logo
18 TEMMUZ 2026

Küresel kriz derinleşecek

15.01.2009 00:00:00
 
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique StraussKahn, küresel ekonominin görünümünün kötüleştiğini ve gelecek yıl küresel büyümedeki yavaşlamanın derinleşeceğini söyledi.

 

Strauss-Kahn, Macaristan'da Başbakan Ferenc Gyurcsany ve diğer yetkililerle görüştükten sonra yaptığı açıklamada, IMF'nin yakında açıklayacağı raporda, küresel büyümeyle ilgili tahminlerde keskin bir düşüş görüleceğini belirtti."2009 için dünya ekonomisinin görünümü iyi olmayacak" diyen Strauss-Kahn, küresel ekonomilerin ne kadar düşmesinin beklendiğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Güvenpark’ta eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve gazileri ziyaretinde, "Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete, devlet denmez" dedi

17.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemi sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eylemin beşinci gününde şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu'na İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat ile Kevser Ofluoğlu ve partililer eşlik etti.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "3 bin 800 er gazimiz var. 85 milyonluk ülke 5 bin tane vatan evladına bakamıyorsa, eğer bu duruma düşürüyorsa herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi gerek" ifadesini kullandı.

"BU SORUNUN PEŞİNDEYİZ"

Dervişoğlu da er şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini belirterek, ilk günden itibaren milletvekilleri ve parti yöneticilerinin eylem alanında bulunduğunu söyledi. Sorunun çözümü için TBMM'de çalışma yürüttüklerini ve kanun teklifi hazırlandığını aktaran Dervişoğlu, "Genel Merkezimizle, Ankara milletvekillerimiz ve diğer milletvekillerimizle birlikte bu sorunun peşindeyiz" dedi.

Hak arama mücadelesinin doğru yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Haklıyken haksız duruma düşmemek lazım. Önce problemin çözülmesine yönelik adımları doğru bir biçimde atmaya muvaffak olabilmeliyiz" diye konuştu.

"ERE GÖRE AYRI GAZİLİK, ŞEHİTLİK OLMAZ"

Gazilik ve şehitliğin rütbeye göre ayrıştırılamayacağını dile getiren Dervişoğlu, "Gazilik önemli bir rütbe zaten. Şehitlik de en yüce mertebe. Bunun rütbelerle birbirinden ayrılması acı olan. Ere göre ayrı gazilik, ere göre ayrı şehitlik, subaya göre ayrı şehitlik olmaz. Erin ailesiyle subayın ailesi memlekete verilmiş can bakımından birbirinden ayrı değerlendirilemez. Kurşun nasıl adres sormuyorsa gazilik de şehitlik de rütbe olarak ayrılamaz ve farklı muameleye tabi tutulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZ O SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ"

Dervişoğlu, ziyaretlerinin sembolik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ziyaretimizi anlık bir ziyaret olarak değerlendirmeyin. Bu bizim yerine getirdiğimiz bir sorumluluktur. Milletimiz sizin yanınızdadır. Bundan emin olmanızı istiyorum. Milletimiz size müteşekkirdir. Hem milletimizin yüreğindesiniz hem de dualarındasınız. Biz isteriz ki devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirsin. Görev ve sorumluluğunu yerine getiremeyenler varsa, sizlerin huzurunda ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum; biz o sorumluluğu yerine getireceğiz ve ne gerekirse yapacağız."

Konuşmasında ziyareti siyasallaştırmak istemediğini belirten Dervişoğlu, "Burada bulunmam sadece farkındalığı artırmak içindir. Asıl yerine getirdiğim insani sorumluluğumdur. Buradaki insanların durumundan dolayı herkese insani bir sorumluluk düşüyor. Ankara halkını da bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz yalnız değildir. Türk milleti onların yanındadır. Ankara onların yanındadır. Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete devlet denmez" şeklinde konuştu.

Konuşmasını dinleyen bir gaziye seslenen Dervişoğlu, "Senin ayağına sağlık. Senin ayağına kurban olayım ben. Hepiniz müsterih olun. Ne zaman ne emriniz olursa sonuna kadar amadeyim" ifadelerini kullandı.

