logo
27 AĞUSTOS 2026

Kolombiya Cumhurbaşkanı De la Espriella, "topyekun barış" politikasının bittiğini duyurdu

Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, bir önceki hükümetin ülkedeki silahlı gruplarla yürüttüğü "topyekün barış" politikasını "maskaralık" olarak nitelendirerek bu politikanın sona erdiğini açıkladı

27.08.2026 07:00:00
AA
 
Kolombiya Cumhurbaşkanı De la Espriella, "topyekun barış" politikasının bittiğini duyurdu
Kolombiya Cumhurbaşkanı De la Espriella, "topyekun barış" politikasının bittiğini duyurdu

Başkent Bogota'da düzenlenen askeri komuta devir teslim törenine katılan De la Espriella, eski Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'nun politikalarını hedef aldı.

De la Espriella, silahlı gruplarla yürütülen topyekün barış politikasını maskaralık olarak değerlendirerek, "Kolombiya yeniden varlığını hissettiren bir devlete kavuşacak; 'topyekün barış' maskaralığı sonsuza dek sona erdi. Beni devlet başkanlığına taşıyan kampanya boyunca savunduğum görüşü yineliyorum: Güvenlik, tüm ülke topraklarına geri dönecektir." ifadelerini kullandı.

Göreve başladığından bu yana vatanın yaşamını, egemenliğini ve bağımsızlığını savunmak gibi bir misyonu üstleneceğini dile getiren De la Espriella, "Önceki rejim döneminde yurttaşlarımız, o yönetimin suç ortaklığı sayesinde terör örgütleri arsızca ilerlerken devletin gerileyişini bizzat acıyla tecrübe etti. Burası, güvenlik ve düzenin mucizevi vatanı olacaktır." diye konuştu.

"Güvenlik, siyasi nitelikteki bir beyandan ibaret değildir"

Anayasa ve yasalar çerçevesinde güvenliği temin etme yetkinliğinin ve otoritesinin geri kazanılmasını hedeflediklerini belirten De la Espriella, şunları kaydetti:

"Güvenlik, siyasi nitelikteki bir beyandan ibaret değildir. Sokaklarda, tarlalarda, nehirlerde, karayollarında ve her bir evde hissedilmelidir. Suç örgütleriyle diyalog seçeneği olmayacak, şiddette ısrar edenler savaş alanında hak ettikleri karşılığı alacak. Hükümetimde halkı silah ve dinamit kullanarak terörize edenlerin niteliğini örtbas etmek için örtmecelere başvurmak yasaktır; onlar teröristtir ve onlara hak ettikleri şekilde muamele edeceğiz."

De la Espriella, Petro hükümeti döneminde topyekun barış (Paz Total) politikası kapsamında müzakere süreçlerine dahil edilen ve bu nedenle iadeleri askıya alınan 5 suç örgütü liderinin ABD'ye iadesini onaylayan kararnameleri imzaladığını sözlerine ekledi.

Törende Cumhurbaşkanı De la Espriella'ya başta Savunma Bakanı Emekli Tümgeneral Jorge Eduardo Mora Lopez olmak üzere askeri komuta kademesi eşlik etti.

30'dan fazla iade dosyası imzalandı

Ulusal basına göre, De la Espriella yönetimi göreve geldiğinden bu yana ABD ve diğer ülkelere yönelik 30'dan fazla iade dosyasını imzaladı ve operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı.

De la Espriella, seçim kampanyası sırasında yaptığı açıklamalarda, Petro hükümetinin silahlı gruplarla yürüttüğü "Topyekun Barış" politikasını sona erdireceğini ve suç örgütleri için 5 mega hapishane inşa edeceğini ifade etmişti. 

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53’te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD, depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi. Bazı evlerde hasar oluşurken Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımının izlenmesi gerektiğini belirtti

26.08.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53'te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Pınarbaşı olan depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirlendi.
Deprem nedeniyle ilçeye bağlı Yukarıborandere Mahallesi'nde bir evin duvarında yıkıntı, bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldiği öğrenildi.

AFAD depremin büyüklüğünü 4,1 olarak açıkladı
AFAD'ın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Kayseri Pınarbaşı merkezli deprem saat 09.53'te kaydedildi.
Sarsıntının büyüklüğü 4,1, derinliği ise 7 kilometre olarak açıklandı.

