin çabalarını baltalamaktan çekinmemektedir." ifadeleri kullanıldı.

Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun "yayılmacı ve militarist anlayışına" karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulanan açıklamada, bölgenin ve Filistin'in huzur ve refaha kavuşmasını destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkma çağrısında bulunuldu. 

11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı

TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek

02.08.2026 14:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek.
Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın katkılarıyla Anadolu Dostluk Rallisi'nin ilkini hayata geçirdi. İstanbul Sultanahmet'te 2 Ağustos Pazar günü düzenlenen bir törenle başlayan ralli; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenlik bilincini aynı rota üzerinde buluşturacak. Yolculuk sırasıyla; Çanakkale, Akçay, Efes, Bodrum, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos Çarşamba günü Ankara'da son bulacak.
Toplam 11 şehri kapsayan Anadolu Dostluk Rallisi, hız odağında kurgulanan klasik ralli anlayışından farklı olarak katılımcılara; Türkiye'nin tarihi ve doğal zenginliklerini görme fırsatı sunarken her şehirde yerel kültürlerin deneyimlendiği ve toplumsal değer üretiminin arttığı bir yolculuk olarak dikkat çekecek.

"11 şehirlik rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret edeceğiz"
Sultanahmet'te gerçekleştirilen etkinlikte konuşan TÜVTÜRK Genel Müdürü Koray Özcan, "Anadolu Dostluk Rallisi'ni bu yıl Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destekleri ve rotamız üzerindeki valiliklerimizin çok değerli koordinasyonuyla hayata geçiriyoruz. İlk kez düzenlediğimiz bu ralli, alışılagelmiş bir hız yarışı değil; ülkemizin eşsiz kültür noktalarında uzanan ve sosyal etki oluşturmak istediğimiz anlamlı bir yolculuk. Çanakkale, Akçay, Efes, Dalyan, Pamukkale, Olimpos ve Kapadokya gibi kültürel zenginliklerimizin olduğu bölgeleri kapsayan 11 şehirlik bu rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret ederek yolculuğumuzu bir 'macera ve iyilik rallisine' dönüştürüyoruz. Bugün yaklaşık 50 aracın katılımıyla başlayan ve 10 gün sürerek 12 Ağustos'ta Ankara'da sona erecek bu organizasyonda, tüm vatandaşlarımızı da geçtiğimiz şehirlerde bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.
Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Anadolu Dostluk Rallisi'nde ilk kez bu kadar özel bir Batı rotası çizdik. Çanakkale'den Dalyan'a, Olympos'tan Kapadokya'ya uzanan hat üzerinde 1952 model klasiklerden 2026 model araçlara kadar çok geniş bir yelpazede katılımcımız var. Burada asıl önemli olan araçların modelleri değil, insanların otomobil sevgisinde ve ortak bir tutkuda buluşabilmesi. Ailesiyle gelenler, yıllardır kurduğu hayalleri gerçekleştirenler var. Yarışmacılarımız organizasyon boyunca kendilerine verilen özel görev ve ödevleri yerine getirirken bir yandan da kimsesiz çocuklara ve yaşlılara yönelik sosyal yardımlarla yerel halkı bu sürecin bir parçası kılacak" şeklinde konuştu.

Yol boyunca büyüyen iyilik
TÜVTÜRK ve Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destek verdiği Anadolu Dostluk Rallisi, "İyilik Durakları" yaklaşımıyla her şehirde sosyal fayda üretmeyi hedefliyor. Rota üzerindeki belirli duraklarda, yerel kurumlar ve yetkililerle birlikte önceden tespit edilen ihtiyaç noktalarına destek sağlanacak. Katılımcılar ise rallinin seçili noktalarında gerçekleştirilecek bu çalışmalarda iyiliğin yaygınlaşmasına katkı sunacak.

Güvenlik bu yolculuğun merkezinde
TÜVTÜRK'ün güvenli mobilite alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, uzun yolda güvenli sürüşün ve araç bakımının önemine de dikkat çekecek. Katılımcıların yolculuk sırasında yapacağı paylaşımlarda; düzenli araç muayenesinin önemi, yola çıkmadan önce yapılması gereken kontroller ve trafik güvenliğinin önemine değinilecek.İHA

Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı "Güllü"nün ölümüne ilişkin 10 ay süren soruşturma tamamlandı 

02.08.2026 11:53:00 / Güncelleme: 02.08.2026 11:57:03
İHA
 
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda "Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Aynı soruşturma kapsamında olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturmanın ilk aşamalarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle "yalan tanıklık" suçundan ayrıca dava açıldı.