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada iki yıl sonra çok önemli gelişmeler yaşandı. Dosyaya dahil olan yeni avukatların talebi doğrultusunda, genç kızın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için "diatom" testi başvurusu yapıldı; o gece sahilde bulunan tüm telefonları tespit edecek özel bir sinyal takip cihazı Van'a gönderildi

17.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve 18 gün süren aramaların ardından Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu.

O günden bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği şüpheli ölüm dosyasında, ailenin Konya Barosu'na kayıtlı yeni avukatı Abdurrahman Karabulut'un devreye girmesiyle birlikte iki yıldır yapılmayan kritik adımlar atılmaya başlandı. Resmi raporlarda yer alan şüpheli bulgulara ve ailenin cinayet iddialarına rağmen netleşmeyen olay için Adalet Bakanlığı tarafından bölgeye özel bir sinyal tespit cihazı gönderildi.

Boğulma mı cinayet mi? 'Diatom' testi çözecek

Bugüne kadar adli mütalaalarda genç kızın ölüm nedeni "suda boğulma" olarak geçse de, Adli Tıp Kurumu'nun resmi raporlarında Rojin'in akciğerlerinde su bulunmadığı ve vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği kaydedilmişti. Olay gecesi cenazeye nakil sürecinde temas etmiş olabilecek güvenlik görevlileri dahil 413 kişiden DNA örneği alınmasına rağmen somut bir sonuca ulaşılamamıştı.

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının öldürüldükten sonra suya atılıp atılmadığını kesin olarak ortaya çıkaracak "diatom" testi için savcılığa resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı. Bu test, şüpheli ölümlerde kişinin canlıyken mi boğulduğunu yoksa öldürüldükten sonra mı suya bırakıldığını hücre yapısındaki mikroorganizmalar (diatomlar) aracılığıyla kanıtlıyor.

Son çare 'fethi kabir'

Baba Nizamettin Kabaiş, Adli Tıp Kurumu'nun elinde bulunan mevcut doku ve sıvı örneklerinin diatom testi için yetersiz kalması durumunda kızının Diyarbakır'daki mezarının açılacağını (fethi kabir) duyurdu. Kızının acısıyla iki yıldır can çekiştiğini belirten acılı baba, şu ifadeleri kullandı:

"Kızımın akciğerinde su yok, vücudunda iki erkek DNA'sı var. Bu açık bir cinayettir, neresi intihar? Kabrinin yeniden açılması ailemiz için çok zor ve ağır bir karar olacak ama ölüm sebebinin karanlıkta kalması, bu belirsizlik çok daha zor. Son noktaya gelinirse adaletin yerini bulması için o mezarı açtıracağız."

Sinyal tespit cihazı ve karanlıkta kalan 15 dakika

Soruşturmanın seyrini değiştirecek bir diğer önemli hamle ise teknik inceleme kanadından geldi. Adalet Bakanlığı'nın bizzat devreye girmesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen özel bir teknik takip cihazı, Rojin'in kaybolduğu gece Van Gölü kıyısında ve yurt çevresinde sinyal veren tüm cep telefonlarını tek tek geriye dönük olarak tarayacak. Bu sayede o gece bölgede bulunan ve şüpheli hareket sergileyen herkesin kimliği tespit edilerek ifadelerine başvurulacak.

Ayrıca avukatlar, Rojin'in bir güvenlik kamerasının görüş açısından çıkıp diğerine girdiği an arasında saptanan "15 dakikalık karanlık zaman farkı" ve olay yerini gören 360 derecelik kameranın o esnada arızalı olduğu iddiaları üzerine yoğunlaştı. Savcılıktan teslim alınan son 3 güne ait tüm ham kamera kayıtları, beyaz bir araç iddiasıyla birlikte teknik ekiplerce yeniden mercek altına alındı.

