logo
07 EYLÜL 2026

İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi

07.09.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi. Gözaltına alınan 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 31 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında meydana gelen iş yeri, araç ve ev kurşunlanması, tehdit, yaralama, mala zarar verme gibi olayların aydınlatılması amacıyla inceleme başlattı.

17 farklı olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerini izleyen Asayiş Şube ekipleri, zanlıların kimliklerini tespit etti. Suç örgütüne yönelik operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve kullandıkları araçlarda yapılan aramalarda 5 tabanca, 1 otomatik tabanca, 1 uzun namlulu silah, 293 mermi, 1 motosiklet ve kurşungeçirmez yelek ele geçirildi. Şüphelilerin iş yeri, araç ve ev kurşunlama, tehdit, yaralama ve mala zarar verme olaylarına karıştıkları tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 15 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu

Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı

07.09.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenildi.

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Manisa Valiliği Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı çerçevesinde, uyuşturucu madde ticaretine yönelik çok yönlü istihbarat ve risk analiz çalışmaları gerçekleştirildi.



Elde edilen bulgular doğrultusunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının adli kararlarıyla Manisa Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde ticareti yapan ve uyuşturucu maddeleri Manisa ile Ege Bölgesi'ndeki illere sevk eden şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin faaliyetleri teknik ve fiziki takip altına alınırken, bağlantılı adresler de belirlendi.

Çalışmaların ardından Manisa merkezli olarak Manisa ve Mersin'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Mersin'de operasyon düzenlenen adreslerden birinde uyuşturucu imalatında kullanıldığı belirlenen bir tesis ortaya çıkarıldı. Tesiste sentetik hap basımında kullanılan makinelerin yanı sıra uyuşturucu imalatında kullanılmak üzere hazırlanan çok sayıda malzeme ele geçirildi.



Yapılan aramalarda 2 adet sentetik hap basma makinesi, 1 milyon 983 bin 540 adet sentetik ecza hapı, 1 ton 917 kilogram yeşil reçeteli ilaç ham maddesi, basıma hazır 2 milyon 486 bin adet boş kapsül ve 27 bin 290 adet boş blister ele geçirildi.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Y.G., E.P., A.G., M.F. ve M.V. isimli şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenilirken, operasyonun Manisa tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu olduğu belirtildi.
Manisa İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel öncülüğünde bugün, operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve imalatta kullanılan malzemeler görüntülendi. Milyonlarca hapın yanı sıra tonlarca ham madde, boş kapsül ve blisterler ile hap basımında kullanılan makineler operasyonun boyutunu gözler önüne serdi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi

07.09.2026 14:39:00 / Güncelleme: 07.09.2026 15:03:43
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi. Hüseyin Baş konuşmasında ise ekonomi üzerine değerlendirmeler yaptı ve "Makro meseleleri çözdüğümüz takdirde geri kalan mikro meseleler hızlıca çözülecektir. Yani kronik sorunlara müdahale etmemiz lazım"  dedi. Hüseyin Baş'ın konuşması şöyle;

"Bütün sorunlara çözüm önerilerimiz var"

"Bağımsız Türkiye Partisi olarak ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın açtığı yolda ve bize gösterdiği hedef doğrultusunda fikirlerimizi her daim güncel tutmaya ve zenginleştirmeye gayret ettik ve ediyoruz. Bizim elimizde diğer hiçbir siyasi partide olmayan bir şey var. Bizim Türkiye'nin bütün meselelerine, sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın kronikleşmiş ve çözümsüz sorunlarına çözüm önerilerimiz var. Biz bunları Türkiye'de 20 yılı aşkın zamandan beri hiç durmadan anlattık ve anlatıyoruz.


"Bu bir siyasi etik problemi…"

Biz 'Bu ülkede emekli maaşı düşük. Bunu yükseltelim' diyoruz ama bunun karşılığında 'Sen ajansın' denebiliyor. Biz 'asgari ücret düşük, asgari ücreti yüksek yapabiliriz ve bunu yaparken esnafın ve vatandaşın sırtına yük yüklemeden bu meseleyi çözebiliriz' dediğiniz zaman, konu asgari ücret tartışmasından çıkıp başka yerlere geliyor. Bu bir siyasi etik problemi. Siyasi etiği kazanmak istiyorsak siyaseti konuşmamız lazım. Toplumun sorunlarını konuşmamız lazım ve toplumun sorunlarına hangimizin çözüm önerileri olduğunu konuşmamız lazım.