İddianamede, olayın 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Savcılık, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in odasının penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiğini kaydetti. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş kapsamlı soruşturma yürütüldüğü, çok sayıda delil toplandığı ifade edildi.

Otopsi raporları dosyaya girdi

İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, ayrıca tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı gelişen genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiği değerlendirmesinde bulundu.

"Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme

Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesinde, zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı.

Savcılık dijital delilleri tek tek sıraladı

İddianamede yalnızca olay yeri inceleme ve adli tıp raporlarına değil, dijital materyallere de geniş yer verildi. Şüphelinin cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kamera görüntüleri, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtildi.

Mesajlaşmalar da delil olarak dosyaya girdi

Savcılık, soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde elde edilen WhatsApp yazışmalarını da iddianamede deliller arasında gösterdi. İddianamede yer alan yazışmalarda şüphelinin eski erkek arkadaşıyla yaptığı konuşmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiği, "Bıktım bu annemden", "Annem öldü vallahi öldü", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Ayrıca bazı mesajlarda annesi nedeniyle çocukluğunun ve hayatının olumsuz etkilendiğini anlattığı, "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerine yer verdiği aktarıldı. Savcılık, bu yazışmaları şüpheli ile maktul arasındaki ilişkiyi ve olay öncesindeki süreci değerlendiren deliller arasında sıraladı.

Bunun yanı sıra iddianamede, olay sonrasında bazı WhatsApp mesajlarının silinmesine yönelik girişimler olduğu, şüphelinin eski erkek arkadaşından bazı yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını belirterek mesaj gönderilmemesini talep ettiğine ilişkin tespitlere de yer verildi. Bu dijital materyaller de soruşturma kapsamında değerlendirilen deliller arasında gösterildi.

Tanık ifadeleri dikkat çekti: "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim"

İddianamede yer alan tanık ifadeleri soruşturmanın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Tanık M.A., S.D. ve G.Y. olaydan yaklaşık üç ay önce araçlarında birlikte yolculuk yaptıkları sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanıklar, Gül Tut'un ölüm haberini aldıktan sonra bu sözleri hatırladıklarını ve bu nedenle ifade verdiklerini anlattı. Tanık R.G. ise ifadesinde, Tuğyan Ülkem Gülter'in yıllar önce annesini öldüreceğini söylediğine tanık olduğunu, Gül Tut'un ise yükseklik korkusu bulunduğunu, yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ve evine can güvenliği amacıyla güvenlik kamerası taktırdığını beyan etti.

Tanık S.C., şüphelinin zaman zaman annesiyle tartışarak evden ayrıldığını ve kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia ederken, tanık K.T. de anne-kız arasında geçmişten bu yana ciddi sorunlar yaşandığını, Gül Tut'un yükseklik korkusu olduğunu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in saldırgan bir yapıya sahip olduğunu öne sürdü.

İddianamede ayrıca müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in, annesi Gül Tut'un yükseklik korkusu nedeniyle cam kenarına yaklaşmadığını, olay anında camın yanında bulunmasının ancak camı kapatmak veya bir böceği dışarı çıkarmak gibi nedenlerle mümkün olabileceğini ifade etti. Savcılık, tüm bu tanık anlatımlarını diğer delillerle birlikte değerlendirerek iddianameye dahil etti.

Olay gecesi evde iki kişi vardı

Savcılığın tespitlerine göre olay anında odada Gül Tut'un yanı sıra kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu bulunuyordu. Bu durumun kamera kayıtları, ifadeler ve diğer delillerle doğrulandığı belirtildi.

Malkata" şarkısı iddianamede özel olarak incelendi

İddianamede, olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporuna göre Gül Tut banyodan çıktıktan sonra çok sevdiği belirtilen "Malkata" adlı roman havası çalmaya başladı. Raporda, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Valla şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" dediği, ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun müziğe eşlik ettiği ve roman havası oynadıkları aktarıldı. 

Savcılık, bilirkişi raporuna dayanarak şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan, maktulün çok sevdiği "Malkata" şarkısını açmasını istediğini, Sultan Nur Ulu'nun da telefonu üzerinden şarkıyı başlattığını değerlendirdi. İddianamede, şarkının düşme anına kadar kesintisiz çaldığı, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği, kamera kayıtlarında herhangi bir silinti veya manipülasyona rastlanmadığı da belirtildi.  

