logo
25 MAYIS 2026

Küresel güçler memnun

25.04.2007 00:00:00
AK Parti'nin Çankaya Köşkü adayı Abdullah Gül, 4 yılı aşkın süredir yürüttüğü Dışişleri Bakanlığı görevinde Amerika ve Avrupa Birliği ile ilişkilere büyük önem verdi. Cumhurbaşkanlığına aday gösterilen Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün bakanlığı döneminde Türk dış politikası önemli gelişmeler, dönüm noktaları ve ziyaretlere sahne oldu.Gül, ABD'nin Irak'a müdahalesinin damgasını vurduğu 2003 yılında, göreve gelir gelmez, dünyadaki önemli sıcak gelişmelere paralel seyir izleyen dış politika konularına yoğunlaştı. Irak'a bir operasyonun çok yaklaştığı günlerde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kurulan 59. hükümette Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 39. Dışişleri Bakanı olarak 14 Martta görevi devraldı. ABD ile köprüleri sağlamlaştırdıABD'nin Irak operasyonu 20 Martta başladı. Gül'ün "Televizyonlarda izlediğimiz sinema değil" ifadesi, operasyonun insani boyutunu yansıtıyor olması açısından önemliydi. Bu arada, ABD'nin Türkiye'den acil olarak Amerikan uçaklarının transit geçişine izin verilmesini istemesi üzerine, savaşın başladığı gün olan 20 Martta, "yurt dışına asker gönderme ve hava sahasının yabancı uçaklara açılması" tezkeresi kabul edildi. Tezkere, hükümete bu iki konuda 6 aylık yetki verdi. Savaşın başlayacağı gece, İngiltere Türk hava sahasının kendilerine de açılması için Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e resmen başvurdu. Savaşın ilk günlerinde Türkiye ile ABD arasında, Türk askerinin kuzey Irak'a girmesi konusunda da müzakereler yürütüldü. Powell ile kritik zirveIrak operasyonunun başlamasından 10 gün sonra Dışişleri Bakanı Gül'ün ilk önemli konuğu, 1 Nisan 2003 tarihinde dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell oldu. Powell, 1 Mart tezkeresinin TBMM'de kabul edilmemesinin Amerikan yönetiminde sıkıntı yarattığı ve Türk-Amerikan ilişkilerinin "stratejik" olma niteliğinin yeniden sorgulandığı bir döneme denk gelen ziyaretinde, Türk hükümetinden insani yardımlar konusunda birçok talepte bulundu. Powell, ziyareti sırasında, "Türk askerinin kuzey Irak'a geçmesine gerek olmadığı, bölgede her şeyi kontrol altında tuttukları" mesajını verdi. Takip eden dönemlerde Ankara'nın gündemini, ABD'nin Türkiye'den asker talep ettiği haberleri meşgul etmeye başladı. Hükümet üyeleri, önce önlerine böyle bir talep gelmediğini açıklarken, Dışişleri Bakanlığı açıklama yaparak, Amerikan yönetiminin 26 Mart 2003 tarihinde, bütün koalisyon ülkelerine, Irak'ta askeri, güvenlik, yeniden imar ve insani yardım gibi alanlarda ne gibi katkılarda bulunabilecekleri konusunda genel bir "sualname" ilettiğini bildirdi. Gül, ABD'nin Irak'ın yeniden yapılanmasına ilişkin Türkiye'den bu taleplerine prensipte "evet" dediklerini belirtirken, ancak bunun hangi şartlar