"Ekonomi, eğitim ve adalet en büyük problemler"

Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak şunu çok rahatlıkla ortaya koyabiliyoruz: Biz bu ülkenin bütün sorunlarını çözebiliriz. Aklınıza hangi problem geliyorsa onun ya ekonomiyle ya eğitimle ya da hukuk ve adaletle ilintili bir problemi var. Bir ülkede açlık varsa ekonomi çözüldüğünde açlık çözülür. Dolayısıyla bizim biraz da Türkiye'de meseleleri makro bir şekilde analiz etmemiz, makro bir şekilde görmemiz gerekiyor. Makro meseleleri çözdüğümüz takdirde geri kalan mikro meseleler hızlıca çözülecektir. Yani kronik sorunlara müdahale etmemiz lazım. Türkiye'nin en büyük kronik sorunları da biz en başından beri söylüyoruz: ekonomidir, eğitimdir, hukuk ve adalettir. Bunları biz BTP olarak çözebiliriz.


"İktidar değişse emin ol, emekli maaşı 23 bin liradan aşağı düşmez"

Devletin ekonomiye ve vatandaşına bakışı şudur: Ben öyle bir düzen kuracağım ki kimse aç kalmayacak. Herkes mutlu ve memnun olacak! Şimdi sen eğer bu formülü üretebiliyorsan ekonomiyi yönetiyorsun. Yoksa piyasadaki bütün parayı çekelim, enflasyon düşsün... Bütün parayı çekelim, enflasyon düşer! Zaten buna karşın toplumumuzda 20 yıldan beri süregelen, 'Bu iktidar giderse daha kötü de olabilir endişesi de var' endişesi var. Biz bunu da gözlemliyoruz halk arasında bazı kesimlerde. Ama onlara da şunu söylemek istiyorum; değerli kardeşim… Bugün ülkede iktidar değişse, emin ol, emekli maaşı 23 bin liradan aşağı düşmez, asgari ücret 28 bin liradan aşağı düşmez. İstanbul'da ortalama kira 40-45 bin liranın üstüne çıkmaz. Yani bu iktidar ekonomik olarak bir şeyleri iyi yapıyor da o gidince daha kötü olmaz! Zaten biz şu anda Türkiye'de halkımız ekonomik olarak gerçekten çok zor günler yaşıyor. Bundan daha zoru yok. O yüzden ekonomiye ilişkin bir reçetesi olan, bir çözüm önerisi olan siyasi iradenin peşine takılmak gerekiyor. O da Türkiye'de tek Bağımsız Türkiye Partisi.


Özgür Özel'e 'ev hanımlarına maaş' cevabı…

Sayın Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok önemli projelerinden biri ev hanımlarını maaşa bağlamaktı. Haydar Baş, 'Bu insanlara devletin sırf evde iş yaptıkları için maaş bağlaması ve yaşları geldiğinde onları emekli etmesi gerekiyor' diye anlatıyor. Şimdi bunun kaynağını soranlar, bunu küçümseyenler, bununla mücadele edenlere bugün bakıyorsunuz... Mesela Sayın Özgür Özel geçenlerde, 'Ev hanımlarını emekli yapacağız' diyor. Şimdi ben de o zaman soruyorum: Kaynağınız ne? Nasıl yapacaksınız? Bizimle diğer bütün siyasi partilerin en temel farkı: Biz söylediğimizi yaparız. Onlar söylediklerini yapamazlar! Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, Türkiye'nin büyük problemleri var ve bu problemlere Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizlerin çözümleri var."