Sultan Nur Ulu'ya ayrı iddianame

Soruşturma kapsamında Sultan Nur Ulu hakkında da ayrı bir iddianame hazırlandı. Savcılık, ilk ifadelerinde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonraki aşamada ise farklı beyanda bulunduğunu belirterek "yalan tanıklık" suçunun oluştuğu kanaatine vardı. Sultan Nur Ulu hakkında hazırlanan iddianame Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Ağırlaştırılmış müebbet talebi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital incelemeler ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamede sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde dava Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Sultan Nur Ulu hakkındaki "yalan tanıklık" iddianamesi ise Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilecek.

Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör


 
Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. 

01.08.2026 16:24:00
Murat Çorbacı
 
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör

Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. Kalp krizi vakalarının yaklaşık yüzde 20'sinin 40 yaş altı bireylerde görüldüğüne değinen Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Genç yaşta görülen kalp krizlerindeki risk faktörleri, bazı yönleriyle ileri yaş grubundan farklılık gösterebiliyor. Diyabet, hipertansiyon, obezite, tütün ürünleri ve yasaklı madde kullanımı, genetik yatkınlık, steroid kullanımı, enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi gençlerde kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor" dedi. Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması ve ailedeki kalp-damar hastalığı öyküsünün bilinmesi çok kıymetli. Kalp sağlığını korumak için; fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek, elektronik sigara dahil tüm tütün ürünleri ve zararlı maddelerden uzak durmak, dengeli beslenmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumak, kaliteli uyku düzenine sahip olmak ve stresi etkili şekilde yönetebilmek şart" dedi. Koylan risk faktörlerini şöyle sıraladı:

Anabolik steroid kullanımı

Kas kütlesini artırmak ve fiziksel performansı geliştirmek amacıyla kullanılan anabolik steroidler, özellikle gençlerde kalp-damar sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilir. Bu maddeler tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesinin bozulması ve damar sertliği riskini artırarak genç yaşta kalp krizi görülme olasılığını yükseltebilir.

Enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi

Enerji içecekleri ve aşırı kafein tüketimi, kalp hızında ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Özellikle yoğun egzersiz sırasında veya alkol ve diğer uyarıcı maddelerle birlikte tüketildiğinde ritim bozuklukları ve kalp-damar sorunları açısından risk oluşturabilir.

Madde kullanımı

Yasaklı ve uyarıcı maddelerin kullanımı, kalp-damar hastalıklarının genç yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu maddeler kalp ritmini bozabilir, tansiyonda ani yükselmelere yol açabilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. 2021 yılında yapılan bir çalışmada, eğlence amaçlı madde kullanımı ile aterosklerotik kardiyovasküler hastalığın erken gelişimi arasındaki ilişki incelendi. Araştırma sonuçları, erken yaşta aterosklerotik kalp-damar hastalığı bulunan kişiler arasında madde kullanımının daha yaygın olduğunu ortaya koydu.

Sigara, nargile ve elektronik sigara

Sigara kullanımı; kalp hastalığı ve felç nedeniyle erken ölüm riskini sigara içmeyenlere kıyasla yaklaşık üç kat artırabilir. Özellikle 15 yaşından önce sigaraya başlayan kişiler daha yüksek risk altında olabilir. Benzer tehlikeler nargile ve elektronik sigara kullanımı için de geçerli sayılabilir. Bununla birlikte araştırmalar, sigaranın 40 yaşına kadar bırakılması halinde erken ölüm riskindeki artışın yaklaşık yüzde 90 oranında azaltılabileceğini gösteriyor.

Genetik riskler

Bazı kişiler kalp hastalıklarına yatkınlık oluşturan genetik özellikleri ailelerinden miras alabilir. Özellikle ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal hastalıklar, kolesterol düzeylerinin erken yaşlarda yükselmesine neden olabilir. Bu durum damar sertliğinin daha erken gelişmesine yol açabilir ve genç yaşta koroner kalp hastalığı ile kalp krizi riskini artırabilir.

Diyabet

Diyabet, genç yaşta kalp krizi riskini artırabilen önemli sağlık sorunlarından biri. Diyabeti olan kişilerde hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörleri daha sık görülebilir. Bu durum kalp-damar hastalıklarının gelişimini hızlandırabilir ve kalp krizi olasılığını artırabilir. Yapılan tahminlere göre genç nüfustaki diyabetli birey sayısı her 10 yılda yüzde 20'den fazla artıyor.

Hipertansiyon

Yüksek tansiyon da gençlerde giderek daha sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı hipertansiyon gelişimine zemin hazırlıyor. Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon ise damar yapısında hasara yol açabilir ve kalp hastalığı ile felç riskini artırabilir. Yapılan çalışmalar her 7 gençten birinde hipertansiyon görüldüğünü ortaya koyuyor.