Bazı evlerin duvarlarında hasar oluştu
Depremin ardından bölgede bazı yapılarda hasar meydana geldi. Pınarbaşı ilçesine bağlı Yukarıborandere Mahallesi'ndeki bir evin duvarında yıkıntı oluştuğu öğrenildi.
Mahalledeki bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldi.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan Pınarbaşı depremi açıklaması
Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Pınarbaşı'ndaki depremin ardından bölgedeki sismik hareketliliğin izlenmesi gerektiğini belirtti.
Bektaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "26 Ağustos'ta Pınarbaşı'nda Mw 4,1 büyüklüğünde, 7 km derinlikte bir deprem oldu. 6 Şubat depremleri Doğu Anadolu'daki sol yanal fay sisteminde büyük bir deformasyon ve gerilme değişimi yarattı. Bu nedenle Mw 4,1'i tek başına yorumlamak yerine ardından gelecek depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımı izlenmeli. Özellikle aynı bölgede M4+ depremler tekrarlanırsa, konu daha önemli hale gelir."

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

26.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı.

Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta açılmıştı.

Başsavcılık, 25 Ağustos'ta hazırlanan bilirkişi raporunda "şüpheli ölüm" tespiti olduğunu ve bunun üzerine, 16 Ağustos'tan beri tutuklu bulunan Süleymancılar lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Başsavcılık 2016'daki ölümün ardından "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporu altında imzası bulunan doktorlar hakkında da "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma açıldığını belirtti ve ekledi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın 24/02/2026, 01/06/2026 ve 14/07/2026 tarihli, otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'böyle bir kayıt yoktur' şeklinde cevap veren, ancak 18/08/2026 tarihinde kayıt vardır diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturma devam etmektedir."

Eski AKP milletvekili ve aynı zamanda Denizolgun'un yeğeni olan Fatih Süleyman Denizolgun'un Bakırköy savcılığına "şüpheli ölüm" başvurusu bulunuyordu.

Savcılıktan 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un "gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır" denildi.

Savcılık açıklamasında, Denizolgun'un "ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayet olduğu" kaydedildi.

Denizolgun Eylül 2016'da hayatını kaybetmişti.

Refah Partisi'nden 1995 yılında milletvekili seçilen Arif Ahmet Denizolgun, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüttü. NATO Komisyon Başkanlığı da yaptı.

Denizolgun cemaatin ilk lideri Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu. 1959'da ölen Tunahan'ın mezarı da Karacaahmet'te bulunuyor.

Denizolgun'un ölümünün ardından cemaatin başına Tunahan'ın bir başka torunu Alihan Kuriş geçti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla gözaltına alınan Alihan Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.

Kuriş'e "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltiliyor.

İfade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Kayseri’de korkutan sarsıntı

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem çevre ilçe ve illerde de hissedilerek kısa süreli paniğe neden oldu

26.08.2026 10:31:00
Haber Merkezi
 
Kayseri’de korkutan sarsıntı
Kayseri’de korkutan sarsıntı
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem çevre ilçe ve illerde de hissedilerek kısa süreli paniğe neden oldu.

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde bugün saat 09.53'te 4.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İlçe merkezinde ve çevre yerleşim yerlerinde hissedilen sarsıntı, vatandaşlar arasında kısa süreli endişe yarattı.

Sarsıntı Yerin 7 Kilometre Derinliğinde Gerçekleşti

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşıldığı üzere, depremin merkez üssü Pınarbaşı ilçesi (Yukarı Borandere mevkii) olarak saptandı. Depremin yer yüzeyine oldukça yakın, yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleşmesi sarsıntının bölgede kuvvetli hissedilmesinde etkili oldu.

Çevre İlçeler de Sallandı

Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, deprem sadece Pınarbaşı'nda değil; Bünyan, Sarız, Akkışla, Talas ve Kayseri il merkezinde de hissedildi. Kısa süreli sarsıntı nedeniyle ev ve iş yerlerinden dışarı çıkan bazı vatandaşlar sokaklarda yoğunluk oluşturdu.

Olumsuz Bir İhbar Yok

AFAD saha tarama ekiplerinden alınan ilk bilgilere göre, bölgede herhangi bir can kaybı, yaralanma ya da bina hasarı ihbarı yapılmadı. Ekiplerin tedbir amaçlı bölgedeki incelemeleri ve durum değerlendirmeleri sürüyor.

Hamzabeyli'de 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi

Edirne Hamzabeyli Gümrük Kapısı'nda Türkiye'ye giriş yapan bir tırda, dedektör köpek Atlas'ın da katıldığı aramada 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi

26.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hamzabeyli'de 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi
Hamzabeyli'de 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi
Edirne Hamzabeyli Gümrük Kapısı'nda Türkiye'ye giriş yapan bir tırda, dedektör köpek Atlas'ın da katıldığı aramada 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, şüphe üzerine tırda detaylı arama gerçekleştirdi. Dedektör köpek Atlas'ın da katıldığı aramada, 255 ayrı paket içerisinde toplam 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi.



Uyuşturucu maddeye el konulurken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekiplerinin uyuşturucu madde kaçakçılığına yönelik çalışmalarının kararlılıkla devam ettiği belirtildi.

Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı

26.08.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında lastik botta kaçak göçmenler olduğu bilgisi üzerine harekete geçti.