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, "2028 yılında yapılacak seçimlerde ülkücü hareketin adayı yine Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'dır" dedi

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, "Allah izin verirse 2028 yılında yapılacak seçimlerde milliyetçi, ülkücü hareketin adayı yine Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi

07.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, "2028 yılında yapılacak seçimlerde ülkücü hareketin adayı yine Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'dır" dedi
 MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, "2028 yılında yapılacak seçimlerde ülkücü hareketin adayı yine Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'dır" dedi
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, "Allah izin verirse 2028 yılında yapılacak seçimlerde milliyetçi, ülkücü hareketin adayı yine Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, "Allah izin verirse 2028 yılında yapılacak seçimlerde milliyetçi, ülkücü hareketin adayı yine Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.

Kadir Has Kongre Merkezi'nde düzenlenen MHP Kayseri İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi'nde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin mesajı okundu.

Özdemir, burada yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 21. yüzyıl hedefleriyle uyumlu, milletin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir anayasa yapılmasına ihtiyaç olduğunu parti olarak daha önceden de ifade ettiklerini anımsatarak, "Anayasanın ilk 4 maddesiyle ilgili MHP'nin duruşu siyah iplikle beyaz iplik gibidir. Dolayısıyla bu tartışmalara girmek dahi istemiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

MHP'nin ülke genelinde şenlik havasında kongrelerini yaptığını ve 2028 seçimlerine hazırlandığını anlatan Özdemir, "2028 yılında ülkemizde genel seçimler yapılacaktır. Sayın Genel Başkanımız ifade ettiler ama buradan bir kez daha ben de ifade etmek isterim, Allah izin verirse 2028 yılında yapılacak seçimlerde milliyetçi, ülkücü hareketin adayı yine Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Türkiye'nin elde etmiş olduğu büyük kazanımları 3-5 kendini bilmezin hesaplarına, birkaç tane ufak tefek ülkenin bozuk hesaplarına kurban edecek değiliz." ifadesini kullandı.

Tek listeyle girilen kongrede, mevcut İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın yeniden seçildi.

Kongrede, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve MHP İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın da konuşma yaptı.

Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, savcı karşısına çıkacak

Ankara’da siyaset gündemi adliyeye taşındı. Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün oğlu ve gelini de ifade verecek. Aynı gün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hakkında yürütülen “Cumhurbaşkanına hakaret” soruşturması kapsamında savcı karşısına çıkacak

07.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, savcı karşısına çıkacak
Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, savcı karşısına çıkacak
Ankara'da siyaset gündemi adliyeye taşındı. Cuma günü Melih Gökçek'in ifade vermesinin ardından bugün oğlu ve gelini de ifade verecek. Aynı gün saat 15.00'te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hakkında yürütülen "Cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması kapsamında savcı karşısına çıkacak.

Ankara'da adliye trafiği yeni haftada da devam ediyor. Cuma günü eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in ifade vermesinin ardından bugün gözler Gökçek'in oğlu ve gelinine çevrildi.

Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek bugün (7 Eylül) saat 14.00'te Ankara'da ifade vermesi beklenirken, aynı gün siyasetin bir başka önemli ismi de adliyeye gidecek.

Bugün 15.00'te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Ankara Adliyesi'nde ifade vermesi bekleniyor.

Davutoğlu hakkında, "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade işlemi yapılacak.

Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen, soruşturmanın Eylül 2021'de Bingöl'ün Genç ilçesinde yapılan bir konuşmadaki ifadelere ilişkin olduğunu açıkladı. Söz konusu görüntülerin sosyal medyada yeniden dolaşıma girmesinin ardından başsavcılık tarafından resen inceleme başlatıldı.

Seymen, Davutoğlu'nun yürütülen hukuki sürece katkıda bulunacağını ve hakkındaki iddialara cevap vereceğini bildirdi.

Ankara Adliyesi'nde 4 Eylül'de Melih Gökçek savcı karşısına çıktı. Gökçek, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yaklaşık iki saat ifade verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

07.09.2026 12:41:00
AA
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, depremlerde yaşanan acıların ve vatandaşların dayanışma duygusunun kişisel menfaate dönüştürülmesine müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce 5. dalga operasyon başlatıldığını duyuran Gürlek, operasyonun İçişleri Bakanlığı müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları, envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini kaydetti.