Aileye gelen tehdit mesajları incelemede

Öte yandan, hukuki süreci sabote etmek amacıyla aileye yönelik psikolojik baskıların sürdüğü ortaya çıktı. Baba Nizamettin Kabaiş, davadan vazgeçmeleri yönünde sürekli hakaret içerikli ve korkutma amaçlı tehdit mesajları aldıklarını, son olarak askere giden oğluna dahi bu tip mesajlar atıldığını söyledi. Mesajları atan kişilerin cinayet şüphelileriyle bir bağlantısı olup olmadığının tespiti için siber suçlarla mücadele ekipleri geniş çaplı bir inceleme başlattı.

Dosyayı yakından takip eden Adalet Bakanlığı, Van ve Diyarbakır Baroları ile sivil toplum kuruluşları, iki yıldır süren sis perdesinin bu yeni teknolojik aramalar ve adli tıp testleriyle tamamen aralanacağını öngörüyor.

CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay’a gönderdi

17.07.2026 13:17:00
Haber Merkezi
 
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay'a gönderdi.

Karar sonrası Özgür Özel yönetimi görevden alınmış, Kemal Kılıçdaroğlu "tedbiren" atanmıştı.

Yargıtay'ın dosyayı bozması durumunda tedbir kararı kalkacak. Bu, Kılıçdaroğlu'nun görevinin sonlandırılması anlamına geliyor.

Yargı sürecinin aylar sürebileceği ifade ediliyor.

Dosya'nın Yargıtay'a ulaşması, Özel'in konuya dair eleştirilerinin ardından geldi. Dosyanın istinaf mahkemesinde 55 gündür tutulduğunu belirten Özel, Yargıtay incelemesinin adli tatil sonrasına bırakılmaya çalışıldığını söylemişti.

Ahbap soruşturmasında CHP PM Üyesi Emre Kartaloğlu da gözaltına alındı

Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 7 kişiden birinin CHP Parti Meclisi Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Ticaret ve Politika Kurulu Başkanı Emre Kartaloğlu olduğu ortaya çıktı

17.07.2026 13:14:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturmasında CHP PM Üyesi Emre Kartaloğlu da gözaltına alındı
Ahbap soruşturmasında CHP PM Üyesi Emre Kartaloğlu da gözaltına alındı
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 7 kişiden birinin CHP Parti Meclisi Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Ticaret ve Politika Kurulu Başkanı Emre Kartaloğlu olduğu ortaya çıktı. Kartaloğlu'nun emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Karar doğrultusunda, CHP Parti Meclisi Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Ticaret ve Politika Kurulu Başkanı Emre Kartaloğlu, Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke gözaltına alındı.

Gözaltına alınan Emre Kartaloğlu'nun aynı zamanda eski Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkanı olduğu öğrenildi.

Haklarında gözaltı kararı bulunan 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Öte yandan AHBAP'ın 6-28 Şubat 2023 dönemindeki hesaplarında usulsüzlük olmadığı yönünde rapor verdiği öğrenildi.

"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar

İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi

17.07.2026 12:38:00
İHA
 
"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar
"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin 6 aylık teknik ve fiziki takibi sonucu İstanbul merkezli Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, yediemin otoparklarında muhafaza edilen hacizli ve yakalamalı araçlar üzerinden usulsüzlük ve 1.5 milyar liralık vurgun yaptıkları tespit edilen suç örgütüne operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında aralarında örgüt lideri Y.K ile yöneticileri; O.T., Ö.T., B.T., İ.A. ve C.K.'nın da aralarında olduğu 32 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şüpheliler Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği'ndeki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi.

Şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, muhafaza görevini kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından işlem yapıldı.

Araçları parçalayıp sattılar

Polis ekipleri tarafından derinlemesine yapılan çalışmada, yediemin otoparklarına çekilen araçların motor, kapı ve çeşitli parçalarının sökülerek yedek parça olarak satıldığı, parçaları eksik bırakılan araçların ise gerçek değerinin çok altında ihaleye çıkarıldığı belirlendi. Şüphelilerin, ihaleye çıkan araçları kendi adlarına ya da bağlantılı kişiler üzerinden satın aldığı, satın alamadıkları araçların ise eksik parçalarını sonradan satarak haksız kazanç elde ettiği öğrenildi.

