Kürsüde ‘hain’, odada ‘muhatap’
Türk siyaseti, dün söyleneni bugün unutturan, ezberleri altüst eden tarihi bir çelişkiye sahne oluyor
Haber Merkezi





Yıllarca meclis kürsülerinden ve miting meydanlarından "Terörle müzakere edilmez, mücadele edilir", "Köklerini kazıyacağız" haykırışlarıyla siyaset yapan Cumhur İttifakı ortakları, "Terörsüz Türkiye" süreci adı altında radikal bir saf değişikliğine gitti.
Düne kadar kapatılmasını istedikleri, milletvekillerini "terörist" ilan ettikleri DEM Parti ile arka arkaya masaya oturan iktidar bloku, siyasi tutarsızlık eleştirilerinin odağında.
Son olarak DEM Parti heyetinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi TBMM'deki makamında ziyaret etmesi ve Bahçeli'nin bu heyeti kapıda karşılaması, siyasi tarihe en büyük U-dönüşlerinden biri olarak geçti.
Kürsüde "Hain", Odada "Muhatap"

Yaklaşık 40 dakika süren ve basına kapalı gerçekleştirilen zirve, iktidarın geçmişteki sert söylemleri ile bugünkü gizli kapı diplomasisi arasındaki derin tezatı gözler önüne serdi. Siyasi kulislerde ve kamuoyunda yükselen sert eleştiriler şu noktalarda yoğunlaşıyor:
Çözüm süreçlerini "ihanet" olarak nitelendiren ve muhalefeti terörle iş birliği yapmakla suçlayan MHP liderliği, bugün DEM Parti heyetini bizzat ağırlayarak müzakere masasının baş aktörlüğünü üstlendi. Vatandaşlar ve muhalefet, "Dün milliyetçilik taslayanlar, bugün meclis odalarında taslak pazarlığı yapıyor" eleştirisinde bulunuyor.
Meclis tatile girmeden apar topar çıkarılmak istenen 10-12 maddelik çerçeve yasa taslağının halktan gizlenmesi, kapalı kapılar ardında bir "al-ver" sürecinin yürütüldüğü iddialarını güçlendiriyor.
Yasama organı olan TBMM, milletin ortak sorunlarının şeffafça tartışıldığı bir yer olmaktan çıkarılıp, dar siyasi çıkarlar ve anayasa hesapları için terör eksenli pazarlıkların onay makamına dönüştürülmekle eleştiriliyor.
DEM Parti Masadan Ne Almak İstiyor?

Görüşmenin ardından açıklama yapan DEM Parti heyeti, yasal çerçevenin bir an önce hayata geçirilmesi ve beklentilere cevap vermesi konusunda istişarelerin süreceğini duyurdu. İktidarın bu geri adımını kendi lehine bir fırsata çevirmek isteyen DEM Parti'nin masadaki dayatmaları ve beklentileri ise netleşti:
Heyet, görüşmenin ardından vakit kaybetmeden İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile doğrudan yeni bir müzakere yürütmeyi planlıyor. Partinin temel beklentisi, Öcalan'ın hukuki konumunun ve iletişim kanallarının yasayla güvence altına alınması.
DEM Parti, iktidarın her an cayabileceği sözlü vaatler yerine, sürecin adımlarının doğrudan bağlayıcı ve geri dönülemez "kanun maddeleri" haline getirilmesini şart koşuyor.
Dağdan inecek örgüt üyeleri için taslakta yer alan adli kontrol ve kısıtlamaların en aza indirilmesi, daha geniş kapsamlı bir yasal esneklik sağlanması talep ediliyor.










































