"4,3 milyar lira bağış toplayıp 950 milyon lira nakit çektiler"
Soruşturmada elde edilen verilere dikkati çeken Gürlek, şu bilgileri paylaştı:

"6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar lirasının harcandığı, 950 milyon liranın ise nakit olarak çekildiği ve bu çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu belirlendi. 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 lira transfer edildiği, bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi."

Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanması için İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği bilgisini veren Gürlek, para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin de incelendiğini vurguladı.

İzmit'teki depolarda depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiğinin belirlendiğini bildiren Gürlek, bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığını belirtti.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten adli makamlara ve emniyet mensuplarına teşekkür ederek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlarımızın iyi niyetinin, yardımseverliğinin ve milletimizin dayanışma ruhunun istismar edilmesine karşı hukuk devletinin tüm imkanlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davaya yarın devam edilecek. Duruşmada karar çıkması bekleniyor

07.09.2026 11:33:00 / Güncelleme: 07.09.2026 11:39:07
İHA
 
Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor
Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı davaya yarın devam edilecek. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek davanın karara bağlanması bekleniyor.


İlk duruşmada mütalaa açıklanmıştı: 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası talebi



Olaya ilişkin davanın ilk duruşması, 9 Haziran günü görülmüştü. İlk duruşmada, Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Savcılık, zanlı E.Ç. hakkında, Atlas Çağlayan'a yönelik 'çocuğa karşı öldürme', mağdurlar D.Ç., R.E.O., T.U.A. ile Y.O.O.'ya karşı ise 'silahla tehdit' ile '6136 sayılı kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etmişti.


Davada yarın karar bekleniyor



Öte yandan, davanın 2'inci duruşması yarın saat 10.00'da görülecek. Yarın yapılacak olan duruşmada, mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor.


İddianameden



Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.

Öte yandan maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı. Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.


21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi



Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Üsküdar Belediyesine yönelik soruşturmada 3 kişiye tutuklama talebi

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik'in de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklandı

06.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 06.09.2026 00:28:59
AA
 
Üsküdar Belediyesine yönelik soruşturmada 3 kişiye tutuklama talebi
Üsküdar Belediyesine yönelik soruşturmada 3 kişiye tutuklama talebi

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda belediyenin Ruhsat Denetim Müdürü Burak Aydın ve işletmeci Erdem Koyunyerli de gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Belediye Başkan Yardımcısı Çelik, Aydın ve Koyunyerli adliyeye götürüldü.

Savcılıkta ifadesi alınan şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, talep doğrultusunda şüphelilerin tutuklanmalarına karar verdi.

Operasyon

Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre e-posta üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirlenmişti.

MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği tespit edilmişti.

Toplam inşaat hacminin büyük olması halinde Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinasyonunda müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatları verilirken paranın Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiği HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleriyle belirlenmişti.

Yapılan çalışma ve tespitlerin ardından 29 Temmuz'da 11 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, gözaltına alınan 6 şüpheli İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Şüphelilerden Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, özel kalem Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmış, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile iş takipçisi Adem Altıntaş ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında, 2 Eylül'de Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir de ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen Belediye Başkan Yardımcısı Özdemir, "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı. 

Denizolgun'un ölümünde 10 yıl sonra yeni gelişme: Doktor tutuklandı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada tanık olarak dinlenen doktor Nurettin Demirkol tutuklandı

05.09.2026 11:58:00 / Güncelleme: 05.09.2026 12:02:56
İHA
 
Denizolgun'un ölümünde 10 yıl sonra yeni gelişme: Doktor tutuklandı
Denizolgun'un ölümünde 10 yıl sonra yeni gelişme: Doktor tutuklandı
Soruşturma kapsamında daha önce tanık olarak dinlenen doktor Nurettin Demirkol, beyanları ile 155 ihbar kaydı, HTS verileri ve diğer tanık anlatımları arasında çelişkiler tespit edilmesi üzerine "yalan tanıklık" suçundan şüpheli sıfatıyla yeniden ifade verdi. Tutuklama talebiyle sevk edildiği Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinde sorgulanan Demirkol, "10 yıl önceki olayları net hatırlayamıyorum" savunması yaptı. Mahkeme ise HTS kayıtları, diğer tanıkların beyanları ve kolluk tutanaklarını dikkate alarak Demirkol'un tutuklanmasına karar verdi.

