Kumluca’da üretim alarmı: Maliyetler çiftçinin belini büküyor!
Antalya’nın batısında yer alan ve Türkiye’nin "sebze ambarı" olarak nitelendirilen Kumluca, tarımsal üretimin kalbi olmaya devam ediyor
16.02.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Antalya'nın batısında yer alan ve Türkiye'nin "sebze ambarı" olarak nitelendirilen Kumluca, tarımsal üretimin kalbi olmaya devam ediyor. Ancak son dönemde artan maliyetler ve iklim krizleri, bu dev üretim merkezini ciddi bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.

Türkiye'nin Örtü Altı Üssü: Kumluca Tarımı
Kumluca, mikroklimal iklimi ve verimli toprakları sayesinde Türkiye'nin kışlık sebze ihtiyacının çok büyük bir kısmını tek başına karşılıyor. İlçede tarım denilince akla ilk gelen unsur, uçsuz bucaksız beyaz örtüsüyle seracılık (örtü altı tarım) faaliyetleridir.

Kumluca'da Yetişen Başlıca Ürünler
İlçe ekonomisinin %90'ı tarıma dayalıdır. Eskiden narenciye bahçeleriyle ünlü olan Kumluca, günümüzde ağırlıklı olarak şu ürünlerle anılmaktadır:
Domates: Kumluca'nın lokomotif ürünüdür. Sofralık, salkım, cherry gibi pek çok çeşidi yetiştirilmekte ve üretimin yaklaşık %40'ı ihraç edilmektedir.

Biber: Sivri, çarliston, kapya ve dolmalık biber üretiminde Türkiye'de ilk sıralarda yer alır.
Patlıcan ve Hıyar: Kış aylarında pazarın en büyük tedarikçisidir.
Kavun ve Kabak: Özellikle bahar döneminde örtü altı üretimde önemli bir yere sahiptir.
Narenciye: Seraların yaygınlaşmasına rağmen hala Portakal, Mandarin ve Nar üretimi devam etmektedir.
Yüksek Rakımlı Ürünler: İlçenin yayla kesimlerinde (700m üzeri) Elma, Ceviz, Kiraz ve Fasulye yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Çiftçilerin Çığlığı: Üretimdeki Kritik Sorunlar
Kumluca çiftçisi, son yıllarda üretim yapmayı "yüksek riskli bir kumar" olarak tanımlıyor. İşte sektörün önündeki en büyük engeller:
Girdi Maliyetlerinin Katlanması: Gübre, ilaç, fide ve plastik örtü fiyatları kontrol edilemez şekilde artmış durumda. Bir dönüm seranın kirası (icar) 100-140 bin TL seviyelerine ulaşırken, toplam maliyetlerin 200 bin TL'yi aşması çiftçiyi borç kıskacına sokuyor.

Genç Nüfusun Tarımdan Kopması: Ağır çalışma koşulları ve ekonomik belirsizlik nedeniyle gençler "baba mesleği" olan seracılığı bırakıyor. Bölgede 18-32 yaş arası üretici oranı %3-4'lere kadar gerilemiş durumda; bu da tarım sektöründe ciddi bir yaşlanma krizi anlamına geliyor.
İklim Felaketleri ve Hortumlar: Küresel ısınma ile birlikte artan hortum, sel ve şiddetli dolu olayları seraları yerle bir ediyor. Bir gecede tüm emeğini kaybetme korkusu, üreticiyi psikolojik olarak da yıpratıyor.

Hastalık ve Zararlılar: Özellikle "Tuta Absoluta" (domates güvesi) ve çeşitli virüsler, üreticinin en büyük kabusu. Bu zararlılarla mücadele hem ekstra maliyet hem de yoğun ilaç kullanımı gerektiriyor.
Pazarlama ve Aracı Sorunu: Çiftçi, ürünün halden çıkış fiyatı ile market rafındaki fiyat arasındaki uçurumdan şikayetçi. Üreticinin elinden düşük fiyata alınan sebzenin, tüketiciye ulaşana kadar katlanması, hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ediyor.