Sahil Güvenlik Gemisi 'TCSG-61' ve Sahil Güvenlik Botu 'KB-76' tarafından durdurulan lastik bottaki 20 kaçak göçmen beraberinde 17 çocuk olmak üzere toplamda 37 kaçak göçmen yakalandı.

Olayla bağlantılı Ayvacık İlçe Jandarma Komutanlığı'nca yapılan takip neticesinde ise 2 göçmen kaçakçısı şüpheli yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı

Beykoz'da 2016'da vefat eden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de arasında olduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi

26.08.2026 10:00:00
AA
 
Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı
Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine tahkikata başlandığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Müteveffanın otopsisine ilişkin video kaydı üzerinden alınan, 25 Ağustos tarihli Adli Tıp Kurumu uzmanı bilirkişi raporundaki 'şüpheli ölüm' tespiti karşısında, şikayet edilen Alihan Kuriş ve şüpheliler hakkında ilk etapta 'adam öldürme' suçundan, 17 Ekim 2016 tarihli, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 'Beyin Kanaması Nedeniyle Doğal Ölüm' raporu altında imzası bulunan doktorlar ile Cumhuriyet Başsavcılığının otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'Böyle bir kayıt yoktur.' şeklinde cevap veren ancak 18 Ağustos tarihinde 'Kayıt vardır.' diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında ilk etapta 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturmaya devam edilmektedir."

Fethi kabir işlemi, Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışma, ölüm olayına ilk el koyan Riva Polis Merkezi'yle yapılan yazışma, HTS kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışma neticesi ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına yazılan müzekkere cevabı, devam eden beyan işlemleri ile toplanacak diğer delillere göre soruşturma işlemlerinin hassasiyetle ve genişletilerek yürütüleceği kaydedildi.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti.

Karar doğrultusunda, Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti.

Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu.

 

Masa başında çalışanlar, dikkat!


 
Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. 'Acemi Sporcu Sendromu' olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Masa başında çalışanlar bu dertten daha fazla muzdarip oluyor. 

25.08.2026 17:31:00
Murat Çorbacı
 
Masa başında çalışanlar, dikkat!
Masa başında çalışanlar, dikkat!

Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir" diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu.


Masa başında çalışanlarda yakınmalar daha şiddetli!

Tıp literatüründe "gecikmiş kas ağrısı" (Delayed Onset Muscle Soreness-DOMS) olarak bilinen acemi sporcu sendromu; kas ağrısı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlikle kendini gösteriyor. Spora yeni başlayanların yanı sıra uzun süre hareketsiz kalanlar, masa başında çalışanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ile tatil, hastalık veya sakatlık sonrasında spora dönenler riskli grupta yer alıyor. Kas kütlesi ve kişinin önceki fiziksel aktivite düzeyi, belirtilerin şiddetinde etkili olabiliyor. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.

Antrenmana ısınmadan başlamayın

Acemi sporcu sendromu, özellikle "eksantrik" olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeterince ısınmadan ve açma germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık  veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir." Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.

Sporda hissedilen acı başarılı egzersiz işareti değil!

Acemi sporcu sendromunun en sık görülen belirtisi kas ağrısı ve sertliği oluyor. Ağrı, egzersiz sırasında değil, genellikle antrenmandan 12-24 saat sonra ortaya çıkıyor ve 24-72'nci saatlerde en şiddetli düzeye ulaşıyor. Kaslarda dokunmayla hassasiyet, kas gücünde geçici azalma, eklemi rahat hareket ettirmede kısıtlılık, hafif şişlik ve güçsüzlük hissi de ağrıya eşlik edebiliyor. Belirtiler çoğunlukla 5-7 gün içinde kendiliğinden geriliyor.

Toplumda egzersiz sonrasında ne kadar çok ağrı hissedilirse antrenmanın o kadar etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, "Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak değil, vücudun uyum ve toparlanma sinyali olarak değerlendirmek gerekir" diye konuşuyor.

Olağan dışı belirtilere dikkat!

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu şöyle diyor: "Sıradan kas ağrısı genellikle her iki tarafta simetrik hissedilir, dokunmakla hassastır ve günler içinde giderek azalır. Buna karşılık tek taraflı, ani başlayan, keskin ve lokalize bir ağrı; bölgede belirgin şişlik veya morarma; eklemde ani güç kaybı ya da basamama gibi bulgular kas veya tendon yırtığını düşündürür ve zaman kaybetmeden değerlendirme gerektirir."

Aşırı yoğun ve alışılmadık egzersizlerin nadiren "rabdomiyoliz" olarak adlandırılan, kas dokusunun ciddi düzeyde yıkımıyla seyreden bir tabloya da neden olabileceğine işaret eden Doç. Dr. Ziroğlu, "Olağan kas ağrısının ötesinde koyu renkli idrar, aşırı şişlik veya dayanılmaz ağrı gelişmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi, şiddetli olması veya olağan dışı bulguların eşlik etmesi de bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirme gerektirir" uyarısında bulunuyor.