Dosyadaki en önemli çelişki, Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yapılan 155 ihbarı üzerinden ortaya çıktı. Demirkol, 26 Ağustos 2026 tarihinde tanık sıfatıyla verdiği ilk ifadesinde, sağlık ve kolluk ekiplerini kimin aradığını bilmediğini, Denizolgun'un özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini söylemişti. Ancak Riva Polis Merkezi Amirliğinin hazırladığı 155 Acil Çağrı çözüm tutanağında, ihbarın Demirkol'un kullandığı telefon üzerinden yapıldığı, arayan kişinin kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu söylediği belirlendi.

Savcılık bu çelişkiyi Demirkol'a doğrudan sordu. Demirkol ise "Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Başkası benim telefonumdan da aramış olabilir" savunmasını yaptı.

"Telefonumu ortada bıraktım"

Savcılık, Demirkol'a olay günü polislerle birkaç kez görüştüğünü hatırlamasına rağmen, ilk ihbarı kendisinin yapıp yapmadığını neden hatırlamadığını da sordu. Demirkol, yakın zamanda baktığı hastaları dahi hatırlamakta zorlandığını ileri sürerek, olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtiğine dikkat çekti. Şüpheli ayrıca olay yerinde telefonunu "ortada bıraktığını", çiftliğe gelip giden kişilerden birinin de telefonundan ihbar yapmış olabileceğini savundu.

"Aile doktoru muyum bilmiyorum"

Soruşturmada dikkat çeken bir diğer başlık da Demirkol'un Denizolgun'la doktor-hasta ilişkisine ilişkin ifadeleri oldu. Demirkol daha önce "özel doktoru değildim" demişti. Ancak olay yerine giden polis ve olay yeri inceleme görevlilerinin anlatımlarında, olay yerinde kendisini "aile doktoru" olarak tanıtan bir kişinin bulunduğuna ilişkin kayıtların yer aldığı belirtildi. Bu durum sorulduğunda Demirkol "Maktulü 2-3 kere muayene ettim. Ancak aile doktoru nasıl olunur bilmiyorum. Bu tabirden neyin kastedildiğini bilmiyorum" şeklinde savunma yaptı.

HTS kayıtları da masada

Başsavcılık, Demirkol'un ilk ifadesindeki konum bilgileriyle HTS kayıtlarının da örtüşmediğini değerlendirdi. Demirkol, 26 Ağustos'taki ifadesinde olay günü Kısıklı'daki ikametinde bulunduğunu söylemişti. Ancak savcılık sorgusunda kendisine, 6 Eylül 2016 saat 18.12'den 8 Eylül 2016 saat 17.46'ya kadar Kısıklı bölgesinde baz kaydının bulunmadığı bildirildi. Demirkol bu duruma "Benim iki gün baz kaydımın olmaması mümkün değildir. O gün ikametimdeydim. Baz kayıtlarının neden bu şekilde çıktığını bilmiyorum" cevabını verdi. Savcılık ayrıca Demirkol'un, olay yerine gittiğinde Denizolgun'un zaten hayatını kaybettiğini söylediğini ancak HTS kayıtlarında 7 Eylül 2016 günü 21.16-21.42 saatleri arasında Hisar Hastanesi adına kayıtlı telefonla art arda görüşmeler yaptığının görüldüğünü bildirdi.

Bu görüşmelerin nedeni sorulan Demirkol "O gün yaptığım görüşmeleri hatırlamıyorum" dedi.

Dosyada öne çıkan bir diğer isim ise Hilmi Tuna Kuriş oldu. Demirkol, ilk ifadesinde çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söylemişti. Ancak soruşturma dosyasındaki olay yeri inceleme raporunda Hilmi Tuna Kuriş'in de olay yerinde bulunduğuna ilişkin kayıt yer aldığı; HTS incelemesinde Kuriş'in 7 Eylül 2016 günü saat 20.56'da çiftliğin bulunduğu bölgeden baz verdiği tespit edildi.