Yapay zekayla sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladılar

Asayiş Büro Amirliği Oto Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan incelemelerde çetenin, bazı araçların sağlam olmasına rağmen yapay zeka destekli görseller ve sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gibi gösterdiğini, bu yöntemle araçların değerlerinin düşürüldüğünü belirledi. Şüphelilerin, düzenledikleri sahte ekspertiz ve bilirkişi raporlarıyla araçları ağır hasarlı gibi göstererek ihale bedellerini düşürdükleri öne sürüldü.

'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesindeki Türkiye'ye yönelik atıfların stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun olduğunu belirterek, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" dedi

17.07.2026 10:21:00 / Güncelleme: 17.07.2026 10:26:26
İhlas Haber Ajansı
 
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Belgedeki Türkiye'ye yönelik ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur. Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanmasına dikkati çekerek, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"AB, ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamamıştır"

Belgede Doğu Akdeniz'e ilişkin yer alan ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir" dedi.

"Kıbrıs meselesinde çözüm Rum tarafınca engellenmiştir"

Kıbrıs meselesinde yaşanan süreçleri hatırlatan Keçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız. AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz."

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında aralarında şarkıcı İlyas Yalçıntaş'ın da bulunduğu 4 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.07.2026 00:49:00
İHA
 
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş ile 4 şahıs tutuklandı
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nca yeni bir çalışma gerçekleştirildi.

Şüphelilerin yakalanmasına yönelik yapılan operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığında sorguları tamamlanan ve aralarında ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu ve İlyas Yalçıntaş gibi ünlü isimlerin de bulunduğu 12 şüpheli, kan ve saç örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edilmişti. 12 şüpheli, test işlemleri sonrası savcılık ifadeleri alınmak üzere adliyeye sevk edilmişti.


İlyas Yalçıntaş ile 4 şüpheli hakkında tutuklama talebi



Şüphelilerden Mehmet Fatih Aksoy ve Hazal Eylem İpek Şafak, jandarma ve Adli Tıp Tıp Kurumundaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ayşenur Balcı, Ömer Faruk Işık, Şefik Ömer Dolma, Orhan Yıldız ile evinde hassa terazi bulunan ünlü şarkıcı İlyas Yalçıntaş, 'tutuklama' talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Hakimlik sorguları tamamlanan şüpheliler İlyas Yalçıntaş, Ayşe Nur Balcı, Orhan Yıldız ile Şefik Ömer Dolman tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheli Öner Faruk Işık ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Öte yandan, bir kısım şüphelilerin hakimlik işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağdurları, özlük hakları ve taban maaş talebiyle Ankara'da sokağa çıktı. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yapılan basın açıklamasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) yürümek isteyen eğitimcilere polis müdahale etti; aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu onlarca öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alındı

16.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın Sendika.Org çağrısıyla Ankara'da bir araya gelen eğitim emekçileri ve mülakat mağdurları, ilk olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Dikmen Yerleşkesi önünde toplandı. Sık sık karşılaştıkları "Bütçe yok" gerekçesine tepki gösteren öğretmenler, taleplerinin asıl muhatabı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın işaret edilmesine atıfta bulunarak, "Madem adres burası, o zaman bugün kapınızdayız" açıklaması yaptı.

Eğitimciler, insanca yaşayabilecekleri bir taban maaş düzenlemesi getirilmesini, güvencesiz çalışma koşullarının sonlandırılmasını ve mülakatlarda hakkı yenen meslektaşlarının derhal işe başlatılmasını talep etti.

Polis barikat kurdu, görüntü alınması engellendi

Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeki kitlesel açıklamanın ardından öğretmenler, "Bizim muhatabımız Milli Eğitim Bakanlığıdır" diyerek Evrensel caddesi üzerinden MEB'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak yürüyüşe izin vermeyen emniyet güçleri, öğretmenlerin etrafını kalkanlarla sararak barikat kurdu.