Aşırı kilo ve obezite

Aşırı kilo ve obezite, kalp-damar sistemi üzerinde önemli olumsuz etkilere neden olabilir. Fazla kilo; yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Yapılan bilimsel araştırmalar, gençler de dahil olmak üzere fazla kilolu bireylerde kalp krizi riskinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor


 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Bu sayının nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artması ve 2050’ye kadar 139 milyona ulaşması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
 

01.08.2026 14:59:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor

Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değil; bireyin hafıza, dikkat, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerini etkileyerek bağımsızlığını kaybetmesine yol açan klinik bir sendrom. Bu etkileriyle de hastaların ve bakımını üstlenen kişilerin yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürebiliyor. En yaygın nedeni Alzheimer olan demansta ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenler de önemli rol oynuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulunarak, "Yaz mevsiminde demans riskini artıran en önemli iki etken vücudun susuz kalması ve tansiyon dalgalanmalarıdır.  Bu nedenle susama hissini beklemeden bol su tüketilmesi ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını düzenli olarak kontrol etmeleri son derece önemlidir" dedi. Dr. Fikri Halaçoğlu, aslında değiştirilebilir risk faktörlerinin yaşam boyunca hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40'a varan oranda önlenebilir veya geciktirilebilir olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Susuz kalmak

Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında sık tekrarlayan veya ciddi düzeydeki susuzluğun özellikle ileri yaştaki kişilerde demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, "Vücudun susuz kalması; idrar yolu enfeksiyonu, elektrolit bozukluğu, uyku bölünmesi ve tansiyon düzensizliği aracılığıyla zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum doğrudan kalıcı demansa yol açmaktan çok, mevcut bilişsel kırılganlığı görünür hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Bunların sonucunda başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tip demans riskinin de artmasına yol açabilir" dedi.

Nasıl önlem almalı?

• Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın.
• Susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketin.
• Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.


Yüksk tansiyon

Yaz aylarında aşırı sıcaklar, yetersiz sıvı tüketimi ve tansiyon ilaçlarının düzensiz kullanımı kan basıncında dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle orta ve ileri yaşta kontrol altına alınamayan hipertansiyon, beyinde küçük damar hastalığı, kalp krizi ve beynin iletişim ağında hasara yol açma riskini artırıyor. Bu damar hasarları hem vasküler demans hem de Alzheimer açısından ek yük oluşturan önemli faktörler olarak sıralanıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Tansiyonunuzu düzenli ölçün, hekim kontrollerinizi ihmal etmeyin ve ilaçlarınızı hekiminizin önerdiği şekilde aksatmadan kullanın.
• Tuz tüketimini azaltın, sağlıklı beslenmeye ve ideal kilonuzu korumaya özen gösterin.


Diyabet ve metabolik sendrom

Diyabet nedeniyle kan şekeri (glukoz) seviyesinin uzun süre normalin üzerinde seyretmesi; beyni besleyen küçük damarlarda hasar, inflamasyon ve insülin direnci üzerinden bilişsel gerileme riskini artırabiliyor. Diyabet hastalığı, hipertansiyon ve obeziteyle birlikte görüldüğünde risk oldukça yükseliyor. Metabolik sendrom; yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, bel çevresinde yağlanma ve kan yağlarındaki bozuklukların bir arada görüldüğü bir tablo olarak tanımlanıyor. Bu durum beyin damarlarında hasar ve kronik inflamasyon aracılığıyla bilişsel gerileme riskini artırabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinizi düzenli olarak takip edin ve hekiminizin önerdiği tedavi planına mutlaka uyun.
• Sağlıklı ve dengeli beslenin, ideal kilonuzu korumaya ve düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterin.


Sağlıksız beslenme

Doymuş yağdan zengin besinler, aşırı tuz tüketimi, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar; obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimini kolaylaştırarak beyin ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca bu beslenme tarzı kronik inflamasyonu ve oksidatif stresi artırarak sinir hücrelerinde hasara neden olabiliyor ve zamanla bilişsel işlevlerde gerilemeye zemin hazırlayabiliyor. Yaz aylarında özellikle yüksek kalorili beslenme, dondurma ve şekerli içeceklerin tüketimi ile geç saatlerde yemek yemek; kilo, vücut lipid metabolizması ve glisemik indeks üzerinde olumsuz etki yapıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar içeren Akdeniz tipi beslenme modelini benimseyin.
• Yemeklerinizde porsiyon kontrolüne dikkat edin.