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor.

Kaslarınızın toparlanmasına zaman tanıyın

Acemi sporcu sendromu çoğunlukla özel bir tedavi gerektirmiyor. Tedavide ağrının hafifletilmesi, kasların toparlanma sürecinin desteklenmesi ve kişinin günlük aktivitelerine güvenle dönmesinin sağlanması amaçlanıyor. Kasların dinlendirilmesi, hafif germe hareketleri, sıcak uygulama ve hafif masaj ağrının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde doktor önerisiyle ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılabiliyor. Antrenman sonrasında hafif yürüyüş veya yüzme gibi düşük tempolu hareketlerin tercih edilebileceğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, yeterli sıvı tüketmenin, protein açısından dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun da kasların toparlanma sürecini desteklediğini vurguluyor.

Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu'na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

1. Antrenmana mutlaka dinamik bir ısınma bölümüyle başlayın ve ardından germe hareketleri yapın.
2. Egzersizin yükünü, şiddetini ve süresini kademeli olarak artırın; haftalık antrenman yükünüzü bir öncekine göre yüzde 10'dan fazla artırmayın, ilk haftalarda "az ve düzenli" yaklaşımını benimseyin.
3. Kasın yük altında uzadığı yokuş aşağı koşu ve ağır çömelme gibi hareketleri tecrübe kazanana kadar düşük şiddette uygulayın.
4. Antrenmanlar arasında kas gruplarına yeterli dinlenme süresi tanıyın ve aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamayın.
5. Yeterli su tüketin, dengeli beslenin ve beslenmenizde yeterli miktarda proteine yer verin.
6. Uyku düzeninize dikkat edin; yorgun veya uykusuz olduğunuzda yoğun antrenman yapmayın.
7. Mümkünse spora başladığınız ilk dönemde bir eğitmen veya uzman eşliğinde doğru teknikle çalışın; ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçının.

Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi

Yurt dışında yürütülen operasyon ve iş birliği çalışmalarıyla kırmızı bültenle aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu Türkiye'ye getirildi

25.08.2026 12:33:00 / Güncelleme: 25.08.2026 12:37:24
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi
Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi
İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu, yurt dışında yakalanarak Türkiye'ye getirildi.

Yapılan çalışmalarda Gürcistan'dan 43, Yunanistan'dan 5, Almanya'dan 2, Birleşik Krallık'tan 2 kişinin yanı sıra Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya'dan da aranan şahısların Türkiye'ye iadeleri sağlandı.



Bu çerçevede Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan D.A., U.O., M.R., S.K., T.Ç., C.B., Ö.D., S.C., F.G., M.A., Ü.Y., E.E., S.E., A.B., B.Y. ve K.T.S. isimli 16 şahıs yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Ulusal seviyede aranan 44 şahsın da yurt dışında yakalanmasının ardından Türkiye'ye iadeleri gerçekleştirildi. Çalışmalar EGM birimleri ve Adalet Bakanlığı ile koordineli yürütüldü.



Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların, EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları ile Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi.

Bakanlık açıklamasında, "Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve kırmızı bültenle ya da ulusal seviyede aranan şahısları ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu

Karadeniz'in Bartın açıklarında son 70 günde üçüncü insansız hava aracı (İHA) bulundu. Kapısuyu köyü plajında bulunan İHA incelenmek üzere jandarma ekipleri tarafından alındı

25.08.2026 12:31:00 / Güncelleme: 25.08.2026 12:33:20
İHA
 
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın Kastamonu sınırındaki Kapısuyu köyü açıklarında, denizde yüzen gençler tarafından bir cisim görüldü. Gençlerin durumu jandarmaya haber vermesi üzerine bölgeye sahil güvenlik botu sevk edildi. Mühimmat bulunması ihtimaline karşı dronun, sahil güvenlik botu gözetiminde dalgalarla sahile sürüklenmesi beklendi. Sahile ulaşan İHA, jandarmanın geniş güvenlik tedbirleri arasında incelendi.

Öncekilerle aynı

İlk tespitlerde dronda, mühimmat bulunmadığı, önceki bulunanlarlar gibi gövde ve kanatlarının strafor köpükten, pervanelerinin ağaçtan, eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor.

70 günde 3 İHA bulundu

Bartın'da 14 Haziran'da Kapısuyu Köyü Plajı'nda, 19 Haziran'da ise Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda insansız hava aracı bulunmuştu. Son 70 günde bulunan 3 insansız hava aracının da birbirinin benzeri olduğu, Ukrayna ve Rusya Savaşı'nda kullanılan insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.