Polis ekipleri, müdahale esnasında basının görüntü almasını engellemek amacıyla kalkanlarını havaya kaldırdı. Abluka altındaki alandan, "Polis bize şiddet uyguluyor, kalkanlar şiddet görüntülenmesin diye havaya kaldırılıyor" sesleri yükseldi. Basın mensupları da alandan uzaklaştırılmaya çalışılarak gözaltıyla tehdit edildi.

Sendika başkanı dahil en az 44 gözaltı

Polisin sert müdahalesiyle dağıtılmaya çalışılan gruptan çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak darp edilerek gözaltına alındı. Avukatlardan edinilen bilgilere göre; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Genel Sekreter Ozan Fındık ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy'un da aralarında bulunduğu en az 44 kişi gözaltına alındı. Çocuğunun gözaltına alınmasını engellemeye çalışan öğretmen anneleri de polis müdahalesine maruz kalarak alandan uzaklaştırıldı.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri yaşanan sert müdahaleye tepki göstererek, gözaltına alınan öğretmenlerin derhal serbest bırakılması ve taban maaş yasasının bir an önce çıkarılması yönünde çağrılarını yineledi.

15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı

Basın İlan Kurumu'nun hayata geçirdiği dijital portalda, 15 Temmuz gecesi görev yapan gazetecilerin birinci ağızdan tanıklıkları kayıt altına alındı. Portalda ayrıca, dönemin manşetleri, genç iletişimcilerin gözünden 15 Temmuz ve kronoloji bölümleri yer alıyor

16.07.2026 15:23:00
Haber Merkezi
 
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü kapsamında "Dijital Hafıza Portalı - 15temmuz.bik.gov.tr" adlı internet portalı, kamuoyunun erişimine sunuldu.

Türk basınının 15 Temmuz darbe girişimi sürecine ilişkin tanıklığını gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulan kapsamlı dijital arşiv; dönemin manşetlerinden gazetecilerle röportajlara, gazetecilik atölyesinin çıktılarından 15 Temmuz kronolojisine kadar birçok farklı içeriği tek çatı altında buluşturuyor.

15temmuz.bik.gov.tr; 15 Temmuz sürecinin basının perspektifinden belgelenerek akademik, mesleki ve toplumsal hafızaya kalıcı bir kaynak olarak kazandırılmasını hedefliyor.

Portal, o geceyi farklı boyutlarıyla ele alan 4 ana başlık altında yapılandırıldı.

15 Temmuz'un medyadaki tanıkları: Gazetecilerin ağzından karanlık gecede yaşananlar

Portalın en kapsamlı bölümü olan "Manşetin Tanıkları"nda, ülke genelinde o gece görev başında olan yayın yönetmeni, editör, yazı işleri müdürü, sayfa sekreteri, foto muhabirleri ve kameramanlarla yapılan 60'ın üzerinde yazılı ve görüntülü röportaja yer verildi.

Darbe girişiminin en kritik saatlerinde sahayı terk etmeyerek millî iradenin sesi olan gazetecilerle yapılan görüşmelerde, o gece yaşananlar, haber üretim süreçleri ve darbe girişimine karşı verilen mesleki mücadele, gazetecilerin anlatımlarıyla belgesel nitelikli bir seri hâlinde kayıt altına alındı.

Röportaj içerikleri, ilgili gazete manşetleriyle ilişkilendirilerek hem görsel hem anlatı temelli bütüncül bir içerik havuzu oluşturuldu. Ziyaretçiler, bir yandan gazetecinin o geceye dair kişisel hafızasını dinlerken, diğer yandan bu hafızanın ertesi sabah gazete sayfalarına nasıl yansıdığını da görebiliyor.

15 Temmuz manşetleri: Basının ortak duruşunun tarihî kaydı

Darbe girişiminin ardından yayımlanan gazete manşetlerinden oluşan bölüm, sayfaları çeviren herkesi o sabahın atmosferine yeniden götürüyor.