Hareketsizlik

Çağımızın önemli sorunlarından biri olan hareketsizlik; obezite, diyabet, hipertansiyon ve depresyon üzerinden demans riskini artırıyor. Yaz aylarında sıcak hava özellikle ileri yaştaki bireylerde dış ortam aktivitelerini azaltabiliyor ve bu kişiler hava koşulları nedeniyle yürüyüşten kaçınabiliyor. Bilimsel veriler, uzun süreli hareketsiz yaşamın beyin sağlığı açısından bağımsız bir risk göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.

Nasıl önlem almalı?

• Hekiminizin önerdiği sürelerde orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin.
• Yürüyüşlerinizi sabah erken saatlerde veya akşam serin zaman dilimlerinde yapmaya dikkat edin.


Sigara ve alkol

Sigara, damar iç yüzeyini bozarak beyne giden kan akımını azaltıyor ve özellikle damar tıkanıklığına bağlı bilişsel gerileme riskini yükseltiyor. Alkol de doğrudan beyinde toksik etki oluşturarak hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiliyor. Bunun yanında alkol kullanımı uyku bozukluğu ve başta B vitaminleri olmak üzere beslenme yetersizlikleri yoluyla bilişsel işlevlerin bozulmasına katkıda bulunabiliyor.  

Nasıl önlem almalı?

• Sigara ve alkol tüketiminden kaçının. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir sağlık profesyonelinden mutlaka destek alın.


İşitme ve görme kaybı

Duyusal kayıplar nedeniyle beyne ulaşan işitsel ve görsel uyaranlar azalırken, beynin bu bilgileri işleme kapasitesi de zamanla olumsuz etkilenebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, "İşitme kaybı yaşayan kişilerin konuşmaları takip etmekte zorlandıkları için sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ve yalnız bir yaşam sürmeleri bilişsel rezervi zayıflatabilir. Görme kaybı da günlük yaşam aktivitelerini, sosyal etkileşimi ve zihinsel uyarımı azaltarak bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir" uyarısında bulunuyor. 

Nasıl önlem almalı?

• İşitme ve göz sağlığı için rutin kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın.
• Hekiminizin önerdiği tedavilerinizi aksatmayın.
•  Sosyal hayattan çekilmeyin ve zihinsel aktivitelerde bulunun.


Uyku bozukluğu

Yaz  aylarında yüksek sıcaklık ve nem uyku kalitesini bozabiliyor. Kronik uykusuzluk ve uyku apnesi; dikkat, bellek ve yürütücü (davranışları planlama, problem çözme, karar alma gibi üst düzey bilişsel durumlar)  işlevleri olumsuz etkileyebiliyor. Bunların yanı sıra uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete ve beyin damar hastalıkları riskini artırarak demans gelişimine dolaylı olarak da katkıda bulunabiliyor. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, düzensiz uyku saatleri ile sık gece uyanmaları uyku kalitesini daha da bozabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Her gün aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutarak uyku hijyenine dikkat edin.
• Horlama, nefes durması veya gün içinde aşırı uyku hali gibi sorunlarınız varsa mutlaka bir uzmana başvurun.

Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı

Gaziantep merkezli 14 ilde düzenlenen 'Narko Kapan Gaziantep Operasyonu'nda yakalanan ve gözaltı işlemleri tamamlanan 450 şüpheliden 416'sı tutuklandı, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi

01.08.2026 11:51:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:54:46
İHA
 
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli 14 ilde "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu" gerçekleştirildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı ekiplerince yapılan operasyonda hedefteki 548 şüpheliden 450'si yakalandı.

416 şüpheli tutuklandı

Gözaltına alınan şüpheli şahıslar, tamamlanan ifadeleri, yasal işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 416'sı tutuklanırken 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.



Bakan Gürlek ve Vali Çeber operasyonun önemini vurgulamıştı

Operasyonla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, gençlerin geleceğini, ailelerin huzurunu ve şehirlerin güvenliğini hedef alan uyuşturucu satıcıları ile bunların dijital ağlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtmişti. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise operasyon sonucunda daha güvenli Gaziantep ve daha güvenli Türkiye hedefine doğru kararlılıkla yürüdüklerini vurgulamıştı.

Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı

Kandıra'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek 1 gün süreyle yasaklandı

01.08.2026 11:18:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:19:59
İHA
 
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Kandıra Kaymakamlığı kararı doğrultusunda bugün saat 10.00 itibarıyla Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek bir gün süreyle yasaklandı.



Açıklamada, vatandaşların can güvenliği açısından cankurtaran hizmeti verilen ve denize girmenin yasak olmadığı bölgelerde, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri istendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.