Savcılık ayrıca Demirkol ile Hilmi Tuna Kuriş arasında aynı gece 21.13 ve devamında ardışık arama ve aranma kayıtları bulunduğunu belirledi. Bu kayıtlar sorulan Demirkol "O gün Hilmi Tuna Kuriş ile konuşup konuşmadığımı hatırlamıyorum. Gittiğimde orada olup olmadığını bilmiyorum" dedi. Savcılık sorgusunda Demirkol'a Ahmet Yum, Ahmet Gökçen ve Alihan Kuriş'in olay yerine gelip gelmediği de soruldu. Dosyadaki başka bir tanık anlatımında, olay yerine gelen adli tabibin doktorun yanında bir avukat bulunduğunu ve Alihan Kuriş'in olay yerinde olduğunu söylediği belirtildi.

Ayrıca Demirkol ile Ahmet Yum arasında 8 Eylül 2016 sabahı telefon görüşmesi kaydı bulunduğu kendisine hatırlatıldı. Demirkol ise bu isimlerin olay yerine gelip gelmediğini ve Ahmet Yum'la neden görüştüğünü hatırlamadığını savundu.

"Yalan beyanı kesinlikle kabul etmiyorum"

Mahkemedeki sorgusunda Demirkol savcılık ifadesini tekrar ederek, olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtiğini ve ayrıntıları hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Demirkol, yıllarca doktorluk yaptığını, çok sayıda hasta ve ölüm vakası gördüğünü belirterek, "Yalan beyanı kesinlikle kabul etmiyorum. Problem 10 sene önceki olayı net hatırlayamamamdan kaynaklıdır" şeklinde savunma yaptı.

Tanık ve şüpheli ifadelerinin stres altında alındığını da söyleyen Demirkol; migreni bulunduğunu, ilaçlarını alamadığını ve ifade süreçlerinde fiziksel olarak zorlandığını ileri sürdü.

"Maktulün ağzında sızıntı vardı"

Mahkeme sorgusunda Denizolgun'un bulunduğu andaki durumuna ilişkin de ayrıntılar veren Demirkol, olay yerine ulaştığında Denizolgun'un hayatını kaybetmiş olduğunu söyledi. Demirkol, maktulün ağzında bir sıvı bulunduğunu ancak bunun kan mı yoksa başka bir sıvı mı olduğunu ayırt edemediğini, adli tıp uzmanı olmadığı için bu konuda kesin değerlendirme yapamayacağını ifade etti. Ayrıca ölümün yeni olmadığını, vücutta şişme, sertlik ve ölüm morluklarını andıran bulgular bulunduğunu söyledi.

Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği ise savunmayı yeterli görmedi. Mahkeme kararında; olay yerindeki kişilerin geliş ve gidiş saatlerine ilişkin HTS raporları, Demirkol'un tanık sıfatıyla verdiği ifadeler, diğer tanıkların beyanları, kolluk tutanakları arasında çelişkiler bulunduğuna dikkat çekti.

Hâkimlik, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunu, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını değerlendirerek Nurettin Demirkol'un "yalan tanıklık" suçundan tutuklanmasına karar verdi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik soruşturma sürüyor.

Bakırköy'de korkutan otel yangını


 
Bakırköy’de bir otelde çıkan yangında 12 kişi yaralandı.
 

05.09.2026 08:39:00
AA
 
Bakırköy'de korkutan otel yangını
Bakırköy'de korkutan otel yangını

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde bir otelde çıkan yangında 12 kişi yaralandı.
Cevizlik Mahallesi Muhasebeci Sokak'ta bulunan 6 katlı otelin birinci katında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen ve üst katlara sıçrayan yangında alevler binanın dış cephesini kapladı. İhbar üzerine adrese itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İtfaiyeden olağanüstü çaba

Üst katlarda mahsur kalan 7 kişi itfaiye ekiplerince tahliye edildi. Yangında yaralanan 12 kişi, ambulanslarda ilk müdahale yapılarak hastaneye sevk edildi. Yaklaşık bir saat süren çalışmaların ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.