Sonuç Olarak: Kumluca'da çiftçiler sadece bir üretim savaşı değil, aynı zamanda bir var olma savaşı veriyor. Bölge halkı, aile çiftçiliğinin korunması ve girdi maliyetlerinde devlet desteğinin artırılması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye'nin Örtü Altı Üssü: Kumluca Tarımı
Kumluca, mikroklimal iklimi ve verimli toprakları sayesinde Türkiye'nin kışlık sebze ihtiyacının çok büyük bir kısmını tek başına karşılıyor. İlçede tarım denilince akla ilk gelen unsur, uçsuz bucaksız beyaz örtüsüyle seracılık (örtü altı tarım) faaliyetleridir.

Kumluca'da Yetişen Başlıca Ürünler
İlçe ekonomisinin %90'ı tarıma dayalıdır. Eskiden narenciye bahçeleriyle ünlü olan Kumluca, günümüzde ağırlıklı olarak şu ürünlerle anılmaktadır:
Domates: Kumluca'nın lokomotif ürünüdür. Sofralık, salkım, cherry gibi pek çok çeşidi yetiştirilmekte ve üretimin yaklaşık %40'ı ihraç edilmektedir.

Biber: Sivri, çarliston, kapya ve dolmalık biber üretiminde Türkiye'de ilk sıralarda yer alır.
Patlıcan ve Hıyar: Kış aylarında pazarın en büyük tedarikçisidir.
Kavun ve Kabak: Özellikle bahar döneminde örtü altı üretimde önemli bir yere sahiptir.
Narenciye: Seraların yaygınlaşmasına rağmen hala Portakal, Mandarin ve Nar üretimi devam etmektedir.
Yüksek Rakımlı Ürünler: İlçenin yayla kesimlerinde (700m üzeri) Elma, Ceviz, Kiraz ve Fasulye yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Çiftçilerin Çığlığı: Üretimdeki Kritik Sorunlar
Kumluca çiftçisi, son yıllarda üretim yapmayı "yüksek riskli bir kumar" olarak tanımlıyor. İşte sektörün önündeki en büyük engeller:
Girdi Maliyetlerinin Katlanması: Gübre, ilaç, fide ve plastik örtü fiyatları kontrol edilemez şekilde artmış durumda. Bir dönüm seranın kirası (icar) 100-140 bin TL seviyelerine ulaşırken, toplam maliyetlerin 200 bin TL'yi aşması çiftçiyi borç kıskacına sokuyor.

Genç Nüfusun Tarımdan Kopması: Ağır çalışma koşulları ve ekonomik belirsizlik nedeniyle gençler "baba mesleği" olan seracılığı bırakıyor. Bölgede 18-32 yaş arası üretici oranı %3-4'lere kadar gerilemiş durumda; bu da tarım sektöründe ciddi bir yaşlanma krizi anlamına geliyor.
İklim Felaketleri ve Hortumlar: Küresel ısınma ile birlikte artan hortum, sel ve şiddetli dolu olayları seraları yerle bir ediyor. Bir gecede tüm emeğini kaybetme korkusu, üreticiyi psikolojik olarak da yıpratıyor.

Hastalık ve Zararlılar: Özellikle "Tuta Absoluta" (domates güvesi) ve çeşitli virüsler, üreticinin en büyük kabusu. Bu zararlılarla mücadele hem ekstra maliyet hem de yoğun ilaç kullanımı gerektiriyor.
Pazarlama ve Aracı Sorunu: Çiftçi, ürünün halden çıkış fiyatı ile market rafındaki fiyat arasındaki uçurumdan şikayetçi. Üreticinin elinden düşük fiyata alınan sebzenin, tüketiciye ulaşana kadar katlanması, hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ediyor.

Sonuç Olarak: Kumluca'da çiftçiler sadece bir üretim savaşı değil, aynı zamanda bir var olma savaşı veriyor. Bölge halkı, aile çiftçiliğinin korunması ve girdi maliyetlerinde devlet desteğinin artırılması gerektiğini vurguluyor.





























