Türk basınının o gece ortak bir vicdan ve sorumluluk bilinciyle attığı manşetler, demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkan kararlı duruşun tarihe düşülmüş en güçlü kayıtlarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi: Genç iletişimcilerden manşetler

Basın İlan Kurumu'nun ülkenin 7 bölgesini temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde gerçekleştirdiği "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", geleceğin gazetecilerini 15 Temmuz'un gazetecilik açısından taşıdığı sorumluluk ve anlamla buluşturdu.

Atölyeye katılan genç iletişimciler, mesleki reflekslerini tarihî bir kırılma anı üzerinden sınama fırsatı bulurken, 15 Temmuz'a ilişkin özgün manşetler tasarladı. Ortaya çıkan çalışmalar, bir yandan uygulamalı bir öğrenme deneyimi sunarken, diğer yandan genç kuşağın demokrasi, millî irade ve gazetecilik sorumluluğuna dair bakışını yansıtan değerli bir hafıza çalışması niteliği taşıyor.

15 Temmuz kronolojisi: Darbe girişiminin seyri

Darbe girişiminin ilk anlarından millet iradesinin yeniden hâkim olduğu ana kadar yaşanan gelişmeler, bu bölümde tarihsel akış içinde saat saat sunuluyor.

Kronoloji, olayları sırasıyla ve bütüncül biçimde yeniden hatırlatan bir rehber niteliği taşıyor.

Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri


 
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Araştırma Görevlisi Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi. 

16.07.2026 13:52:00
MURAT ÇORBACI
 
Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri
Alzheimerda bakım verenlere uzman tavsiyeleri

Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırmacılarından Araştırma Görevlisi Sevim Eyüpoğlu, Alzheimer hastalarının bakım sürecinde yakınlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, hastalığın evrelerini ve davranış değişikliklerini tanımanın hem hasta hem de bakım verenler açısından süreci kolaylaştırdığını söyledi.

Alzheimer ile baş etmenin ilk adımının hastalığı tanımak olduğunu söyleyen Eyüpoğlu, "Bakım verenler Alzheimer hakkında ne kadar bilgi sahibi olursa hem hastaya yönelik beklentilerini daha doğru yönetebilir hem de hastalığın farklı evrelerinde karşılaşabilecekleri zorluklara karşı hazırlıklı olabilirler" dedi. Alzheimer hastalığının belirli evreleri olsa da bireyin eğitim düzeyi, sosyal çevresi, yaşam deneyimleri, ilgi alanları ve eşlik eden sağlık sorunlarının hastalığın seyrini etkileyebildiğini belirten Eyüpoğlu, bakım verenlerin doktorlarıyla iş birliği içinde hareket etmelerinin önem taşıdığını kaydetti. Bakım verenlerin, sevdiklerinde gözlemledikleri değişimlerin hastalığın bir sonucu olduğunu unutmamaları gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, "Sevdiklerimizdeki değişimin nedeni onların tercihleri değil, Alzheimer hastalığının yarattığı bilişsel yıkımdır. Bu gerçeği kabul etmek bakım verenlerin beklentilerini daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur" dedi. Alzheimer bakımının uzun soluklu ve kesintisiz bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Eyüpoğlu, bakım verenlerde zamanla sosyal izolasyon, psikolojik yorgunluk ve ekonomik zorlukların ortaya çıkabileceğini belirtti.

Arş. Gör. Sevim Eyüpoğlu, bu yükü hafifletmek için şu önerilerde bulundu:
1. Ortam değişikliklerinden kaçının: Alzheimer'ın özellikle ileri evrelerinde hastaların alışık oldukları ortamda kalmalarının önem taşıdığını belirten Eyüpoğlu, sık ortam değişikliklerinin kafa karışıklığını artırabileceğini söyledi.
2. Sorumluluğu paylaşın: Bakım sürecinin tek bir kişinin omuzlarında olmaması gerektiğini vurgulayan Eyüpoğlu, aile bireyleri ve yakın çevrenin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.
3. Hastanın sınırlarını tanıyın: Kalabalık ve yüksek ses gibi çevresel faktörlerin Alzheimer hastalarında huzursuzluk ve ajitasyona yol açabileceğini belirten Eyüpoğlu, bakım planının bu durumlar göz önünde bulundurularak yapılmasını önerdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.