altında olacağının sonradan netleşeceğini söylüyordu. Türkiye, bir yandan ABD ile Irak'ın yeniden yapılandırılması ve istikrar gücüne katılımı müzakerelerini yürütürken, diğer yandan Irak'ta Türk askerine nasıl bakıldığına ilişkin araştırmalara başladı. ABD istediklerini kolay aldıTürkiye, Haziran ayı sonlarında BM Güvenlik Konseyinin 1483 sayılı kararı uyarınca Irak'ın yapılandırılmasına yardım edecek ülkelere, talep etmeleri durumunda Türkiye'nin imkanlarından yararlanabilmelerine izin verdi. Bu izne muharip güçler dahil edilmedi. Nisan ayının ortalarında Iraklı Kürt grupların Kerkük'e girdiğine dair haberler, Kürtlerin Irak içindeki diğer gruplara nazaran ABD'den daha ayrıcalıklı muamele görmesi ve Amerikan Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in Türk ordusunu eleştiren açıklamaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde bazı sıkıntılar yaratırken, 4 Temmuzda Irak'ın Süleymaniye kentinde 11 Türk askerinin gözaltına alınmasıyla ciddi bir krizin eşiğine gelindi. NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral James Jones, olaydan hemen sonra Ankara'ya geldi, olayın nedenlerini araştırmak üzere Türk-Amerikan Ortak Komisyonu kuruldu. Dışişleri Bakanlığı, Orgeneral Jones'un ziyaretini, ABD'nin olaya verdiği önemi gösterdiğini bildirdi. Kıbrıs'ı veriyordu ki...Türkiye'de 2003 yılı, AB süreci açısından da yoğun bir diplomasi trafiğine sahne olurken, pek çok AB yetkilisi Ankara'yı ziyaret ederek özellikle reformlar ve Kıbrıs sorunu Avrupalı yetkililerin üzerinde sıkça durduğu konular oldu. TBMM'de yaz aylarında arka arkaya reform paketlerinin kabul edilmesi ve özellikle AB'nin üzerinde durduğu anadilde yayın ve asker-sivil ilişkileri gibi konularda önemli değişikliklere gidilmesi, AB çevrelerinde büyük memnuniyet yarattı. Türkiye'yi bu yıl içinde ziyaret eden Avrupalı yetkililerin hemen hepsi, Dışişleri Bakanı Gül ve diğer yetkililerle görüşmelerinde, hükümetin reformlarla ilgili kararlılığını öven sözler sarf ettiler. Brüksel zirvesi17 Aralık 2004 Brüksel zirvesinde Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde başlaması kararı alındı. Ancak bu tarih, Yunanistan, Fransa ve Avusturya'nın desteğini alan Kıbrıs Rum yönetiminin talebi üzerine, "Gümrük Birliğinin Kıbrıs Rum yönetimi dahil 10 yeni üyeye genişletilmesini öngören Ankara Anlaşmasının Ek Protokolünün imzalanması (parafe edilmesi)" şartına bağlandı.3 Ekime kadar uzanan süreç ve sonrasında Gül, sürecin başlaması ve sürmesi adına birçok diplomatik girişim ve faaliyette bulundu. 3 Ekime kadar geçen süreçte, Türkiye-AB Troykasının 7 Martta yaptığı ve Gül, AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ve AB Dönem Başkanı Lüksemburg'un Dışişleri Bakanı Jean Asselborn'un da katıldığı toplantı, süreç için önemli yer teşkil etti.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Şeytan zekası!

Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı

25.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 25.05.2026 10:08:16
İhlas Haber Ajansı
Şeytan zekası!
Şeytan zekası!
Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

Polisin yaklaşık 2 yıl süren teknik ve fiziki takibi sırasında örgütün, seri numarası belirlenmiş 5 liralık banknotlarla "havala" yöntemi kullanarak milyonlarca lirayı fiziki nakde dönüştürdüğü ortaya çıktı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2024 yılının Mayıs ayında S.T.'nin evine düzenlenen operasyonda çok sayıda dijital materyal ve cep telefonu ele geçirdi. Şifresi kırılan telefon üzerinden yapılan incelemelerde, KKTC bağlantılı yasa dışı bahis, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık ağı deşifre edildi.



Soruşturma kapsamında örgütün para transfer yöntemine ilişkin dikkat çeken detaylara ulaşıldı. Teknik ve fiziki takipte, örgüt üyelerinin aklanan parayı "havala" olarak bilinen yöntemle kurye sistemi üzerinden taşıdığı belirlendi. Sistemde, kuryelere seri numarası önceden belirlenmiş 5 liralık banknot verildiği, aynı banknotun fotoğrafının ise Kapalı Çarşı ile Adana'daki bazı kuyumcu ve döviz bürolarına gönderildiği tespit edildi.

Polis ekipleri, kurye tarafından söz konusu 5 liralık banknotun teslim edilmesinin ardından kuyumcu ve döviz bürolarından valizlerle nakit para teslim alındığını belirledi. Bu yöntemle milyonlarca liralık suç gelirinin dövize çevrilerek doğrudan örgüt liderine ulaştırıldığı öğrenildi.

Soruşturma dosyasında, operasyonda el konularak kayyum atanan bazı kuyumcu ve döviz bürolarının bu işlemler karşılığında yüzde 10 komisyon aldığı bilgisine de yer verildi.
Öte yandan, örgüt lideri olduğu öne sürülen KKTC vatandaşı Selahattin A.U.'nun, bir yakınının düğünü için Türkiye'ye geldiği sırada İstanbul'da yakalandığı öğrenildi. Dijital verilerde, Selahattin A.U.'nun 2022 yılında öldürülen Halil Falyalı ve çevresiyle yakın ilişki içerisinde olduğu yönünde bilgilere ulaşıldığı belirtildi.

Geçtiğimiz hafta Adana merkezli 21 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 161 şüpheli gözaltına alınırken, aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135 kişi tutuklandı.

Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı

Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı

25.05.2026 09:43:00
İhlas Haber Ajansı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Debisi yükselen Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı.






Son yağışlardan sonra su seviyesi yükselen Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki barajın kapakları açıldı. Kapakların açılmasıyla taşan Fırat Nehri'nin suları yolları göle çevirdi, parklar suyla doldu, iş yerleri zarar gördü.

Şiddetli akıntı nedeniyle su üstündeki duba restoranlarda tehlike çanları çalmaya başladı. Bazı restoranları su bastı, ön kısımları akıntının şiddetine dayanamayarak suya gömüldü. Birecik Belediyesi zabıta ekipleri, nehirden uzak durmaları konusunda vatandaşları uyardı.









Birçok yeri su bastığını söyleyen Mehmet Çağdaş, "Bazı iş yerlerini su bastı. Mesire alanları, parkları su bastı. Köprünün ayaklarında hasar bile oluşmaya başladı" dedi.

Su seviyesinin yükselmesinin eski zamanları hatırlattığını söyleyen Zeki Kaçan, "Birecik Barajı'nın kapaklarının açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'ndeki su seviyesi yükseldi. Bu yükselme bize eski Fırat'ı, eski Dicle'yi hatırlattı" ifadelerini kullandı.

Kapakların açılmasıyla parklar ile iş yerlerini su bastığını söyleyen Bozan Çetinkaya, "Birecik Barajı'nın kapakları açıldı. Parklar, araziler su altında kaldı. Bazı iş yerleri de su altında kaldı" dedi.









Furkan Arslan ise yağan yağmurlar nedeniyle bazı iş yerlerinin su altında kaldığını dile getirdi.

Dubaların tehlike oluşturduğunu söyleyen Tacettin Aslan, "Yağmurlardan dolayı Birecik Barajı'nın su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kapaklar açıldı. Kapakların açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'nin su seviyesinin 3-4 metre yükseldiğini görüyoruz. Kafeler, duba restoranlar tehlike arz ediyor. Can ve mal kaybı olmadan yetkililerin duba restoranlar konusunda duyarlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.

'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin toplumsal uyumu ve yeniden kazanımı önceleyen bir anlayışla güçlendirildiğini belirtti

25.05.2026 09:21:00
İhlas Haber Ajansı
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümlülerin madde bağımlılığına karşı farkındalık kazanmalarının, mesleki beceriler edinmelerinin ve sosyal hayata daha güçlü şekilde hazırlanmalarının hedeflendiğini ifade etti.

Bu alanda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen rehberlik ve psikososyal destek faaliyetleriyle bireylerin yalnızca bugünlerinin değil, geleceklerinin de yeniden inşa edilmesine imkan sağlandığını vurguladı.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sağlıklı bir toplum ve güçlü bir infaz sistemi hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini belirtti.

Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı

24.05.2026 22:06:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel liderliğinde CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye gerçekleştirilen yürüyüş sırasında yaşanan olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 24 Mayıs tarihinde CHP Genel Merkezinde başlayıp devam eden olaylara ilişkin olarak, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlardan taşkınlık çıkaranlar hakkında '2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet', kolluk güçlerine yönelik şiddet içeren eylemlerde bulunan kişiler hakkında TCK 265. maddesi kapsamında 'görevli memura direnme', parti binası yakınlarında yol üzerinde bulunan vatandaşların üzerine araba süren ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren, görüntüleri de sosyal medyaya yansıyan eylem nedeniyle TCK 86. maddesi kapsamında 'kasten yaralama' suçundan soruşturma başlatılmıştır.

CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

24.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da genel emrkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini söyleyen Polat, "Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

Özel'in posterlerinin indirilmesine yönelik soruya da yanıt veren Polat, "Onları kendileri alıp götürmüşler, bizden öyle bir görüntü çıkmaz" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi

İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ve beraberindekiler, polis müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'ne girdi. Çelik, beraberindeki grupla, polisler eşliğinde içeri alındı

24.05.2026 17:38:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi
Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi
İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindekiler, polis müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'ne girdi. Çelik, beraberindeki grupla, polisler eşliğinde içeri alındı. Polisin CHP Genel Merkezi'ni tahliye etmesinin ardından Özgür Özel'in binaya asılı posteri de kesildi. CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel'in fotoğrafının da  duvardan indirildiği görüldü, fotoğrafın Özel'e eşlik ettiği partililerce alındığı öğrenildi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Binanın polis müdahalesiyle boşaltılmasının ardından Genel Merkez'den ayrılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Çok üzgünüm, baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz; bir daha buraya geldiğimizde bu iktidar ve iş birlikçileri buna cesaret edemeyecekler." açıklamasını yaptı.

Özel, "Yalancıları, iftiracıları, arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti'nin hâkiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun!" diye konuştu.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Çelik ve beraberindekiler polislerce, "Siz buyrun, şöyle buyrun" diyerek içeri alındılar. Binaya giren grup "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" şeklinde slogan attı.

Özel'in fotoğrafı ve posteri indirildi

Polisin CHP Genel Merkezi'ni tahliye etmesinin ardından Özgür Özel'in binaya asılı posteri de kesildi.

Polisin tahliye ettiği CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel'in fotoğrafının da  duvardan indirildiği görüldü, fotoğrafın Özel'e eşlik ettiği partililerce alındığı öğrenildi. Mutlak butlan kararının alındığı gün Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafı duvardan indirilmiş, vatandaşlar tarafından parçalanmıştı.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Polis ekipleri tahliye için binaya girdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'den açıklama geldi

24.05.2026 15:48:00 / Güncelleme: 24.05.2026 17:19:56
Haber Merkezi
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Emniyet'e, Genel Merkez'in boşaltılması için dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu da, mahkeme kararına uyulması yönünde çağrıda bulundu. Genel Merkez'in kapıları, polis müdahalesi sonrası açıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası hareketli günler yaşanıyor.
 
Binadan ayrılırken açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel "Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz." diye konuştu.
 
"Ben; bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz." diyen Özel şöyle devam etti "Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık. CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
 
Özgür Özel konuşmasının ardından Meclis'e yürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.